Thomas Thurston: “Model takımdan daha önemli”


Yeni kurulan şirketlerin neredeyse yarısı ilk 5 yılda batıyor. Bu gerçekten hareket eden araştırmacı ve girişimci Thomas Thurston, Growth Science’ı kurdu. Şirket hangi start up’ların başarılı olacağını matematiksel yöntemlerle önceden tahmin ediyor. Thurston, “Modelimiz, bir start up’a sadece yaşayıp yaşamayacağını değil, başarılı olmak için neleri yapması gerektiğini de söylüyor” diyor. Başarı için iş modelinin takımdan daha da önemli olduğunun altını çiziyor.

ASLI SÖZBİLİR asozbilir@capital.com.tr

Thomas Thurston, kariyerine önce Intel, sonra da kendi şirketi Growth Science’da devam eden bir araştırmacı ve bunların yanı sıra en önemli Amerikan risk sermayesi şirketlerinden WR Hambrecht Ventures’ın da yöneticilerinden. Intel’de yıkıcı fırsatlar üzerine çalışan bir hedge fonunu yöneten Thurston, Growth Science’da ise algoritmalar aracılığıyla yıkıcı fırsatları belirlemeye ve girişimlerin başarısını önceden tahmin etmeye odaklanıyor.

Thurston şirketinin sayısal yöntemlerini geleneksel risk sermayesi şirketlerinin yöntemleriyle karşılaştırmanın klasik bir hisse senedi yatırımcısıyla algoritma kullanan bir hedge fonunu karşılaştırmaya benzediğini söylüyor. Şirketinin yöntemlerini, “Bizim sürecimiz mekanik. Veri, matematik ve kurallar kullanarak bir şirketin bizim hedeflediğimiz noktaya gelip gelemeyeceğini tahmin etmeye çalışıyoruz. İçgüdümüzle değil sayısal olasılıklar kullanarak yatırım yapıyoruz” şeklinde tarif ediyor. Thurston’a göre Growth Science sadece bir start up’ın başarılı olup olmayacağını olasılık bazlı tahmin etmekle kalmıyor, ayrıca neden sonuç senaryoları yaratarak birden fazla stratejiyi de test edebiliyor.

Bu sayede şirketlerin sadece cari durumlarını değil olması muhtemel problemleri de saptayarak başarı şansını artırıyor. Thurston’ın modelleri bir şirketin 5 yıl içinde hala var olup olmayacağını yüzde 66 doğruluk payıyla tahmin edebiliyor.

Thurston’la risk sermayesi yatırım süreçlerinin nasıl değişmekte olduğunu ve kendisinin geliştirdiği matematiksel yatırım yöntemlerinin start up’lar üzerindeki etkisini konuştuk:

Kurulan şirketlerin neden yarısı 5 yıl içinde batıyor?
Yeni kurulan şirketlerin batmasının birçok nedeni var; ancak neden yüzde 50’sinin ilk 5 yılda yok olduğunu bilmiyorum. Bu, biraz gizemli bir durum. Genel olarak bizim araştırmalarımıza göre diğerlerinden daha etkili olan bir neden rekabet ortamı. Rekabetin ve genel iş ortamının şirketlerin batmasına istatistiki etkisinin insanların düşündüğünden çok daha büyük olduğunu gözlemledik.

Şirketlerin batacağını mı yaşayacağını mı tahmin ediyorsunuz. Bu şirketi neden kurdunuz?
Amacım, daha çok şirketin yaşamasına yardımcı olmak. Bence burada daha büyük bir sosyal konu var; iyi şirketlerin batması kimsenin yararına değil. Şirketler batınca toplumlar çöküyor ama öte yandan da canlı, güçlü şirketler toplumların gelişmesine yardımcı oluyor. Bu nedenle hangi şirketlerin batacağını veya yaşayacağını tahmin etmeye çalışıyoruz. Batanlara yardım etmek, çıkanları da daha da hızlandırmak için…

Şirketlerin batacağını mı yaşayacağını mı tahmin ediyorsunuz. Bu şirketi neden kurdunuz?
Amacım, daha çok şirketin yaşamasına yardımcı olmak. Bence burada daha büyük bir sosyal konu var; iyi şirketlerin batması kimsenin yararına değil. Şirketler batınca toplumlar çöküyor ama öte yandan da canlı, güçlü şirketler toplumların gelişmesine yardımcı oluyor. Bu nedenle hangi şirketlerin batacağını veya yaşayacağını tahmin etmeye çalışıyoruz. Batanlara yardım etmek, çıkanları da daha da hızlandırmak için…

Yeni şirketlerin başarılarını nasıl tahmin ediyorsunuz? Bunu yaparken hangi araçları kullanıyorsunuz?
İstatistik, aktüerya, büyük veri ve algoritmaları kullanarak şirketlerin yaşayacağını mı yoksa batacağını mı tahmin ediyoruz. Haliyle kimse de kristal bir küre yok ve geleceği yüzde 100 kesin olarak bilmek imkansız ama elimizden geldiğince yenilikçi insanların veri kullanmasına ve batma riskini yönetmesine destek olmaya çalışıyoruz. Bu, gelişmiş risk yönetimi araçlarını start up ve inovasyon dünyasına getirme meselesi.

Bir start up’ın kaderini tahmin ederken hangi parametreleri kullanıyorsunuz?
İki şeye odaklanıyoruz: Birincisi, ölüm riski. İkincisi, büyüme profilleri. Başka bir deyişle bir şirketin basitçe batma veya başarısız olma (ölme) riski. Ayrıca bir şirket yaşayacak gibiyse bu değiştirici bir büyümeyle mi yoksa az bir büyümeyle mi olacak, buna da bakıyoruz.

Bir start up’ın başarısını nasıl hesapladığınızı bize adım adım anlatabilir misiniz?
Genel olarak bir şirketin etrafındaki ve iş ortamındaki milyonlarca veri parçasına bakıyoruz. Sonra bu değişkenleri bir piyasa modeline ekliyor ve şirketin batacağını mı çıkacağını mı istatistiksel olarak bulmaya çalışıyoruz.

Bu simülasyonlar start up’ların performanslarına nasıl yardımcı oluyor? Girişimciler bu simülasyonları nasıl kullanabilir?
Bu simülasyonlar bizim riski rakamsallaştırmamızı ve yönetmemizi sağlıyor. Mesela bir start up’ın yatırımcılarının beklediği getiriyi getirme şansının yüzde 14 olduğunu düşünelim. Böyle bir durumda modelimizden şirketin hangi alanlarda zorlandığını görebiliyoruz ve bunu bulduktan sonra da şirkete başarı şansını ciddi oranda artıracak tavsiyelerde bulunabiliyoruz. Bir hata payı olsa bile bu yöntemin yatırımcıların kullandığı geleneksel yöntemlere göre geleceği görme konusunda çok daha iyi olduğunu gördük.

Yani modelimiz bir start up’a sadece yaşayıp yaşamayacağını değil başarılı olmak için neleri yapması gerektiğini de söylüyor. Tahmin edebileceğiniz gibi bu modelleri kullanmak zor ve ciddi bir yatırım gerektiriyor. Biz bu modelleri kendi fonumuz WR Hambrecht Ventures’da kullanıyoruz, başka birkaç çokuluslu şirket de modellerimizi kullanıyor. Sonuçlar inanılmaz. Şu ana dek sonuçlar, sadece birçok start up’ı satın almayı düşünen veya devamlı yeni ürünler çıkaran büyük şirketler için gerçekçi. Ama biz bu araçları start up’ların da kullanması gerektiğini düşünüyoruz ve çalışmalarımız bu yönde.

Başarısını baştan tahmin ettiğiniz meşhur bir start up var mı?
Bir sürü var. Mesela Uber’in başarısını daha 2 milyon dolar bile yatırım almamışken Airbnb’yi de sadece 8 milyon dolar yatırım almışken tahmin ettik. Spotify’ı, Instagram’ı, WeChat’i ve daha nicesini yakaladık. Tüm bu şirketlerin değişimci büyüme müjdeleyen erken özellikleri vardı.

Tecrübelerinize göre bir start up’ı başarılı yapan nedir? Uzun vadede var olmak isteyen start up’lar ne gibi ana özelliklere sahip olmalı?
Start up’larda rakiplerinin gücünü ve iştahını küçük görme eğilimi oluyor. Start up’lar çoğu kez kendi inovasyonlarının büyüsüne kapılıyor ve zaten başarılı olacağına ikna oluyor. Öte yandan da büyük rakiplerin onların inovasyonlarına karşı nasıl güçlü stratejiler ve tepkiler geliştirebileceğini veya kendi ürünlerinin piyasaya nasıl uygun olamayabileceğini göz ardı ediyor.

Başka bir deyişle start up’lar içeriden bakıyor. Kendi durumları, takımları ve başka özellikleri onları kendilerinin ne kadar özel olduklarına ikna ediyor. Bunlar bizce de önemli ama bir şirketin başarısını belirleyen şey dışsal; benzer başka şirketlerin durumları ve başarıyı belirleyen istatistiki faktörler gibi… Örneğin doğru iş modeline sahip olmak istatistiki olarak doğru takıma sahip olmaktan önemli. Ayrıca rakiplerin sert tepkisine yol açmamak iyi bir üründen daha önemli.

Tecrübelerinize göre start up’ların başarısız olmasına yol açan zorluklar hangileri?
Genel bir kural olarak daha önce sahip olunması zor bir özelliği demokratik hale getiren start up’ların başarılı olduğunu görüyoruz. Mesela Uber herkesin taksi şoförü olmasını sağladı. Uber’den önce mesela New York’ta bir taksi şoförü olmak çok zor bir şeydi. Airbnb herkesin otel sahibi olmasına yol açtı. Daha önce sigorta, lisanslama gibi masraflar bir otel açmayı çoğu insan için imkansız hale getirmişti.

Sizce Uber ve Airbnb uzun vadede de başarılı olacak mı? Bunun için ne yapmalılar?
Araştırmamız platformlarını kullanmaları ve benzer işleri demokratikleştirmeye devam etmeleri gerektiğini gösteriyor. Mesela Uber Eats buna çok iyi bir örnek.

Bir makalenizin adı “Jokeyi bırak, at üzerine bahis oyna”. Bir start up’ın başarısında liderliğin önemi nedir?
Araştırmalarımıza göre kurucular start up’ların başarı ve başarısızlık şansını yüzde 12’den fazla etkilemiyor. Yani başarı şansının yüzde 88’i yöneticilere bağlı değil. Başka bir deyişle iş modeli başarıyı liderlerden çok daha fazla etkiliyor. Takım ve liderler önemli ama bulduğumuz şey, iyi bir şirketin iyi bir takımdan daha fazlası olduğu, tabii takım şirketi mahvetmeyecek kadar iyi olduğu sürece…

Biz fonumuzda iyi takımları olan şirketler arıyoruz, her şeyin iyisine sahip olmak iyi bir şey elbette. Ama ortalama bir lideri olan iyi bir şirketle iyi bir lideri olan kötü bir şirket arasında seçim yapmak zorunda olsam araştırmalarımızın da gösterdiği gibi her zaman ilkini seçerim. Bu durumu en iyi anlatan Warren Buffett, “İyi jokeyler iyi atlarla başarılı olabilir ama yaşlı sütçü beygirleriyle değil.”

Başarılı bir start up yaratmak isteyen girişimcilere ne gibi tavsiyeleriniz olur?
Girişimcilere tavsiyem rakipleri hakkında gerçekçi olmaları ve hiçbir zaman oturmuş rakipleriyle kafa kafaya bir mücadeleye girişmemeleri. Eğer başarınız başkalarından müşteri çalmaya bağlıysa istatistiki olarak kötü bir yerden başlıyorsunuz demektir. Ancak daha önce ulaşılmamış müşterilere odaklanabilir ve onları piyasaya dâhil edebilirseniz şansınız istatistiki olarak çok daha yükselir.

İyi korunan bir tepeye saldırmayın. Güçlü bir stratejisi olan bir piyasaya girmeyin. Tüm bunların mesajı aynı, start up’lar şirket büyürken kafa kafaya rekabetten kaçınmalı, bu küçük bir müşteri segmentine servis vermek anlamına gelse bile… Kısaca başka birinin müşterisini çalmayın. Servis verilmeyen bir müşteri bulun ve onu piyasaya sokmaya çalışın.

KURUCULARIN BAŞARIDAKİ PAYI NEDİR?
Kurucular, start up’ların başarı ve başarısızlık şansını yüzde 12’den fazla etkilemiyor.

NE YAPMALI? NE YAPMAMALI?
Kendi inovasyonunuzun büyüsüne kapılmayın, dışsal faktörlere dikkat edin.

Rakiplerinizin gücünü küçük görmeyin, onların sert tepkisini çekmeyin.

Rakipleriniz hakkında gerçekçi olun ve yerleşik rakiplerle mücadeleye girmeyin.

Doğru iş modeline sahip olmak başarılı bir lidere ve takıma sahip olmaktan daha önemli.

Başkalarından müşteri çalmayın. Servis verilmeyen müşteriyi bulun ve onu piyasaya sokun.

İyi korunan bir tepeye saldırmayın. Güçlü bir stratejisi olan bir piyasaya girmeyin.

Daha önce sahip olunması zor bir özelliği demokratik hale getirin

KİMLERİN ŞANSI YÜKSEK?
Daha önce ulaşılmamış müşterilere odaklanırsanız şansınız istatistiki olarak çok daha yükselir.

“EN SEVDİĞİM STRATEJİ”
GÜÇSÜZÜN GÜCÜ Eğer piyasaya en kötü ama en ucuz ürünle girerseniz var olma şansınız 6-8 kat artıyor. Walmart’ın, Southwest Havayolları’nın, McDonalds’ın ve hatta başlarda Intel’in de yaptığı buydu. Hepsi bu şekilde başladı. Bu iyi bir strateji, çünkü bu şekilde sektördeki eski güçlü rakiplerin dikkatini üzerinize çekmezsiniz. Eğer bu şirketlerin en iyi müşterilerini çalmaya çalışmazsanız onlar da sizin üzerinize gelmekte acele etmez.

VERİ BİLİMİ Çoğu risk sermayesi şirketi yöneticisi bizim bakış açımıza katılmıyor. Onlar için önemli olan içgüdüleri ve kişisel tecrübeleri. Ancak onların kullandıkları veri seti sadece kişisel tecrübeleri olan en fazla birkaç yüz şirketi kapsıyor. Veri bilimiyle binlerce şirketi inceleme şansınız oluyor. İçgüdüyle hareket edince bazen başarılı oluyorsunuz ama çoğunlukla olmuyorsunuz.

İKİ YÖNTEM İnsan beyni bazı işleri yapmakta çok başarılı ama sınırları var. Bizim yapmakta zorlandığımız işlerde ise bilgisayarlar iyi. Karar verirken sadece algoritmaları kullanın diye bir şey söylemiyorum. Algoritmalar size bir CEO ile çalışmamanız gerektiğini söyleyemez. İki yöntemi beraber kullanarak çok daha keskin tahminler yapabilirsiniz.

 

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.