Olcay Silahlı: Milyar Dolarlık Şirket Olacağız

Türkiye’de yılda ortalama 250 milyar TL’lik gıda atığı oluşuyor. Bu atığın 25 milyar TL’lik kısmı ise kurtarılabilir durumda. İşte Aralık 2017’de kurulan Fazla Gıda, bu atığa talip. Kurulduğu günden bugüne 2 bin 600 ton kurtaran genç şirket, Seri A yatırıma hazırlanıyor. Kurucu ortak Olcay Silahlı, “8 yıl sonra Türkiye’de olursak milyar TL, Avrupa’ya da yayılırsak milyar dolarlık bir şirket olacağımızı düşünüyorum” diyor.

FATOŞ BOZKUŞ fbozkus@ekonomist.com.tr

Dünyada oluşan karbon salımının yüzde 8’i gıda atığından kaynaklanıyor. Oluşan gıda atığının yüzde 60’ı engellenebilir durumda. Türkiye’nin gıda atığı ise toplamda yıllık 250 milyar TL. Döngüsel ekonomiyle bu rakamın minimum yüzde 10’u, yani ortalama 25 milyar TL’lik kısmı kurtarılabilir. Bugün itibarıyla Türkiye’de 17 şehirde faaliyet gösteren Fazla Gıda, işte bu gıda israfına engel olmayı hedefleyen bir sosyal girişim platformu. Geçtiğimiz yıl Uludağ Ekonomi Zirvesi çatısı altında ilk kez düzenlenen Stars of Region Yarışması’nın da birincisi olan platform, 2017 yılında Olcay Silahlı ve Arda Eren tarafından kuruldu. Platform, 1,5 yılda 2 bin 600 tonluk gıdayı kurtardı. Fazla Gıda’nın 1,5 yılda yaptığı ortalama yatırım bedeli ise 10 milyon TL’nin üzerine çıktı. Bugüne kadar toplam 600 bin dolarlık yatırım alan Fazla Gıda, bu yıl mart ayında Seri A yatırımına çıkmayı planlıyor. Olcay Silahlı, hedeflerinin EMEA bölgesinde liderliği elde etmek olduğunu ifade ediyor.

Fazla Gıda Kurucu Ortağı Olcay Silahlı ile girişimin kuruluş hikayesini ve gelecek planlarını konuştuk: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Girişimcilik yolculuğunuz nasıl başladı?
Kariyerime asker olarak başlama planı yapmıştım. Askeri lisenin ardından Kara Harp Okulu’na gittim. Okulu üçüncü sınıfta bıraktım. Ardından İTÜ İşletme Mühendisliği’ni bitirdim. Deloitte’da finansal dönüşüm danışmanı olarak iş hayatına atıldım. 1,5 yıl orada çalıştıktan sonra Unilever’e geçtim. Ama hep 30 yaşında kendi işimi kurma hayalim vardı. Sosyal fayda konusu da hep kafamdaydı. Unilever’de kurum içi gıda atığı farkındalık kampanyalarında çalışmıştım. Bir taraftan da girişimciliği anlatan toplantılara katılarak bu network’ün içine de girmiştim. 2015 yılında Birleşmiş Milletler, 2030 yılına kadar erişilmesi amacıyla sürdürülebilir kalkınma için 17 küresel hedef belirledi. Biz de gıda tedarik zincirini oluşturan gıda atığının 2030 yılına kadar yüzde 50 azaltılması için teknoloji tabanlı çözümler oluşturma amacıyla yola çıktık.

Fikri bulduktan sonra nasıl bir çalışma sürecinden geçtiniz?
Dijital platform tabanlı bir ekosistem yaratmak istedik. Sonra literatürü araştırdık. Gıda geri kazanım hiyerarşisine ve dünyadaki uygulamalarına baktık. Dünyada benzer platformların neden olmadığını sorguladık. Ortağım Arda Eren ile birlikte fikri tam oluşturduktan sonra altyapı ve yazılım için çalışmaya koyulduk. Aynı zamanda perakendecilerle görüşmeler yaptık. Coğrafi olarak yaygın oldukları için onlarla efektif çalışabileceğimizi düşündük. 2017’de şirketi kurduk. İlk 5 ay ikimiz, bir tam zamanlı ve bir de stajyer arkadaşımızla çalıştık. Zaman içinde ekibi büyüttük. Bugün 12 tam zamanlı çalışanımız ve 8 stajyerimiz var.

Peki nasıl çalışıyorsunuz?
Diyelim siz bir hızlı tüketim ürünleri üreticisisiniz ve aylık 200 tonluk atığınız var. Siz ürünün tipini, son kullanma tarihini, lokasyon gibi tüm bilgilerinizi sisteme giriyorsunuz. Son kullanma tarihi geçmeyen ürünlerinizi anlık tüketilebilecek yerlere satıyoruz, ürünün son kullanma tarihinin geçmesine kısa bir süre kaldıysa da ürünü bağışlıyoruz. Son kullanım tarihi geçmiş ve hayvan yemi olacak ürünleri hayvan yemi üreticilerine hammadde olarak satıyoruz. Hiç işe yaramayanları biyogaz üretim tesislerine yönlendiriyoruz.

Pilot uygulamayı ilk kiminle yaptınız ve nasıl sonuçlar elde ettiniz?
İlk olarak Ataşehir Migros’la çalışmaya başladık. İlk gün 50 kilogram sebze bağışı yapıldı. Başarılı olunca diğer perakendeciler ve üreticilerle çalışmaya başladık. Şimdi restoranlara ve otellere yayılacağız. Çözüm havuzunu da geliştiriyoruz. Şirketlerin tüm atıklarını yönlendirmek istiyoruz. Amacımız toprağa gömmeden atığı finansal olarak kaynağında önlemek.

Bugün kimlerle çalışıyorsunuz?
Pınar Süt, Migros, Metro, G2M, Golf Dondurma, Feast, Uludağ, Hipp, Juico, Maritim Otel, Regnum Otel ve Chef Seasons gibi pek çok kurum iş ortağımız olarak bizimle çalışıyor.

Nasıl bir gelir modeliniz var?
Karışık bir gelir modelimiz var. Bağış yaparken kurumsal sosyal sorumluluk yapmış oluyor ve vergiden düşebiliyorsunuz. İmhadan kurtuluyorsunuz, muhasebe kaydını yapmıyorsunuz. Biz de tüm bu sağladığımız avantaj doğrultusunda aylık bedel ya da ürün bedeli üzerinden yüzde alıyoruz. Al satta, bazı ürünleri satın alıp biz kendimiz satıyoruz, o durumda kâr bize kalıyor. Biyogazda ne kadar tasarruf ederseniz tasarruf üzerinden bir yüzde alıyoruz.

Şirketler niye bu platformu kullanıyor? Bağlantıyı kurup bu işi kendileri de yapabilirler öyle değil mi?
Sektörde doğru fiyatlama ve uygulama yok. Lojistik de önemli bir maliyet. Biz farklı iş ortaklarıyla bu problemleri çözdük. Şirketler bizimle çalışarak yüzde 30-40 tasarruf sağlayabiliyor.

Peki bu gıda atıklarını değerlendiren diğer kurumlara ne gibi artı değer yaratıyorsunuz?
Bugün 100 gıda bankası ve aşevi var sistemimizde. Aşevleri bağış alıyor. Hayvan yemi üreticileri yılda 4,5 milyon tonluk atık kullanabiliyor, biz uygun olanları biliyor ve oraya yönlendiriyoruz. Biyogaz tesislerinde doluluk oranı yüzde 40, bazıları kapasite dolduramadığı için çalışmıyor. Bu sektörü hareketlendiriyoruz. Zaten hedefimiz ekosistemin hareketlenmesi ve döngünün yaratılması.

Bugüne kadar ne kadarlık bir yatırım aldınız?
Toplam 600 bin dolarlık yatırım aldık. Yatırımcılarımız arasında Galata Business Angels, 500 Startup, SuCool, Techstars, Metro Accelerator ve Ege Genç İşadamları Derneği var.

Yeniden yatırıma çıkma planınız var mı?
Mart ayında Seri A yatırıma çıkmak istiyoruz. Şimdi yurt dışına açılma projemiz var. Yurt dışına açılırsak 1,5 milyon Euro’luk yatırım hedefliyoruz. Açılmazsak 500 bin Euro olabilir.

Şirketi gelecekte nereye götürmek istiyorsunuz?
Açıkçası Fazla Gıda’nın 8 yıl sonra Türkiye’de olursak milyar TL, Avrupa’ya da yayılırsak milyar dolarlık bir şirket olacağını düşünüyorum.

“İŞ BİRLİKLERİ HIZ KATACAK”
BM’İN SEÇTİĞİ GİRİŞİMLERDEN
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın seçtiği 9 girişimden biriyiz. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) ile gıda atığını önlemek için iş birliği yaptık. Üstelik iş birliği yaptığımız kurumlar bununla sınırlı değil. Globale gitmek için Metro, yerli üreticilere ulaşmak için Migros, restoranlara platformu açmak için Multinet ile iş birliği yürütüyoruz. 2019 Ocak ayı itibarıyla yapılan bu iş birlikleri çerçevesinde daha hızlı hareket edeceğiz.

2 MİLYAR TL’LİK TASARRUF Multinet ile 100 restorana platformu açacağız. Otellerle çalışmak için POYD’la anlaştık. Bu anlaşma kapsamında “her şey dahil” otellerde gıda atığını kaynağında önlemeye odaklandık. Bu alanda yaptığımızı saha ve teknoloji çalışmalarıyla sağladığımız çözümler, atığı yüzde 40 seviyesinde azaltacak. Bu oranda önlenen atık ülke ekonomisi için 2 milyar TL seviyesinde bir tasarrufa tekabül ediyor. Bu tasarrufların yanı sıra gıda bağışı yoluyla otellerin ihtiyaç sahiplerine yılda 266 milyon öğün gıda ulaştırma potansiyelleri olacak.

GLOBALLEŞMEYİ HIZLANDIRDIK
“AMACIMIZ LİDERLİK” Globalleşme konusundaki çalışmalarımız son hızla devam ediyor, bu konudaki altyapı çalışmalarımıza hız vermiş durumdayız. Amacımız EMEA bölgesinde liderlik sağlamak.

“DİJİTALİ KULLANIYORUZ” Bize benzer platformlar Amerika ve Fransa’da da var. Biz iki yıl geriden başlamamıza rağmen teknolojik olarak aynı seviyeye gelmiş durumdayız. Dijitali daha güçlü kullanıyoruz. Onlar daha çok kişiyi istihdam ederek operasyonu yürütüyor. Ama biz daha az kişiyle daha geniş bir alana yayılmış durumdayız.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.