Devlere giriş formülü

Y Combinator, Techstars, Plug&Play gibi dev hızlandırıcılar pek çok kapıyı açıyor. Bunlar arasında kolay yatırım bulmak da var, global mentor ağına ulaşmak da… Türkiye’de Insider’dan Zeplin’e, Indoora’dan FlyMedi’ye dev hızlandırıcılara girmeyi başaran pek çok örnek var. Peki bu start up’lar dev hızlandırıcılara nasıl kabul edildi? Hangi şartları yerine getirdiler? İşte yanıtlar…

Hande Yavuz Çalık [email protected]

Ata Uzunhasan
Ata Uzunhasan

Bugün start up dünyasında altı en çok çizilen nokta, işin başından küresel düşünüp yola öyle çıkmak. Yurt dışına açılmanın en garanti yolu ise yurt dışındaki hızlandırıcı programlar: Peki hızlandırıcılar ne sağlıyor? Dev hızlandırıcılardan birine girenler ciddi bir network ve kaynaklara erişim fırsatı yakalıyor. Ayrıca girişimlerin içinde bulundukları pazar, müşteri ve dinamiklere göre start up’ın yapılandırılması konusunda destek veriyorlar.

GBA Genel Sekreteri Ata Uzunhasan, yurt dışı hızlandırıcı mezunu girişimlerin rahat yatırım aldığını söylüyor. “Yurt dışındaki hızlandırıcıların sağladıkları en gözle görünür fayda, fona ve yurt dışı yatırımcılara erişim oluyor. Örneğin Y Combinator’ın demoday’lerinin ne kadar heyecan yarattığını ve demoday’lerin hemen ardından yatırımların kapandığını görebiliyoruz” diyor.

Core Strateji Kurucusu İhsan Elgin, yurt dışındaki hızlandırıcıların, yeni pazarlara açılmak isteyen start up’lar için önemli bir kolaylaştırıcı ve katalizör görevini üstlendiğini ifade ediyor. Yerel bakış açısıyla geliştirilen ürünlerin, ölçeklenirken yeni pazarların ihtiyacına tam olarak cevap vermekte zorlanabildiğine de dikkat çeken Elgin, “Yurt dışındaki hızlandırıcılar, bu gibi problemlerin hızlı aşılması için önemli bir rol üstleniyor, ürünlerin globalleştirilmesi ve ölçeklenmesinin hızlanmasında yardımcı oluyorlar. Bu nedenlerle yurt dışına giden bir start up için bir hızlandırıcıdan destek almak, pazara girişte oldukça büyük kolaylıklar ve fırsatlar yaratıyor” diye konuşuyor.

Peki yurt dışında gözde bir hızlandırıcıya girmek nasıl mümkün oluyor? Sorumuzu bunu başaran girişimcilere sorduk. İşte aldığımız yanıtlar…

“GLOBAL VİZYON GEREKİYOR”
Nesnelerin interneti üzerine geliştirmeler yapan BEAD Technologies, bugüne kadar Almanya’da Hardware.co ve Norveç’te Katapult programlarına katıldı. Girişimin CEO’su Soner Hacıhaliloğlu, hızlandırıcı programlara mevcut yabancı yatırımcıların tavsiyesi ve referansıyla dahil olduklarını belirtiyor. Bunun dışında bazı kısa dönem programlara ise davet üzerine katıldıklarını anlatıyor. Hacıhaliloğlu, gözde hızlandırıcı programlara nasıl girdiklerini ise şöyle paylaşıyor:

“Genelde bu tür programlar iki aşamaya ayrılıyor. Çok erken fikir aşamasını kabul eden programlar ve minimum prototip aşamasında ve daha ileride olan girişimleri kabul edenler. Bizim katıldıklarımız ikinci aşamada olanlar. Burada en önemli kriter mutlaka tam zamanlı olarak girişimde çalışıyor olmak. Bundan sonraki en önemli unsur ise girişimcinin global bir vizyona ve altyapıya sahip olup olmaması. Özellikle yurt dışında olan bu programlar, sadece 2-3 yıllık bir profesyonel iş deneyimi olup sonra mentor olmuş kişileri değil gerçekten 15-20 yıllık deneyime sahip kişileri getiriyor. Bu kişiler sizin neye ihtiyacınız olduğunu ve nerede yanlış yapabileceğinizi biliyor. Bunları sizi teşvik ederek anlatıyor. Bu özellikle çok genç yaşta şirket kurmuş olan girişimcilerin çok önem vermesi gereken bir konu. Bizim bu programlardan aldığımız en önemli katkı, global iş geliştirme ve network kurma konusunda oldu. Bu nedenle girişimcilere ne pahasına olursa olsun mutlaka yurt dışında 2-3 ay bir programa katılmalarını tavsiye ediyoruz.”

“HAZIRLIKLI OLMALILAR”
Perakende sektörüne yönelik akıllı cihazlar geliştiren Buy Buddy, Almanya’daki Retailtech Hub ve Fransa’daki Plug and Play’de bulundu. Buy Buddy Kurucu Ortağı ve CEO’su Ersel Gökmen, her hızlandırıcının aynen bir müşteri veya yatırımcı gibi aradığı bazı özellikler olduğunu söylüyor. Bu özelliklerin genellikle belirli bir satışa sahip olmak, ürünü geliştirmiş olmak ya da en azından prototipe sahip olmak olduğunu dile getiren Gökmen, kendilerinin bu konuda nasıl hareket ettiğini şöyle anlatıyor: “Buy Buddy olarak genellikle bize yurt dışında müşteri ve yatırımcı bulmaya kapı açacak hızlandırıcılara başvuruyoruz. Ne mutlu ki aradıkları özelliklere sahibiz ve daha iyi olmak için çalışıyoruz. Aynen yatırımcılarla görüşmeye hazırlanır gibi sunumlarımızı, iş planlarımızı ve demolarımızı hazırlıyor ve başvuruyoruz. Bu konuda verebileceğim en iyi tavsiye hazırlıklı olmak olacak. Hızlandırıcılar, ulaşmak istediğimiz müşterilere ulaşmamızı hızlandırıyor. Bana göre buradaki en büyük avantaj, girmeye hak kazandığınız hızlandırıcının isminin size bir referans sağlıyor olması. Buralara giren start up’lar aldıkları referanslar sayesinde çok daha iyi yatırımcı ve müşterilere ulaşabiliyor. Hızlandırıcı programlarının güzel bir yanı, sizin gibi bu programa katılan başka start up’lar olması. Bu start up’lardan onların deneyimleri, ürün geliştirme yöntemleri gibi birçok şeyi öğrenebiliyorsunuz. Buna ek olarak, belli bir ekosisteme dahil olduğunuz için buradan müşteri yaratabiliyorsunuz. Öğrendiklerinizle şirketiniz ve ürünleriniz için daha temiz bir yol çizebilir hale gelebiliyorsunuz. Biz şu anda Plug and Play’in dünya çapındaki çeşitli programlarına katılıyoruz. Perakende dikeyindeki hızlandırıcılara katılmak istiyoruz.”

Sarp Bilican
Sarp Bilican

“CİRO VE ÜRÜN ŞART”
Seyisco akıllı şehirler alanında yapay zeka ve nesnelerin internetini kullanarak çözümler üreten bir girişim. Seyisco bugüne kadar yurt dışında iki hızlandırıcı programa kabul edildi. Bunlardan ilki, 2017 yılında kabul edildikleri Draper Üniversitesi bünyesinde çok erken aşama girişimler için olan Growth Circuit Ventures ortaklığındaki bir programdı. Diğeri de Avusturya’daki girişim hızlandırma programı WeXelerate. Seyisco Kurucu Ortağı Sarp Bilicen, bu programlara nasıl kabul edildiklerini ve kendileri için anlamını şöyle anlatıyor: “Draper Üniversitesi’ndeki programa katıldığımızda erken aşama bir girişimdik, elimizde ürün ve müşteri yoktu. Ancak fikrimiz beğenildi. Amerika’da Kaliforniya pazarıyla tanıştık, ürünümüzü geliştirdik. Programdan çıkarken yurt içi ve yurt dışı birçok belediyenin isteklerinin farkındaydık. Program sayesinde yurt dışı adımlarımızı nasıl atabileceğimizi öğrendik. WeXelerate daha büyük girişimlerin kabul edildiği bir hızlandırıcı. Buraya seçilme koşulu ön ciro ve MVP. İki mülakatın ardından WeXelerate’in en az bir partnerinin size sponsor olması gerekiyor. Biz Palfinger ve T-Mobile sponsorluğunda katılarak çalışmalara başladık. 4 ay Viyana’da kaldık. ASFINAG ve birçok şehrin CIO’su ile tanıştık. Şu anda Viyana’da partner ve belediyelerle görüşmelerimiz sürüyor. Süreç içerisinde bizimle ilgilenen yatırımcılar da oldu. Gelecekteki Avrupa açılımı için bu yatırımcılarla da düzenli olarak görüşüyoruz.”

“500 BAŞVURUDAN 20’YE KALDIK”
Flymedi sağlık turizmi üzerine küresel bir pazaryeri olarak oyuncuları bir araya getirmeyi hedefleyen bir girişim. Yurt dışında tedavi olmak isteyenlerin sadece uluslararası akreditasyonlara sahip hastanelere erişimini kolaylaştıran girişim, Hollanda’da Rockstart hızlandırıcısına kabul edildi. Girişimin kurucusu Fatih Çiftçi, bunu nasıl başardıklarını şöyle paylaşıyor: “Hızlandırma programları halihazırda ürünleri ya da ilk prototipleri olan şirketlerin ürünpazar uyumunu yakalamaları için faydalı oluyor. Biz başvurduğumuzda web sitemiz kullanıcılara hizmet veriyor ve gelir elde ediyordu. Fakat doğru pazara, doğru ürün-hizmeti sunuyor muyuz emin olmak istedik. Sonrasında da yeni pazarlara açılmak istedik. Başvurumuz sonrasında üç online görüşme yaptık, ardından 500 başvurudan son 20’ye kalıp Amsterdam’a Selecting Days’e davet edildik. Orada da 2 gün boyunca mentorlarla ve jüriyle görüşüp Selecting Days sahnesinde son sunumumuzu yaptık. Bir hafta sonrasında 2017 yılında hızlandırma programına seçilen 10 girişimden biri olduğumuz açıklandı ve Amsterdam yolculuğumuz başladı. Hızlandırma programına kabul edilmek demek, iş fikri ve ekip açısından belirli bir seviyede olup gelecek vadettiğinizi gösteriyor. Bu da aslında ürününüzü ve pazarınızı geliştirmek için gerekli kontaklara erişiminizi kolaylaştırıyor. Sonrasında ise yatırım alıp işi ölçekleme fırsatı demek oluyor. Bizim uluslararası önemli kontaklarımız ve mentorlarımız oldu. Varsayımlarımızı hızlı ve metodolojik test ediyoruz. Hızlandırma ruhunu asla kaybetmek istemiyoruz. Olur da yavaşlık hissedersek ve şirket içerisinde farklı bir ürün çıkarmak üzereysek farklı bir ülkede tekrar bir hızlandırma programı düşünebiliriz.”

“ÇALIŞAN BİR PROTOTİP GEREKİYOR”
Indoora Türkiye’de iç mekan navigasyonu alanında küresel iddiaya sahip nadir girişimlerden biri. 2016 yazında Londra ve Berlin Startupbootcamp hızlandırma programlarından davet alan ve iki programa da başvuran girişim, dünya çapında yaklaşık 300’e yakın girişimin başvurduğu her iki programdan da kabul aldı ve Berlin’de karar kıldı. Indoora Kurucu Ortağı Emrah Deniz Kunt, hızlandırma programına giriş süreçlerini ve sonrasını şöyle anlatıyor:

“İlk olarak Startupbootcamp IoT London ile bir şekilde tanıştırıldık. Sonrasında Startupbootcamp Berlin Smart Transportation and Energy bize ulaştı. Biz de iki programa da başvurduk. Öncelikle internet üzerinde bir form doldurarak başvuruyorsunuz. Bu iki programa da 2016 yılında ayrı ayrı yaklaşık 300 başvuru yapılmıştı. İlk eleme bu başvurular üzerinden yapılıyor ve sayı 50’ye indirilip Skype üzerinden tek tek görüşmeler gerçekleştiriliyor. Sonra sayı 20’ye indiriliyor ve final eleme turuna davet ediliyor. Biz iki programda da ilk 20’ye seçildik, Berlin’de karar kıldık. Temmuz 2016’da 3 gün süren finallere katıldık. Biz de ilk 10 girişim arasına girip programa katıldık. Kriterlerden önemli bir tanesi, en azından çalışan bir prototip ya da bir MVP olmasıydı. Sonrasında takım, iş planları, hızlandırıcı sponsorlar açısından fayda sağlayacak bir ürün olması önemli kriterler olarak sayılabilir. Programa seçildikten sonra 3 aylık program için Berlin’e gittik. Özellikle teknoloji şirketleri açısından teknoloji güvenilirliği sağlamak çok önemli. Tanınan ve bilinen bir hızlandırıcıya kabul edilmek size aslında bir güven etiketi sağlıyor. Sonrasında bu hızlandırıcı network’ü aracılığıyla Hamburg G20 zirvesi teknoloji sağlayıcısı olduk. Bu da bize farklı kapıların açılmasına neden oldu.”

SELİM YAZICI
SELİM YAZICI

SELİM YAZICI
FINTEK İSTANBUL KURUCU ORTAĞI

PROGRAMLARIN GİRİŞİMCİYE MALİYETİ
HEDEF PAZARI TANIMA

Yurt dışındaki bir hızlandırma programına kabul edilmek birkaç açıdan start up’lar için önemli. Öncelikle hedef pazarın tanınmasını sağlıyorlar. Hedef pazar analizi, şirketler için en önemli konulardan biri. Ekonomik açıdan ve zaman açısından maliyeti yüksek, yoğun ve güncel bilgi toplanmasını gerektirir. Yurt dışında bir hızlandırma programına girdiğinizde pazarı, müşteri ve rakipleri tanıma, yerel sorunları izleme, yerel mevzuatı ve lisanslama konularını anlama, buna göre iş modelini geliştirme/adapte etme gibi avantajları elde etmek mümkün.

DEĞERLİ DESTEK İkincisi maddi değeri olan bir desteğin sağlanması. Hızlandırma programlarının start up’lara sunduğu olanaklar arasında pazarlama ve PR desteği, ortak çalışma alanında yer verilmesi, mali ve hukuki konularda danışmanlık desteğinin verilmesi gibi hizmetlerin ücretsiz olarak sağlanması mümkün. Programların girişimcilere maliyetleri yok mu? Program yurt dışında gerçekleştiğinden ulaşım ve konaklama gibi maliyetleri bulunuyor. Yapılacak gerçekçi bir fayda-maliyet analizi ile girişimcilerin karar alması gerekiyor.

DEVLERLE HIZLANDILAR
RADARA GİRMENİN SIRRI
Insider da bir hızlandırıcıyla büyümesine hız katan girişimlerden… Kuruculardan Hande Çilingir, 500 Startups’a kabul edilmelerinin yurt dışı açılımlarında yardımcı olduğunu belirtiyor. Bir hızlandırıcıya girmenin püf noktalarını şöyle paylaşıyor: “Birçok hızlandırıcı için en önemli koşullardan biri, ilk günden global düşünmek ve global hareket etmek; yani girişiminizle dünyanın farklı pazarları için bir ürün ya da hizmet yaratabilmek. Girişiminizde global bir vizyonla yola çıktığınız zaman herhangi bir girişim fonu, melek yatırımcı ya da hızlandırıcının radarına girebiliyorsunuz. Girişimler için network erişimi ve mentorluk, hızlandırıcı programların en önemli katkılarından.”

İKİNCİDE KABUL EDİLDİ Arayüz tasarımcılarıyla yazılım geliştiriciler arasında bir köprü oluşturan ve yazılım süreçlerinin daha hızlı ve verimli bir şekilde tamamlanmasını sağlayan Zeplin, dünyanın en gözde hızlandırıcılarından Y Combinator’a iki kez başvurdu, ikincisinde kabul edildi. Zeplin’in kurucu ortaklarından Pelin Kenez, Slack, Pinterest, Prezi gibi dünya çapında önemli şirketlerde çalışan 36 binin üzerinde kullanıcının ürettikleri uygulamayı kullanmaya başlamalarının ikinci başvuruda Y Combinator’a kabulde etkili olduğunu söylüyor.

“KULLANICIYA ODAKLANIYORLAR” “Hızlandırıcılar genel olarak iyi ürüne ve kullanıcılara odaklanıyor” diyor. Program için 3 ay boyunca San Francisco’da geçirilen zamanın Zeplin’e katkısına gelince… Her gün çok çalıştıklarını ifade eden Kenez, öncelikle uygulamayı fiyatlandırmayı başardıklarını ve kullanıcıların uygulama için ödeme yapacaklarına emin olduklarını dile getiriyor. “Programın bize en büyük katkısı büyük düşünmeyi öğretmeleri oldu. Hızlı şekilde deneme ve doğruyu bulma kültürü hızlanmamızı sağladı” diyor.

Fatih Çiftçi
“Hızlandırma programları halihazırda ürünleri ya da ilk prototipleri olan şirketlerin ürün pazar uyumunu yakalamaları için faydalı oluyor.”

EBRU DORMAN
EBRU DORMAN

EBRU DORMAN
STARTERSHUB YKB

“100 BİN DOLARLIK KREDİ SAĞLANIYOR”
MENTOR AĞI
Yurt dışındaki hızlandırıcı programlara kabul edilen girişimler, yatırım desteğinin yanı sıra global bir mentor ağından yararlanabiliyor. Örneğin StartersHub, büyüme aşamasına geçmiş, gelir elde etmeye başlamış ve küresel ölçekte başarı potansiyeli bulunan girişimleri 3S Landing Pad adlı altı aylık bir hızlandırma programıyla San Francisco’ya götürüyor. Burada hem StartersHub hem Startupbootcamp gibi program ortakları, yatırım desteğinin yanı sıra kendi global mentor ağını girişimlere açıyor.

ÜRÜNÜ ANLATMA FIRSATI Ek olarak program iş ortağı olan Amazon Web Services, bulut servislerini girişimlerin kullanımına açıp, 100 bin dolar değerinde ücretsiz kullanım kredisi gibi ayni destekler sağlıyor. Girişim ekipleri StartersHub’ın ortak ofis alanında çalışıyor. Silikon Vadisi’nde, girişimcilik dünyasının zirvesinde 6 ay boyunca iş geliştirme yapan start up’lar, işini global pazara açmak için son derece avantajlı bir konuma geliyor. Dahası, burada düzenlenen tanıtım günlerinde girişimciler, dünyanın en büyük girişim sermayeleriyle yüz yüze görüşerek ürün veya servislerini anlatma fırsatı buluyor.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.