“Agresif büyüme hedefimiz var”


SkyAtlas’ı, 2013 yılı Ekim ayında kurduk. Kurulmadan önceki ilk çalışmalar yine bana ait bir şirket olan Kartaca içerisinde başladı. Sonra bu girişimi spin-off ederek SkyAtlas’ı kurdum. Kartaca, müşterilerine hizmet vermek için yoğun sunucu ve depolama kaynağı kullanan bir şirket. Artarak devam eden bu kaynak ihtiyacına yönelik olarak maliyet ve zamanı etkin yönetebilmek için bulut teknolojisini incelemeye başladık. Ancak burada dünyadaki mevcut bulut servis sağlayıcılarını kullanmak yerine, ihtiyacı da bilenler olarak, Türkiye’de bu teknolojiyi nasıl geliştirebiliriz düşüncesi ile hareket ettik. Tüm bu fikirlerin sonucunda SkyAtlas ortaya çıktı. İlk olarak bir bulut yönetim platformu geliştirdik. İlk testleri ve çalışmaları bu platform üzerinde yaptık. Kartaca da bu ilk platformun hem test kullanıcısı hem müşterisi oldu. Burada elde edilen olumlu sonuçların da verdiği moralle daha fazla müşteriye ulaşarak bulut servis sağlayıcısı olmaya karar verdik. Bu noktada müşterilerin farklı ihtiyaçları olabileceği ve bunların da kısa sürede adreslenebilmesi gerekeceğinden, o dönem sesini dünyada yeni duyurmaya başlayan Openstack Açık Kaynak Kodlu Bulut Yönetim Platformunu incelemeye karar verdik. Yaptığımız incelemeler neticesinde bulut üzerinde en hızlı servis ve çözümleri bu platform üzerinde gerçekleştireceğimizi gördük ve o zamana kadar geliştirdiğimiz tüm teknolojileri Openstack ile uyumlu hale getirdik. Bunun ardından da pazarda müşterilere kendimizi anlatmaya başladık.

SkyAtlas gelinen noktada, hem Türkiye’nin hem MENA bölgesinin ilk ve tek Openstack tabanlı bulut servis sağlayıcısı konumunda. Çalışmalarımızla TÜBİTAK’ın da ilgisini çektik ve bize TEYDEB fonları ile destek olmaya başladılar. Şu ana kadar bir 1507 projesini bitirdik, 1 tanesini de bu ay bitiriyoruz. Ayrıca çok yeni, daha büyük bir destek olan 1511 hibesini de almaya hak kazandık. SkyAtlas olarak agresif sayılabilecek bir büyüme hedefimiz var. Bu da artan müşteri, bundan dolayı da artan sunucu, depolama cihazı ve benzeri altyapı kaynağı ihtiyaçları demek. Büyümemizle orantılı olarak altyapı büyümesini de gerçekleştireceğiz. AR-GE çalışmalarımıza artan bir hızla devam edeceğiz. Bu amaçla insan kaynağına yatırım yapmamız gerekiyor. Ayrıca, SkyAtlas’ın hem ülkemizde hem iş geliştireceğimiz bölge ülkelerinde bilinirliğinin artırılması için daha fazla pazarlama çalışması yapmalıyız. Tüm bu hedefler doğrultusunda yeni yatırım almak için gerekli çalışmaları sürdürüyoruz.

“HAYVANCILIKTA YENİ BİR İŞ MODELİ HAYATA GEÇİRDİK”
Liseyi İstanbul Amerikan Robert Kolej’de, üniversiteyi Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladım. Avukatlık stajımı tamamlayıp kariyerime bankacılıkla başladım. Kızım Türkan’ın doğumundan sonra ara verdiğim kariyerime 1997 yılında saraciye ürünleri üretip ihracat yapan şirketimi kurarak devam ettim. 2007 yılında tarım ve hayvancılık alanında yatırım yapma kararı aldım. Faaliyeti süresince Ege İhracatçı Birlikleri sektör ihracat sıralamasında yer alan ve ödüller almış işimi, benden sonra da aynı başarıyla sürdüren bir yatırımcıya sattım. Keçi sütü anne sütüne en yakın değerlere sahip olmasına rağmen zorlukları nedeniyle yatırımcıların ilgi göstermediği bir alandı. İyi bir süt keçisi ırkı elde etmek ve hammadde tedarikimizi en sağlıklı şekilde sağlamak için önce bir keçi çiftliği kurarak yola çıktık. Daha sonra raflara düzenli olarak yüzde 100 keçi sütünden günlük süt ve peynir üretmek üzere bir tesis kurduk.

2008 yılından bu yana faaliyet gösteren Baltalı Gıda olarak, bir ilki gerçekleştirerek Türkiye’yi yüzde 100 keçi sütünden yapılan katkısız ürünler le buluşturuyoruz. Yüksek verimli özel bir keçi ırkına sahibiz. Keçilerimiz uzmanların gözetiminde, tüm kontrolleri yapılarak en sağlıklı koşullarda yetiştiriliyor. Ayrıca alerjik çocuklar ve yetişkinler için üniversitelerle iş birliği içinde ürün geliştirme çalışmaları yapıyoruz. 2016 yılında Sarsar Keçi Çiftliği ile tarım ve hayvancılık sektöründe yeni bir iş modelini hayata geçirerek Tragos Çiftliği’ni kurduk. Tarım ve hayvancılık sektöründe verimlilik artışı sağlamak ve sürdürülebilir gelir elde etmek için oluşturulan yeni iş modeli, ölçek ekonomisi yaratıyor. Türkiye’de tarım ve hayvancılık sektörü büyük bir potansiyele sahip. Türkiye’nin dünya çapında büyük bir aktör olabilmesi için doğru kurgulanmış iş birliklerini gerçekleştirmesi büyük önem taşıyor. Bu bakış açısının Türkiye’yi tarım ve hayvancılıkta dünyanın sayılı ülkeleri arasına taşıyacağına inanıyorum.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.