“İleri aşama işleri de destekliyoruz“


Ersin Pamuksüzer, telekom sektörünün yakından tanıdığı bir isim. 2002’de profesyonel iş hayatına son vererek hobilerini işe dönüştüren Pamuksüzer, The LifeCo markasıyla detoks merkezi kurdu. 2012’de Startupbootcamp’i Türkiye’ye getirdi. 2014’te ise ortaklarıyla StartersHub platformunu kurdu. Türkiye’de girişimcilik sisteminde sorunlar olduğunu aktaran Pamuksüzer, özellikle girişimcilerin 250 bin -1 milyon dolar arasında fon bulmada zorlandığına dikkat çekiyor.

Ericsson ve Turkcell’de yöneticilik yaptığı sırada Tayland’da detoks yapmaya giden Ersin Pamuksüzer, buradan iş fikriyle döndü. 2002 yılında profesyonel iş hayatına son veren Pamuksüzer’in ismini o tarihten itibaren girişimci olarak duymaya başladık. 2005 yılında yaşam tarzı şirketi olarak kurduğu Keyifli İşler A.Ş. çatısı altında “The LifeCo” markasıyla detoks oteli ve detoks merkezi, “Saf” markasıyla ise restoranlar açan Pamuksüzer, bir yandan bu işlere devam ederken bir yandan da yeni nesil girişimlere imza atıyor. Bir yatırımcı olarak da teknoloji içerikli farklı şirketlere yurtiçi ve yurtdışında yatırım yapan Pamuksüzer’in adını önümüzdeki dönemde yeni işleriyle de sıkça duyacağız. Sayısı 5’e ulaşan The LifeCo merkezlerinde Mental Wellness hizmeti de vermeye başlayan Pamuksüzer, Türkiye’de 250 bin -1 milyon dolar arası yatırımlar yapan fon şirketi eksiği olduğunu görerek girişimcilere bu düzeyde yatırım yapacak bir fon şirketi kurmak için kolları sıvamış durumda. Bir yatırımcının 8-10’un üzerinde şirkete yatırım yapması gerektiğini söyleyen Pamuksüzer, kendi deyimiyle ‘yeni nesil girişimcilik’ hikayesini ve gelecek planlarını şöyle anlattı:

2002 yılında emekliliğinizi ilan ettikten sonra durmadınız ve bir yaşam tarzı şirketi kurdunuz. Keyifli İşler çatısı altında. İşler nasıl gidiyor?
İç dünyamdaki değişimle ilgili hobi olarak başladığım iyi yaşam üzerine odaklı proje, bugün hacimli bir iş haline geldi. 2005 yılında The LifeCo, ardından Saf markası doğdu. Bunlar yaşam tarzı şirketleri. The LifeCo’nun Bodrum’da iki, Antalya, Ankara ve Phuket’te birer şubesi var. Saf projemizde restoranlar kapandı. Atıştırmalıklara kaydık, 7 menü yapıyoruz ve organize perakendede satışımız var. Bu işte yeni projelerimiz var. Mesela kronik hastalıklara destek olacak bir yapı kurmaya çalışıyoruz. Phuket’teki merkezde Amerikalı ve Taylandlı doktorlarla birlikte çalışabileceğimiz bir kanser tedavisi destek programı hazırladık. Ağırlıklı olarak Uzakdoğu’ya hizmet veriyoruz. Hasta bir yandan tedavi görürken bir yandan da zihinsel sağlığı ve yeme içmesi organize ediliyor. Bir de Mental Wellness işini geliştirmeye çalışıyoruz.

Sizin ‘yeni nesil girişimcilik’ diye tanımladığınız maceranız ne zaman başladı?
İlk Startupbootcamp’i Türkiye’ye getirerek başladık. 2012 yılında 10 ülkede faaliyet gösteren bu uluslararası hızlandırma markasını Türkiye’ye getirdik ve bir Startupbootcamp İstanbul ekibi kurduk. İlk yıldan sonra melek yatırımcılardan oluşan 10-15 arkadaşı da yapıya ortak ettim. Yılda 1-2 kez girişimcilere çağrıda bulunuyoruz. Ancak bu işte gördüm ki Türkiye’de girişimcilik sisteminde ciddi sorunlar var. Baştan sona bir girişimciye ev sahipliği yapacak yer eksikliği vardı. Fikri olan da gelsin istedik, şirket kurup kâra geçmiş olan da. Ve bu düşünceyle İstanbul merkezli yeni bir girişim destekleme platformu olan StartersHub, 2014’te doğdu. Türkiye’nin yanı sıra Avrupa, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Bağımsız Devletler Topluluğu’ndan girişimleri hedefleyen StartersHub, KVK’nın kurucu ortağı MV Holding, Türkiye’nin en büyük özel aracı kurumlarından biri olan Gedik Yatırım, Netmarble Türkiye ve Bahçeşehir Üniversitesi’nin işbirliğiyle hayata geçirildi. 22 milyon liralık sermayeyle işe başlayan platform, bir hızlandırma programı gibi henüz fikir aşamasındaki girişimlere finansal, stratejik ortaklıklar, uzmanlık ve mentor desteği sağlıyor. Bununla birlikte platform, ürününü piyasaya sürmeye hazırlanan, ölçeklenmek ya da iş modelini geliştirmek isteyen ileri aşamadaki girişimleri de hedefliyoruz. Şirketlere, 250 bin dolara kadar yatırım yapıyoruz. Ayrıca paralel yatırımlar buluyoruz.

“TÜRKİYE’Yİ MERKEZ YAPMAK İSTİYORUZ”

Ersin Pamuksüzer’in üzerinde çalıştığı bir başka proje ise Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin liderliğinde ilki eylül sonunda yapılacak BornGlobal etkinliği. Dünyadaki yatırımcı ve girişimci ekosistemini İstanbul’a çekip Türkiye’yi bu alanda bilinen bir merkez haline getirmek için yola çıktıklarını söyleyen Pamuksüzer, bunun sosyal bir girişim olduğunun altını çiziyor. Etkinliği start up’lara yaptıracaklarını belirten Pamuksüzer, iki günlük bu etkinliğe katılanların yüzde 50’sinin yabancı olmasının hedeflendiğinden bahsediyor. Pamuksüzer, “Bu etkinliğin her yıl tekrar etmesini istiyoruz” diye konuşuyor.

KURULUŞ SERMAYESİ NE KADAR?
StartersHub’ta girişim sermayesi yatırım ortaklığı fonumuzun büyüklüğü 22 milyon lira.

“YATIRIMCILAR EĞİTİLMELİ”
YATIRIMCININ EKSİKLERİ Ekosistemdeki yatırımcıların eğitilmeye ihtiyacı var. Ben de yakında bu konuda yurtdışında iyi bir mentordan eğitim alacağım. Yatırımcıların bir başka yanlışı ise yeni nesil girişimciden iş planı istemesi. İş yok ki planı olsun. Pazarı pazarda öğreniyor, iş modeli yolda oluşuyor. Yatırımcı girişimciye kendi tecrübesine dönük fikir veriyor. Pazarlama kökenliyse “PR şirketi tut, pazarlamayı şuna ver” diyor mesela. Bir de yatırımcıların 8-10’dan az yatırım yapmamasının daha kârlı olduğunu da belirtmeliyim. Bütün parayı bir girişime bağlamak yanlışlardan bir diğeri.

GİRİŞİMCİNİN YANLIŞLARI Girişimcilerimizin de düşünce tarzı yanlış. Girişimciler değer yaratmakla karnını doyurmak arasındaki farkı anlamıyor. Yeni nesil girişimcinin değer yaratması önemli. Karın doyurmak ise esnaflık. Bunu bizim girişimciler anlamalı. Adam iş arıyor, öyle bir girişimcilik dünyası yok. Ama Türkiye iki hastalığı vücudunda bulunduruyor: Birincisi kopyacılık, ikincisi cesaret. Bunun olumlu tarafları da var olumsuz tarafları da…

StartersHub bir çatı şirketi olarak konumlandırıldı. Burada nasıl bir yapı var?
StartersHub’ın altında Startupbootcamp İstanbul ve Game Garage’a ek olarak yakın zamanda duyurduğumuz nesnelerin interneti (IoT), büyük veri ve Finansal Teknolojiler dikeylerine odaklı bir program daha var.

Bugüne kadar kaç şirketi sisteme dahil ettiniz ve bunlara ne kadarlık yatırım yaptınız?
Şu ana kadar 32 şirkete yatırım yaptık. Yatırım miktarımız da yaklaşık 4.5 milyon TL’yi bulmuştur. Tabii bir de paralel yatırım yapanlar var. Bu şirketlerin değerleri de iyi gidiyor. Şu anda yatırım değerleri 3 katına çıkmış durumda.

StartersHub’a dahil ettiğiniz şirketler arasında yabancılar da var. Mevcutların kaçı yabancı yatırımcılar?
Müracaatların yüzde 50’sinden fazlası yabancı girişimcilerden, içeriden ise yüzde 30 aldık. Bu konuda fena gitmiyoruz. Türkiye’nin sıkıntılarından biri de bu. Ben girişimcilik ekosisteminin başarısını çok uluslu olmasına bağlıyorum. Biz de bu nedenle oldukça uluslararası kalmaya çalışıyoruz. Dünyada da böyledir. Berlin’de start up ekosistemi içinde yabancı oranı yüzde 60, Silikon Vadisi’nde ise yüzde 40’larda… Bizim gibi start up kültürünün zayıf olduğu yerlerde sisteme ciddi yabancı almak lazım.

Bu konuda nasıl bir engel var? Yabancı girişimciler kolaylıkla Türkiye’de şirket kurabiliyor mu?
Fena gitmiyoruz ama bazı ülkeler bu konuda pek çok uygulamayı hayata geçirmiş. Mesela bazı ülkelerde girişimci vizesi var. Girişimciysen oturma ve çalışma vizeni beş dakikada alabiliyorsun. Hükümet bu konuda ilerleme kaydetmek istiyor, kanunlar çıkıyor ama uygulaması o kadar başarılı olmuyor ne yazık ki.

Hedefte yılda kaç şirketi içeri almak var?
Hedefimiz yılda 30 şirketi almak. Her seviye olabilir.

Şirketler büyüyüp 250 bin doların üzerinde fona ihtiyaç duyarsa ne yapacaksınız? Bu konuda bir çözüm öneriniz var mı?
Türkiye’de şu anda en büyük eksiklik 250 bin dolar- 1 milyon dolar arası yatırımda. Böyle bir para arayan girişimciler zorlanıyor. Bu oran yurtdışındakilere küçük geliyor. Biz var olan fon şirketimizi büyüteceğiz. Ayrıca 250 bin -1 milyon dolar arasında fon sağlayacak bir yapıyı kurmak için girişimimiz söz konusu.

“GİRİŞİM DÜNYASI BÜROKRASİYİ SEVMİYOR”

KANUNLAR YETERLİ Mİ? Ben de melek yatırımcıyım ama hangimizin yatırımının kanun çerçevesinde olduğu söylenebilir ki. Bu konuda çalışanlar, ekosistemden gelmediği için kolay versiyonunu yapamıyor. Bu, bana göre beyana dayalı olmalı. Şu kadar yaptım, bu kadar vergiden düşeceğim demeliyiz. Yapmadığımı kanıtlarsa veya bulursa devlet cezalandırsın. Ortada bir gerçek var ki girişimcilik dünyası bürokrasiyi pek sevmiyor. Ayrıca girişimcilik dünyasına özel şirket yapısı olması gerektiğini düşünüyorum.

ZORLUKLAR VAR Kanada’da belli bir ciro ve çalışan sayısına ulaşmayınca şirket sizi dikkate almıyor. Türkiye’de ise zorluklardan şirket kuramıyorlar. Adama 50 bin TL yatırım yapıyoruz, onun üzerinden vergi vermesi gerekiyor. Diğer taraftan TÜBİTAK ve KOSGEB gibi kurumlar aracılığıyla devlet her türlü katkıyı veriyor. Bu paralarla geçinen insanlar olmuş. Yalan girişimci ekonomisi oluşmuş. Bir taraftan faydalı ve müthiş işe yarayan bir şey ama doğru yere giderse… Bu paraları dağıtacağına iyi bir platform kurması sonra ihtiyacı olan projelere bunu dağıtması lazım. Bunu bir an önce çözmek gerekiyor.

Siz ayrıca Başakşehir Belediyesi’nin Başakşehir Living Lab’in kuruluşunda rol oynayan kişilerden birisiniz. Bu Lab hangi amaçla kuruldu ve bugün hangi durumda.
Başakşehir örnek belediye olma hedefiyle hareket ediyor. Bilişim teknolojileri ve tasarım konulu ürün ve hizmetlerin, gerçek yaşam ortamında, gerçek kullanıcılarla test edilebileceği ve geliştirilebileceği bir ortam yaratmak için yola çıkıldı. Bilişim teknolojileri ve tasarım konusunda projeleri olan girişimciler projelerinin onaylanması halinde Başakşehir İnovasyon ve Teknoloji Merkezi’nde kendilerine ayrılan alanlarda çalışabiliyor. Proje süreci boyunca da Lab’in ayrıcalıklı imkanlarından tamamen ücretsiz faydalanıyorlar. Odak alanları ise akıllı yaşam ve şehircilik, mobil uygulamalar, robotik, giyilebilir teknolojiler, mobil sağlık, akıllı eğitim ve bilgi teknolojileri eğitimleri, yenilenebilir ve akıllı enerji sistemleri sensör teknolojileri, yazılım ve kablosuz iletişim. Kısacası vatandaşa faydasını ispat eden girişimcilere destek veriliyor. Bu Lab’de hayat bulmuş ve büyüyen 3-4 girişimi ben biliyorum. Ayrıca belediye için benim de bir girişimim var.

NE KADARLIK YATIRIM YAPTINIZ?
StartersHub ile 32 şirkete yaklaşık 4.5 milyon TL yatırım yaptık.

Nedir bu?
Suriyeli mültecilere göre bir projem var. Sadece Başakşehir Belediyesi sınırlarında 50 bin Suriyeli yaşıyor. Onların yaşamlarını kolaylaştıran ve iyileştiren bir platform yaratmak istiyoruz. İlki bir platform. Bu işte Finlandiyalı bir ortağım var. Onlar da kendi ülkelerinde bir bilgi platformu yapmış. Onu Türkiye’ye uyarladık. Çevre, mevzuat, meslekler, iş bulma gibi konularda bilgiler bulunuyor. AB fonlarına başvurduk. Eğer kabul edilirse harekete geçeceğiz. 40 milyon dolara ihtiyacımız var.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.