Kapalı çarşı’ya özel navigasyon


Gizem Şıkman Korfalı/Grand Bazaar App

2012 yılında Bilsar şirketi için Beyoğlu’ndaki restoran, kafe ve dükkanları gösteren, rehber niteliğinde bir kitapçık ve mobil uygulama gerçekleştirmiştik. Bu uygulamadan da haberdar olan İtalyan arkadaşımız Roberto Condello, Kapalı Çarşı için de benzer bir uygulama yapma fikriyle bize geldi. Araştırdığımızda, Çarşı’nın kapalı bir mekan olması ve içeride GPS erişiminin tam olmaması nedeniyle böyle bir uygulamanın yeni ve çok katmanlı bir teknoloji gerektireceğini fark ettik ve kolları sıvadık. Uygulama, İyiofis’in ortakları olarak Elif Ensari Sucuoğlu, ben ve İtalyan bir girişimci olan Roberto Condello tarafından 123 Mobil Uygulamalar adlı ortaklık çatısı altında hayata geçirildi. Grand Bazaar App, yaklaşık 1,5 yılda gerçekleştirildi. Uygulamadan bizi çok mutlu eden bir sonuç aldık. Hem ziyaretçiler hem dükkan sahipleri, uygulamanın Çarşı deneyimine büyük katkısı olduğunu dile getiriyor. Şu andaki beklentimiz, Çarşı’ya kablosuz internet erişimi sağlanması ve yabancı ziyaretçilerin de kolayca internete bağlanarak uygulamayı kullanabilmeleri. Böyle bir proje de hazır, uygulanmayı bekliyor. Önümüzdeki dönemde yeni uygulamaları hayata geçirmeyi planlıyoruz. İç mekanda navigasyon, mekansal deneyimi olumlu yönde geliştiren bir teknoloji. Bu teknolojiyi, Kapalı Çarşı gibi büyük ve tarihi bir mekana getirerek ve kullanıcı odaklı tasarımla birleştirerek, Türkiye’de bir ilke imza attık. Bundan sonra da tarihi, kültürel ve ticari mekanlarda benzer uygulamalar yapmayı planlıyoruz.

21 YAŞINDA GİRİŞİMCİ OLMANIN HİSSETTİRDİKLERİ
Aslı Uzunlu Akkülah/Prosis Danışmanlık Kurucu Ortağı

10 yıl önce Prosis’i kurduğumuzda mücadelelerle dolu ama bir o kadar da tatmin edici bir yolculuğa çıktığımızın farkındaydık. Herkesin söylediği gibi pratik, teoriden oldukça farklıdır. Bu nedenle kendi girişimini kurmak isteyen kişilerin hiç zaman kaybetmeden deneyim kazanmak üzere aksiyon almalarında fayda var. Bir girişimci olarak birçok alanda belirli bir seviyede stratejik analiz yapacak bilgi birikimini oluşturmanız gerekir. İyi bir ortak veya ortaklar bu anlamda etkili bir kaldıraçtır. Prosis’i, 21 yaşında üniversite son sınıfa geçtiğim yıl ortağımla birlikte kurduk. Ankara’da kurulan şirketin uzun bir süreden beri İstanbul’da şubesi, yurtdışında birçok ülkede sürdürdüğü operasyonları var. Uluslararası ve lokal çok sayıda iş ortağımıza hizmet verdik. Özellikle kuruluş yıllarında sürekli bu kadar genç yaşta danışmanlık yapma cesaretini nereden bulduğumuz sorusunu cevaplamak durumunda kaldık. Bu soruya cevabımız her zaman hazırdı: “Oldukça nitelikli, teori ve pratiği birleştiren bir eğitim ve öğrenme geçmişimiz var. Bu işi yapmak için gereken teknik ve kişisel yetkinliklere sahibiz.” İnsanların bu soruyu sorma isteğini ilk yıllarda anlasam da aradan geçen 10 yıl sonrasında hala neden ilk işimin kendi girişimim olduğunu, bu cesarete sahip olmamam gerektiği ifadesini barındıran konuşmaları oldukça anlamsız bulduğumu söylemek zorundayım. Önlerinde sizi kapasite olarak değerlendirebilecek çok sayıda referans proje var ancak hala başlangıç noktasına takılıyorlar. Geçtiğimiz günlerde ilk girişimini kurmak için üniversite döneminin neden iyi bir zaman olduğunu anlatan bir makale okudum. Ülkemizde bir takım değişiklikler olsa da gençlerin girişimci olmasının geniş çevrelerde kabul gören bir olgu olmadığı bir gerçek. Bunun zamanla değişmesini umalım…

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.