Neyi farklı yapardım?


Deneyimlilerden, yeni girişimcilere dersler
Geçmişe dair hesaplaşmalarda ve pişmanlıklarda birçok cümle şu üç kelimeyle başlar; “Bugünkü aklım olsaydı…” Peki iş dünyasında belli bir yolu alan, hatalar yapan, yanılgılara düşen ve en değerli deneyimleri kazanan kişiler, işe ilk başladıkları dönemde neyi biliyor olmayı isterdi? O gün hangi konuda daha bilgili olsalardı iş ve hayat onlar için daha kolay olurdu? Start Up bugünün başarılı girişimcilerine bu soruları sordu.

Hande Yavuz [email protected]

Anisa Kozmetik’in kurucusu Anisa Telwar, 600 çalışana ve 30 milyon dolarlık bir gelire sahip. Yıllar içinde bu noktaya gelen Telwar, işe ilk başladığı döneme ilişkin olarak şunları söylüyor:

“İşe başlarken odadaki en zeki insanın ben olmadığımı bilmek isterdim. Kendimi hem kurucu hem başkan hem de birçok sorunu çözebilecek biri olarak görüyordum. 20 yıllık iş hayatında bunun imkansız olduğunu, insanlara fırsat tanımam gerektiğini ve işi tek başıma yapamayacağımı öğrendim.”

Sadece Telwar değil bugün iş dünyasında birçok girişimci, yolun başında deneyimsiz ve hatalara açıktı. Ancak edindikleri deneyimler, onların işe ve hayata bakışını değiştirdi. Bugün çok sayıda girişimci sıklıkla iş yolculuğunun başında bu deneyimlerin kazanımlarıyla hareket etmiş olmayı diliyor. İlk başlarda bazı konularda daha bilgili olmanın kendilerini çok daha farklı bir noktaya taşıyacağına inanıyor.

Evrim ARAS

Evrim ARAS

Evrim ARAS
ARAS KARGO YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE CEO’SU
“EN DOĞRU STRATEJİ EKİBE GÜVENMEK”
HER AŞAMA Maalesef ülkemizin krizle mücadele ettiği bir dönemde üniversiteden mezun oldum. İş bulmakta zorlanınca babam, onunla birlikte çalışmamı teklif etti. Aras Kargo’da şubede çalışmaya başladım ve sonra neredeyse her birimde, her şartta görev yaptım.

KOCAMAN YÜK Bu süreç bana, işin mutfağını öğretti. Gün gelip de çok erken bir yaşta babamı kaybedince, tüm bu sorumluluğu sırtlayacak tecrübeyi de edinmiş oldum. 28 yaşında bu kocaman yükü omuzlarıma aldım. Farklı departmanları deneyimleyerek tecrübe kazanmış bir yönetici olmanın getirdiği bakış açısı ve vizyonuyla her şeye yetişmek için mücadele ettim, o dönem kendimi çok zorladım.

PROFESYONEL EKİP İş hayatına başladığımda her şeyi kendim yapmak yerine, işinin ehli bir ekip oluşturup o ekibe güvenerek ilerlemenin en doğru strateji olduğunu bilmek isterdim… Profesyonel bir ekiple çalışmak, doğru kişilere doğru görevleri vermek, sorumluluğu paylaşmak en doğru stratejiymiş.

Ahmet Said Kavurmacı

Ahmet Said Kavurmacı

AHMET SAİD KAVURMACI
AYDINLI GRUP YÜRÜTME KURULU BAŞKANI
ZAMANI YÖNETMENİN SIRRI
ZORLANDIĞIM KONU En çok “zamanı ve insanları en iyi yönetebilmenin sırrını” bilmek isterdim. Benim ticari hayata ilk başladığım yıllarda en çok zorlandığım konu, zamanı yönetememek ve yetirememek olmuştu. Halbuki basit bir formülü varmış, birkaç yıl sonra fark ettim. Şöyle ki insan, hayata geliş amacını ıskaladığı anda verilen zaman nimetini de doğru kullanabilmeyi Allah nasip etmiyor.

TEK VAZİFEN İlk yıllarda büyüklerime çok çalışıp üniversite eğitimiyle de bezenen bir gayretle başarılabildiğini gösterme azmindeydim. Halbuki bir zaman sonra şunu idrak ettim: Sen çalışıp gayret edeceksin, neticeyi ne olursa olsun kabulleneceksin, ama bu arada tek vazifenin de iş hayatında başarılı olmak olmadığına inanacaksın.

HAYIR PROJESİ Yoğun çalışma tempomun devam ettiği, cumartesi ve hatta kimi pazar günleri de şirkette çalıştığım o yıllarda yakın bir arkadaşım, beni bir hayır projesine davet etti. O gün içimde ayrı bir huzur oldu, kendim ve şirketimin başarısı için değil, ihtiyaç sahibi birileri için mesai harcamak bana çok iyi geldi.

O GÜNDEN SONRA O günden sonra iş hayatımda zamanın yetmediği ve işleri yetiştiremediğim bir dönem yaşamadım diyebilirim. Şu anda da hafta içi bazı akşamlar, yılda birkaç haftamı bu sosyal yardım işleriyle ilgili birkaç vakıf ve dernekte geçirmeye devam etmekteyim. Bu şekilde hem işlerimizin hem zamanımızın bereketlendiğine inancım tam.

James GREEN

James GREEN

İŞ BÜYÜDÜKÇE ZORLAŞTI
Mono Kreatif ajansının yönetici ortağı ve kurucusu Jim Scott, ajans portföyünde Apple, Target ve NHL gibi müşterilere sahip. Ancak o da birçok patron gibi başta bazı şeyleri bilseydi, her şeyin çok daha kolay olacağını düşünüyor. Scott, “Birçok start up gibi biz de ajansımızı bir tavan arasında hayata geçirdik. İki ortağım ve ben dünyayı keşfettiğimizi düşünüyorduk. En başta biraz zorluk çekeceğimizi ama sonra her şeyin çok kolay olacağını sanıyorduk. Oysa hiç de öyle olmadı, iş büyüdükçe işimiz çok daha zorlaştı” diyor.

VIA ajansının CEO’su ve kurucusu John Coleman da 1993 yılında şirketi kurduğunda, her yerden hemen müşteri edinebileceğini düşündüğünü itiraf ediyor. “Oysa bugün geldiğim noktada odaklanmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Odaklanarak büyümenin ne kadar kârlı olduğunu ve geri kalanın zaman ve para kaybı olduğunu anladım” diye konuşuyor.

“KENDİMİ KAPTIRMAZDIM”
Magnetic Teknoloji şirketinin CEO’su James Green, “Geçmişe dönme şansım olsaydı duygusal olarak kendimi işe çok fazla kaptırmazdım. İşin insan olmadığını sadece bir iş yeri olduğunu bilmem gerekiyordu” diyor. İşle duygusal bağ kurmanın değişimi zorlaştırdığının da altını çiziyor. Palo Alto teknoloji şirketinin CEO’su Sabrina Parsons, eskiden insan kaynaklarının bir departman olarak bu kadar önemli olduğunu fark etmediğini belirtiyor. İşe alım yaparken çoğu zaman CV’lere bakıp karar verdiğini ifade eden Parsons, “Bugün yeniden başlasaydım bu hatayı yapmazdım. Artık mülakatlar yapıp referans arıyor ve mücadeleci sorular soruyorum. Ancak bu şekilde doğru kişiyi seçebiliyorum” diye konuşuyor.

Bahaeddin NAKIBOĞLU

Bahaeddin NAKIBOĞLU

TÜRKİYE’DEKİ DURUM
Türkiye’deki başarılı girişimci ve yöneticilerin işe ilk başladıklarında neleri biliyor olmayı istediklerine gelince…

Örneğin Naksan Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Bahaeddin Nakıboğlu, bir işin nasıl yapılacağıyla ilgili konuyu, en ince ayrıntısına kadar ekibine anlatsa da o işin yapılamayacağını bilmek istediğini söylüyor. “Bir işin yapılması için anlatmak yetmiyormuş, önce ekibi inandırmak gerekiyormuş. Söyledim, oldu bitti demek yanlışmış” diye konuşuyor.

Doğtaş Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan da 1987 yılında devlet memurluğundan istifa edip ticarete atıldığında satış tecrübesinin olmadığını hatırlatıyor. “Farklı sektörlerde tecrübem yoktu. Farklı işler yapmak, farklılık yaratmak önemliymiş.

Bunun önemini bilmek isterdim. Bir de pazarlama ve reklamın önemini çok önceden kavramış olmayı isterdim. Bunu yaşayarak öğrendim” diyor.

KRİZ ÇIKABİLİR!
Reysaş Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Döven, 35 yıl önce iş hayatına başladığında büyük sıkıntılar ve problemler yaşadığını belirtiyor. Tecrübesiz olduğunun altını çiziyor. O döneme ilişkin şöyle konuşuyor:

“İnsanların kötü niyetli olabileceğini, ekonomik krizlerin çıkacağını, kamu yönetiminin yavaş işlediğini, işteki yolculuğun dikenli ve zamanın çok değerli olduğunu başlangıçta bilmek isterdim.”

Nafi GÜRAL

Nafi GÜRAL

Keskinoğlu Pazarlama Grup Başkanı Keskin Keskinoğlu, bugün geriye dönüp baktığında profesyonel iş yaşamına başlarken bilmek isteyebileceği en önemli konunun, aldığı eğitimlerin iş hayatına etkisi olduğunu söylüyor. Ardından şöyle devam ediyor: “Teorik bilgiyi pratiğe uygularken aslında iş dünyasında yazılı olmayan birçok kural olduğunu görüyorsunuz. Güvenilir, doğru bir ekip çalışmasıyla her şeyin mümkün olabileceğini ama bunun için de belli bir zaman gerektiğini işe girdikten sonra fark ediyorsunuz. Aldığım eğitim sayesinde bu süreci daha kısa sürede atlattığımı düşünüyorum.”

HEPSİNİ DEĞİL BİR İŞİ YAPMAK
İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi Meral İnci Zaim, bugün iş hayatında geçirdiği yılların ardından insanla ilgili konuların yöneticilikte en önemli konular olduğunu düşünüyor. “İşe ilk başladığım dönemlerde de bu durumun farkında olmayı isterdim. Yöneticilik ve liderlik için insan ilişkileri, seçme, yerleştirme konuları önemli. İnci Holding ve şirketlerinde biz insana önem veriyoruz. Sürekli eğitimle tepe yönetimi ve tüm çalışanlar eksikliklerini tamamlıyor, gelişen yeni akımları takip ediyor. Üniversitelerde tüm bölümlerde insan kaynakları konularına önem verilmesi, gençlerin daha donanımlı mezun olmalarını sağlayacaktır” diye konuşuyor. Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral ise yıllar önce her işi yapmanın değil bir işi en iyi şekilde yapmanın önemini bilmeyi istediğini dile getiriyor. Babasının 1950’lerden itibaren kerestecilikten nakliyeciliğe pek çok işi yaptığını ve hatta şirketlerinin adının bile Heriş Koll Şti olarak tescillendiğini belirten Güral, “Ancak sonra her işi yapmanın değil bir işi iyi yapmanın önemini kavradık. Bugün de çeşitli işler yapıyoruz ama emsalleri içinde en iyisi olacaksa yapıyoruz” diyor.

Nezih Barut

Nezih Barut

NEZİH BARUT
ABDİ İBRAHİM YÖNETİM KURULU BAŞKANI
“VİZYONUN ÖNEMİNİ BİLMEYİ İSTERDİM”
KRİZLİ BAŞLANGIÇ İş hayatına çok genç yaşta ve tam da bir kriz ortamında başladım. Yatırımcılık ruhunu, bilim ve girişimcilikle harmanlamış bir ailenin ferdiyim. Ben de bu anlayışla yetiştirildim. Ama her zaman en büyük öğretmenin hayat olduğunu da unutmadım. İş dünyasında vizyonun, yani bugüne bakarak yarını öngörebilmenin ne kadar önemli olduğunu genç yaşlarımda da bilebilmeyi isterdim.

ŞANSLIYIM, ÇÜNKÜ… Kararlı ve yatırımcı ruha sahip bir aileden gelerek bu anlayışın bir halkası olmanın, çalışanların gücü ve inancıyla doruğa çıkabileceğini de o çok genç yaşlarımda hissedebilmek isterdim. Kendimi şanslı sayıyorum, çünkü bunları kısa zamanda fark etmemi sağlayan bir aileyle ve iş arkadaşlarımla kurumsal bir çatı altında çalışıyorum.

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.