Pieter Lammens: Global işler yapmalarını istiyoruz

Perakende ve e-ticaret sektöründe inovatif işler yapılması için yaratılan hızlandırma programı Lafayette Plug ve Play, Avrupa girişimcilik sisteminin kalbinde yer alıyor. Lafayette Plug and Play Kurucusu Pieter Lammens, tüm girişimcilere global bir sorun bulup ona yönelik bir çözüm geliştirmelerini tavsiye ediyor. “Global bir düşünce mantığı ve buna sahip bir ekiple yol almak gerekiyor. En baştan itibaren tüm işlerinizi İngilizce yazın. Hazır olduğunuzda globale açılın” diyor.

GÖZDE YENİOVA [email protected]

Pieter Lammens
Pieter Lammens

Paris merkezli Lafayette Plug ve Play, perakende ve e-ticaret sektöründe inovatif işler yapılması için hayata geçirilen ilk platform. Platformun çatı şirketi, 4,5 milyar Euro ciroya sahip Galeries Lafayette Group. Silikon Vadisi’nde bulunan start up hızlandırma programı Plug and Play Teknoloji Merkezi ile de iş birliği yapan platform, perakende ve e-ticaret alanında yıkıcı etki yaratan Fransız ve uluslararası start up’ların gelişmesini destekliyor. Bunun bir parçası olarak da yılda iki kere açılan sınıflarda girişimcilere özel üç aylık programlar sunuyor. Program kapsamında girişimcilere, sektör uzmanları tarafından mentorluk yapılıyor, şirket ortakları ve yatırımcılarla toplantılar düzenleniyor.

Plaftorm, otomatik olarak yatırım yapmıyor ve start up’lardan hisse almıyor. Karşılıklı fayda içeren stratejik iş birlikleri gerçekleştiriyor. Plug and Play’in 800’ün üzerinde yatırımı var. Bunların arasında Dropbox, Lending Club, N26 ve Guardant Health de bulunuyor. Lafayette Plug and Play’in Kurucusu ve Direktörü Pieter Lammens, programa katılanların Silikon Vadisi’ndeki özel programlara da alındığını belirtiyor. “Böylelikle kendi çözümlerini ABD pazarında da geliştirme şansı yakalıyorlar” diyor.

Lafayette Plug and Play’in Kurucusu ve Direktörü Pieter Lammens ile hızlandırma programını, Avrupa’daki girişimcilik ekosistemini ve start up’lara tavsiyelerini konuştuk:

Lafayette Plug ve Play programını ve kuruluşunu anlatır mısınız?
Lafayette Plug ve Play, üç yıl önce Galeries Lafayette Group bünyesinde, Plug and Play Teknoloji Merkezi iş birliğiyle kuruldu. Perakende ve e-ticaret sektöründe inovatif işler yapılması için yaratılan bir program olan Lafayette Plug ve Play, dışarıdan 9 ortağa sahip. Bunların arasında Carrefour, Richmond Grup ve Lacoste gibi şirketler de yer alıyor. Bu işin anonim ortaklık kısmı. Kurucu olan Galeries Lafayette Group, 4,5 milyar Euro ciroya sahip global perakende şirketi. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’da faaliyet gösteriyor. Bugün geldiğimiz noktada Plug ve Play Teknoloji Merkezi, ABD’deki en büyük start up hızlandırma programlarından biri. Bütün dünyada faaliyet gösteriyor. Fintech, insurtech ve siber teknolojiler gibi birçok alanla ilgili çalışmaları var. Şu anda global çapta 27 hızlandırıcı programa sahip. Bunlardan 8’i Çin’de, diğerleri Amsterdam, Stuttgart gibi şehirlerde bulunuyor. Biz ise Lafayette Plug and Play olarak Paris merkezliyiz.

Sizin faaliyetleriniz neler?
Yılda iki kere hızlandırma programı açıyoruz. Yaklaşık olarak 15-18 start up’ı programa alıyoruz. İlki eylül-kasım arası, ikincisi ise mart-mayıs sonuna kadar oluyor. Girişimciler, üç aylık programa katılıyor. Burası ücretsiz ve hisse payı alınmıyor. İş hızlandırma programıyız, kuluçka merkezi değiliz. Buraya katılmak için şirketlerin bir ürünü geliştirmiş olması ve bir miktar ciroya sahip olması gerekiyor. Örneğin ABD’li 6,6 milyon dolar ciroya sahip bir şirket var. Burada maksimum bir sınırımız yok. Global çapta işler yapmalarını hedefliyoruz.

Start up’lara ne gibi avantajlar sunuyorsunuz?
Start up’ları 30 farklı şirketle bir araya getiriyoruz. Çözümlerini karar vericilere sunmalarını sağlıyoruz. Onları bir araya getirip ortak iş yapmalarını sağlayacak bir platform oluşturuyoruz. Mentor ağlarını geliştiriyoruz. Sektör uzmanlarından eğitim alma imkanı sunuyoruz. Şirket ve start up’lar arasında iş birliği yapılması için alan kuruyoruz. Her dönem için 200 başvuru alıyoruz. Buradaki seçmelerde bu şirketler karar verici olarak yer alıyor. Böylece seçtiğimiz 15-18 start up’a şirketlerin önceden ilgi duymalarını sağlıyoruz. Bu da birlikte iş yapmalarını kolaylaştırıyor.

Hangi sektörler öne çıkıyor?
Önceliğimiz perakende ve e-ticaret. Ancak sektördeki tüm değer zinciriyle ilgiyiz. Tedarik zinciri, online pazarlama, İK, müşteri hizmetleri, satış sonrası hizmetler, ikinci el ürünler ve teslimat gibi her alan ilgimizi çekiyor.

Girişimcileri programa seçerken kriterleriniz neler?
Burada ilk sırada işin potansiyeli geliyor. Perakende sektöründe gerçek bir sorunu çözmüş olmaları önemli. Çözümün inovatif olması da kritik önemde. Ayrıca bulunduğu sektörde ya da alanda yıkıcı özelliği olmalı. Büyüme potansiyeli, ekip ve teknik kabiliyet de önemli kriterlerimiz arasında bulunuyor.

Program kapsamında girişimlere yatırım yapıyor musunuz?
Hızlandırma programımız kapsamında hisse almıyoruz. Şirketlere yatırım yapmıyoruz. 50-200 bin Euro civarında yatırım yapılıyor. Bizim işimiz stratejik ortaklık. En büyük girişim sermayesi şirketleri ile ilişkilerimiz bulunuyor. Girişimlere bu ağımızı sunuyoruz.

Dünyada özellikle Amerika’da ön plana çıkan start up girişimleriyle karşılaştırıldığında Avrupa’daki ve gelişmekte olan ülkelerdeki performansınızı nasıl değerlendirirsiniz?
Avrupa’daki girişimcilik ekosistemini dünyanın en iyisi olarak görüyorum. İyi bir eğitim sistemimiz var. Bu nedenle iyi mühendislerimiz bulunuyor. Ayrıca özel sermaye oranı yüksek, devlet teşviki de var. Yetenek, özel sermaye ve devlet desteğini düşünürsek iyi bir birleşim olduğunu görürsünüz. Bu da mükemmel bir ekosistemi beraberinde getiriyor. Avrupa’da büyük potansiyel olduğunu düşünüyorum ama tabii ki diğer bölgelerle farklılıklar var.

Bu farklılıklar neler?
Büyük miktarlarda yatırım almak ABD’de daha kolay. Bunu Avrupa’da bulmak zor olabiliyor. Avrupa şirketleri çok fazla global düşünme vizyonuna sahip değil. Ama ABD’dekinden daha fazla tutkuya sahipler. Bununla birlikte ben start up girişimlerine yönelik büyümenin Asya ve Avrupa’dan geleceğini düşünüyorum.

Programa dahil olan şirketlerin ne kadarı Paris ve Avrupa merkezli ne kadarı global?
Yarısı Fransız, yarısı global şirketlerden oluşuyor. Polonya, Belçika, Almanya, İspanya, ABD’den start up’lar var. Dünyanın birçok yerinden başvuru alıyoruz. Türkiye’den de katılımcımız oldu.

Global iş yapmak isteyen Türk girişimcilere ne önerirsiniz?
İşin en başından itibaren global düşünün. Sadece kendi pazarınıza odaklanmayın. Global bir sorun bulun. Ona yönelik çözüm geliştirin. Global bir düşünce mantığı ve buna sahip bir ekiple yol almak gerekiyor. Bunlar aslında tüm dünyadaki girişimciler için aynı. Farklı ülkelerden çalışanları bünyenize dahil edin. En baştan itibaren tüm işlerinizi İngilizce yazın. Örneğin kodlama çözümünü ele alalım. Kod, uluslararası bir dildir. Hangi dili kullandığınız fark etmez kodlama dili aynıdır. Bu yüzden uluslararası dil kullanmak önemli. Hazır olduğunuzda globale açılın. Bir yıl sonra bir çalışanınızı ABD’ye göndermekle bu iş olmaz. Yerel insanlar işe alıp ofis açmalısınız. Ayrıca yerli pazarlama faaliyetleri yürütmeniz gerekiyor. Her zaman girdiğiniz ülkede yerli bir çalışan işe alın. Eğer Fransa’da iş kurarsanız ve ekipte bir Fransız yoksa o iş yürümez. Bu ABD’de de aynı şekilde olur.

YILDA KAÇ PROGRAM AÇIYORSUNUZ?
“Yılda iki kere hızlandırma programı açıyoruz. İlki eylül-kasım arası ikincisi ise mart-mayıs sonuna kadar oluyor.”

TÜRKİYE’DEN BUY BUDDY SEÇİLDİ!
KASAYA GİTMEDEN ALIŞVERİŞ

Geçen yılki programa uluslararası olarak başvuran 200 start up arasından 16 şirket seçildi. Bunlar arasında Türkiye’den de bir şirket bulunuyor. Buy Buddy isimli start up, mağazalarda müşterilerin kasaya gitmeden alışveriş yapabilmesini sağlıyor. Perakende yönetim platformu sunan Buy Buddy, stok yönetiminden müşteri davranışlarını analiz etmeye kadar kullanıcılarına uçtan uca çözüm sunuyor.

QR KODLA SATIN ALMA
Ürünlerin üzerine Buy Buddy’nin geliştirdiği hitag cihazı takılarak her ürün QR kod ile satın alınabilir hale geliyor. Mağaza içinde müşteri beğendiği ürünün üzerindeki QR kodunu, telefonundaki uygulamaya okutuyor ve ödeme başarıyla gerçekleştiğinde hitag cihaz üründen ayrılıyor, yani satın alma gerçekleşmiş oluyor. Böylelikle müşteri kasaya hiç uğramadan doğrudan mağazayı terk edebiliyor.

“Hazır olduğunuzda globale açılın. Yerel insanları işe alıp ofis açın.”

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.