“Avrupa hayalimiz var”


Girişimcilerden yatırımcılara, serbest çalışanlardan şirketlere pek çok gruba ortak çalışma alanları yaratan Kolektif House, kurumlara da ofis çözümleri sunmaya başladı. Şirketlere daha özgür çalışma ortamı sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Kolektif House Kurucu Ortağı ve CEO’su Ahmet Onur, “Avrupa’ya açılma planımız var. COVID-19’un artçı sancılarının biraz daha azalması gerekiyor. Bu süreçten sonra planlarımızı hayata geçirmek istiyoruz” diyor.

BURCU TUVAY
[email protected]

Teknolojinin gelişmesi, mobilitenin artması, özgür ruhlu ve yaratıcı jenerasyonun iş gücüne dahil olmasıyla çalışma hayatının doğasında bir süredir başlayan değişim, pandemiyle birlikte bir dönüşüme evrildi. İş süreçleri dijital ortama taşındı. Hibrit çalışma yaygınlaşmaya başladı. İş-özel hayat dengesiyse yeniden kodlanıyor.

Girişimcilerden yatırımcılara, serbest çalışanlardan şirketlere pek çok gruba ortak çalışma alanları yaratan Kolektif House, çalışma hayatının yeniden şekillendiği bu süreçte kurumsal şirketlere ofis çözümleri sunmaya başladı. Kolektif Enterprise ürünüyle kurumlara en optimum çözümü sunmaya odaklanan Kolektif House, ortaya çıkan ihtiyaca göre istenilen adreste, istenilen büyüklükteki ofisi buluyor, kurumun tercihleri doğrultusunda tasarlıyor.

Şu an 10 lokasyonda hizmet verdiklerini, bunun yanı sıra İstanbul’un farklı noktalarıyla Ankara ve İzmir’e de açılmak istediklerini söyleyen Kolektif House Kurucu Ortağı ve CEO’su Ahmet Onur, “Avrupa’ya açılma planımız var. COVlD-19’un artçı sancılarının biraz daha azalması gerekiyor. Bu süreçten sonra planlarımızı hayata geçirmek istiyoruz” diyor.

Ahmet Onur ile gelecek dönem planlarını ve yeni nesil ofisleri konuştuk:

Paylaşımlı ofis modeliyle hizmet veren bir şirketsiniz. Esnek çalışmaya geçilmesi ya da insanların tamamen evden çalışmaya başladığı pandemi dönemini Kolektif House olarak nasıl geçirdiniz? İş süreçlerinizde nasıl bir dönüşüm oldu?

Bu dönemde Enterprise, Suites ve Dijital Üyelik servislerimizi yayına aldık. Kurumsal çözümler dediğimiz departmanımızı güçlendirdik. Birçok şirket genel merkezini kapatıp farklı lokasyonların beraber kullanıldığı modellere geçmeye başladı.

Çalışanların istediği günler geldiği, esnekliğin daha fazla olduğu Kolektif House’un yeni nesil ofis uyarlamasını hızlıca kurumlara sunmaya başladık. Örneğin Peugeot’da artık genel müdürün bile sandalye ve masası yok. Sadece toplantı odası ve açık alandan oluşan bir buluşma alanı tasarladılar.

Rotasyonlu bir şekilde kullandıkları bir alan yaptık. Aslında merkeziyetçi olmayan, daha dağınık modele çok iyi bir örnek oldu. Enterprise Solution olarak en büyük bankalardan holdinglere kadar her kesime uyarlanabilecek bir model oluşturduk.

Enterprise ürününüzü hangi şirketlere uyguladınız?

Bugüne kadar Facebook Türkiye, Peugot, Hoppi, Gartner Türkiye ve finans sektöründe yenilikçi bir şirketle çalıştık.

Suites ürününüz hakkında bilgi verir misiniz?

Suites daireleri ofise dönüştürdüğümüz bir ürün. Home office’e uygun planı olan yerlerde ofisler tasarlıyoruz. Bu, orta ölçekli ve izole olmak isteyen şirketlere daha uygun bir model. Pandemide bu ürünümüz çok ilgi gördü. Çünkü insanlar hala bir arada çalışmaktan çekiniyor.

Dijital üyelik konusunda da çok heyecanlıyız. Dijital üyelikte artık uygulamayı indirerek herhangi bir evden çalışan ya da bir kurumun ferdi, 59 TL’ye üye olabiliyor. Bu modelde kişi o gün istediği kadar ofisi, toplantı alanını kullanarak tek bir fatura üzerinden ödeyebiliyor.

Bu modeli daha çok start up’lar mı tercih ediyor?

Bu modelde bireysel kullanıcılar olarak yola çıktık, ancak kurumlar da sunulan teknoloji altyapısı nedeniyle ilgi göstermeye başladı. Kendi çalışanlarına imkan olarak sunuyorlar. Evde çalışanlar için de iyi bir model oldu. Kullanıcılara herhangi bir finansal taahhüde girmeden kütüphane üyeliği gibi bir özgürlük sunduk.

İlk yola çıktığınızda start up’lara hizmet veren bir girişimdiniz, ancak anlattığınız yeni ürünlerinizle birlikte bu süreç sizi artık kurumsal şirketlere de çözüm sunan bir yapıya dönüştürdü. Bundan sonraki süreçte kurumsal taraf Kolektif House daha mı ağır basacak?

Hacimsel olarak öyle olacak gibi duruyor. Kurumsalın ağırlığı bir hayli artacak.  Ortak çalışma alanlarımızın belli bir kısmını start up’lar oluşturuyor. O kısımda da ilerliyoruz. Ancak ilk yola çıktığımızda start up ve inovasyon kokan bir şirkettik. Şimdi bu bölüm yaptığımız işin yüzde 15-20’sini oluşturan bir kompartımanımız gibi. Pandemiden sonra çalışma hayatı özgürleşecek.

İlk defa hem daha verimli hem daha özgür bir çalışma hayatı olacak. Biz de bütün marka mottomuzu değiştiriyoruz. Eskiden paylaşım üzerine çok gidiyorduk. Şimdi ise bu özgürleşmenin önünü açabilecek şirket olma üzerine adımlarımızı atıyoruz.

Kaç noktada hizmet veriyorsunuz?

İstanbul’da Maslak, Ataşehir, Levent ve Beyoğlu olmak üzere 10 lokasyona ulaştık. Bir süredir Ankara ve İzmir’e bakıyoruz. Anadolu Yakası’nda Kozyatağı ve Kadıköy, Avrupa yakasında da Sarıyer gibi lokasyonlarda arayışlarımız var.

Pandemi dönemi sonrası ajandanızda yurt dışı açılımı var mı?

Çok istiyoruz, planlarımız da var. Avrupa hayalimiz var. COVID-19’un artçı sancılarının biraz daha azalması gerekiyor. Bu süreçten sonra planlarımızı hayata geçirmek istiyoruz.

Şu an kaç üyeniz bulunuyor? Start up’lara özel ne gibi destekler veriyorsunuz?

5 bin üyeyi geçtik. Bunun yüzde 30’unu kurumsal müşteriler oluşturuyor. Start up’lara özel çok ekonomik paketler sunuyoruz. İş Bankası’yla birlikte Workup Hızlandırma Programı’nı yürütüyoruz. Her altı ayda bir start up’lara ücretsiz yer vererek mezun olanlara da daha avantajlı alanlar sunuyoruz. Bulut hizmetleri, İK danışmanlık servisi gibi ücretsiz hizmetler sağlıyoruz.

Evden çalışmanın arttığı bir dönemdeyiz. Bu, akıllara yüksek katlı plazaların bundan sonra nasıl bir dönüşüme gireceği sorusunu getiriyor. Siz bu konuda neler öngörüyorsunuz?

Çalışanların kendi evine yakın ofis arayışı ihtiyacı artacak. Artık herkesin çok daha dağınık bir sistemde ofis ihtiyacını evine yakın bir şekilde karşılayacağı bir dünyaya giriş yapıyoruz.

Bu anlamda bizim gibi şirketlere çok büyük sorumluluk düşüyor. Ya kendileri dönüşecek ya bizim gibi yapılarla iş birliklerine gidecekler. Stokun en az yüzde 30’unun bizim gibi yapılara dönüşeceğini düşünüyorum.

ÇALIŞMA MODELLERİ NASIL DEĞİŞECEK?

EVDEN DEVAM

Birçok şirketin uzaktan çalışmayı daha baskın kullanacağını düşünüyorum. Başka şehirlerden hatta başka ülkelerden çalışmanın önü açılacak. Şehirlerarası ve ülkeler arası çalışan ekonomisinin çok ciddi anlamda büyüyeceğini düşünüyorum. Bu da çok önemli bir yetenek istihdamı taktiği haline gelecek. Çoğu kurum evden çalışma politikası yürütecek.

ROTASYONLU MERKEZLER

Merkezlerin kurgusu ve tasarımı çok değişmeye başladı. Genel merkezler çok daha rotasyonlu olacak. Kurumlar kişiye özel esnek çalışma politikası uygulamaya gidecek. Kurumlardaki çalışanların kendi demografisine ve motivasyon kaynaklarına göre kendilerine özel evden çalışma politikaları yürütülecek.

SOSYAL ALANLAR

Ofis merkezleri daha sosyal ve teknolojik olma yönünde çok hızlı ilerliyor. Daha açık alanlar ve Kolektif House’a benzeyen merkez ofisler çoğalacak. İçeri girdiğinizde kurumsal görüntüdense daha çok kafeterya alanları, spor alanları, meditasyon yapılabilecek odaların olduğu mekanlar göreceğiz. Artık ofisler sessiz bir şekilde oturup çalıştığımız alanlar olmaktan daha çok buluşmanın ve beraber iş yapmanın ön planda olduğu yerler olacak.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.