Vadi’den kayış var mı?


GİRİŞİMCİLİKLE İLGİLİ SORULARINIZI BEKLİYOR
Teknoloji merkezlerinin yayıldığını görüyoruz. Ama Silikon Vadisi, hiçbir zaman gücünü kaybetmeyecektir. Hindistan ve Çin’i de çok güçlü merkezler olarak göreceğiz. Özellikle Hindistan’ın çok dikkat çektiğini söyleyebilirim.

1- Silikon Vadisi’nden Doğu’ya kayış olacağı düşünülüyor. Bu mümkün mü?
Teknoloji merkezlerinin yayıldığını görüyoruz ama Silikon Vadisi, hiçbir zaman gücünü kaybetmeyecektir. Dünyanın en kuvvetli yatırımcıları ve girişimcileri orada bulunuyor. Silikon Vadisi’nin ağırlığı oransal olarak düşmekle beraber yatırım miktarları parasal olarak artıyor. Sanıyorum hala Silikon Vadisi’ndeki start up’ların almış olduğu yatırımlar yüzde 40’lar seviyesinde. Bu ağırlık zamanla daha da düşebilir. Çünkü en başta Çin ve Hindistan olmak üzere gelişmekte olan pazarlar daha fazla etkileyecektir. Tabii ki güçlü teknoloji merkezlerinin dünyanın başka yerlerinde de ortaya çıkması kaçınılmazdı. Hindistan ve Çin’i de çok güçlü merkezler olarak göreceğiz. Özellikle Hindistan’ın çok dikkat çektiğini söyleyebilirim. 1,6 milyarlık nüfusa sahip ve kaçınılmaz olarak ciddi yatırımlar alıyor. Ekonomi ve siyaset anlamında da istikrarlı bir yapıları var. Oradan çıkan girişimler de yatırım aldıkları için hızlı bir şekilde global vizyona ulaşabiliyor. Örneğin SoftBank, tek başına Alibaba’dan çok daha büyük bir getiri elde etti. 2000 yılında Alibaba’ya 20 milyon dolarlık bir yatırım yapmasının ardından Alibaba 275 milyar dolarlık bir değere ulaştı. Bu rakamın 75 milyar doları SoftBank’e aitti. SofBank, bu yatırımıyla ekonomi tarihinin en büyük getirisini elde etti. Telekomünikasyon ve internet devi olan Japonyalı bir şirket, sadece Hindistan için 10 milyar dolar ayırdıklarını duyurdu ve hemen arka arkaya yatırımlar yapmaya başladı. SnapDeal’e 620 milyon dolar, Ola adlı girişime ise 200 milyon dolardan fazla yatırım yapıldı.

vadiden-kayis-var-mi22- Piyasadaki dalgalanmalar, doların ani iniş çıkışı yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisini nasıl etkiliyor? Girişimciler sermaye bulmada sıkıntı çekecek mi?
Bu konudaki en büyük problem, şirketin değerinin hangi kura göre hesaplanacağı konusunda oluyor. Biz bu sorunu Erikli- Nestle döneminde yaşamıştık. Şirketleri daha ucuz rakamlara alabilme şansı yakaladıkları için doların yükselmesi, yabancılar için avantaj oluyor. Şirket sahipleri de şirketin değerlerini düşürmemek için satmak istemiyor. Tabii bunun dışında ekonominin istikrarsız bir görünüm sergilemesi yabancı yatırımcının ilgisini azaltabiliyor. Bu tablonun seçimlere kadar devam etmesi bekleniyor ama seçim sonrası için de endişeler var. Şu anda büyüme oranları ve güven endeksi oldukça düşmüş görünüyor. Ancak start up’ların bu dalgalanmalardan geleneksel şirketler kadar etkilenmediğini söyleyebilirim. Çünkü internetin temel avantajlarından bir tanesi, daha verimli bir ortam sağlıyor olması. Bazen ekonomik krizlerde daha verimli, uygun fiyatlı çözümler sunan şirketler avantajlı çıkabilir.

vadiden-kayis-var-mi33- Mobil ticarette ne gibi fırsatlar var? Girişimciler için bu bir yeni fırsat alanı mı?
Mobiliteyle internetten sonra ikinci devrimin yaşandığını görüyoruz. Mobil, internete çarpan etkisi yapıyor. Mobil iş modelleri, web tabanlı iş modellerine zarar vermeye başladı. Artık bir tıkla çözüm getiren iş alanları daha etkili. BiTaksi ve Webnak’ta mobilin ne kadar etkili olduğunu gördük. Mobil çözümler getiren girişimlere her zaman açığız. Akıllı telefonlar çok gelişti ve bundan sonra çok daha hızlı olacak. Mobil teknoloji konusunda atılması gereken en büyük adımlarından biri de fin-tek alanında olmalı. Şu an bu tip çözümler geliştiriliyor ama henüz çok başında. Bu alanın çok hızlı gelişeceğini ve önümüzdeki birkaç yıl içinde restoran ödemelerimizi bile mobil cihazlarımız vasıtasıyla yapacağımızı düşünüyorum. Buna dönük olarak elektronik para, dijital cüzdan konularında kanuni altyapılar geliştirildi ve önümüzdeki dönemlerde bir lisanslama süreci olacak. Benim yatırımlarımdan biri olan Ininal gibi finansal şirketler sertifikalandırıldıktan sonra yarı banka gibi olacaklar. Bir bankayla çalışmak istemeyen insanlar için banka gibi rol üstlenecekler. Var olan bankacılık yapıları çok yüksek marjlarla ve maliyetlerle çalışıyor ve yeterince verimli değil. Normalde finansal işlem bir bilgi akışıdır. Bu bilgi akışı neden bu kadar yüksek maliyetlerle gerçekleşsin? Bunun dışında Peer to Peer (p2p) lending’ler, yani kişiden kişiye borç verebilme platformlarının oluşmasını sağlayan start up’lar çok ilgi çekiyor ve değerlenmeye devam edecek. Fin-tek alanında çok heyecan verici gelişmeler olmasını bekliyoruz.

4- Girişimci adayları için siber güvenlik konusunda ne gibi fırsatlar olabilir?
Siber güvenlik benim çok araştırdığım ve bilgi sahibi olduğum bir konu değil. Ancak bu çok hassas bir alan olduğu için ulusal çözümler geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çok sıcak ilişkilerinizin olmadığı bir ülkeden çıkan start up’ların çözümlerini kullanmak, güvenliğiniz açısından avantajlı olmayacaktır. Bu bakımdan, başta kamu olmak üzere start up’lar için çok iyi fırsatlar olduğuna inanıyorum. Özellikle Ankara tabanlı teknoloji şirketlerinin bu konuda yol aldığını, bu şirketlerin yatırım alma çalışmalarının olduğunu duyuyorum. Ankara tüm kamu kuruluşlarının merkezi durumunda olmasının yanı sıra Türkiye’nin en iyi üniversitelerine de sahip bir şehir. Bu üniversiteler de start up’lara ciddi destekler veriyor. Bu bakımdan siber güvenlik alanındaki start up’ların Ankara’da yoğunlaşacağını düşünüyorum.

vadiden-kayis-var-mi45- Önümüzdeki 10 yılda sosyal medya bugünkü cazibesini yitirir mi? Yoksa yeni fırsatlar yaratır mı?
İkisi de olacaktır. Bir kısmına daha fazla kullanıcı gelecek, bir taraftan da var olanların kullanıcı sayısı azalacak diye düşünüyorum. Sosyal medyayı hayatımızdan tamamen çıkarmak artık mümkün değil. Nasıl ki cep telefonlarının hayatımızdan çıkma imkanı yoksa sosyal medya da öyle… Kullanımı azaltılabilir ki bence azaltılmalı da. Gençler bir masada oturuyor ve herkes bir ekrana bakıyor. İnsanlar, aynı evin içinde birbirleriyle mesajlaşıyor. Bunlar artık çok uçlarda yaşandığı ve biraz normalleşmeler olması gerektiği anlamına geliyor. Benim mesleğim dolayısıyla teknolojiden uzaklaşmak gibi bir lüksüm yok. Ancak sosyal medyayı çok aktif kullandığımı söyleyemem. Facebook hesabım yok. Twitter’da da genelde yazılanları takip edip paylaşıyorum. Instagram hesabı hiç açmadım ama çok fazla uzak kalmamak gerektiğini düşündüğüm için kullanmaya başlayacağım. Onun dışında LinkedIn hesabımı hafta da bir kontrol ediyorum.

vadiden-kayis-var-mi56- ABD’de sağlıktaki start up’lar yükseliyor. Türkiye’de sağlıkta nasıl bir hareket var?
Sağlık alanında büyük verinin analizi konusu çok önemli. Bu alanda çok fazla veri üretiliyor ama bunların hepsi boşa gidiyor. Milyarlarca insanın sağlık verisi tek bir merkezde toplanıp gizlilik prensiplerine bağlı kalarak insanların iyiliği için kullanılabilir. Doktorlar bilgilerini ve bir hastayla ilgili gerçek tecrübelerini bir şekilde diğer doktorlarla paylaşabilse devrim gibi bir gelişme yaşanır. İkincisi, sağlık hizmetleri çok pahalı. Halbuki herkesin o kadar yüksek maliyetle tedavi almasına gerek yok. Daha erken aşamada filtrelenebilir. Basit tedavisi olan bir hastalık yüksek maliyet gerektirmez. Bunun gibi bazı iş modelleri ortaya çıkıyor. Ama bence en büyük fırsat büyük verinin analizinde. Hastanelerde üretilen büyük verinin gizlilik kuralları sağlanarak tüm doktorların kullanabileceği şekilde bir platforma aktarılması.

vadiden-kayis-var-mi67- Uber ve Snapchat’in yatırımcısı Bill Gurley, teknoloji alanında bir balon olabileceğini söylüyor. Vadi’deki birçok start up’ın fazla değerlendiğini belirtiyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ben kesinlikle böyle düşünmüyorum. Son zamanlardaki değer artışlarının temel nedeni, mobilite… Mobilite, çok farklı iş modellerinde keşfedilmeye başlandı. İnternet zaten var olan avantajları kullanıyordu ve mobilite buna bir çarpan etkisi yaptı. Bu tabii değerlemeleri artırdı. Mesela Facebook, buna güzel bir örnektir. Facebook halka açıldığı zaman 30 milyar dolar civarındaydı. Sonradan değeri 20 milyar dolarlara düştü. Mobil reklamlardaki gücü keşfettikten sonra hızla değeri yükseldi ve 200 milyar doların üzerinde değere ulaştı. İkinci bir neden ise dünyada faizler çok düşük seyrediyordu. Alternatif yatırım imkanları olmadığı için geleneksel yatırımcılar bile teknoloji alanına yatırım yapmaya başladı. Çünkü elindeki parayı bankada tutsa yüzde 1-2 faiz alıyor. Böyle muazzam yükselen bir alan olunca, kimse bunun heyecanına kayıtsız kalamadığı için değerlenebilecek şirketlere yatırım yapmayı tercih ediyorlar.

8- Tazedirekt.com ve yabancı yatırımlarınız ne durumda?
Tazedirekt, çok heyecan duyduğum bir proje. Aslında bir hayalimi gerçekleştiriyorum. Orada Avrupa Yakası’na da açıldık ve şimdi hızlı bir şekilde büyüyoruz. Bunun büyümesini daha da hızlandırmak için televizyon reklam kampanyalarımızı başlatacağız. Ufak ufak büyümek istiyoruz. Satışlarımızın birden 10 katına çıkmasını istemiyoruz. Çok iyi büyük bir iş haline geleceğini düşünüyorum, çünkü çok önemli bir ihtiyaca hitap ediyoruz. Şehirli insanın doğal, sağlıklı, taze, organik gıdalara tamamen ulaşabilmesini sağlıyoruz ve arada güven katmanıyız. Özellikle kırmızı ette güven son derece önemli. Bu güven ilişkisini sağladığınız zaman orada müşteri sadakati diğer e-ticaret siteleriyle mukayese edilemeyecek kadar yüksek olabiliyor. O zaman sağlam ve sürdürülebilir bir iş yaratmış oluyorsunuz. Bu modelde rekabet etmemiz gereken benzer yapılar var ama bizim sunduğumuz değeri sunan rakiplerin olmaması da bir avantaj. Yurtdışında yatırımlarımı artırdım. Şu anda Türkiye’de 41, yurtdışında 25 tane yatırımım var. Yurtdışı yatırımlarımın yüzde 99’u San Francisco’da. Yurtdışında gelişen ve yaygınlaşan bir sendikasyon sistemi var. Sendikasyon fonu üzerinden küçük küçük yatırım yapabiliyorsunuz. Bizim de büyük yatırımcı olmamıza rağmen direkt yatırım yapamayıp sendikasyon üzerinden küçük yatırımlar yaptığımız da olabiliyor.

9- Türkiye’de hangi kategorilerde özellikle yeni start up’lara ihtiyaç olduğunu düşünüyorsunuz?
İvmelenen projeler hangi alanda olursa olsun yatırım bulabilir. Türkiye bu konuda çok aç. E-ticaret alanında bazı yatırımcılar daha çekingen davranıyor. Çünkü sonradan tekrar yatırım yapmak, uzun süre desteklemek gerekiyor. Ama her e-ticaret işi çok para yakar demek değil. Yaptığınız işe göre çok değişir. Benim portföyümde en iyi işlerimden bazıları e-ticaret sektöründe. İncir.com yaptığımız en son yatırımla birlikte 57 milyon dolar değerlemeye ulaştı. Bunun dışında Modanisa, global olarak da çok önemli başarılara ulaşıyor. Vivense ve Buldumbuldum da çok iyi giden e-ticaret işlerimiz. Türkiye’de de dünyadaki trendlerle aynı gelişmeler oluyor. Dünyada hangi projeler yatırım alıyorsa ve hangi projelerin değeri artıyorsa buradaki girişimci ve yatırımcılar o alana yöneliyor. Çünkü sizden önde giden örnekler var ve doğal olarak dünya trendleri kararlarınızı etkiliyor. Dünyadan kopukluk daha çok tecrübesi az olan arkadaşlarda oluyor. Çevrelerinden çok etkileniyorlar. Ama dünyayı izlemeleri gerekiyor. Özellikle Silikon Vadisi’ndeki hangi projelerin yatırım aldığını ve bunların değerlenmelerinin nasıl olduğunu takip etmelerini öneriyorum.

10- Sizce kurumsallaşmış şirketler, eğer mobile gerekli ilgiyi göstermezse yaşayabilir mi?
Bu sektöre göre değişir. Bir inşaat şirketinden bahsediyorsak çok daha zaman alır ya da hiç olmaz. Ama hızla ivmelenen işlerde, örneğin medya bunlardan biri, start up’lar kurumsallaşmış şirketleri ciddi şekilde etkileyebilir. Burada en şansız olanlar kurumsal ve geleneksel şirketler. Şirket üst yönetiminden destek gelmeli, şirket kültürü değişmeli ve girişimciler için özel organizasyon yapıları kurulmalı. Ancak şirket kültürü buna müsaade etmiyor. Bence kurumsal şirketler işin nev’ine göre çok etkilenecek. Mobilite ile bu etkilenme daha da hızlanacak. Geleneksel şirketlerin yanında var olan web tabanlı işler de çok etkilenecek. Eğer mobile yeterince önem vermezseniz bir mobil işi sizin web tabanlı işinizi yok edebilir. Mesela İstanbul’da açılalı üç ay olan Tazedirekt.com’un satışlarının yüzde 22’si mobilden sonlandırılıyor ve bu oran sürekli artıyor. Mobil uygulamamızın kullanımı birkaç ay sonra belki yüzde 60 olacak. Burada eksik olan ödemenin kolay olmaması. Alışveriş yaparken hala kart numarası girilmemeli. Bu tip çözümler gelmeye başladı. Bir platformda siz kartınızı tanımladığınız zaman o her yerde geçerli olacak. Bunu sağlayacak işlemcilere ihtiyaç var.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.