Alzheımer hastaları artık kaybolmayacak


İzmir Atatürk Süper Lisesi’ni ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü’nü bitirdim. Üniversitede Microsoft, Efes İçecek Grubu gibi şirketlerde görev aldım. Üniversiteden sonra bir süre freelancer olarak çeşitli şirketlere programlar yazdım, daha sonra sırayla Luckeye’de web master’lık, Elsy’de SAP Abap danışmanı, Nevotek’te IPTV geliştiricisi olarak görev aldıktan sonra 2007 Haziran’dan itibaren Doğan Holding’de Abap danışmanı olarak işe başladım. Şu anda hala Doğan Holding bünyesi altında SAP iş zekâsı ve raporlama danışmanı olarak görev alıyorum.

DEDEM KAYBOLUNCA
Dedem Alzheimer hastasıydı. Bir seferinde evden ayrılmış ve 2 gün boyunca kendisine ulaşamamıştık. Tabii o 2 gün boyunca yaşananları anlatmam mümkün değil ama aklımın her zaman bir köşesinde bu konuyla ilgili bir şeyler yapmak vardı. Aklımdaki bu fikri hayata geçirmek için İTÜ Çekirdek’e başvurdum. Start up’ım 1.500’ü aşkın başvuru içerisinden ilk 35’e kalarak İTÜ Çekirdek’e kabul edildi. Burada iş fikrimizle ilgili çeşitli eğitimler ve mentor destekleri alarak hayata geçirmeye başladık. Ayrıca EyeTrack açılan yarışmanın halk oylaması ayağında birinci oldu.

BİRİNCİ FAZ BİTTİ
Şu anda start up’ımızın uygulama tarafında birinci fazı bitirmiş durumdayız. Uygulamamızı hızlı bir şekilde yazıyoruz. İzleme aleti tarafında prototip yapımını tamamlamak ve üretime geçebilmek için ilgili yatırımcılarla görüşme ve destek talebimiz var. Alzheimer bilindiği gibi nörolojik bir hastalık. Unutkanlıkla başlıyor, konuşmada bozukluklar ve yön bulamama gibi semptomlar ekleniyor. Hastalık kısmen yavaşlatılsa bile tedavisi henüz bulunabilmiş değil. Hastaların karşılaştığı en büyük sorun ise günlük yaşamda kaybolma sorunu. Biz de bu uygulamamız ve tasarladığımız alet sayesinde Alzheimer hastalarının kaybolma problemine çözüm olmayı hedefliyoruz.

alzheimer-hastalari-artik-kaybolmayacak-2

UYGULAMANIN SUNDUKLARI
Uygulamamız sayesinde
1- Hastayı anlık olarak harita üzerinden takip ediyoruz.
2- AVM gibi kalabalık ve yüksek katlı binalarda hastanın kaçıncı katta olduğunu bulabiliyoruz.
3- Smart Geo-fence özelliğimiz sayesinde cihaza yollanan frekans sıklığını ayarlayıp pil tüketimini minimum düzeyde tutuyoruz.
4- Hasta yakını, hastası için güvenli bölgeler belirleyebiliyor ve bu bölgelerin dışına çıkması halinde hasta yakınına hastanın konumunu SMS ile bildiriyoruz.
5- Oluşturacağımız network sayesinde hem hasta yakınlarının birbirleriyle temas halinde bulunmasını hem hastalıkla ilgili tüm güncel gelişme, toplantı, seminer ve bilgilendirmeleri yapıyor olacağız.
6- Hasta yakınının “Polis” tuşuna basması halinde hastanın bulunduğu konumu hem hasta yakınına hem hastanın bulunduğu konuma en yakın polis merkezine yollayarak, daha hasta yakını yola çıkmadan hastanın güvenli bir şekilde polis tarafından bulunmasını sağlıyor olacağız. Uzun vadede sadece Alzheimer hastalarının değil, çocukların ve evcil hayvanların da kaybolma sorununun önüne geçerek ailelerin sevdiklerinden ayrılmamasını sağlayıp tehlikelerden onları korumaya çalışacağız.

TEKNOLOJİSİNİ YURTDIŞINA TAŞIYACAK
1983 İstanbul doğumluyum. Anadolu lisesini bitirdikten sonra Sakarya Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Ticarete lise yıllarında başladım. Her zaman sevdiğim ve istediğim işlerde çalıştım. 2008’de profesyonel olarak çalıştığım bir şirketten bir anda ayrılma kararı aldım. Bu kararı aldığım zaman maddi olarak en zayıf zamanlarımdı. Kaybedecek hiçbir şeyim yoktu. E-posta ile ilgili bir iş yapmaya karar verdim. 2011 yılında yurtdışı kaynaklı bir e-mail pazarlama yazılımının lisansına sahip olarak e-mail pazarlaması sektörüne adım atmış oldum. Bu süreçte hem e-mail pazarlaması alanında kendimi geliştirdim hem birçok kurumsal şirkete hizmet vermeye devam ettim. Diğer e-posta pazarlama platformlarından daha farklı bir şeyler yapmak istiyordum. Ufak bir araştırma sonrasında dünyadaki birçok e-posta pazarlama platformunun kendi SMTP altyapısında farklı bir yazılım kullandığını fark ettim. Dolayısıyla kârlarının bir bölümünü bu şirkete aktarıyorlardı ve Ekim 2014’te kendi altyapı yazılımımızı ürettik ve faaliyete geçirdik. Inbox, alışılmış bir e-posta pazarlama sistemi değil. Genellikle e-ticaret siteleri için geliştirilmiş birçok hizmeti tek bir platformda barındıran bir dijital pazarlama girişimi. Inbox, geleneksel yöntemlerle gönderilen fakat büyük bir çoğunluğu iletilmeyen e-postalara sertifikalı e-posta altyapısı ile kalıcı çözümler sunuyor. Şirketler tarafından gönderilen e-postaların müşterilerine sağlıklı bir şekilde gönderebilmesine olanak sunuyor. 400’ün üzerinde kurumsal müşteriye hizmet veren ve günlük e-posta gönderim miktarı 2-2,5 milyon adet olan Inbox’ı bir şirketin ihtiyaç duyabileceği tüm sistemlerin tek bir platformda olduğu bir yapı haline çevirmek istiyoruz. Bu sayede şirketler müşteri yönetimi, pazarlama gibi konularda ayrı ayrı sistemler kullanmak zorunda kalmayacak. Ayrıca uzun vadede sahip olduğumuz teknolojiyi yurtdışına taşımayı düşünüyoruz.

ASİSTAN ROBOT ÜRETTİ
SciRobot olarak bir aktivite asistanı robotu olan GoLiveIt isimli proje ve Intel’in desteğiyle Unbound London Konferansı’na katıldık. Robotumuz, fiziksel ve müzik bazlı aktivitelerle demanslı kişiyi aktif tutarak acı hissini azaltıyor ve daha uzun süre dingin zaman geçirmesine olanak tanıyor. Robotumuz sayesinde görünmez hastalar diyebileceğimiz aile fertlerinin ve bakıcılık sorumluluğu üstlenmiş kişilerin üzerindeki sosyal ve duygusal yükü azaltmayı hedefliyoruz. Projemiz etkinlikte büyük ilgi gördü, networking yapma ve ufkumuzu genişletme anlamında paha biçilmezdi. Bize ayrılan standımızda nesnelerin internetinin öncüleriyle tanışma fırsatı bulduk. Kurduğumuz ilişkilerin hem projemize hem gelecekte pek çok konuda bize katkısı olacağına eminim. Etkinlik programına gelince… İlk gün öğleden sonra ekibimizden Kadir, Intel Pitching SessionD’ı için son hazırlıklarını tamamlarken Sencer ise açılış konuşması ve sonrasında Main Hall’daki konuşmalara katılma şansını yakaladı. Burada yaşadığımız heyecan gerçekten görülmeye değerdi. Öğleden sonra Intel’in de destekçileri arasında olduğu Challenge Up Kuluçka Programı’nın “en iyi 12 nesnelerin interneti girişimi”nin stantlarını ziyaret ettik, detaylı bilgi alma fırsatı yakaladık. İkinci gün ise Main Hall’daki panellere katıldık ki bu paneller gerçekten ufuk açıcıydı. Bu fırsatı ekip arkadaşlarımla birlikte yakalamış olmaktan dolayı çok mutluyum. Bundan sonraki projelerimizde yaşadığımız bu deneyimlerin izleri olacak.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.