Twitter’ı yaratan kurallar.

Biz Stone, dünyanın en önde gelen sosyal medya şirketlerinden Twitter’ın kurucularından… Şimdi şirkette aktif görevi yok ama başka girişimleri var. Bir yandan da melek yatırımcılık yapıyor. Stone, Twitter’ı kurmaya giden  dönemi, kuruluş günlerini ve büyüme yıllarını anlattığı bir kitap yazdı. “Things A Little Bird Told Me” adlı bu kitapta,  Twitter’daki başarılarını anlatırken, bir yandan da öncülük ettiği projelere dikkat çekiyor.Stone’un kitabında yer verdiği bir bölümde ise “Twitter Çalışanları için Yeni Varsayımlar”ı  paylaşıyor. Bir anlamda şirket çalışanları için yeni iş yapma kurallarını ortaya koyan Stone,  başarı getiren 6 önemli varsayıma da dikkat çekiyor.

HER ZAMAN HER ŞEYİ BİLEMEYİZ.

1-) Eğer her şeyin ardından neyin geleceğini bildiğimizi düşünseydik kesinlikle başarısız olurduk. Onun yerine öngörülmeyen gelişmeler ve sürprizler için açık kapı bırakmamız gerekir. Hashtags, @ replies, retweet gibi Twitter’ın en popüler özelliklerinden bazıları, büyük ölçüde bizzat kullanıcılar tarafından yaratıldı. Biz onların ortaya çıkacağını bilmiyorduk. Bilinmeyenlere karşı açık olarak, sadece istediklerimizi ve vizyonumuzu dayatmayarak, insanların neler yaptıklarını ve ne gibi arayışlar içinde olduğunu gözlemleyerek, tam da kullanmak istedikleri türden bir işleve sahip bir hizmeti yaratabilmeyi başardık. Bu varsayımın temel bileşeni ise alçakgönüllülüktür. Sadece başarılı bir şirkette çalışıyor olmanız, her şeyi bildiğiniz anlamına gelmez. Tek tek bireyler ve şirketler olarak kaderimizde inişler ve çıkışlar olabileceğini biliyoruz. Hayatta ne başarı ne de zenginlik sizi bilge kılar. Orijinalliği ve gelişmeyi sadece dinleme, gözleme ve gerek aşikar gerekse alışılmadık yerlerden dersler çıkarma yeteneği besler.

DIŞARIDA ÇOK ZEKİ İNSAN VAR.

2-) Bu varsayım aynı zamanda adamakıllı bir bilgeliğe de işaret eder: Her ne kadar kartvizitin tersini söylese de çok da dahi olduğun kanısına kapılma… Dışarıda içeridekinden çok daha fazla sayıda zeki insan olduğu yadsınamaz bir gerçek. Bunun bizce anlamı ise meydan okumalara çözümler bulmak için sadece içeriye bakmakla yetinmememiz gerektiğidir. Ben çalışanlarımıza başka her yer lere bakmaları talimatını verdim. İnsanlara sorun. Etrafınıza bakının. Araştırın. Mantıklı düşünün. O kadar da muhteşem olduğunuzu zannetmeyin. Kendi problemlerimizi, sadece kendimizin çözebileceğini düşünmeyin. Şayet bir veri merkezi kuracaksak acaba birileri zaten çok daha mükemmelini kurmuş olabilir mi? Böylesi bir inanışın elbette sonuçları da olacaktır.  Aklınıza gelen ilk fikir, daima en mükemmel fikir değildir. S izin fikriniz her zaman en mükemmel fikir değildir. Bizim grubumuzun fikirleri, her zaman en mükemmel fikir ler değildir. Kavramsal olarak bu düşünce tar zını benimsemek kolaydır, ancak düşünmekle iftihar ettiğiniz bir fikir çöpe atıldığında gururunuzu bir yana bırakmak çok daha zordur. Ben şirketimizin bu gibi fedakarlıkları da tıpkı müthiş fikirleri alkışladığı gibi takdir etmesini ve değer vermesini istiyorum.

EN İYİSİ KAZAN KAZAN ANLAŞMASIDIR.

3-) Taraflardan birinin kısa çubuğu çektiği türden bir anlaşma iyi olmaz. Anlaşmalar tıpkı ilişkiler gibidir. Sürdürülecek anlaşmalar yapmak isteriz. Burada sadece bir başka şirketi satın almaktan bahsetmiyorum. Bir başka şirketle ortaklık kurarak işleri paylaşmaktan ya da evlenmekten bahsediyorum. İpotekli ev kredileri krizinde, ABD’yi allak bullak eden türevler adlı oyuncağa bir bakın. Türevler aslında sıfır toplamlı bir oyundur, yani bir taraf kazanır ama diğer taraf kaybeder. Net bir kazanç yoktur. Bir kazan-kaybet oyunudur. Bu elbette aşırı basitleştirme oldu, ancak genel anlamda piyasalar kazananlara ve kaybedenlere dayanır. Oysa bir iş anlaşmasında, koşullar karşılıklı olarak kazançlı değilse kısa vadeli kazanç kolaylıkla uzun vadede zarara dönüşebilir. Bu yüzden o şirketin size duyduğu güveni ve sizinle bir daha başka bir anlaşma yapma ihtimalini kaybedersiniz. Bunun bir örneğine Twitter’dan ayrılıp Jelly’e başladığım zaman rastladım. Bu fikri geliştirmek için bana yardımcı olan insanlardan ikisi, bana katılmak için kendi şirketlerini bırakmıştı. Onlardan biri, çalıştığı şirketinin elinden kaçıramayacağı türden bir numaralı mühendisiydi. Bu mühendis ayrılacağını söylediğinde kendisine olağanüstü miktarda hisse senedi opsiyonu ve devasa bir maaş önerdiler. Ardından Twitter’ın en önemli üst düzey yöneticilerinden biri de bana katıldı. Ancak bu iş şans eseri gerçekleşmişti ama bu olduğunda Twitter’ın CEO’su Dick Costollo’nun bir içki içmek ve fırçalamak için benimle bir araya gelmek gibi profesyonel bir yükümlülüğü vardı. Benim canıma okuma faslını bitirdikten sonra ona şöyle demiştim: “Sana küçük bir tavsiyede bulunabilir miyim?” “Aman Tanrım! Neymiş o?” demişti. Ben de ona “Eğer parayla ölçemeyeceğiniz kadar kıymetli çalışanlarınız varsa onlara daha yüklü bir maaş ve hisse senedi opsiyonları sunmak için istifa edecekleri güne kadar beklemeyin” demiştim. Bana katılmıştı.

İŞ ARKADAŞLARINIZIN HEPSİ İYİ NİYETLİDİR

4-) Bu benim oryantasyon esnasında çalışanlarıma öğrettiğim beşinci varsayımımdır. Hemen bir örnek uydurmuştum: Sizin geliştirdiğiniz bir ürün için pazarlamadan Scott adında
birinin bir plan kurduğunu hayal edin. O diyor ki uygulamaya geçilmesi için üç aya gerek var. Üç ay sonra bu ürün piyasaya
sürülmeye hazır hale gelecek. Scott, öne farklı ve süreyi kısaltan bir planla çıkmaktadır.

Bu aslında onun size sunduğu kadar iyi değildir. Scott’un tembel ya da aptal bir geri zekalı olduğunu varsaymaktansa neden onun yanına gidip kendinizi tanıtmıyorsunuz? Merhaba ben Biz. Nasıl yardımcı olabilirim? Her şeyin ortaya nasıl çıkacağını bilemezsiniz. Bu yolda belirli virajlar ve alınması gereken kararlar vardır. Siz de geliştirdiğiniz ürün için aynı süreçten geçeceksiniz. Onda başlangıçta w, x ve y özelliklerinin olması beklenecek, ama şimdi x ve z var. Onu basitleştirmek zorundasınız ama yine de onunla gurur duyarsınız. Bu arada Scott’un sizin bir embesil olduğunuzu düşünmesini de istemezsiniz. Büyük ve beceriksiz şirketlerde bir noktada herkes bir embesilmiş gibi görünmeye başlar. Bilinmeyen ürkütücüdür. İşte bu yüzden mağara adamı kapkaranlık bir mağaranın içine girmek istemez.

Önünde neyle karşılaşacağını kim bilebilir ki? O önce kendi mızrağını fırlatmayı veya onunla yoklamayı tercih eder. Bir iş senaryosunda ise bu korku kendisini meslektaşınızın yanlış yaptığı varsayımıyla açığa vurur.

Ancak siz burada mızrak atmak yerine onun düşmanınız olduğunu varsayıyorsunuz. İletişim bu kapkaranlık mağaradaki anakronistik ışıkları açmakla eşdeğerdir. Bu bilhassa da sizin CEO olduğunuz durumlar için geçerlidir. Şayet yatırımcılar ve yönetim kurulu üyeleri sizin ağzınızdan bir şey duymazsa o zaman sizin kötü bir şeyler karıştırdığınızdan şüphelenirler. Ve yeni bir ürün tasarlamak için aşağıdaki ofislere onlar gelmeyecektir.

Ellerinin atındaki tek güç, görevli olan kişiyi işten çıkarmaktır. Twitter büyüdükçe her biri çok dikkatli bir işe almasürecinden geçmiş iş arkadaşlarımızın, işinin ehli ve azimli olduklarına güvenmek zorundaydık. Belki Scott aptalın önde gidenidir, ancak bunu önceden varsaymamak gerekir. Herkesin ortak bir güven duygusuyla çalıştığı bir işyeri hayal edin. Belki biz iyimserliğin aşırı abartıldığı bir ortamda yaşıyor olabiliriz, ancak insanlar onlara güvensizliğin faydaları sunulduğu zaman ışık saçarlar.

KULLANICI İÇİN DOĞRUSUNU YAPMALI

5-) Her zaman çalışanlarımızdan verdiğimiz hizmeti kullanıcılar için daha nasıl iyileştirebileceklerini akıllarında tutmalarını istedim. Ne zaman ürüne bir şeyler eklemek, onu değiştirmek veya içinden bir şeyler çıkarmak hakkında bir karar vermeye kalksak kendimize sorduğumuz tek soru şuydu: “Acaba bu müşterilerimiz/kullanıcılarımız için daha iyi bir deneyim olur mu?” Twitter, bir ara mobil bir video paylaşma hizmeti olan Vine’ı satın almıştı. Bunun muhteşem bir şirket satın alma operasyonu olduğunu düşünmüştüm. Şayet soru şu ise: Acaba bu insanlar için daha iyi bir deneyim olur mu? Cevabı kesinlikle evet, çünkü Twitter aracılığıyla videoların da paylaşılması onu çok daha eğlenceli, çekici ve insanların kendilerini ifade etmesi için çok daha kullanışlı kılar.Şirketlerin müşterilerinin iyiliği için en fazla göz ardı ettiği husus, işin parasal kısmıdır.

Acaba daha fazla para kazanabilmek için yüzde 50 daha büyümeli miyiz? Bu sayfayı çirkinleştirir ve okunmasını zorlaştırır. Bu müşterilerin iyiliği için midir? Hayır. Tek bir binaya sığamadığımız için şirketimizi iki ayrı binaya mı bölüştürmeliyiz? Böylesi bir karar ürün tarafında kafa karışıklığını getirir ve beraberinde yanlış kararlar alınmasına neden olur. Bu müşterilerin iyiliği için midir? Hayır. Kullanıcıları bir reklam üzerine tıklamaya zorlamalı mıyız? Kesinlikle hayır. Peki kullanıcılarımızı herhangi bir şeyi tıklamaları için kandırmalı mıyız? Hayatta olmaz! Bunlar çetrefilli kararlar olabilir, bilhassa paraya çok ihtiyacınız olduğu zamanlar. Ancak başka bir çıkış yolu da olmalı. Yaratıcılık yenilenebilir bir kaynaktır. Ürününüzü sadece satmayın, düşünmeye de devam edin. Ortalama bir insanın ondan nasıl faydalanacağına kafa yorun. Her bir kararınızı o anlık gereksinimle kıyaslayın.

DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR VE EĞLENEBİLİRİZ DE

6-) Kibirli bir hedefmiş gibi görünebilir ama ben kapitalizmi yeniden tanımlamak istiyorum. İşe başlamak için benim şirketimden daha iyi bir yer olur  mu? Geleneksel olarak şirketler, finansal başarıların peşinden koşar. Ancak, bu yeni tanımın dünya  üzerinde pozitif bir etki bırakmayı ve işini sevmeyi de kapsamasını istiyorum. Başarı için daha  yüksek bir çıta belirlemek istiyorum. Eğer bu üç ilkeden herhangi birine uyulmuyor ise o zaman siz ne kendinizin ne de içinde yaşadığınız toplumun kurallarına göre başarılı addedilemezsiniz. Evan ve  ben şu anda inanılmaz derecede başarılı bir şirketin başındayız. Twitter’a katılmış yeni çalışanlarımızı insan kaynaklarına gönderebilir ve işi bitirebilirdik. Ya da onlara,  “Twitter’ın muhteşem dünyasına hoş geldiniz. Biz mükemmelizdir. Size iyi şanslar” da diyebilirdik.  Ama bizim farklı bir yaklaşımımız vardı. Bizim yeni çalışanlarımıza şirket kültürü birbirlerinden  dinlemek yoluyla ve sistemimizi kullanan insanlar aracılığıyla anlatılırdı. Yeni çalışanlar bizim  onların sadece işle değil aynı zamanda birbirleriyle ilgili yaklaşımlarında dikkat ettiğimizi  görürlerdi. Onlar bizim asla sadece kâr ve zararla ilgilenmediğimizi hemen fark ederdi. Yeni  çalışanlara sadece bu şirketin ne olduğu anlatılmaz ama aynı zamanda onlara şirket liderleri  hakkında da bilgi verilirdi. Biz hepimiz aklı başında insanlardık. Kibirli ve bencil olmamakla ilgili teorilerimiz vardı. İğrenç insanlar değildik. Bu gibi şeyler önemlidir. Bu oryantasyonun tamamı bütün parçalarının toplamından daha büyüktü.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.