“API: Sınırsız İş Geliştirme Kaynağı”


Soner Canko

Soner Canko

Fintech’ler müşteri ihtiyaçlarını karşılayabilecek iyi fikirler ortaya atıyor. BKM Genel Müdürü Soner Canko, finans servislerinin fintech girişimlerine API üzerinden açılmasıyla kullanıcıların daha hızlı ve daha az maliyetle bu servislere ulaşma imkanına eriştiğine dikkat çekiyor.

Son yıllarda özellikle finans ve bankacılık dünyasında “API’leri açma” tamlamasını çok sık duyar olduk. Kısaca API Application Programming Interface’in (Uygulama Programlama Arayüzü) kısaltmayla kullanılıyor ve yazılım dünyasında bir sistemin sahip olduğu kaynakları, belirlenen şartlar altında, dış dünyaya servis edilmesi olarak tanımlanıyor. Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Soner Canko, fintech’lerin API’lerle yarattıkları değişimi aktarıyor:

2018’DE AÇACAKLAR
“Fintech’ler müşteri ihtiyaçlarını karşılayabilecek iyi fikirler ortaya atmaya başladı. Büyük finans kuruluşlarında bu yenilikçi fikirleri hayata geçirmek maalesef kurumsal yapılar nedeniyle kolay ve hızlı olamıyor. Bu durum finans kuruluşlarının bazı servislerini fintech girişimlerine API üzerinden açarak kullanıcılara daha hızlı ve bazen daha az maliyetle bu servislere ulaşma imkanı sağlıyor. Avrupa Birliği, gerçekleştirdiği PSD2 (Paymet Systems Directive) düzenlemesiyle bankaların API servisleri sunmasını bir mecburiyet haline getiriyor. Bu yönetmelikle Avrupa’daki bankalar, 2018’den itibaren API servislerini, yeterli şartları sağlayan üçüncü partilere açmak zorunda kalacak.

DEĞİŞİM YARATACAK
API’lerin açılması teknolojik bir geliştirmenin ötesinde bankaların operasyon ve iç süreçlerini de etkileyen bir değişiklik. İlerleyen zamanda bankalar pek çok farklı şirketle yüzlerce API üzerinden konuşacak. Bunun için bankaların iç süreçleri, müşteri destek hizmetleri gibi pek çok konuyu içeren API stratejilerini şimdiden belirlemeleri büyük önem taşıyor. Bugün API’leri çok iyi kullanan örnek banka ve fintech’ler mevcut. Örneğin sadece online bankacılık hizmeti sunan Fidor Bank, bankaların gelecekte platform olarak hizmet vereceğine inanarak API’leri stratejisinin merkezine koydu. Fintech’lerden Transferwise’ın API’lerini kullanan N26 Bank, müşterilerine uluslararası para transferi hizmetini bu şekilde veriyor. Benzer şekilde bir başarı hikayesi olan M-Pesa da API’leri sayesinde kullanıcılarına fatura, yiyecek, üyelik ödemeleri gibi pek çok farklı hizmet sunmaya başladı.

YENİ HİZMETLER
Ülkemizde de bazı bankalar API’lerini açarken bazıları da başka çözümlerin API’lerini kullanarak kendi mobil uygulamalarına yeni hizmetler eklemeye başladı. Örneğin, Bankalararası Kart Merkezi’nin geliştirdiği API sayesinde BKM Express üyesi iş yerleri, Türkiye’de kart çıkartan tüm bankaların sunduğu kartların BIN listesini otomatik olarak güncelleyebilecek. Böylelikle müşterilerine taksit ve puan gibi avantajları daha verimli bir şekilde sunabilecek. Özellikle fintech girişimleri için 2017 API yılı olacak. Bu durumu fırsata çevirmek bankaların elinde. Şimdiden bankaların fintech stratejilerini oluşturarak erişim çeşitleri, hangi verilerini açacakları, nasıl gelir elde edecekleri gibi pek çok konuyu değerlendirmesi gerekiyor. Diğer yandan API’lar açıldığında kurum dışından pek çok kişi kurumların iş geliştirme ekiplerinin doğal bir parçası haline geliyor ki belki de API açmanın en büyük faydası burada yatıyor.

TÜRKİYE’DEN GÜZEL HABERLER

FinTech Istanbul tarafından üçüncüsü düzenlenen FinTech 101 eğitimi mart ayının son haftasında tamamlandı. 50’ye yakın öğrencinin katıldığı program, ekosistemin çok farklı oyuncularını 6 hafta boyunca bir araya getirdi.

FinTech Istanbul tarafından yapılan açıklamada FinTech 101 eğitiminin, girişimci, girişimci adayları ve kurum çalışanları için olduğunu, üst düzey yöneticilerin fintech’i daha iyi tanıyabilmesi için “Fintech for Executives” eğitiminin çok yakında gerçekleşeceği belirtildi.

FinTech Istanbul haziran ayında Kopenhag’da gerçekleşecek 10 binden fazla kişinin katıldığı Money2020 Europe etkinliğinde yer alarak Türkiye fintech ekosistemini yurt dışına duyurmayı hedefliyor.

En önemli 10 küresel fintech liderinden birisi olarak gösterilen, dijital kimlik konseptinin gurusu David Birch’ün kitabı “Identity is the New Money” BKM öncülüğünde Türkçe’ye çevrildi. Kitabı BKM üzerinden edinmek mümkün.

Ayrıca Startups.watch tarafından 2017 1. çeyrek Girişimcilik Ekosistemi verileri yayınlandı. Rapora göre fintech tek başına 14,6 milyon dolar ile toplam yatırımlarda yüzde 76’lık paya ulaştı. Raporla ilgili özet yazıya ve raporun tamamına aşağıdaki linkten ulaşılabilir: http://fintechistanbul.org/2017/04/06/turkiye-fintechsektoru- 2017ye-hizli-basladi/

SİNEMİA İZLEYİCİSİNE ÖZEL KART ÇIKARDI

Son dönemde sinemaseverlerin dikkatini çeken bir girişim var: Sinemia. Sinema salonlarında daha çok film izlenmesi fikriyle ortaya çıkan Sinemia, Mastercard altyapısını kullandığı bir kredi kartı çıkardı. İşte bu özelliğiyle de farklı bir fintech olarak ilgi topluyor. Sinemia’nın kurucusu ve CEO’su Rıfat Oğuz, Türkiye’deki gelişimlerini ve dünyaya açılma planlarını şöyle anlatıyor:

ÖZEL ALTYAPI
“Sinemia ile sinemaseverlere internet sitesinden app’e ve kredi kartına kadar uçtan uca bir çözüm sunuyoruz. Son dönemde sinemada izlenecek, evde seyredilecek filmler gibi bir ayrım yapılmaya başlanmıştı. Biz de bu ihtiyaçla Sinemia’yı kurduk. Aylık 59 TL’den başlayan fiyatlarla üyelerimize isterlerse her gün sinemaya gitme imkanı veriyoruz. Türkiye’de 500’ün üzerinde sinema salonu var. Fikri bulduktan sonra nasıl yapabiliriz diye teknoloji üretmeye başladık. Ödeme altyapılarına entegre olan mevcut portföyden giriş yapabiliriz diye düşündük ve kendi Sinemia kartımızı çıkardık. İşin fintech tarafı da bu oldu: Sinema salonları ya da yayıncılarla herhangi bir anlaşma yapmadan tamamen sinema salonlarında çalışan bir ödeme altyapısı yarattık. Mastercard altyapısıyla çalışıyoruz ve böylece tüm dünyada geçerli bir kart çıkarmış olduk. Tabii bu kartın sadece üye tarafından doğru kullanıldığını bilmemiz gerekiyordu, bunun için de lokasyon bazlı bir aplikasyon geliştirdik.

“ABD’DE BÜYÜYECEĞİZ”
Ayda 2 milyon kişi internet sitemize giriyor. Aplikasyonumuzu 300 bin kişi kullanıyor, bunların 100 bini aktif. Geçen yıl üye sayımız 14 kat büyüdü. Gelir modelimizi üyelikten para kazanma üzerine değil, oluşturduğumuz topluluğun trafiği üzerinden satılan reklam ve arkadaşına bilet ya da mısır satın alma gibi finansal iş birlikleri üzerine kurduk. Türkiye’de kendimizi model olarak ispatladık, şimdi iş modelimizi İngiltere ve ABD pazarında deniyoruz. En son Ocak 2017’de 5,5 milyon TL’lik yatırım aldık. Bu yatırımı Amerika pazarında kullanmak için aldık. Yurt dışında geçtiğimiz mart ayında şirket kurulumunu tamamladık, Silikon Vadisi ve Los Angeles’ta ofisimiz var. Şu an Amerika pazarında nasıl büyüyeceğimize odaklanıyoruz. 2019’a kadar üye sayısı ve gelirlerde 5 kat büyüme hedefimiz var. Önümüzdeki aylarda yeni bir yatırım almayı daha hedefliyoruz. Bu yatırımla dünyaya açılmayı planlıyoruz. Amerika’da mayıs ayında faaliyete başlayacağız, ilk ayda ilk 1.000 üyeye ulaşıp işimizi test etmek istiyoruz.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.