“Vadi’deki yatırımcılarla tanıştırıyoruz”


Dave McClure, 6 yıl önce 500 Startups’ı kurduğunda 500 girişimciye yatırım yapmak hayaliyle yola çıktı. Bugün ise kuruluş, üçte biri ABD dışında olmak üzere 1.600’den fazla start up’a yatırım yaptı. Aralarında onlarca Türk start up da var. Kuruluş, Ekim 2015’te Türkiye’de “500 Startups Istanbul” adında bir fon da kurdu. Dave McClure, yatırım yaptıkları start up’ları Silikon Vadisi’ndeki mentor ve yatırımcılarla tanıştırarak değer yarattıklarını söylüyor.

ABD kökenli global bir şirket olan 500 Startups, girişimcilere destek olan bir erken aşama yatırım şirketi. 2010 yılında Christine Tsai ve Dave McClure tarafından kurulan şirket, bugün sağlıktan eğitime pek çok alandaki start up’a destek sağlıyor. Kuruluş seçtiği girişimcilere 100-500 bin dolar arasında bir yatırım gerçekleştiriyor. Ayrıca bu şirketlere eğitim, networking ve erişim imkânları da sunuyor. Kuruculardan Dave McClure, “Yatırım yaptığımız şirketlerin çoğunu Silikon Vadisi’ndeki karar alıcılarla tanıştırarak fayda sağlıyoruz. Temel olarak müşteri edinme ve sanal pazarlama konularına eğiliyoruz” diyor. Bugün 18 ülkede 100’den fazla çalışanı olan 500 Startups hızla büyümeye devam ediyor. Hatta geçtiğimiz yıl sonu itibariyle Türkiye’de de “500 Startups Istanbul” adlı fonla Türk girişimcilere destek ve fırsat sunuyor. 500 Startups’ın küresel bir girişim merkezi olduğunu söyleyen Dave McClure, “60’tan fazla ülkede yatırım yaptık. Hızlandırma (Accelerator) programımızın neredeyse yüzde 50’si yabancı şirketlerden oluşuyor” diyor. Dave McClure ile 500 Startups’ın hem Türk hem yabancı girişimcilere sunduğu fırsatları konuştuk:

KAÇ START UP’A DESTEK VERDİNİZ?
Son 6 yılda 1.600’den fazla start up’a destek verdik.

500 Startups’ı nasıl ve neden kurdunuz?
25 yıldır Silikon Vadisi’ndeyim. Programcılık, pazarlama, girişimcilik ve melek yatırımcılık yaptım. Teknoloji start up’larıyla ve girişimcilikle hep iç içe oldum. İşimi çok seviyorum. Daha çok şirkete yatırım yapma şansına erişmek, bilgimi ve hatalarımdan çıkardığım dersleri öğretmek istedim.

Kurumunuz girişimcilere ve start up’lara ne vaat ediyor?
En başta şirketlere, sadece birkaç kişilik ekibi varken yatırım yapıyoruz. Genelde 100-500 bin dolar arasında bir yatırım gerçekleştiriyoruz. Ayrıca şirketlere eğitim, networking ve erişim imkânları da sunuyoruz. Yatırım yaptığımız şirketlerin çoğunu, Silikon Vadisi’ndeki karar alıcılarla tanıştırarak fayda sağlıyoruz. Müşteri edinme ve sanal pazarlama konularına eğiliyoruz. Küresel olarak yatırım yapmaya yoğunlaşıyoruz. Yatırımlarımızın ve çalışanlarımızın üçte biri ABD dışından.

İKİ BÜYÜK HATA
ORTAK HATALAR Sanırım büyük iki hata var. İlki, ürünü satışa hızlı hazır hale getirememek, ürünü fazla mükemmel hale getirmeye çalışmak. Diğeri ise müşterilerle iletişime geçmemek, onların ne gibi ihtiyaçları olduğunu ve ürünü nasıl kullandıklarını anlamaya çalışmamak. Start up’larımızı ürünlerini olabildiğince hızlı bir şekilde satışa hazır hale getirmeye teşvik ediyoruz ve onların müşterilerinin davranışlarını gözlemlemesini ve bu şekilde ürünlerini daha iyi hale getirmesini istiyoruz. Ofislerinden ve kendi kafalarından dışarı çıkmalı ve müşterilerle iletişime geçmeliler. Bize göre başarılı olmanın en önemli yollarından biri bu.

BAŞARININ SEBEPLERİ Başarının birçok sebebi var ama herhalde ortak nokta, yaptıkları işe tutkuyla bağlı olan ve bu konuda bilgili ve tecrübeli olan girişimciler. Ayrıca programlama, ara yüz, ürün, pazarlama ve satış gibi konulardaki sorunları çözebilen bir takım da önemli. Genelde bir sektörde tecrübeli ama aynı zamanda değişik yetenekleri barındıran bir takımı da olan kişilerle çalışmayı seviyoruz. Çalışan bir ürünü olan, aynı zamanda satış yapmaya da başlamış şirketlerle çalışmayı tercih ediyoruz.

Destekleyeceğiniz start up’ları nasıl seçiyorsunuz?
İşe 2003-2004 gibi kişisel yatırımlarla, melek yatırımcı olarak başladım. PayPal’den yeni ayrılmıştım ve birkaç yıl boyunca 13 şirkete yatırım ve birkaçına da danışmanlık yaptım. Bu şirketlere kendi paramdan 300 bin dolar kadar yatırdım. Bu işten çok hoşlandım, yatırımlarımdan birkaçında da başarılı oldum. Bu süreçten öğrendiğim ise şu oldu: Yatırımların çoğu başarısız oluyordu. Bu da bana daha büyük bir yatırım portföyü yaratmak konusunda yardımcı oldu. Şirketlere en başta, hala ürün ve pazarlama üzerinde çalışılırken yatırım yapmaktan çok keyif aldım. Diğer girişim sermayesi modellerini de inceleyerek kendine has bir sistem geliştirmeye çalıştım. Christine (Tsai) ve ben 2010’da şirketi kurduğumuz zaman yatırım ekosistemimiz içinde bir hızlandırıcı program bulunması gerektiğine ve büyük bir mentor grubuyla çalışmak istediğimize emindik. Ana hedefimiz, portföyümüzü büyütmekti ve bunda da başarılı olduk. İlk fonumuz 270, ikincisi 300, üçüncüsü de 600’den fazla şirketi içinde barındırıyordu.

Programınıza daha çok hangi sektörlerden start up’lar katılıyor?
Hepsinin bir yazılım tarafı var ama çok çeşitli alanlardan start up’larımız var. E-ticaret, e-pazar ve iş verimliliği alanlarına çok yatırım yaptık. Sağlık, eğitim ve benim PayPal tecrübem sayesinde fintech (finans teknolojisi) alanlarına da ilgimiz var. Şirketlerimizin hızlı büyüme şansı olmasına önem veriyoruz.

Programınıza katılmak isteyen bir start up ne yapmalı?
Hızlandırma programımızda 150 bin dolar karşılığında şirketlerin yüzde 6’sını satın alıyoruz. Vereceğimiz eğitimler için de yıllık 37 bin dolarlık bir ücretimiz var. Şirketler yüzde 6 hisse karşılığında 110 bin dolardan daha fazla bir yatırım alıyor.

500 Startups’ın küresel bir start up merkezi olduğunu söyleyebilir misiniz?
Evet sanırım. 60’tan fazla ülkede yatırım yaptık. ABD dışında 15-20 ülkede çalışanlarımız var. Hızlandırma programımızın neredeyse yüzde 50’si yabancı şirketlerden oluşuyor. Yatırım stratejimizin büyük bir parçası tüm dünyadan şirketlere yatırım yapmak ve bunların bir kısmını da Silikon Vadisi’ne getirmek.

KAÇ ÜLKEDE YATIRIM YAPTINIZ?
60’tan fazla ülkede yatırım yaptık.

RİNA ONUR / 500 STARTUPS ISTANBUL FONU YÖNETİCİ ORTAĞI

“ERKEN AŞAMA YATIRIMDA AÇIK VARDI”

NEDEN KURULDU? 500 Startups aslında yıllardır girişimci Türk şirketlerine yatırım yapıyor. Başarılı yatırımları arasında Udemy, Koding, Mobile Action, Connected2me gibi birçok şirket var. 500 Startups Istanbul fonunun kurulma kararı ise geçen yıl sonuna doğru alındı. Bu şirketler çok başarılı gidince Türkiye’de çok büyük bir potansiyel olduğunu gördük.

SERMAYE SORUNU Türkiye’de kurumsal yatırımcı ve girişim sermayesi şirketleri kuruluyor, ama bunlar daha geç aşamalarda yatırım yapıyor. Yani bizim yapmak istediğimiz gibi erken aşamada sermaye veren kurumsal yatırımcı yok. Burada bir açık olduğunu görünce bunun bir fırsat olduğunu düşündük. O yüzden bu fonu kurma kararı aldık.

SÜREÇ NASIL? Yatırıma ihtiyaç duyan girişimciler ister web sitemizden ister LinkedIn’den bize ulaşıyor ve toplantı talep ediyorlar. İlgilendiğimiz şirketlerle tanışıyor, vizyonlarını anlamaya çalışıyoruz. Yatırım komitemizde şirketin kurucularıyla birlikte tartışıyoruz. En sonunda da araştırdığımız, vakit geçirdiğimiz bu şirketlere yatırım yapalım mı, yapacaksak ne kadarlık bir yatırımı hangi koşullarda yapalım diye karar veriyoruz.

Dünyadan programlarınıza nasıl şirketler katılıyor? Birkaç örnek verebilir misiniz?
Elbette. Daha bilinen yatırımlarımızdan biri Portekizli bir şirket olan TalkDesk. Bu yatırım 2011’deydi. Şu anda şirketin durumu çok iyi ve 30-40 milyon dolar civarında yatırım aldılar ve 100’den fazla çalışanları var. Birçok farklı şirkete yatırım yaptık, ancak en sevdiğimiz yatırımlar düzgün bir iş modeli olan ve kısa zaman içinde satış yapabilecek olanlar.

RİNA ONUR /500 STARTUPS ISTANBUL FONU YÖNETİCİ ORTAĞI

“ÜRÜNÜNÜZÜ AYAĞA KALDIRIN BİZE GELİN”

ŞARTLAR Sadece teknoloji şirketlerine yatırım yapıyoruz. Bizim için iki önemli şey var. Öncelikle fikirle gelen ekibin iyi olduğuna inanmamız gerekiyor. Mesela ikinci, üçüncü girişimini yapan başarılı bir girişimci olabilir. Ya da girişimci olmasa bile start up’ını kurduğu alanda çok iyi bir uzmanlığı olabilir. Ya da çok gençtir, deneyimi de pek yoktur ama biz bir şekilde çok akıllı veya becerikli olduğuna inanırız.

PAZAR İkincisi start up’ını ilerletmek istediği alandaki pazarın büyüklüğü bizim için çok önemli. Çünkü ekip ne kadar iyi olursa olsun hitap ettiğiniz endüstri büyük değilse şirketler bir şekilde başarısız oluyor. Bir de “minimum viable product” (MVP- lansman aşamasında beklentileri karşılayacak temel özelliklere sahip ürün) olmadan, “Bir fikrim var, bana bu fikri ayağa kaldırmak için bir para verin” diyen insanlarla genelde ilk görüşmeyi bile yapmıyoruz.

ETKİLEŞİM MVP ayaktaysa o zaman müşteri çekme kabiliyeti (traction) hakkında bilgi istiyorum. İlla ciro yapmasına gerek yok, ama ürünlerini kullanan insanların bedava bile kullanıyorlarsa ürüne hangi sıklıkta geri geldikleri (retention rate) bizim için çok önemli.

Şu ana kadar toplamda kaç start up’ı desteklediniz?
Sayıdan tam emin değilim ama sanırım son 6 yılda 1.600’den fazla start up’a destek verdik. Bunların üçte bir kadarı da ABD dışında kurulmuş şirketler.

Programınıza katılmak isteyen yabancı start up’ları ne gibi zorluklar bekliyor?
Yatırıma erişim en büyük sorunlardan biri. Tecrübeli mentorlara erişim de bir başka sorun. Dünyanın her yerinde zeki insanlar var ama tecrübeli insanlar o kadar yaygın değil. Dünyanın birçok ülkesinde internet yatırımcıları daha birinci veya ikinci jenerasyon ama Silikon Vadisi’nin bu konuda 60-70 yıllık bir tecrübesi var. Ayrıca Silikon Vadisi’ndeki melek yatırımcıların çoğunun bir start up geçmişi bulunuyor. Dünyanın geri kalanında ise melek yatırımcılar daha geleneksel sektörlerden geliyor. Bir diğer zorluk da büyük şirketler yaratmak ve bunları halka açmak konusunda çok tecrübe olmaması.

Programınıza katılan bir Türk start up oldu mu?
Türkiye’de kurulmuş 3-4 start up’a ve bunun dışında da Türkler tarafından ABD’de kurulmuş 9-10 start up’a destek verdik. Bu şirketlerin en bilineni sanırım 2 yıl önce Startup İstanbul yarışmasını da kazanmış olan Connected2.me. Ayrıca daha yeni Türkiye’de bir fon da kurduk ve yatırım yapmaya başladık. 4-5 kadar şirkete yatırım yaptık.

Türk start up’larını başarılı buluyor musunuz?
Hem Türk start up’ları hem bu şirketlerin kurucuları konusunda çok iyimseriz. Eren Bali tarafından kurulmuş olan Udemy şirketine yatırım yaptık ve bu yatırım en başarılı yatırımlarımızdan biri oldu. Bu şirket ABD’de kurulmuştu ama çalışanlarından çoğu Türk’tü. Bu bir Türk şirkete olan ilk yatırımımızdı.

Türkiye’nin ve bölgenin ekonomik durumunu düşünürsek programınız Türk start up’lara ne vaat ediyor?
İlk olarak onlara para veriyoruz, bu sanırım epey yardımcı olur. Sanırım şu anda Türkiye’de çok sayıda aktif yatırımcı yok. Onları Silikon Vadisi ve Silikon Vadisi’nden yatırımcılarla bir araya getirmek de faydalı. Orada birçok yatırımcı tanıyoruz. Üçüncü fayda da büyüme, müşteri kazanma ve sanal pazarlama üzerinde yoğunlaşıyor. Ben de beraber çalıştığım diğer yatırımcılar da şirketlere müşteri bulma konusunda çok fayda sağlıyoruz.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.