Sinan Uzan: 1000’den fazla girişime baktık


Tekfen Ventures, 50 milyon dolarlık bir risk sermayesi şirketi. Şirketin başkanı Sinan Uzan, “Genellikle A ve B aşamalarında, yani yol almış, büyümek ya da başka pazarlara girmek isteyenlere yatırım yapmayı tercih ediyoruz” diyor. Tekfen Ventures, sektör olarak da Tekfen Holding’in bulunduğu sektörlere ve yan sektörlere yatırım yapmayı planlıyor. “Bu yıl binden fazla girişime baktık” diyen Uzan, ellerinde hala fonun yarısından fazlasının bulunduğunu da açıklıyor.

ELÇİN CİRİK ecirik@capital.com.tr

Tekfen Holding, ana faaliyet alanlarında inovasyon yaratan girişimlere yatırım yapmak üzere Tekfen Ventures’ı kurdu. Risk sermayesi şirketinin başında Tekfen Holding’in kurucularından Feyyaz Berker’in torunu Sinan Uzan bulunuyor. Uzan, ilk etapta 50 milyon dolarlık bir fon oluşturduklarını açıklıyor.

Tekfen Ventures, kurulduğu Aralık 2016’dan bugüne 6 girişime yatırım yaptı. Otonom araçlar için çalışan Quanergy’den iş güvenliği üzerine çalışmalar yapan Strongarm Tech’e ve tarıma yenilik getiren Soft Robotics’e kadar farklı alanlarda yatırımları mevcut. Tekfen Ventures Başkanı Sinan Uzan, ağırlıklı A ve B aşamasında, yani büyüme noktasındaki girişimlere 1-3 milyon dolar arası yatırım yaptıklarını belirtiyor. “Tekfen Holding’in bulunduğu sektörleri ve yan sektörlerini tercih ediyoruz” diyen Uzan için yatırım kararı alırken en önemli unsur girişimi yaratan ekip. Uzan, ekip anlamında aradıkları kriteri şöyle aktarıyor: “Elimizde hala fonun yarısından fazlası var. Bilim ve teknolojiyi birleştiren işlere yatırım yapmak istediğimiz için girişimi kuran ekibe çok dikkat ediyoruz.” Tekfen Ventures Başkanı Sinan Uzan ile Türkiye’deki girişimcilik ekosistemine bakışını ve global olarak risk sermayesinde büyüme stratejilerini konuştuk:

Sinan Uzan

Sinan Uzan

Yatırım fonu kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
Tekfen’in kuruluşunda temel olan, isminde de bulunan teknoloji ve fenden ilham alarak yola çıktık. Ben şirkete gireli yaklaşık 5 yıl oldu. Holdingin kurucuları yeni işlere adım atarak, yeni fikirlerle yeni endüstriler oluşturmuş. Tekfen Holding her zaman teknoloji ve yeni fikirlerle uyum içinde büyüyerek bugünkü haline gelmiş bir kurum. Holding olarak faaliyet gösterdiğimiz inşaat ve tarım, tüm dünyadaki analizlere göre en az dijitalleşen alanlar arasında yer alıyor. Finansal anlamda fintekler oluştu, sağlıkta ilerlemeler oldu ama inşaat ve tarım henüz bu ivmeyi yakalayamadı.

Aslında iki endüstri de açık alanda üretim yapan, çalışılan sahaların ve elde edilen ürünlerin değiştiği sektörler… Bu da tabii verimliliği vuruyor. Özellikle inşaat sektörü için konuşmak gerekirse, burada projeler büyük olduğundan insanlar bildiğini yapmayı tercih ediyor, risk almak istemiyor. Çünkü bir yanlış büyük maliyet doğruyor.

İnşaat global olarak 6 trilyon dolarlık bir sektör; tarım da dünyanın en çok çalışanı olan alanı. Sonuçta dijitalleşme, bu iki sektöre de gelecek. Biz de “Bu alanlarda dijitalleşme ve otomasyonda pay sahibi olmalıyız” diye düşündük. Baktığınızda sektörlerde yıkıcı inovasyonları, işin içinde olanlar değil, tam tersine sektöre dışarıdan bakıp “Bu sektör niye böyle çalışıyor, nasıl daha basit yapılabilir” diyen insanlar yapıyor.

Biz de mevcut gemimizi, yapımızı bir yere doğru çevirirken risk sermayesiyle gemi yerine bir uçak gemisi yapıp yeni fikirleri bulup gemiyi ona göre geliştirebiliriz mantığıyla yola çıktık. Yıkıcı inovasyonları yakalayabilmek adına 1 Aralık 2016’da uzun bir çalışmanın sonucunda kurulduk. Buradaki kurumsal yapıya başta risk sermayesini tanıtmak, faydalarını öğretmek için de bir çalışma yaptık.

Hangi tip girişimlerle, hangi sektörlerle daha yakından ilgileniyorsunuz?
Holding tarafından Tekfen Ventures için 50 milyon dolarlık bir fon oluşturuldu. Genellikle tohum ya da erken aşama yatırımlarda değil A ve B aşamalarında yani yol almış, piyasada daha yükselmek isteyen ya da başka pazarlara girmek isteyen şirketlere yatırım yapmayı tercih ediyoruz. Genellikle 1-3 milyon dolar arası yatırımlar yapıyoruz.

Sektörel baktığımızda Tekfen Holding’in bulunduğu sektörleri ve yan sektörlerini tercih ediyoruz. Ama imalat sanayine de bakıyoruz. Özellikle Endüstri 4.0’a çok inanıyoruz, imalat sanayinde verimlilik yaratacak girişimlere bakıyoruz. Bizim de Tekfen Holding olarak bu işlerden nemalanabileceğimizi düşünüyoruz. Robotik, siber güvenlik, yapay zeka, drone, 3D baskı ve makine öğrenmesi alanlarındaki işlere bakıyoruz.

Tekfen Ventures olarak şu ana kadar 6 yatırım yaptık. Her girişim için ne kadar yatırım yaptığımızı, yatırım yaptığımız şirketin süreçlerine uymak adına açıklayamıyoruz.

Bugüne kadar hangi alanlara yatırım yaptınız peki?
İlk yatırımımızı normal sektörlerimizin biraz daha dışında bir alanda Quanergy’ye yaptık. Şirket, özellikle otonom araçlar için kullanılan LIDAR sensörleri teknolojisini üretiyor. Işıkla etrafındaki konumu 1cm detaya kadar veri olarak verebiliyor. Bu teknolojiyi sadece otonom araçlarda değil araştırma, güvenlik gibi farklı alanlarda kullanabileceğimizi düşünerek yatırım yaptık. İyi de bir başlangıç noktası oldu, daha olgunlaşmış bir girişimdi. İkinci yatırımımız da Strongarm Tech. Giyilebilir sensörler tasarlıyor ve bu sensörler sayesinde insanların sakatlanma riski hesaplanabiliyor. ABD’nin bir numaralı sorunu bel sakatlığı, hem sağlık sigortası ödemeleri hem işe geri dönüşten kaynaklanan zararla maliyet çok yükseliyor.

Bu teknolojiyi Fedex ve Walmart gibi şirketler deniyor. İş güvenliği önemli bir konu olduğundan sigorta şirketleri, Amazon ve inşaat şirketleri gibi büyük şirketlerin oldukça ilgisini çekiyor. Ardından yapay zeka ve makine öğrenmesi kullanarak imalat verilerini işleyen ve verimlilik sağlayan bir girişim olan Sight Machine’e yatırımcı olduk. Bizim gibi yatırım yapan enerji sektöründen bir şirket, projelerinde fabrikalarının elektrik tüketimini yüzde 30 indirdiklerini ve veriler sayesinde üstüne yüzde 30 verimlilik eklediklerini açıkladı. Bu inanılmaz bir oran…

Bir fabrika 10 bin sensörle 1 milyar data ölçebiliyor. Tüm bu verileri nasıl işleyeceğin, nasıl kullanacağın çok önem kazanıyor. Bu noktada çözüm sunuyorlar.

50 milyon dolarlık fonun yatırımlarınızdan sonra ne kadarı kaldı?
Elimizde hala fonun yarısından fazlası var.

Tekfen Ventures ofisiniz New York’ta… Neden Silikon Vadisi değil de New York’u seçtiniz?
Risk sermayesi pazarında New York, Silikon Vadisi’ne göre daha küçük ama büyüme hızı daha yüksek. Ayrıca Boston’daki teknolojilere de daha yakın bir lokasyon. Biz New York’u lojistik ve koordinasyon olarak bize daha yakın bir şehir olarak tercih ettik.

Yatırım yapacağınız girişimleri seçerken özellikle dikkat ettiğiniz kriterler neler?
Bizim için en kilit nokta, yaratacağımız sinerji ve iyi fikrin ötesinde girişimin takımı. Bilim ve teknolojiyi birleştiren işlere yatırım yapmak istediğimiz için girişimi kuran ekibe çok dikkat ediyoruz.

Yeni yatırım yapacağınız alanlar neler olacak? Hangi sektörleri takip ediyorsunuz?
Tarım tarafında çok heyecanlıyım. Tarım benim için olmazsa olmaz… Artan nüfus artışı nedeniyle tarım ürünlerinin toplam nüfusa yetebilmesi açısından 2050’ye kadar hektar başına üretimin iki katına çıkması gerekiyor. Her geçen gün tarım yapabilecek araziler de azalıyor. Tarımda verimlilik için mutlaka yenilikler gelmesi gerekiyor.

İnşaatta da monitoring/gözetleme kısmına önem veriyoruz. Robotik ve 3D yazılımın inşaat sektöründe kullanılması biraz zaman alacak gibi görünüyor.

Yatırım için belirgin ülkelere mi bakıyorsunuz?
Global bakıyoruz. Asya’da da çoğu şirkete baktık. İyi fikir, iyi takım her yerden çıkıyor. Bu nedenle tek bir odak bölgemiz yok.

“İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ FONU KURACAĞIZ”
5-7 YILLIK HEDEF Elimizdeki fona 5-7 yıllık bir hedef koyduk. Bu fonu bitirdikten sonra ikinci ve üçüncü fonu kurup büyüyerek ilerlemek istiyoruz. Dünyanın en önde gelen teknolojilerini Tekfen Holding’in iş yapışına, şirketlerine kazandırmak istiyoruz.

TEKNOLOJİ KULLANIMI Tekfen Holding olarak ne kadar iyi teknolojileri kullanabilirsek o kadar artı dönüş yakalarız. Ben dedemin ve iki ortağının kurduğu bu şirketin teknoloji ve bilimin ışığında çok daha iyi yerlere gelmesi için çalışıyorum. Sadece tarım ve inşaat alanında değil, hangi sektörde olursa olsun Tekfen’in teknolojiden ve bilimden şaşmadan Türkiye’nin en önemli holdinglerinden biri olmasını hedefliyorum

3 ÖNEMLİ YATIRIM
TARIM Tarım üretimi yaptığımız için bu girişimi çok önemsiyoruz. Soft Robotics, tamamen hijyenik ortamda taze meyve ve sebzeyi ürüne hiç zarar vermeden kaldırabilen el ve kol yapıyor. Örneğin Dominos bu teknolojiyle soğuk ortamda pizza hamurunu 24 saat paketliyor. İleride meyve tesislerimizde bu teknolojiyi kullanmayı hedefliyoruz.

SİBER GÜVENLİK Tel Aviv merkezli Claroty adında bir siber güvenlik girişimine yatırımımız oldu. Çok başarılılar, tohum aşamasında 32 milyon dolar sermaye topladılar. Bir sonraki turda da 65 milyon dolar aldılar, çok daha fazlasını yatırmak isteyenler de vardı. Bu şirket, endüstriyel siber güvenlik üzerine çalışıyor. Siber güvenlik denince akla şirketin verilerinin çalınması geliyor. Ama veri yerine tesislerin giderek dijitalleşmesiyle fabrikaların sistemi de kilitlenip rehin istenebilir.

İşte Claroty bu noktada çözüm getiriyor. GIDA Muz ve kahve genleri üzerine çalışan bir girişim Tropic Biosciences’a yatırım yaptık. Bizim de muz üretimimiz var, hatta Kuzey Kutbu’nda en uzak noktada muz üretiyoruz. Muzda genetik bir sorun var ve bunu çözüyor. Kahvede de bir gen değişimiyle kafeinsiz kahve üretiyorlar.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.