“Zenginleşmenin yolu girişimcilikten geçiyor”


Türkiye’de girişimcilik denince akla gelen ilk isimlerden biri Koton’un kurucusu Gülden Yılmaz. Başarılı isim, girişimcilik tecrübesini son 8 yıldır içinde bulunduğu TOBB Genç Girişimciler Kurulu’nda yeni iş kuranlarla paylaşıyor. Melek yatırımcılığa da göz kırpan Gülden Yılmaz, genç girişimcilere her fırsatta perakende, e-ticaret gibi iyi bildiği konularda mentorluk yapıyor. Yılmaz, “Aslında girişimciler küçük dokunuşlarla ilerler. Girişimcinin takıldığı yerlerde kıvılcım noktaları gerekir. Aklındaki soruya doğru kişi yanıt verirse iş tıkırında gider” diyor.

Gülden Yılmaz, eşiyle 1988’te İstanbul Kuzguncuk’ta açtıkları küçük bir dükkandan bugün 165’i yurt dışında toplam 450 mağazaya ulaşan bir perakende devi olan Koton’u kurdu. İşte bu girişimcilik tecrübesini de 8 yıldır TOBB Genç Girişimciler Kurulu’nda işlerini yeni kuranlarla paylaşıyor. Türkiye’nin önemli kadın girişimcilerinin başında gelen Yılmaz, son iki yıldır bu kurulun başkan yardımcılığını da yürütüyor. “Türkiye bir gün zengin bir ülke olacaksa insanların zenginleşmesinin yolunun girişimcilikten geçeceğine inanıyorum” diyen Gülden Yılmaz, tüm bu görevlerinin yanında Geleceğin Gücü Girişimciler G3 Forumu’nun da başkanlığını yürüterek girişimcilerle yakın temasta çalışıyor.

Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz ile Türkiye’de girişimciliğin geldiği noktayı, yaşanan sorunları ve başarılı girişimleri konuştuk:

Türkiye’de genç girişimcileri desteklemek için kişisel olarak neler yapıyorsunuz?
8 yıldır TOBB Genç Girişimciler Kurulu’ndayım. Son 2 yıldır başkan yardımcılığı görevini yürütüyorum. Ben bir girişimciyim, kendi işimi kurdum ve büyüttüm. Bugün de ülkeye katkıda bulunmak adına girişimcilikle ilgili çalışıyorum. Türkiye bir gün zengin bir ülke olacaksa insanların zenginleşmesinin yolunun girişimcilikten geçeceğine inanıyorum. Bu perspektifle Genç Girişimciler oluşumuna girdim. Bundan 8 yıl önce girişimcilik dünyası çok farklıydı, girişimcilik ekosisteminin bileşenleri olan eğitim-kültür, yatırım ve Ar- Ge-bilim sacayakları oluşmamıştı. Bir ekosistem oluşturulması için mutlaka devletin buraya el atması gerekiyordu. Aslında biz alınması gereken aksiyonları, alınması gereken zamanlarda aldık ve konuya düzgün bir şekilde devletin ilgisini çektik. Bu sürede melek yatırımcılık fonunun kurulmasını, sektör meclisleri içinde 81 ilde girişimcilik sektör meclisleri açılmasını, “fonların fonu” konusunun devletin gündemine almasını ve kurulmasını sağladık. Ekosistem TOBB çevresinde oluştu. Devletin 10. Kalkınma Planı’nda girişimcilik konusunda plan hazırlandı, bunun da başkanlığını yaptım. Biz aslında Girişimcilik Bakanlığı da kurulsun istiyoruz. Bu süreçte her yıl kasım ayının 3’üncü haftasında Girişimcilik Haftası yaparak insanları bu konuda farkındalık geliştirmeye teşvik ettik. Bugün de Geleceğin Gücü Girişimciler G3 Forumu’nu düzenliyoruz, bu yıl da 25 Kasım’da olacak. Ben bu platformun da başkanlığını yapıyorum.

Girişimcilere mentorluk ya da akıl hocalığı yapıyor musunuz? Hangi aşamalarda sürece dahil oluyorsunuz?
Perakende, tekstil ve konfeksiyon alanında pazarlama ve e ticaret deneyimim var. Tabii çok değişik kanallardan girişimcilerle görüşüyorum. Ekosistemde hepimizin birer rolü var ve örnek olmaya çalışıyorum. Ama yoğunluktan dolayı kısıtlı zaman ayırabiliyorum. Sosyal bilincim gereği biraz daha fazla zaman harcamak istiyorum. Baktığınızda girişimcilerle fikir alışverişinde de bulunuyorum, mentorluk da yapıyorum. Genelde girişimciler projelerinin başında, iş fikri için başvuruyor, perspektif vermem için danışıyorlar. Bazen yürüyen bir girişim oluyor, tedarik ya da e-ticaret gibi konularda soru soruyorlar. Bu bir network işi, biz ekosistemde bu network’ü oluşturmak istiyoruz. Farklı danışmanlık konularında farklı kişilere girişimcileri yönlendiriyoruz. Aslında girişimciler küçük dokunuşlarla ilerler. Girişimci işiyle yatıp kalktığı için pek çok konuyu kafasında çözmüştür ama takıldığı yerlerde kıvılcım noktaları gerekir. Aklındaki soruya doğru kişi yanıt verirse iş tıkırında gider. Çünkü girişimcinin motivasyonu kuvvetlidir ve tüm odağı iştedir.

GİRİŞİMCİLERİN HATASI NE?
Girişimcilerin ana hatası, yeterince müşteriye odaklanmamak olabilir.


”iyi fikir mutlaka yatırım alır”

“PARA HER ZAMAN BULUNUR” Paranın bol olduğu dönemlerde girişimcilik büyümez, kaybedecek bir şeyi olmayınca insanlar daha çok risk alır, daha cesaretli olur. Ben iyi bir iş fikri için paranın her zaman bulunacağına inanıyorum. Biz yaptığımız start up konferanslarıyla hem bölgesel hem global yatırımcıların ilgisini çekmeye çalışıyoruz. Türkiye’nin mevcut ekonomik ve sosyal karmaşası buna şu an izin vermiyor olabilir. Ama iyi fikirler mutlaka bulunur ve yatırım alır. Türk girişimciler yatırım ararken doğru kaynaklara ulaşmalı. Para toplamak da bir nevi satıcılık, kendi ürün ya da hizmetini sektörü ve işi hiç bilmeyen birine anlatmak gerekiyor.

İŞİN YOLU BİR Burada ana nokta şu: Müşteriyi satın almaya nasıl ikna ediyorsan, yatırımcıyı da öyle ikna edersin. İşin yolu bir. Müşteri ürün ya da hizmetini neden alıyorsa yatırımcı o nedenle yatırım yapacak. Bu mantık çözüldüğünde yatırım gelir. Ama tabii bazen sorun, girişimcilerin her zaman gördüğü gibi para olmayabilir. Bazen para dışında doğru bir kişiden alınmış iyi bir fikir, paylaşılan bir tecrübe de girişimciye hız kazandırır. Hep problem para gibi görünür ama doğru bir insan, bir bilgi daha çok kazandırabilir.

Peki Türkiye’de start up’ların gelişimini nasıl buluyorsunuz?
Türkiye’de tüm bu ekonomik ve sosyal kaosun içinde çok fırtına yaşıyoruz. Zaten sakin bir deniz beklemiyoruz ama bir günden ertesi güne çok değişim oluyor. Girişimcilerin önünde çok bilinmez var ve bu fırtınalar Türk girişimcilerine dayanma kabiliyeti veriyor. Anlık değişimlere adapte olmaları gerekiyor, daha güçlü ve dirençliler. Birkaç eksiğimiz var: İlki, 8 yıl içinde çok enteresan ve başarılı start up’lar çıktı. Çok duyuramadıklarımız oldu, başarıyı daha fazla dillendirmeliyiz. Gelişimin az olduğu ülkelerde daha büyük fırsatlar var. Genç bir ülkeyiz, genç nüfus hızlıca tüketmek istiyor, hızla dünyaya entegre oluyoruz, yani Türk girişimcisi için fırsat ortamı var. Ayrıca coğrafyamızın yakınında canlı pazarlar bulunuyor. Girişimcinin başarılı olması için yükselen bir sektörde, pazarın ihtiyacına yanıt vermesi ve mümkünse bu ihtiyacı ilk gören olması gerekiyor. Türkiye’de de böyle çok alan söz konusu. Eğitim ve Ar-Ge tarafında eksikliklerimiz var. Teknokentlerin artması çok güzel ama bilimsel fırsatların, teknoloji tarafının daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Devletin burada itici ve yönlendiren bir güç olması gerekiyor. Dünyada girişimcilikle gelişen ülkelerde, ABD’de Silikon Vadisi’nde, İsrail ve İrlanda’da hep aynı değişimi görüyoruz. Bu ülkelerde devlet ekosistem geliştiriyor, fonların fonu kapsamında para ayırıyor ve pazarın gelişimini piyasa koşullarına bırakıyor. Yatırım ve finans tarafında gerek ağlar gerek özel bankacılık kanalıyla bir sistem kuruldu. Melek girişimciler için vergi mükellefiyeti yasası çıktı. Şimdi bu kültürü geliştirmeliyiz.

Türkiye’de başarılı bulduğunuz start up’lar hangileri?
Oyun şirketi Gram Games, sosyal buluşma mecrası Scorp ve sadakat kart uygulaması Sinemia başarılı Türk start up örnekleri. Scorp’un bugün 4 milyon üyesi var. Bu projelerin başarıyı getiren ortak noktalarının da dijital mecra olmaları, genç hedef kitleye yönelmeleri ve global vizyona sahip olmaları olduğunu düşünüyorum.

Yaptığınız görüşmelerde Türk girişimcilerin en temel eksikliğinin ne olduğunu düşünüyorsunuz?
Ancak temel olarak şunları söyleyebilirim: Girişimcilerin ana hatası, yeterince müşteriye odaklanmamak olabilir. Müşteri odaklılık çok önemli, müşteriyi doğru okuyan girişimci yolda da iş modellerini değiştirebilir. İkinci temel nokta, pazarlama ve ürünü iyi anlatmada sorun yaşayabiliyorlar. Oysa müşterinin ihtiyacını iyi anlarsan ürünü iyi anlatırsın. Finansa gelince de Türk girişimcileri parayı iyi idare etme konusunda sorun yaşıyor. Girişimcinin ekonomisini sağlam tutması lazım, tüm olasılıklarla iyi bir finans bilgisiyle yola devam etmesi şart. Ya da finansı güvendiği ellere bırakmalı.

“MELEK YATIRIMCILIĞA ÇOK İSTEKLİYİM”

“HİZMET SEKTÖRÜ ÇEKİCİ” Melek yatırımcı olmak istiyorum. Çok da istekliyim. Türkiye’de melek yatırımcılığa ilk akredite olmuş insanlardan biriyim. Ama bu dönem odağım melek yatırımcılıkta değil, tutkuyla bakıp motivasyonumu bu alana veremiyorum. Sektör olarak hizmet alanındaki işler, daha iyi bildiğim için beni daha çok heyecanlandırıyor. Genel olarak iş fikri iyiyse heyecanlıdırır, paranın kokusunu duymam lazım.

“İLK YATIRIMIMI YAPTIM” Şimdiye kadar bir yatırım yaptım. İş fikri bir tanıdığımdan geldi. Yatırım yaptığım işin adını veremeyeceğim. Ama iş fikrini çok beğendim. Yiyecek-içecek sektöründe bir işe yatırım yaptım. Aynı zamanda bu iş için mentor gibi davranmaya çalışıyorum. Şirket büyüyünce ismini açıklayacağım. İleride melek yatırımcılığa daha fazla zaman ayırmak isterim.

“KOTON GİRİŞİMCİ KAFASIYLA ÇALIŞIYOR”

EL EMEĞİ PROJESİ DEVAM Dünyada girişimciliği artırmak adına iş dünyasının izlediği “kapsayıcı iş modelinin” bir örneğini de Koton olarak gerçekleştirdik. Kapsayıcı iş modeli yaratma fikrini kızım Deniz, bize getirdi. Genç kuşaklar dünyanın geleceğiyle ilgili daha çok kafa yoruyor. Türkiye’de bu alanda ilk şirketlerden biriyiz. Koton El Emeği Koleksiyonu projesi hazırladık. Soma, Mardin, Urfa, Antep ve Adıyaman’da yaşayan 800 kadına istihdam sağladık, üretmeyen kadınlara üretim yaptırdık. Geçen yaz bu koleksiyonu piyasaya sürdük ve proje iyi para kazandı. Bu projeye devam ediyoruz. Bu alan beni çok heyecanlandırdı. Bu şekilde kadınlara da girişimci olma potansiyeli yaratıyoruz.

DNA’LARIMIZDA VAR Girişimcilik bizim şirket değerlerimizde var. DNA’larımızdan gelen girişimciliği karı-koca olarak şirkete vermeye çalışıyoruz. Hayatımız zaten bu işi dizayn etmekle geçiyor. Yeni bir marka geliştirirken, ürün ya da hizmet yaratırken ya da yeni pazarlara girerken proje sistematiğiyle çalışıyoruz. Ben bunu modelledim, girişimci bakış açısıyla küçük bir modelini yaptım. İhsan Elgin markalara içeride girişimcilik ruhunu geliştirmek için danışmanlık veriyor, ona da danışacağım.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.