Girişimci veliahtlar

Bir veliaht için kuşkusuz aile şirketi, sunduğu konfor ve düşük riskle çalışmak için en ideal iş yeri. Ancak İpek Özilhan’dan Elif Boyner’e, Serhan Süzer’den Fethi Kamışlı’ya birçok veliaht ise hayallerinin peşinden koşmayı tercih ediyor. Aile şirketinden ayrılarak girişim dünyasına adım atan bu gençler, başarıyı kendi işlerinde yaşamak istiyor.

İş dünyasında aile şirketinde çalışmak yerine hayallerinin peşinden gidip kendi işini kuran veliaht girişimcilerin sayısı artıyor. Aile şirketinin başına geçmesi beklenirken kendi işinin patronluğuna soyunan bu genç girişimciler, hizmet sektöründen gıdaya, enerjiden perakendeye kadar birçok alanda yeni işlere imza atıyor. İyi eğitim alan, aile şirketlerinde çeşitli kademelerde edindikleri deneyimleri kendi girişimlerine aktaran veliaht girişimcilerin bu yolda gitmelerinin farklı nedenleri var. Kimi kendine daha özgür bir çalışma imkânı yaratmak isterken kimi kendi ayaklarının üzerinde durabilme isteğiyle aile şirketinden ayrılıyor. HRM Danışmanlık Yöneticisi Zülal Çalışkan, son yıllarda hızla yükselen bu girişimci ruhu, şu sözlerle özetliyor: “Kendisine biçilen rolü benimsemeyen, ailenin kanatları altında kalmak yerine tek başına uçmak isteyenler, aile şirketleriyle yollarını ayırıyor.” Nedenleri ne olursa olsun gerçek şu ki daha az riskli aile şirketinde çalışmak yerine iş kurarak kendi rotasını çizmek isteyen çok sayıda veliaht var. İşte o veliahtlar…

CARTER’S MARKASINI GETİRDİ
Aile tecrübesinden faydalanarak iş kuran veliahtlardan biri Anadolu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ın kızı İpek Özilhan… Aile şirketinde aldığı görevlerin ardından kendine yeni bir yol çizen Özilhan, iki yıl önce ilk adımı attı. Atlanta’da Oglethorpe Üniversitesi’nde ekonomi eğitimi aldıktan sonra New York University Leonard N. Stern School of Business’da master yapan Özilhan, MBA’yi bitirdikten sonra AIG’nin Türkiye’de kurulan risk sermayesi yatırım ortaklığı şirketinde görev aldı. 2005’te Anadolu Grubu’na iş ve strateji geliştirme müdürü olarak katılan İpek Özilhan, içindeki girişimci ruha engel olamayıp kendi işini kurmak için çalışmalara başladı. Bebek giyimde kaliteli ve güven veren giyim ürünlerinin eksikliğini fark eden Özilhan, Amerika’nın en büyük bebek-çocuk markası olan Carter’s ve Oshkosh’un haklarını 2014’te devraldı ve bunları Carter’s Türkiye yapısı altında mağazalaşarak tüketicilere ulaştırdı. İpek Özilhan, girişimciliğe nasıl karar verdiğini şöyle anlatıyor: “Aile şirketinde olmanın keyfi çok ayrı ama kendi işimi kurma fırsatı beni çok heyecanlandırdı. Bütün sorumluluğu üstlenmek, riskler ve problemler karşısında çözüm odaklı olmak, ekibimle beraber deneyimlerimizden ders çıkarıp devamlı başarıya gitmenin yollarını keşfetmek iş hayatımı çok keyifli ve dinamik kılıyor. Bir de güvendiğim ve inandığım Carter’s projesini gerçekleştirme fırsatı yakalayınca girişimci ruhum ortaya çıktı.”

“KEYFİ BAŞKA”
Süzer Holding hissedarlarından Serhan Süzer, aile şirketlerinde uzun dönem görev yaptıktan sonra kendi kurduğu şirketle kariyer yolculuğuna devam etme kararı aldı. 1999 yılında Kanada’da bulunan McGill Üniversitesi’nin finans ve muhasebe dallarından mezun olan ve ardından 10 yıl aile şirketinde görevler üstlenen Süzer, hayallerinin peşinden koştuğunu söylüyor. Süzer kurduğu yenilenebilir enerji şirketi EkoRE ile 30 megavatlık bir güce ulaştı. Şu an güneş enerjisine yönelik Niğde’de yatırımlarını sürdüren Süzer aynı zamanda çağrı merkezi, nesnelerin interneti gibi alanlarda yatırımlarına devam ediyor. Serhan Süzer, neden kendi yolunu çizmek istediğini şöyle açıklıyor: “Aile şirketine göre kendi işinizde daha çok zorlanabiliyorsunuz. Aile şirketinde kurulu bir düzende çalışmanın verdiği konfora karşılık kendi girişiminizin her aşamasıyla ilgilenmek durumunda kalıyorsunuz. Fakat başardığınızda keyfi de başka oluyor.”

“EN ENERJİK DÖNEMİMDEYİM”
Esas Holding’in patronları Emine ve Erhan Kamışlı çiftinin oğulları Fethi Kamışlı, hazır bir sistemde çalışmak yerine hayallerinin peşinden gitmeyi tercih etti ve kendi işini kurdu. Londra’da iyi bir noktaya gelen Karhoo girişimini bundan birkaç yıl önce hayata geçiren Kamışlı, bu girişimini ve yeni projelerini Türkiye’ye de taşımak üzere çalışmalarını sürdürüyor. İstanbul’daki Saint Benoit Fransız Lisesi’ni tamamladıktan sonra Amerika’daki TUFTS Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olan Kamışlı, daha sonra Londra’da finans alanında sertifika programını tamamladı. Ardından Londra’da kendi girişimini hayata geçiren Kamışlı, neden aile şirketinde yer almayıp kendi işini kurmak istediğini şöyle anlatıyor: “Şu anda 25 yaşındayım. Bana göre bir insanın hayallerini kovalaması gerektiği, en enerjik olduğu dönem. Ben de şu anda bunu yapıyorum. Tabii aile şirketine asla dönmem veya yarın dönerim gibi bir önermem ya da beklentim de yok. Sonuçta şu anda yeni bir alana yönelme kararı aldım ve o yönde ilerliyorum.”

“MUTLU OLACAĞIM BİR İŞ KURMAK İSTEDİM”

ROTA DEĞİŞTİRDİ Gübre sektörünün önde gelen şirketlerinden Bandırma Gübre Fabrikaları’nın (BAGFAŞ) sahibi olan Gencer Ailesi’nin üyesi Çiçek Meliha Gencer, pastacılığı tercih etti. İstanbul İstinye’de Melia Pattisserie adıyla bir dükkan açan Gencer, üniversitede işletme bölümünü okudu. Sonra ilgi alanının gastronomi olduğunun farkına varan Gencer, ünlü aşçılık okulu Le Cordon Bleu’da aldığı yoğun mutfak eğitiminin ardından pastacı olmaya karar verdi.

LEZZETİN PEŞİNDE Hedefinin unutulmaz tatlara sahip yeni lezzet ve tarifleri bulmak olduğunu ifade eden Gencer, nasıl girişimci olmaya karar verdiğini şöyle anlatıyor: “İnsan önce kendisini neyin mutlu ettiğini bulmalı. Küçüklüğümden beri mutfakta olmayı seviyorum. Kendi işimi kurmamın aile işinden kaçmakla bir alakası yok. ‘Aile işi yapmayayım da şunu yapayım’ diye yola çıkmadım. Tam tersine ne yapacağımı zaten biliyordum. Nasıl bir işte tatmin olacağımı ve ilerleyebileceğimi üniversite yıllarında görmeye başladım. Hem başarılı hem mutlu olabileceğim bir iş kurmayı tercih ettim.”

“7 YILLIK ECZACIBAŞI TECRÜBEM VARDI”

EKRAN İŞLERİ Ali Atalık, Eczacıbaşı Holding’in kurucusu Nejat Eczacıbaşı’nın yeğeni olan Nükhet Eczacıbaşı’nın oğlu… Yedi yıl boyunca Eczacıbaşı Holding’in çeşitli departmanlarında çalıştıktan sonra kendi işini kuran Atalık, Carnegie Mellon Üniversitesi’nde ekonomi ve iş yönetimi okuduktan sonra Fransa’da Ecole des Ponts Paris Tech Üniversitesi’nde teknoloji ve inovasyon yönetimi üzerine yüksek lisansını tamamladı. Kariyerine başladığı Eczacıbaşı Holding’deki deneyimlerin ardından artık kendi yolunda ilerlemek isteyen Atalık, Ekran İşleri adlı şirketini kurdu.

TV’NİN SOSYAL MEDYASI Şirket, mobil ve web uygulamaları aracılığıyla televizyon veya herhangi bir cihazdan seyredilen video içeriğiyle izleyici arasında daha sıkı bir bağ kurmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşmak için geliştirilen ilk ürün ise N’oluyo. Ali Atalık, IOS ve web sitesi üzerinden hizmet veren uygulama için “televizyonun sosyal medyası” diyor. Kendi ayaklarının üzerinde durabilme isteğiyle bu adımı attığını söyleyen Atalık, nasıl harekete geçtiğini şöyle anlatıyor:

STRESLİ BİR YAPI “Girişimcilik sadece fikre bağlı olan bir durum değil. İnsanın içinde başarma isteğinin olması gerekiyor. Zorlukları kolaylıklarından daha fazla, onu belirtmek gerekir. Kolaylıkların başında benim için 7 yıl Eczacıbaşı tecrübesi geliyor. Bilgi, deneyim ve tabii ki ilişkiler çok önemli rol oynadı. Zorlukların başında ise oturmuş, riski minimize edilmiş bir yapıdan, henüz sektörel olarak oturmamış, belirsizliği yüksek, riski ve beraberinde getirdiği stresin bol olduğu bir yapıya geçiş var.”

Londra’da Karhoo’yu kuran Fethi Kamışlı, bu girişimini ve yeni projelerini Türkiye’ye de taşımak üzere çalışmalarını sürdürüyor.

BOYNER DE SPORA YATIRIM YAPTI
Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner’in sanatçı kızı Elif Boyner de girişimcilik dünyasına adım attı. Arkadaşı Melis Abacıoğlu ile ortak kurduğu Sweaters girişimiyle sporla ilgilenen herkesi bir araya getirmeyi hedefleyen Boyner, 2017 sonuna kadar 200 bin aktif kullanıcıya ulaşmayı hedefliyor. Boyner’in bir sonraki hedefi ise uygulamayı yurt dışına açmak. Amatör veya profesyonel sporculardan spor salonlarına, yeme-içme mekanlarına ve markalara kadar pek çok farklı alanı kapsayan bir uygulama olan Sweaters, tamamen tesadüf eseri ortaya çıkan bir girişim. Dört yıl önce yeterince odaklı çalışamadığını düşünen Boyner, bir arkadaşının önerisi üzerine düzenli spor yapmaya başlıyor. Böylece haftanın 5-6 günü spor yapmaya başlayan Boyner, triatlonlara katılacak noktaya geliyor. Ardından da böyle bir girişime karar veriyor. Sweaters üzerinden kişiler seviyesine ve ilgi alanına uygun spor arkadaşlarını ve gruplarını bulabiliyor. Sweaters için şimdiden 100 markayla anlaşma sağlanmış durumda.

SPOR MERAKI GİRİŞİMCİ YAPTI
NEDEN İŞ KURDU?
Perakendenin önde gelen isimlerinden Abdullah Kiğılı’nın kızı, spor merakını işe dönüştürdü. Kadıköy İmam Hatip Lisesi’nden mezun olduktan sonra aile işinde deneyim kazanan Ayşe Kiğılı Karahan, 2011 yılından bu yana aktif olarak spor yaparken artık bu alanda kendi girişimini hayata geçirmek üzere kolları sıvadı.

SIKINTILAR YAŞADI
Düzenli olarak koşu, doğa yürüyüşü, pilates, zumba ve dans çalışmaları yapan Karahan, spor yaptığı dönemlerde salonlarda kadınlara özel yer olmamasının verdiği sıkıntıyla geçen yıl Aysfit adıyla spor salonu açtı. Karahan, “Rahat ve kadınlara özel spor salonu için çalışmalarımı derinleştirdim ve 2015 yılının ekim ayında Aysfit’i kurdum. Babam Abdullah Kiğılı’nın da manevi destekleri ve iş hayatındaki tecrübeleri bana destek oldu” diyor.

GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRDİLER
Aile şirketinde olmak yerine kendi kanatlarıyla uçmaya karar veren gi
rişimcilerden biri de Delta Grup’un patronlarından Mehmet Habbab’ın kızı Selin Habbab Özkaynak. The George Washington Üniversitesi’nde pazarlama iletişimi bölümünden mezun olan Özkaynak, üniversitedeyken Louis Vuitton markasında çalışarak perakende sektöründeki ilk deneyimini kazandı. Ardından Türkiye’ye dönen ve bir süre aile şirketinde çalışan Özkaynak, sonrasında arkadaşı İpek Dedeman ile perakende sektöründe bir girişime imza attı. İkili Fransa’nın köklü bebek ve çocuk giyim-mobilya markalarından olan Jacadi’yi Türkiye’ye getirdi. Bugün Jacadi, Akmerkez, Zorlu Center ve İstinye Park’ta yer alan mağazalarla hizmet veriyor. Bu girişimi kurarken babasının kendisini çok cesaretlendirdiğini anlatan Özkaynak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Jacadi beğendiğim bir Fransız markasıydı. Bu markayı Türkiye’ye getirmenin son derece heyecan verici olduğunu düşündüm. Ardından bu fikri hayata geçirdik. Bir çocuk markası olarak Jacadi Türkiye’de çok sevildi. Bizim de en büyük hedeflerimizden biri buydu.”

Selin Habbab Özkaynak, en yakın arkadaşlarından İpek Dedeman ile birlikte Fransa’nın bebek ve çocuk giyim-mobilya markalarından olan Jacadi’yi Türkiye’ye getirdi.

DÖNERLE BAŞARIYI YAKALADI
Sabancı Ailesi’nin genç isimlerinden Esas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şevket Sabancı’nın torunu Can Köseoğlu, girişimciliği seçen bir diğer isim. Yeme içme işine Döner Stop girişimiyle adım atan Köseoğlu, kendi yolunda giderek başarıyı yakaladı. Saint Joseph Lisesi’nden mezun olduktan sonra üniversite eğitimi için ABD’nin Boston kentine giden Köseoğlu, 2008’de TUFTS Üniversitesi’nin ekonomi bölümünü bitirdi. Boston’dan Türkiye’ye döndükten sonra dört yıl süreyle Esas Holding’in farklı departmanlarında çalışarak tecrübe kazandı. 2013 yılında kişisel girişimini yapma kararı alarak Döner Stop markasını yaratan Köseoğlu, bu girişimini hızla büyütüyor.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.