Girişimcilere özel nöropazarlama teknikleri

Pazarlama girişimcilerin en büyük sıkıntılarından biri. Genelde girişimciler, girişimcilik fikriyle ilgili teknik bilgiye sahip ancak bu fikrin rekabetten nasıl sıyrılabileceği ve ürünün/hizmetin nasıl pazarlanabileceği konusunda yeteri kadar donanımlı değiller. Ortada gerçekten çok iyi bir girişim fikri olabilir, bunun için yeteri kadar bütçesi de olabilir. Ancak iyi bir şekilde pazarlanmadığında tek başına fikrin bir getirisi olmaz. Kısıtlı pazarlama bütçeleri olan girişimcilerin pazarlama tarafında ihtiyacı olan şey aslında bu kısıtlı bütçelerle ve ufak değişikliklerle büyük etkiler yaratabilmek.

Seda Genç/Neurons Türkiye İnc. Türkiye

Nöropazarlama bu anlamda girişimcilerin işini kolaylaştıran yeni bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Girişimciler tüketicilerin gerçek duygu ve düşüncelerini, beynin çalışma prensiplerini anlayarak kurguladıkları pazarlama ve iletişim stratejileriyle sadakat yaratıp satışlarını artırabiliyor. Yani çok yüksek bütçeler gerektirmeksizin, verilen mesajlarda, görsellerde yapılan ufak değişikliklerle büyük etkiler yaratabilmek mümkün oluyor.

DÜŞÜK MALİYETLE DURUM TESPİTİ
Klasik nöropazarlama araştırmaları EEG, eye-tracking, fMRI gibi yüksek maliyetli cihazların kullanımını gerektirdiğinden bu tür araştırmalar yürütmek girişimciler için mümkün olmayabilir. Ancak, örneğin görsel dikkati ölçümleyebildiğimiz bazı yazılımlar var. Bu yazılımlar sayesinde, görsel anlamda insanların dikkatini etkileyen, dikkatten kaçan bazı unsurları tespit edebiliyor ve iyileştirmelere gidebiliyoruz. Üstelik çok düşük maliyetlerle! Diğer yandan beynin hangi uyaranlara nasıl tepki verdiğini anlayarak da daha pozitif bir etki yaratmak mümkün. İşte her girişimcinin işine yarayabilecek bazı taktikler:

  1. Duygulara hitap edin: Tüketicileri harekete geçirmenin yolu onların duygularına hitap etmekten geçiyor. Tüketicinize sadece rasyonel faydadan bahsetmeyin. Onların sıkıntılarını, kaygılarını nasıl azaltabildiğinizi ve katma değerinizin ne olduğunu gösterin.
  2. Görselleştirin: Gözlerimizdeki reseptörler direkt olarak ilkel beynimize bağlı. Bu nedenle görsel olan şeyleri daha iyi aklımızda tutarız, daha kolay hatırlarız. Mesajınızı uzun uzun yazılar halinde vermektense tek bir görselde anlatabilmek çok daha etkili olur.
  3. Kişiselleştirin: Beynimiz oldukça ben-merkezci çalışır. Herkese aynı teklifi sunmak yerine kişiye özel teklifler sunmak tüketicilerinizi özel hissettireceğinden daha çok ilgi uyandırır. E-posta başlığında kişilerin adıyla giden ve ilgilendikleri ürünlere özel sunulan kampanyanın, herkese aynı şekilde sunulan, jenerik bir teklife kıyasla e-posta açılma oranını yüzde 55, ürün satın alma oranını yüzde 37 civarında pozitif etkilediğini gördük.
  4. Doğru fiyatlandırma stratejileri: Ürün ne kadar satın alma isteği yaratırsa yaratsın, ödeme yapmanın kendisi acı vericidir. Dolayısıyla bu acıyı doğru fiyatlandırmayla minimuma indirgemek gerekir.
  5. Basit olun: Beynimiz karmaşık bilgileri çözümlemekten çok hoşlanmıyor hatta genelde göz ardı ediyor. Dolayısıyla mesajınızı ne kadar basit bir şekilde verirseniz o kadar daha anlaşılır ve akılda kalıcı olursunuz.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.