Gaza basma dönemindeyiz


Silikon Vadisi denilince akla gelen ilk gelen isimlerden biri olan ve bugüne dek 80’e yakın girişime stratejik destek veren Ali Dağlı, yeni girişimi Hoopt ile oldukça iddialı. Henüz ilk yatırımını alan ve eylül ayında App Store’da yerini alması planlanan Hoppt, müzik, kitap, tasarım gibi birçok konuda kullanıcılarına öneriler sunacak bir uygulama.

SİBEL ATİK [email protected]

Bu girişimi hayata geçirirken 20 yıllık tecrübenin lüksünü yaşadığını anlatan Hoopt Kurucu Ortağı ve CEO’su Ali Dağlı, “Hedefim, Hoopt’u değerli bir şirket haline getirmek” diyor. Girişim ekosisteminde adı Silikon Vadisi’yle özdeşleşen bir isim Ali Dağlı. Yaz okulu için gittiği ABD’de Silikon Vadisi’ni görünce Türkiye’ye dönmeyip eğitimini orada tamamlamaya karar verdi.

O günden buyana geçen 20 yılda 80’e yakın girişimde kurucu veya stratejik danışman olarak yer aldı. Dağlı’nın son girişimi ise Hoopt. Henüz ilk yatırımını alan ve eylül ayında App Store’a çıkacak olan Hoppt, müzik, kitap, tasarım gibi birçok konuda kullanıcılarına öneriler sunan bir uygulama. 650 bin dolarlık yatırımla yola çıkan Hoopt, ikinci yatırım turunda 1 milyon dolar almaya hazırlanıyor.

Yeni girişimini hayata geçirirken 20 yıllık tecrübenin lüksünü yaşadığını söyleyen Ali Dağlı, yeni işine çok inandığını ifade ediyor. Dağlı, “Milyonlarca insanın günlük hayatına değer katmak tek hedefimiz. Biz işimizi doğru yaparsak kaliteli venture capital’lerin yanı sıra Apple, Google ve Facebook gibi stratejik yatırımcılar da işimizle ilgilenecektir” diyor.

Vadi’nin en iyi deal maker’larından olarak haklı bir üne sahip olan Hoopt Kurucusu Ali Dağlı ile girişimcilik hikayesinden Hoopt’a birçok konuyu konuştuk:

Silikon Vadisi’nin en etkin “deal maker”larmdan biri olarak anılıyorsunuz. Silikon Vadisi’ne girişiniz nasıl oldu? Orada nasıl bu kadar güçlendiniz?

Çocukluğumda şanslıydım ve hep merak eden bir tarafım vardı. 16 yaşında Amerika’ya yaz okuluna gittim. O dönem Silikon Vadisi’ni de ziyaret ettim. O zamanlar FIFA oynuyordum ve o oyunların Silikon Vadisi’nden çıktığını görmek çok heyecan verici gelmişti. Silikon Vadisi’ne yakın olmam gerektiğini hissettim, yaz okulu sonrası Türkiye’ye dönmedim.

Aileniz bu kararınızı nasıl karşıladı?

Ailem önce karşı çıktı. Fakat iletişimle bunu aştık. Gösterdikleri sevgi ve inançla bana kanatlarımı verdiler. “Sen hissettiğin yöne git” dediler. Onlara müteşekkirim.

Start up ekosistemine nasıl bir giriş yaptınız?

Amerika’da University of California Berkeley’de mühendislik lisans eğitimi aldım. Üniversite dördüncü sınıftayken Work Top Sytems ilk girişimim ve ilk fatura kestiğim şirketti. Bu şirketle bugün Google Drive’ın değişik dosyaları senkronize ettiği gibi bir sistemi yaklaşık 20 yıl önce kurduk. Mühendislik ve mimarlık şirketlerine bu ürünü yaptık.

İstanbul ve Londra ofisleri arasında bu dosyalar gidip gelebiliyordu. Dosyaları 6 saatte senkronize ediyorduk. Ancak Amerika’da kalmak kolay değil. Bir gün avukatım arayarak, “Kendi şirketinle bu süreci finanse edemezsin, büyük bir şirkete girmelisin” dedi. Ben de profesyonel olarak GCA Savvian şirketinde çalışmaya başladım. Henüz 21 yaşımdaydım ve orada 10 yıl çalıştım. Bu süreçte çok şey öğrendim. O işte çalışırken 10 yıl sonra Green Card sahibi oldum.

Start up ekosisteminde 20 yıla yakın zamandır yer alıyorsunuz. Şu ana kadar kaç girişimde rol aldınız?

Yaklaşık 80 kadar girişimin önemli dönemlerinde bir parçası oldum ve güzel sonuçlar aldık. Bugüne kadar Zynga’nın NewToy, Monitise’ın Pozitron ve Viacom’un da Sportsline satın almalarında bizzat bulundum. Türkiye’den Sidar ve Hakan ile Peak Games’in ilk Silikon Vadisi anlaşmasını birlikte yaptık. En son Insider, 32 milyon dolar yatırım aldı orada da anlaşmayı birlikte yaptık. Tabii bunlar mutluluk veriyor. Amerika’da ise LG ile eski dünyanın televizyonlarını yeni dünyaya bağlama konusunda iki yıl çalıştım.

Yer aldığınız girişimlere katkınız ne oldu?

Hep stratejik rollerde yer aldım. Ana danışman olup bir sonraki adıma nasıl gidileceğini belirleyen isimlerden biri oldum. Strateji belirleyen ana danışmandım. Girişimci ve yatırımcılarla çok stratejik ve yakın çalıştım. Girişimlerin büyüme yolculuklarında yanlarında oldum.

Şu an neler yapıyorsunuz? Kaç girişime aktif olarak destek veriyorsunuz?

Şu an iki yatırımı destekliyorum. Core Finans’ta yönetim kurulundayım. Zamanımın yüzde 99’unu Hoopt’a ayırıyorum. iki yıldır Hoopt’a odaklandım.

Hoopt’la neler yapıyorsunuz?

Bir önceki girişimim oyun şirketiydi. O girişimden çıkış yaptıktan sonra 2019 yılının eylül ayında Hoopt’u kurdum. Hoopt’u hayatımızı yaşarken yanımızda olan bir araç olarak geliştirdik. Belli kararları alırken bana yön veren, organize olmamda bazı basamakları kolaylaştıran bir araç… Hoopt’ta sevdiğiniz ve izlediğiniz filmleri, müzikleri paylaşabiliyorsunuz.

Hoopt’ta hangi uygulamalar yer alıyor?

Merkezi çalışma alanı olarak Notion, ürün tasarımı tarafında Figma, ekran kayıt ve görsel iletişim için Loom, mesajlar için Slack, e-mail için Spark for Teams kullanılıyor. Müzikte ise Spotify yer alıyor. Bu girişimim için şu ana kadar yaptığım en heyecanlı yolculuk diyebilirim.

Girişim şu an hangi aşamada?

Geçtiğimiz yaz ortasında kullanıma geçti. ilk 650 bin dolar yatırım aldık. Biz burada kuvvetli bir takip sistemi kurduk. Neredeyiz, uygulamada hangi sıkıntılar var diye sürekli test ettik. Uygulamayı test ettikten sonra 100 kişiye daha yolluyorsunuz, onların tepkileri de çok önemli. Yaptığınız ürünler büyük bir kitleyle birleştiğinde onların hayatında süreklisiniz demektir. Her şirket bunu yaşar ve bu iki yıllık bir süreçtir. Bu süreçteyiz ve şimdi ikinci yatırımı alıyoruz.

İkinci tur yatırımda hedefiniz nedir? Alacağınız bu yatırım sizi nereye taşıyacak?

içinde bulunduğumuz süreç hızla gaza basma dönemi. Büyük kitlelere açılacağız. Şu an küçük yatırımla ilerliyoruz. 1 milyon dolar daha alıp ilerleyeceğiz. Sonrasında 5-10 milyon dolar arası bir yatırım alırız. Ekibe değerli insanların katılımını devam ettirmek için benzin deposunun dolu olması gerekiyor.

Bu gibi teknoloji girişimlerinde en büyük harcama insan kaynağına yapılıyor. Bizim de Amerika’da çok istediğimiz birkaç kişi var. Google ve Instagram gibi şirketler tabii çok büyük paralar veriyor. Fakat son dönemde insanlar artık büyük şirketlerden ziyade misyonuna inandıkları şirketlere girmek istiyor. Biz Google’ın çalışanlarına verdiği rakamları veremeyiz. Ama görüyorum ki hisse senediyle daha makul rakamlara heyecan duyuyorlar.

Şirketin merkezi neresi?

Hoopt iki ekosistemli bir şirket. Amerika’da kuruldu, ama Amerika ve Türkiye merkezli olacağız.

Hoopt’u nerede görmek istiyorsunuz?

Hoopt’a güvenim ve inancım çok yüksek. Milyonlarca insanın günlük hayatının değer katan parçası olmak tek hedefimiz. Biz işimizi doğru yaparsak kaliteli venture capital’lerin yanı sıra Apple, Google ve Facebook gibi stratejik yatırımcılar da işimizle ilgilenir. Kullanıcılarımız ve Hoopt ekibi için doğru bulduğumuz anlaşmalara zamanı geldiğinde gireriz. Hedefim Hoopt’u değerli bir şirket haline getirmek.

Çalışanlara hisse verilmesinden söz ettiniz. Siz verdiniz mi? Elbette, şirkette herkesin hissesi var. Dört yıl boyunca böyle olacak. Ben kimsenin patronu değilim. Bu yaptığımız işte herkesin katkısı gerekiyor, o katkılar bizi gideceğimiz yere götürecek. Kendiniz için çalışıyor olmak mantığıyla uyuşuyor.

Uygulamanız App Store’da yer alıyor mu? Bunu ne zaman gerçekleştirmeyi planlıyorsunuz?

Şu an yer almıyor. Fakat yazın Apple yöneticileriyle buluşacağız. App Store’da yaz sonu, eylül ayı gibi yer alırız.

Silikon Vadisi deneyimlerinizle Türkiye’ye baktığınızda ekosistemin bugün geldiği noktayı nasıl buluyorsunuz?

Ben geçen 20 yıllık süreçte Türkiye’de start up ekosisteminin her dönemini yaşadım. Bence süreç çok doğru olgunlaşıyor. Yetenek ve tecrübe öne çıkıyor. Artık yetenekli, tecrübeli, konuya doğru yaklaşan ve ateş gibi patlayan insanları görebiliyorum. Silikon Vadisi’nin en iyilerine karşılık birlikte çalıştığım Ertuğrul ve Deniz’i değişmem. Ben Türikiye’den ekosistemde girişimleriyle yer alan belli isimlerle görüşüyorum. Birbirimize yardım ediyoruz ve güzel işler çıkıyor. Amerika’da bunu yaşadım, artık Türkiye’de de dayanışma var. Ekosistemde beraber yükselebileceğimizi anladık.

Bir girişimci için en kritik konu yatırım almak. O noktada nasıl hareket etmek gerekiyor?

Benim ve birçok strat up’ın hedefi, milyonlarca kişinin hayatında bir alışkanlık olmak. Amacımız, gittiğimiz yer bu. Girişimler ilk yatırımda satıp çıkmak yerine, yatırım yapan insanlarla çalışmalı. Ben New Toy’un Zynga’ya satışında yer aldım. 200 milyon dolara satışı gerçekleştirdik. Fakat anlaşmada “Üç yıl bize dokunamazsınız” dedik. Şirketin doğru hareketleri ve stratejisi neticede o ürünün kullanıcılarına da dokunuyor.

Satış yaparken sadece fiyat odaklı ilerlememek gerekiyor. Son dönemde bunu çok fazla görüyorum ve bu bakış açısından pek hoşlanmıyorum. Yatırım aşamasında alınan kararın çok önemli olduğunun farkında olmak gerek. Herkes bu konuda hızlı karar almaktan kaçınmalı. Bir girişimci bildiği doğrulardan ve heyecanından kopmamalı. Bir anlaşmaya oturmadan 10 kişiye telefon açıp konuşmalı.

Sözleşmedeki bir madde her şeyi değiştirebilir. Her konuda işini iyi yapan isimlerle bir arada olsunlar. Biz öyle yapıyoruz. Birçok sözleşmeyi biliyorum, bizden çıkmış durumda. Ama ben bir anlaşmayı elime aldığımda öncelikle birkaç gün okurum, adım adım önemli noktaları çizerim. Hangi noktada olduğumuza bakarım, bu dans etmek gibi. Alternatifleri anlayıp iki tarafın da mutlu olduğu seçeneği bulmak önemli.

Başarısızlığa bakışınız nedir? Başarısız girişimleriniz oldu mu?

Tabii, mesela 4 yıl önce bir Bitcoin ağına yatırım yaptım. Makine alıyorsunuz ve sizin Bitcoin’leriniz oluyor. Fakat bu başarısız oldu. FBI konuya el koydu. Dolayısıyla güzel bir tecrübe olmadı ama iyi bir ders oldu.

“OYUN ŞİRKETİ OLSAM VADİYE GİTMEM”

“BEN KİMİM”

Girişiminizi globale açmadan önce ben kimim ve girişimim nereye ulaşır diye bakmalısınız. “Açılmalı mıyım” diye sormalısınız. Global ürünseniz oradan uzak duramazsınız.

“SAN FRANCİSCO ÇOK PAHALI”

Fakat bir oyun şirketi olsam Amerika’da büyük bir organizasyon yapmaya gerek duymazdım. Burada yerinizi aldıysanız oraya gitmek zorunda değilsiniz. Neticede San Francisco çok pahalı bir şehir ve o parayı kendi girişiminizde kullanmanız daha faydalı olabilir.

BAŞARILI START UP OLMANIN AŞAMALARI

İLK 2 YILLIK SÜREÇ

Başarılı start up’lara baktığımızda hepsinde belli aşamalar vardır. Önce ürünü test etmeniz ve doğru takımı kurmanız iki yıl alır. Ardından ürün ve takım oluşur ve araba bir araya gelir. Ama araba yolda ilerlemeye başlar başlamaz hemen şirket satılmaz.

YATIRIM VE DEĞERLEME

Önce 20-30 veya 50 milyon dolarlık yatırımlar alırsınız. Bir süre sonra da satılırsınız. Bu sürece gelene kadar ne kadar çok yatırım alırsanız, o kadar değerlenirsiniz.

GİDİLECEK YOL

Mesela Peak Games’i çok almak isteyen oldu ama “hayır” dedim. Ardından belli bir noktaya geldiğinde satış gerçekleşti. Anlaşma oldukça iyiydi, Peak’i bozmadı. Ana şirketin tüm altyapısı da kullanıcılara açılmış oldu. Anlaşmada yatırımcı girişimi kontrol etmek isterse, “Benim daha yolum var ve ben kendi istediğim gibi gideceğim” demek gerekiyor.

“YATIRIMCILARA GİDİN DEDİK, DAHA ÇOK GELDİLER”

NE KADAR İSTENİYORSUNUZ?

Yatırımların önemli olduğu kesin, fakat bir diğer önemli konu siz ne kadar isteniyorsunuz? Bu da çok önemli. Biz belli işlerde yatırımcılara gidin dedik ve daha çok geldiler. Bizim için öncelik kullanıcılar derseniz, yaptığınız ürünü korumak için de savaşmış olursunuz.

“SON FIRSAT OLARAK GÖRMEYİN”

Yani ilk gelen yatırıma bu ilk ve son fırsat gözüyle bakmamalısınız. Parayı aldım ve olay kapandı demeyeceksiniz. Bir anda bu kadar adama ürün sunup, onların hayatının parçası olup, üç hafta sonra sattık, kapandı demek doğru değil.

 

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.