Gıdada yükselen girişim dalgası


Yeni nesil gıda girişimcileri geçtiğimiz yıl 952 milyon dolarlık yatırım aldı. 2017 sonunda bu rakamın 1,8 milyar doları bulması bekleniyor. Türkiye’de de gıda dikeyinde başarılı örneklerin sayısı artıyor.

Gün geçtikçe büyüyen girişimcilik dünyası, artık bizlere sektör bazlı analiz yapabilme imkanı tanıyor. Bu sebeple bu ayki yazımda sizlere, kurum ve start up iş birliklerinin yaygınlaştığı, üretimden tedarike birçok alanda yenilik barındıran gıda sektöründeki dönüşümü aktarmak istiyorum.

Paketlenmiş ve işlenmiş gıdalara sırtını dönen tüketicilerin ihtiyaçlarını doğru okuyan yeni nesil gıda girişimlerine geçtiğimiz yıl yapılan toplam yatırım tutarı 952 milyon dolardı. CB Insights verilerine göre bu rakamın 2017 sonunda 1,8 milyar doları bulması ve son 6 yılın rekorunu kırması bekleniyor. Peki gün geçtikçe büyüyen gıda girişimciliğinin arkasında ne gibi gelişmeler yatıyor dersiniz?

KAYGILAR ARTIYOR
Her şeyden önce hızlı şehirleşmenin getirdiği metropol yaşam tarzı, yemek yapmaya ayırdığımız zamanı azaltsa da tükettiğimiz gıdanın güvenilirliğine ve kalitesine yönelik kaygılarımızı artırdı. Sağlıklı beslenmeyi merkezine alan bu bakış açısı, işlenmiş gıdaların cazibesini yitirmesine neden oldu. Artık üreticisi bilinen, taze ve organik ürünlere olan ilgi revaçta. Değişimin takipçisi olan sektör devleri, bu alanda yükselen start up’larla birlikte hareket etmek ya da kendi çözümünü hayata geçirebilmek için çalışıyor; kurumların dönüşüme adaptasyon ihtiyacı farklı örneklerle somutlaşıyor.

Örneğin Coca-Cola, sağlıklı ve organik içecek üretimi gerçekleştiren Suja Juice’un yatırımcısı olurken Campbell’s Soup da 2 yıl boyu rafta kalabilen konserve çorbaların aksine sadece 50 günlük raf ömrü olan Souplicity markasını piyasaya sürdü. Büyüyen güven ve kalite beklentisinin aksine küçülen alışveriş paketleri ve hızla yükselen kişiye özel hizmet yaklaşımı da sektörün dönüşümüne etki eden trendler arasında yer alıyor. Diyet yapan, her gün alışveriş yapmak ya da yeni tarif araştırmak istemeyenler, kişiye özel paket hizmetlerden faydalanıyor. Yurt dışında önemli bir başarı yakalayan Blue Apron, içerik olarak zengin ve güvenilir yemek tariflerini tüm malzemeleri ve ölçüleriyle birlikte kullanıcılarına gönderiyor. Kullanıcıları için alışveriş yapan, kaliteli tarif ve pişmeye hazır malzeme sunan Blue Apron, bugüne kadar yaklaşık 2 milyar dolar değerlemeyle (İlk halka arz sonrası 1,89 dolar) 300 milyon dolar yatırım alarak büyük bir başarı yakaladı.

ÖRNEKLER ÇOĞALIYOR
Kişiye özel paket kurgusu Türkiye’de de yaygınlaşıyor. Startups.watch verilerine göre sadece yemek teslimat kategorisinde 32 girişim yer alıyor ve içlerinde Rafinera, Diyetta, Unibble gibi gelecek vadeden kategori temsilcilerinin yer aldığı listedeki girişimlerin bir çoğu, kullanıcılarına düzenli paket gönderimi sağlıyor. Doğrudan tüketiciye gönderim iş modelinin yaygınlaşması, dağıtım sektöründe de yeni işlerin gelişimini tetikliyor. Son kullanıcıya teslimatta, gıda sektörüne dağıtım hizmeti veren Paket Taksi, bu ihtiyacı fark eden girişimlerden biri.

Teknolojinin gıda sektörüne entegrasyonu da yükselen girişim dalgasının önemli bir parçası haline geldi. Geleneksel perakendeciliği zorlayan bu dönüşüm, artık yerel üreticilerden direkt sipariş verebildiğimiz platformların gelişmesine imkan tanıyor. İçlerinde Memleketten Gelsin, Hasan Bey’in Çiftliği gibi girişimlerin yer aldığı bu kategorinin Türkiye örnekleri de artıyor. Öte yandan Habit, teknolojinin gıda tüketiminde yarattığı bu dönüşümü, çok daha ileri bir seviyeye taşıdı ve işe tüm kullanıcılarına bir test kiti göndererek başladığı bir iş modeli geliştirdi. Gönderdiği test kiti sayesinde kullanıcı metabolizması ve genetiği hakkında ön bilgi edinen Habit, makine öğrenmesiyle oluşturulan algoritmalar sayesinde kullanıcıya özel diyet paketleri hazırlıyor, teknoloji ve kişiye özel hizmeti harmanlayan güçlü bir değer teklifi sunuyor.

BUTİK HİZMET
Tüm bu gelişmeler bize, gıda sektöründe daha butik marka ve hizmetlerin yaygınlaştığı bir döneme geçtiğimizi gösteriyor. Kurumsal dünyanın ölçek ekonomisiyle üretim algısı daha niş ve esnek üretim karşısında sınav veriyor. Tüketicinin artan kalite ve tazelik beklentisi ise üretim bandında, paketlemede ve tedarik zincirinde inovasyon ihtiyacının artacağına işaret ediyor. Artık kurumlar, tek bir depodan zincir perakende mağazalara dağıtımdan çok daha kompleks bir tedarik zincirinden söz etmek durumunda. Direkt tüketiciye gönderim, butik mağazalarda satışlar ve e-ticaret çözümleri bir arada olduğu takdirde anlamlı bir bütün haline geliyor. Bu sebeple kurumların yıllar boyu biriktirdiği sektör tecrübesini, müşteri bilgisi ve üretim yöntemleri ile birleştirecek yenilikçi start up yaklaşımı, gıda sektöründe öncü uygulamaların hayata geçirilmesi noktasında önemli bir rol oynayacaktır.

EN ÇOK FİNTECH’LERE YATIRIM YAPILDI
Startups.watch’tan derlenen bilgilere göre 2017’nin ilk yarı rakamlarının değerlendirmesi şöyle:

* Yılın ilk yarısında gerçekleştirilen toplam yatırım tutarı 36 milyon dolara ulaştı ve 63 girişime destek verildi.

* Yılın ikinci çeyreğinde yapılan toplam yatırım tutarı 16 milyon dolar, destek verilen girişim sayısı ise 37 oldu. Geçtiğimiz yıla kıyasla toplam yatırım tutarında yüzde 60 oranında bir artış gözleniyor.

* Gerçekleştirilen 63 girişim yatırımının 42’si erken seviye tohum sermaye kategorisinde yer alıyor. Bu kategoriye yapılan toplam yatırım tutarı ise 12 milyon dolar.

* Yıl başında İyzico’ya yapılan 15 milyon dolar Seri C yatırımı dolayısıyla fintech dikeyi en çok yatırım alan kategori olmaya devam ediyor. Fintech kategorisini, Evtiko ve tapu.com’a yapılan toplam 5,2 milyon dolarlık yatırım ile emlak dikeyi izliyor.

Etkinlik önerisi
Webrazzi Summit: 18 Ekim 2017 düzenlenecek. Türkiye ve yakın coğrafyada internet ve teknoloji sektörleri için gündem belirleyici rol üstlenen zirve, alanın öncü kurum temsilcileri ve girişimlerini bir araya getirecek bir etkinliğe ev sahipliği yapacak.

Kitap tavsiyeleri
Yol Ayrımındaki Türkiye (Yard. Doç. Dr. Selçuk R. Şirin):
Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal kalkınma verilerini yorumlayan ve gelecek dönemde daha gelişmiş ve refah düzeyi yüksek bir ülke için inovasyon ihtiyacına vurgu yapan Şirin, Türkiye’den de WhatsApp çıkarabilmek için izlenmesi gereken yol haritasını aktarıyor.

The Startup Playbook (David Kidder):
41 start up kurucusunun tecrübelerini ve sıfırdan kurdukları girişimlerinde süreç içerisinde öğrendiklerini derleyen Kidder, bu 41 başarılı girişimcinin liderlik ettiği girişimleri ve gelişim hikayelerini aktarıyor.

 

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.