“Kaynak devrimi”nde girişimcilik fırsatları


Önümüzdeki 10-15 yılda Çin, Hindistan ve gelişmekte olan diğer ülkelerde 2,5 milyar insan küresel orta sınıfa dahil olacak. Bu nüfus, yaşamak için gökdelenlere ve alışveriş yapmak için de süper mağazalara ihtiyaç duyacak.

Reid Hoffmann / İnternet girişimcisi

İnsanlar akıllı telefonlar, arabalar, havalandırma, ev hayvanı giysileri, tatiller ve muhtemelen birkaç da kırlent isteyecek. Halihazırda 2 milyarlık orta sınıf nüfusuyla bunalan bir gezegen, 2,5 milyar ilave orta sınıf tüketiciyle nasıl baş edecek? Birçok gözlemciye göre, bu eşi görülmemiş ekonomik büyüme, Malthusvari bir erimeyi önceden bildiriyor. Bu senaryoda, sınırlı doğal kaynaklar için yükselen talep, kontrol edilemez karbon emisyonuna, su savaşlarına, kitlesel ormansızlaşmaya yol açacak. McKinsey yöneticisi Matt Rogers ile Stanford Heck’te profesör Stefan Heck, daha iyimser bir tepkiye sahip. “Kaynak Devrimi” adlı yeni ve çok ilginç kitaplarında, radikal biçimde arazi ve doğal kaynak kullanımını en uygun hale getirmeye odaklanmış üçüncü bir Sanayi Devrimi’nin somutlaşmaya başladığını gösteriyorlar. Vizyonlarına göre, sınırlı kaynaklarla hammaddelere ve nihai mallara olan talebin patlamasının yarattığı kombinasyon, bir felaket formülü değil. Daha ziyade, bunu “yüzyılda bir ortaya çıkabilecek en büyük iş fırsatı” olarak görüyorlar. Onlara göre, küresel orta sınıf genişlerken teknolojiler ve sanayi kolları birbirleriyle yeni ve umulmadık yollarla çatışacak ve kısmen de kıtlıktan esinlenen bu girişimsel karışım, toplumun tamamı için potansiyel olarak daha büyük fayda ve refah getirecek. Örneğin otomotiv sektörünü ele alalım… Otomobil sahibi olmak daha kolay hale gelecek, otomobiller hızlı ve daha elverişli olacak. Sürücüsüz teknolojilerle araba paylaşma servisleri körlerin araç kullanmasını ve yaşlıların yardım almadan seyahat edebilmelerini sağlayacak. Park yeri için dolanıp durmak, çevirmeli modemler sayesinde tarihe karışacak. Ara sıra kullanılan 2-3 son model sedan aracı barındıran milyonlarca banliyö garajına ihtiyaç kalmayacak. Bu araçlar paylaşım platformları tarafından milyonlarca yeni şirketin işyeri olarak kiralanabilecek.

En iyi alan adıyla başlayın
Okan Yıldırım / Alanadlari.com

İyi bir alan adı, akılda kalıcı, kolay anlaşılır, kısa ve belirleyici olandır. Böylece bilinirlik ve prestij getirerek daha çok müşteri ve kazanç sağlar. Kullanıcıya güven verecek, satışların artmasına katkıda bulunarak rekabet avantajı getirir. Şimdi gelelim, neden iyi bir alan adına sahip olmamız gerektiğine…

Beynimiz, gün içinde karşılaştığı tüm uyarıcıların yaydığı bilgilerin hepsini canlı tutsa, kısa zamanda kapasite aşımı yaşar. Bu yüzden, beynimizin sadece ilgimizi çeken şeyleri akılda tutma gibi bir “filtre” özelliği var. Bu sayede, bizler bir alanla ilgili sınırlı sayıda markayı hatırlayabiliyoruz. Kısa dönem hafıza kapasitemiz 7 ± 2. Yani size desem ki “Bana bildiğiniz spor ayakkabı markalarını sayın”, piyasada 300 marka varsa 10 tanesini ancak sayabilirsiniz. Hatırladıklarınız, ya ilginizi çekmiştir ya da herhangi bir deneyim edinmişsinizdir. Hatırlayabildiklerimiz, spesifik alanlarda daha da azalıyor.

Her şirketin hayali, kendi markasını o alanı/ürünü tanımlayan marka haline getirmek: Kâğıt mendil dendiğinde Selpak, tıraş bıçağı dendiğinde Gilette, baş ağrısı ilacı için Aspirin ve kahve dendiğinde Nescafe’nin akla geldiği gibi… Şirketler bu hedeflerine ulaşmak için ciddi miktarlarda pazarlama harcaması yapar. İşte jenerik bir alan adı, işe hayal edilen bu konumla başlanmasını sağlar. Elbette bu her şey demek değildir.

Bütçenizin yettiği, ama yine doğru seçilmiş, alan adını alıp işe iyi bir noktadan başlama fırsatınız var. Benim girişimcilere tavsiyem şu: Çok küçük paralarla iş kurma imkânı sunan interneti, iyi bir fikriniz varsa mutlaka kullanın. Bütçenizin yettiği en iyi alan adıyla girişiminize başlayın ve işinizi büyüttükçe daha iyi bir alan adına terfi etmeyi hedefleyin.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.