Sanal köleliğe çare bulduk


Araştırmalara göre teknoloji kullanımını yasaklamak çare değil. Çare faydalı kullanıma yönlendirmek. Faydalı kullanımı, bilgisayarda oyun oynayan çocuğun bir tık ileri giderek oyun yazması veya akıllı telefonundan çizgi film izleyen çocuğun bununla yetinmeyip akıllı telefonlara aplikasyon yazması olarak örneklendirebiliriz. Teknoloji bağımlılığının panzehri teknoloji üretmek. Eşim Aslı da ben de bilgisayar mühendisiyiz ve bu felsefe tam bize göreydi. Bir karar verdik, çocukları bağımlısı olmaktan çıkarıp teknolojiyi faydalı kullanan çocuklara dönüştürmek için Turuncu Maker Lab’ı kurduk.

Bu sayfalar girişimci yazarlara açıktır. 150 kelime ile yazın, paylaşın… ngozutok@capital.com.tr

Orhan Tanrıkulu/Turuncu Maker Lab Kurucu Ortağı
250 MUCİT ADAYI YETİŞTİRDİK
www.turuncumakerlab.com’un hikâyesi 2016 yılında böyle başladı. Babamın garajında oğlumun sınıf arkadaşı 5 çocukla yola çıktık. 2,5 yıllık sürede 250 çocuğu mucit adayı olarak yetiştirdik. Üniversitelerde konferanslara katılıp maker eğitimini anlattık. Radyo ve TV programlarına katılarak teknoloji bağımlılığından nasıl kurtulup teknolojiyi üretme noktasına gelebiliriz konusunu anlattık. Türk Telekom ve LCW gibi büyük kurumsal şirketlerle anlaşmalar yaptık.

HEDEFİMİZ BÜYÜK
Hedefimiz büyük. 4 temel matematik işlemi gibi, okuryazarlık gibi bilişim okuryazarlığını da 21. yüzyıl temel yaşam becerisi olarak görüyoruz. İğneden ipliğe dijitalleşen bir dünyada bilişim okuryazarı olmayan bir nesil, teknoloji üreten ülkelerin sanal kölesi olmaya mecburdur. Çocuklarımız meslek seçimini 18-19 yaşında üniversite çağında yapsın istemiyoruz. Steve Jobs, Mark Zuckurberg, Elon Musk gibi bilişim dâhileri çıkarmak istiyoruz. Endüstri 4.0, VR&AR, yapay zeka, robotik, IOT gibi teknolojik gelişmelerin izleyicisi değil bizzat geliştiricisi bir ülkemiz olsun istiyoruz.

Cenk Gürz

Cenk Gürz

HAVALİMANINDA ORTAYA ÇIKAN İŞ
Cenk Gürz/Btrfly CEO’su
2015 yılında, Kanada’da aynı üniversitede eğitim aldığım üç Türk arkadaşımla birlikte “btrflylounge” uygulamasını hayata geçirdik. Fikir ortağım Kerim Baki Londra’da yaşıyor ve HSBC Bankası’nda hazine risk yönetimi bölümünde halen yöneticilik yapıyor; bir diğer ortağımız Karel Barbur ise İstanbul operasyonlarını yürütüyor. Fikir, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda doğdu diyebilirim. Bir iş seyahatim sırasında restoranda zaman öldürürken Fransızca konuştuğumu duyan Bangladeşli bir doktora öğrencisi benimle Fransızca pratik yapmak istediğini belirtti. Buradan da insanların aslında havalimanlarında boşa geçen zamanlarını değerlendirerek, bunu iş fırsatlarına çevirebilecekleri fikri doğdu. Tesadüfen oluşan fırsatları teknoloji yardımıyla bilinçli hale getirmek istemimizin sonucu “btrflylounge” uygulamamız oldu. Uygulamamızı yükleyen yolcular, o anda aynı havalimanından uçan veya aynı uçaktaki diğer yolcuların profillerini görerek onlarla diyalog kurabiliyor.

Projemizi geçtiğimiz yıl Londra’da yaptığımız lansmanla aktif hale getirdik. Dünyadaki 380 farklı havaalanında kullanılabilen “btrfly” uygulamamız 20 binden fazla indirme ve 17 bin aktif kullanıcıya sahip. Ayrıca şirketimizin Montreal, Londra ve İstanbul’da ofisi bulunuyor. Toplam yatırım tutarımız yarım milyon dolar ve şirketimizin bugünkü güncel değerlemesi ise 3 milyon dolar.

Yolculara odaklı kalarak ve teknolojinin sunduğu imkanları değerlendirerek hava yolculuğu deneyimini iyileştirmek ve yolculuk stresini azaltmak istiyoruz. Dünyada ilk defa Türkiye’de başlattığımız bu hizmeti de hızlı bir şekilde yurt dışına taşıyacağız.

AYAKTA KALANLARIN FORMÜLÜ
Müge Çevik/Şapka Danışmanlık

Girişimlerin yüzde 70’i 5 yıl içinde batıyorsa hata nerede veya kimde? Bugün Türkiye ekonomisinde KOBİ’lerin yeri yüzde 90’ları aşmışken, her 100 kişiden 5’inin girişimci olduğu biliniyor.

Herkes girişimci olabilir mi? Tabii ki hayır. Girişimci olmak ile işletmeci olmak iki farklı kişilik tipi ile beslenir. Girişimci ne kadar 100 metre koşucusu ise işletmeci o kadar maraton koşucusu olmaktır. Gerektirdikleri de ona göre değişmektedir. Girişimcilerin başarılı ve kalıcı işletmelere dönebilme oranları bu geçişi sağlamak çok zor olduğundan dünyada yüzde 40, ülkemizde ise yüzde 30. Ayakta kalabilen yüzde 30 neyi iyi yapıyor diye baktığımızda ise başarının formülü orada yatıyor:

1- HAYALİNE GÖRE PAZAR ARANMAZ
Başarılı bir girişimci hayaline göre pazar aramaz, pazar gerçeklerinden hareketle hayal kurar. Hayalperest olmak ile vizyoner olmak arasındaki fark, girişimin başarısını belirler. İyi bir hayalperest her an her konuda hayal kurabilir ve çok yaratıcı olabilir. Ancak güçlü bir vizyoner kendi hayalini başkalarının da hayaliymiş gibi sunabilen, başkalarında da o ürün veya hizmeti tüketmek üzere istek ve ihtiyaç uyandırabilen, bu yolu açabilen kişidir. Ayakta kalanlar, bu prensipler ile pazarı, rekabeti, müşteriyi, markanın ayrıştırıcı katma değerini ve bunun iletişimini iyi benimseyen girişimciler arasından çıkacaktır.

2- SAĞLAM TEMELLER
Uzun dönemli bir işletme sağlam temellerle ayakta kalır. Bir işletmenin en temel taşıyıcı kolonları finansal ve teknolojik altyapısı ile organizasyonel becerisi ve verimliliğidir. Her bir temel ile ilgili birkaç söz söylersek. Finansal kaynaklar özkaynaklar ve dış kaynaklar arasında dengeli bir oran, kendi kendini ödeyebilir bir sermaye yapısı ve gerçekçi sağlam bir büyüme hedeflenmeli. Teknolojiden uzak duran bir girişimin bugün yaşayabilmesi artık imkansız. Özetle, ayakta kalan girişimciler kendileri ile birlikte altyapıya da yatırım yapan, işle ve iş hacmi ile uyumlu organizasyonel ve teknolojik büyümeyi de öngören girişimciler arasından olacaktır.

3- UYUMLU OLANLAR
Çetin cevizler sert bir darbe ile kırılır ancak sünger gibi uyumlu olanlar uzun yaşayacak olanlardır. Bir işletme uzun yıllar yaşamak istiyorsa değişen koşullara uyum sağlamayı, sürekli öğrenmeyi ve adaptasyonu en güçlü kası haline getirmeli. İyi bir girişimci, zamanın, rekabetin, piyasanın, çalışanların sert darbelerine karşı ceviz gibi kaskatı değil, sünger gibi her zaman kendi öz formuna dönmeye hazır şekilde form değiştirmeye hazırlıklı olmalı.

4- OLUMLULUK DOPİNGİ
Olumluluk, pozitif düşünme bir girişimcinin vazgeçilmez dopingidir. Çok kısa bir ömrü olduğunu düşünen kaç kişi hala sağlıklı yaşam derdinde olabilir? İşlerin hep kötü gideceğini düşünen bir girişimci de ayakta kalma motivasyonunu ve daha fazla çabalama arzusunu içinde bulamayacaktır.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.