İdeal Pay


Bazı start up’lar erken aşamada yatırım alabilmek için hisselerini hızla elden çıkarıyor. Ancak uzmanlara göre bu yaklaşım doğru değil. Yatırımcılar, kurucunun payının yüzde 10 ve altında olduğu girişimlere yatırım yapmıyor. Çünkü bunun girişimcinin motivasyonunu düşürdüğüne inanıyorlar.

Ayçe Tarcan Aksakal
aaksakal@capital.com.tr

Erken aşamada kurucunun yüzde 70-75 paya sahip olması ideal olarak kabul ediliyor. Seri B ve sonrasında ise payın yüzde 30-40’lara kadar inmesi normal karşılanıyor.

Start up dünyasının önemli tartışmalardan biri de kurucuların hisse payının yüzde kaç olması gerektiği noktasında yaşanıyor. Bu konu, zaman zaman girişimciyle yatırımcı arasında anlaşmazlık yaratabiliyor. Girişimci, şirketini büyütene kadar çoğunluğu elinde tutmak isterken yatırımcı koyduğu sermayeye göre daha fazla hisse talep edebiliyor.

Ancak son dönemde ibre girişimcinin payını korumaktan yana. Yatırımcılar, erken dönemde girişimcinin motivasyonunu kaybetmemesi için hisse paylaşımının dengeli olması gerektiğini savunuyor. Bu nedenle girişimcinin payının yüzde 10’un altında olduğu start up’lara yatırım yapmaktan kaçınıyorlar.

Şirketi büyütürken kurucuların motive olması için onlara pastanın bir payını bırakmak gerektiğini belirten Tekfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Tekfen Ventures Başkanı Sinan Uzan, “Girişimcinin Seri B’de yüzde 10 hissesi kaldıysa motivasyonu çok az olur ya da aynı azmi olmaz” diyor.

Start up’larda kurucunun ideal payının ne olması gerektiği konusu, ABD’de de son 50 yıldır süregelen bir tartışma. Bunun idealini belirlemeye çalışsalar da kurucunun ideal payının ne olması gerektiği şirketin girişimci sayısına, büyüklüğüne ve sektörüne göre değişkenlik gösteriyor.

Örneğin ilk tohum yatırımında kurucuların asla şirketin yüzde 10’undan fazlasını vermemesi öneriliyor. Sonraki Seri A ve milyon dolar üstü yatırımlarda ise en fazla yüzde 20’lik bir hisse kaybı normal karşılanıyor. ilerlemiş yatırım turlarında ise girişimcinin hisse oranı çok önemli olmuyor.

RİSK SINIRI

Yatırım uzmanı Ann Bilyew, sağlıklı bir girişimin hisse yapısının yatırımcı ve kurucu ortaklar arasında dengeli bir yapı kurmaktan geçtiğini belirtiyor. Bilyew, kurucu ortaklar için yüzde 20-30, melek yatırımcılar için yüzde 20-30, opsiyon havuzu için yüzde 20 pay öneriyor.

Risk sermayesi fonları için ideal hisse oranını ise yüzde 30-40 olarak tanımlıyor. Bir girişimde kurucunun ideal payının yüzde 25 ila 100 arasında olabileceğini belirten Galata Business Angels Yönetici Direktörü Ata Uzunhasan, işi yürüten girişimcinin yüzdesel olarak diğer hissedarların altında ezilmemesi ve motivasyonunun bozulmaması gerektiğini söylüyor ve şunları ekliyor:

“Kurucunun payı, girişimcinin motivasyonunu yüksek tutacak yüzdede olmalı. Erken aşama yatırım arayan bir girişimci için şirkette aktif olarak görev alan girişimcilerin en az yüzde 25’lik hisseye sahip olduğunu görmek istiyoruz. Bu dönemde işin lokomotifi olan girişimcinin hissesinin yüzde 10’da olması uzun vadede sürdürülebilir değil.

Çünkü hepimiz vizyonuna yatırım yapacağımız girişimci arıyoruz ve bu girişimcinin şirketinde söz hakkının az olması yatırımcıyı düşündürür.” REM People Kurucu Ortağı ve CEO’su Bülent Peker, kurucunun ideal payının girişimin faaliyet alanına, bağlı bulunduğu sektöre, kaç kurucu ortağı olduğuna ve erken aşama yatırım alıp almadığına bağlı olarak değiştiğini ifade ediyor.

Bazı start up’ların henüz tohum aşamasındayken fonlandığını ve başlangıç aşamasında girişimcinin payının düşmek zorunda kaldığını dile getiren Peker, “Start up’ın kuruluş aşamasında kurucu ortakların payının yüzde 80’in altında olmaması bekleniyor” diyor.

MOTİVASYONU KORUMAK

Girişimciler ile binbir emekle kurdukları start up’ları arasında duygusal bir bağ oluşuyor ve çoğu zaman kurucunun payının azalması girişimciyi duygusal olarak negatif etkileyebiliyor. Bu nedenle yatırımcılar, girişimcilerin ilk günkü heyecanlarının bozulmaması için start up’larda kurucunun payının yüzde 10’un altına inmemesini öneriyor.

Angel Effect CEO’su Orhan Bayram, kurucu ekibin toplamdaki hisse oranının son ana dek motivasyonlarını bozmayacak, şirkete aidiyet duygularını azaltmayacak bir oranda olması gerektiğini söylüyor.

Bayram, “Yatırımcılar kuruculardan 5-6 kat daha fazla hisseye sahip olduklarında girişimler bazen aidiyet duygusunu kaybedebiliyor, odaklarını yitirebiliyorlar. Bu gibi durumlarda süreç başarısızlıkla sonuçlanabiliyor” diyor.

Keiretsu Forum Türkiye Genel Müdürü Duygu Eren, ideal hisse oranının girişimcinin motivasyonunu düşürmeyecek sevide olması gerektiğini ifade ediyor.

“Girişimcilerin yüzde 20-30 arasında pay sahibi olması girişimin başarılı olmasına yardımcı olacaktır” diyen Eren, melek yatırımcının yatırım yaptığı girişimden azınlık hissesi aldığını, bunun da yüzde 20’yi geçmediğini belirtiyor.

Kurucunun daha sonraki yatırım turlarına hisse verebilecek şekilde yatırım süreçlerini yönetmesi gerektiğini söyleyen Eren, şöyle devam ediyor:

“Girişimcinin şevkinin ve isteğinin kırılacağı bir hisse oranını sadece sermaye ihtiyacından dolayı kabul etmesi yanlış olur. Kurucuyu mutlu edecek hisse oranı sağlanamazsa motivasyon, yaratıcılık ve üretim olumsuz etkilenir. Bu da başarı potansiyeli yüksek olan bir girişimin başarısız olmasını sağlar.”

HIRSI ETKİLEMEMELİ

Çoğu start up erken aşamada limitli kaynak nedeniyle yatırım alabilmek için hisselerini hızla elden çıkarmayı göze alıyor. Kimi zaman da sadece sermaye için değil bir iş ya da danışmanlık karşılığında ya da ekibe katacakları bir yetenek için yüksek oranda hisseyi hemen verebiliyorlar.

Oysa yatırımcılara göre kurucunun hisse oranının yüzde 10 ve altına inmesi pek çok riski ve dezavantajlı durumu beraberinde getiriyor.

Melek yatırımcı ve TRAngels Melek Yatırım Ağı Başkanı Mustafa Alper, bir start up’ta kurucunun hisse oranının düşük olmasının girişiminin kendi kontrol ve inisiyatifinden çıktığını gösterdiğini belirtiyor.

Bu nedenle yatırım yaptıkları girişimlerde girişimcinin hissesinin mümkün olduğunca yüksek olmasını tercih ettiklerini söyleyen Alper, “Girişimcinin hisse oranının düşük olması işiyle ilgisinin, motivasyonunun en aza indiğini gösteriyor.

Böyle bir durumda girişimcinin büyüme hırsı bitmiş anlamına geliyor ve bu da bizim için hiç istenmeyen bir durum oluşturuyor” diye konuşuyor. Girişimcinin ilk turlarda azınlık hissedar olmasının iki dezavantajı olduğunu ifade eden Startupfon’un kurucu ortağı Gülsüm Çıracı, “Eğer girişimcinin payı düşükse ve yüzde 10 hissesi kaldıysa bu durum diğer yatırımcıların gelmesini engelliyor” diyor.

DENGE NASIL KURULDU?

Start up’larda kurucularla yatırımcılar arasındaki hisse dengesini kurmak girişimin sürdürülebilirliği ve başarısı için kritik faktörlerden biri. Girişimlerde kurucunun ideal payının operasyonun büyüklüğüne göre değişkenlik gösterdiğini belirten Apsiyon Kurucu Ortağı ve CEO’su Kudret Türk, kendi şirketlerinden örnek vererek yatırımcı ve kurucular arasında sağladıkları dengeyi şöyle anlatıyor:

“Girişimimize ilk melek yatırımı aldığımızda biraz fazla hisse verdik. Daha sonraki 2 ve 3’üncü tur yatırımlarda melek yatırımcımız risk sermayesi fonlarına kendi hissesinden pay vererek dengeyi sağladı. Şu anda yatırımcımız Earlybird’ün hissesi yüzde 40, melek yatırımcımızın hissesi yüzde 15 seviyesinde bulunuyor. Geri kalan hisseleri ise 3 kurucu ortak olarak bölüştük.”

20 milyon TL cirolu 18 milyon dolar değerlemeye sahip REM People’ın kurucu ortağı ve CEO’su Bülent Peker, ortaklar arasındaki dengeyi korumanın önemli olduğunu belirterek yeni ortak ve yatırımcıların gelişiyle hisse oranlarındaki değişimi şöyle anlatıyor:

“Kuruluş aşamasında üç kurucu ortak girişimin tamamına sahiptik. Daha sonra aramıza şirket içerisinden dördüncü bir yönetici ortak daha aldık. Yönetici ortak şirkette stratejik görevi olan bir ortaktı ve az bir payı ona verdik. Daha sonra ilk yatırımcı ortağı aldık ve yüzde 4 pay verdik.

Kurucular uzun süre hisselerin yüzde 93’ünü elinde bulundurarak devam etti. Pre-Seri A yatırım turunda ise fona yüzde 4,5’lik hisse devri gerçekleşti. Bugün hala hisselerin yüze 88’ini kurucu ortaklar olarak elimizde bulunduruyoruz.”

GELECEK HEDEFİ
Peki girişimciler start up’larını büyütürken hisse oranını yüzde kaçta tutmayı hedefliyor?

4 kurucu ortağın toplam hissesinin yüzde 42 seviyesinde olduğu Blink Energy’de önümüzdeki dönemde kurucu ortakların çalıştığı yıl sayısına göre değişen oranlarda hisse alması yüzde 92’lik paya ise 4’üncü yılın sonunda çıkılması hedefleniyor.

Daha önceki girişiminde ortaklarına erken aşamada yüksek oranda pay vererek büyük hatalar yaptığını ve bu nedenle şirketinin elinden gittiğini Blink Energy CEO’su Mustafa Kemal işen, yeni girişiminde batma pahasına bile yüksek oranda hisse vermeyeceğini belirtiyor. işen, hisse devrine ilişkin gelecek stratejisini şöyle anlatıyor:

“Başlangıç aşamasında kurucu ortakların payını yüzde 42’yle sınırlandırdık. Bunu aramızdan birileri, yarın bir gün işi bırakırsa hisseleri de alıp gitmesin diye düşündük. Dördüncü yatırımı alana dek hedefim, kurucu ortakların hisselerinin yüzde 50’nin aşağısına düşmesini engellemek.

İlk başta yatırımcılara maksimum yüzde 6-10 arasında hisse oranı vermek istiyoruz. Sonrasında seri üretim yapıp büyük bir atak yapacaksak vereceğimiz hisse yüzde 20 olacak. Bu sayede dördüncü yatırımda yüzde 50’nin altına düşeceğiz.”

Meal Box Kurucusu ve Genel Müdürü Murat Demirhan, önümüzdeki dönemde şirket değerini çok artırabilecek yatırımcı olduğu taktirde kurucuların hisse paylarının yatırımcı lehine azabileceğini belirtiyor. Demirhan, “Büyük bir pastanın daha küçük bir dilimi, küçük bir pastanın belki de tamamından daha büyük olabilir.

Ancak girişimcinin yönünü tayin edebilmesi ve bazı haklarını koruması gerekiyor” diyor. Yatırımcının sunduğu katkıya bakacaklarını ifade eden PEAKUP CEO’su Ahmet Toprakçı da “Ürün ve hizmetlerimizin yurt dışında yayılmasını hızlandırabilecek, bu konuda tecrübe sahibi yatırımcı ve VC’ler ilgimizi çekiyor. Farklı yatırım turlarında payımızın düşmesine duygusal yaklaşmıyoruz” diye konuşuyor.

VOLKAN ERTÜRK
PICUS KURUCU ORTAĞI ve CTO’SU
“3 TURDA PAYIM KUÇULDU”
NASIL BAŞLADIM?
Şirket kurulduğunda fikir sahibi, genel müdür ve işinden istifa eden tek kurucu olduğum için yüzde 60 oranında hisse almıştım. Sonrasında aldığımız 3 yatırım turunda herkes gibi benim de payım yaklaşık yüzde 20 küçüldü.

ERKEN AŞAMA
Erken aşamada girişimcilerin büyük oranda hisse kaybetmemeleri için her yatırım turunda yüzde 20-25’ten fazla hisseyi yatırımcılara devretmemesi gerekiyor. En önemli konu, “option pool” denen şirketin zaman içinde işe aldığı kritik çalışanlarına ayırdığı hisseleri belirlemek. İlk çalışanları şirkete çekmek ve içeride tutmak için 3-5 yıl içinde yüzde 20 hisseyi çalışanlara vereceği bir plan üzerinden hareket etmek doğru olacak.

DUYGU YILMAZ
BIOLIVE KURUCU ORTAK
“YÜZDE 51’DE TUTARIZ”
BİYOPLASTİK
Yıldız Teknopark’ta teknolojiyi doğayla buluşturmak amacıyla 3 yıl önce üretime başladık. Zeytin çekirdeğinden biyoplastik madde imal ediyoruz. Şirketimizi 3 kurucu ortak ve Vestel Ventures ortaklığında başlattık. O süreçten sonra yeni yatırım sürecinde bir miktar daha hisse kaybettik. Şu anda girişimimizde 3 ana kurucu ortak olarak şirketin yarısından fazlasında pay sahibiyiz.

3. TUR PLANI
Kurucular için ideal pay, girişimin kaçıncı tur yatırım olduğuna bağlı olarak değişiyor. Ancak bana göre minimum 3’üncü tur yatırım aldıktan sonra bile kurucuların payını yüzde 50’nin üzerinde tutmak önemli. 3’üncü tur yatırım olursa hisse oranımızı minimum yüzde 51’e kadar tutmayı planlıyoruz.

“ÇOK RAHAT OLDUK”
Zaman içinde girişimdeki payımızın azalması bizi duygusal olarak negatif etkilemedi. Sebebi ise işlerimizi daha da büyütmek için böyle bir adım atmamız oldu. Bu nedenle işlerimizi büyütmek için yatırım sürecinde çok rahat olduk.

AHU BÜYÜKKUŞOĞLU SERTER
FARK HOLDİNG BAŞKANI
“KÜÇÜK YATIRIMCI OLMAKTAN RAHATSIZ OLMUYORUM”
“KATI OLMAMALI”
Girişimci kendi başına start up’ı, fikir aşamasından satış yapar aşamaya getirdiyse ve ciddi bir tekrar eden gelir varsa o zaman içeri giren yatırımcı, küçük yatırımcı olabilir. Böylece takip eden fonlama turlarından girişimci hissesi küçülmez. Bir iki turdan sonra kendi kendini götürebilen, kârlı olabilen bir girişimde hisse dağılımı konusunda katı olmaya gerek yok.

İYİ PORTFÖY ÖNEMLİ
Motivasyonun kaynağı, her zaman para ve hisse değildir. Para olmayınca tutkusu sönen girişimci, doğru insan da değildir. Kendimden çok şey katabileceğim, tutkulu olduğum işlerde, hem paramı hem zamanımı ve yetkinliklerimi ortaya koyduğum için daha fazla hisse almayı isteyebilirim. Ancak başka tür işlerde küçük yatırımcı olmak da beni rahatsız etmiyor. Önemli olan iyi bir portföy yaratmak.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.