“Küresel Odaklı Hayallerimiz Var”


İmece, Türkiye’nin ilk sosyal inovasyon platformu. Zorlu Holding, Atölye İstanbul ve S360 ortaklığıyla kurulan platform, sosyal etki yaratacak girişimler çıkarmayı hedefliyor. Zorlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu, bu platformun, meselesi olan her grup ve şirkete açık olduğunun altını çiziyor ve ekliyor: “Türkiye odaklı değil, küresel odaklı hayallerimiz var. Benzer problemleri yaşayan ülkelere de çözüm sunmak istiyoruz.”

1 yıl önce üç önemli paydaş bir araya geldi. Amaç sosyal etki yaratacak girişimler çıkaracak bir platforma imza atmaktı. Sonunda İmece ortaya çıktı. İmece, Zorlu Holding’in etki yatırımcılığını yaptığı, Atölye İstanbul ve S360 ortaklığında hayata geçen Türkiye’nin ilk sosyal inovasyon platformu. Eğitimde teknoloji kullanımını ilk mesele olarak ele alan platform, 200 gönüllünün katılımıyla bu soruna çözüm bulmak için çalışmalara başladı. 15 kişilik ekiplere bölünen 200 kişi, 3 ay sonra 15 projeyle jüri karşısına çıkacak. Seçilecek 3 girişime 90 bin Euro hibe verilecek. “İmece’de 200 kişilik ekiple girişimci bakış açısıyla eğitim alanındaki tüm sorunları çok kısa vadede ve ölçeklendirilebilir şekilde nasıl çözeceğimizi aramaya başladık” diyen Zorlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu, burada iş modeline dayalı sosyal etki yaratan girişimleri destekleyeceklerini söylüyor. Bu platformun, meselesi olan her grup ve şirkete açık olduğunun altını çizen Zorlu, sözlerine şöyle devam ediyor: “İmece’nin tepesinde olan bir grup olmak niyetinde değiliz. Burada çok değerli bir insan topluluğu var. Bu insan kaynağı da burayı sürekli bilgilerle besleyecek, daha çok insan buraya girecek ve burası büyüyecek.” Zorlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu, Atölye Kurucu Ortağı Kerem Alper ve S360 Kurucu Ortağı Kerem Okumuş ile İmece’yi ve hedeflerini konuştuk:

Öncelikle İmece’nin oluşum hikayesinden bahseder misiniz?
Emre Zorlu: Zorlu Holding olarak eğitimde teknolojinin kullanılmasının önemli bir mesele olduğunu düşündük ve İmece’ye sponsor olduk. İmece 200 kişilik bir gönüllü ekip. Bu 200 kişi 15 farklı ekibe bölündü. Önümüzdeki 3 ay boyunca 21’inci yüzyıl yetkinlikleriyle ilgili bazı eğitimler alacaklar. Eğitimde mevcut problemlerimiz konusunda bazı bilgiler edinecekler.

İmece bünyesindeki 200 kişi nasıl bir araya geldi?
Kerem Alper: 200 kişiyi biraraya getirmek için farklı kanallardan açık bir çağrı yaptık, çağrı sonrasında gelen başvuruları değerlendirdik. Gaziantep’ten mülteci bir girişimci ekip de başvurdu, Nevşehir’den bir polis ekibi de… İstanbul’dan hiç Türkçe konuşmayan expat bir ekip de var…

Zorlu: Bu 200 kişi eğitimde teknolojinin kullanılmasını mesele olarak gördükleri için buraya gönüllü olarak gelmiş insanlar. Her biri, birer sosyal girişimci adayı. Onlara belli eğitimler vermek istiyoruz. Türkiye’de birçok insan gönüllü olarak bir adım atmak istiyor ama “Ne yapacağım”, “Kime gideceğim” derken enerjisini boşa harcıyor. Halbuki biz, “Böyle bir niyetin varsa sen o gücün tamamını çözüme odakla” diyoruz. “Benim fikrim var ama ekibim yok” diyeni ihtiyacı olan ekiple tanıştırıyoruz.

İMECE BÜNYESİNDE KAÇ KİŞİ ÇALIŞIYOR?
“200 kişi 15 farklı ekibe bölündü.”

3 aylık eğitim sonrasında ne olacak?
Zorlu: 3 ayın sonunda bu 15 şirket, 15 proje çıkaracak. Ortaya çıkacak 15 proje, jüri tarafından değerlendirilecek ve 3’üne hibe vereceğiz. O hibeyle “Hadi düşündüğünüz şeyin ilk prototipini yapın” diyeceğiz. Yaratılan projelerden kendi gelir kalemleri olmasını ve probleme çözüm bulmalarını bekliyoruz. İlk etapta sponsor olarak desteklediğimiz projelerin, sponsorluk çekildiği zaman kendi ayakları üzerinde durarak büyüyüp yoluna devam etmesi önemli.

Ne kadarlık bir hibe bu?
Zorlu: 30 bin Euro. 3 ekibe toplam 90 bin Euro verilecek.

Alper: Sonuçta 3 kazanan var ama diğerleri de arkasını dönüp gidecek değil. Mesela ikinci sınıfta olan bir üniversite öğrenci grubu başvurdu. Onların okulu bırakıp sosyal girişimci olması çok kolay değil. Onları sisteme aldık. Bizimle bu sistemde ilerledikçe kendi yetkinliklerini geliştirip geleceğin sosyal girişimcileri haline gelecekler.

Zorlu: Aslında İmece ile sosyal etki yaratan girişimlerin ortaya çıkmasını istiyoruz. Dünyada bu şirketlere B Corp deniliyor. B Corp’lar sosyal fayda yaratan şirketler, topluma yararlı şirket statüsü de alıyorlar. Dolayısıyla Zorlu Holding olarak bütün meselelerin sponsorluğunu yapmak istemiyoruz. Biz bu platformun ateşini vermek istiyoruz. Bu ekosistemin de her zaman parçası olmayı hedefliyoruz. Farklı şirketlerin bir meseleyle içeri girmeleri için kapı açık… İmece’nin tepesinde olan bir grup olmak niyetinde değiliz. Burada çok değerli bir insan topluluğu var. Bu insan kaynağı da burayı sürekli bilgilerle besleyecek, daha çok insan buraya girecek ve burası büyüyecek.

İmece tam olarak nasıl bir platform… Türkiye’de ve dünyada benzerleri var mı?
Alper: Aslında biz bu oluşumu hayata geçirmeden önce Türkiye’de ve dünyada benzer inkübasyon programlarını çok inceledik. Sonuçta yeni bir şey yapmaya çalıştık. Yeni bir şey yaparken de önceliğimiz insanı odağa almaktı. Birçok kuluçka programında fikirden bahsedersiniz, prototipinizi gösterirsiniz, belli metrikler üzerinden kabul edilirsiniz. Biz “Fikriniz önemli değil, ne üzerine çalışmak istiyorsunuz o umrumuzda ve kimsiniz” diyoruz. Bize video çekip gönderdiler, böylelikle tutkularını gözlerinden görmek istedik. Böyle farklı metotlarla doğru insanları bir araya toplamaya çalıştık. İmece’nin başarısı, ne bizim verdiğimiz eğitimler olacak ne verilen hibe… Bunların hepsi birer destek mekanizması.

Bu proje alanında tek mi?
Zorlu: Türkiye açısından ilk. Hatta belki globalde de örnekleri bir elin parmaklarını geçmez.

Kerem Okumuş: Buradaki en büyük farklılıklardan biri şu: Biz aslında fikirleri bir yere odaklıyoruz. O yüzden insanlar fikirlerini geliştirirken çok dağılmıyor. Bir mesele tanımlıyoruz. O meseledeki temel sorunu start up düşünce yapısıyla nasıl çözebiliriz diye anlamaya çalışıyoruz. Tek bir mesele üzerinde herkesin çalışacağı bir sistem yaratıyoruz. İmece’de 200 kişilik ekiple, girişimci bakış açısıyla eğitim alanındaki tüm sorunları çok kısa vadede ve ölçeklendirilebilir şekilde nasıl çözeceğimizi aramaya başladık. Burada iş modeline dayalı sosyal etki yaratan girişimleri destekleyeceğiz.

NE KADARLIK BİR HİBE VERECEKSİNİZ?
“Proje başı 30 bin Euro. 3 ekibe 90 bin Euro verilecek.”

Şu an sürecin hangi aşamasındasınız?
Zorlu: Kuluçka aşamasındayız. Bu süreç 3 ay sürüyor.

Okumuş: Kuluçka sürecinde de onları yine farklı kitlelerle bir araya getirerek mesela Silikon Vadisi’ndeki, Kanada’daki bir girişimcilik ekosisteminin içerisine sokarak veya Avrupa’da bir yere götürerek karar beslemeye çalışıyoruz. Böylelikle bize sundukları o iş modelini birer gerçek ürüne ve işe çevirmelerini sağlamayı amaçlıyoruz.

3 ay sonra 3 girişimi seçtiğinizde ne olacak?
Alper: O noktada artık bütçe yönetebilen birer start up olmaları gerekiyor. Çünkü ellerinde 30 bin Euro’ları olacak. Bizim de yönlendirmemizle 30 bin Euro’yu en verimli şekilde neye harcamaları gerektiğine kendileri verecek. Ondan sonraki aşamada da kendilerine yatırımcı ve fon bulmaları amaçlanıyor.

Çıkan girişimlerin paydaşları kimler olacak?
Zorlu: Eğitimde birden fazla paydaş var. Bu nedenle eğitimciler, okullar, öğrenciler, veliler olabilir. Bakanlık da devlet de olabilir. Velinin çocuğunun eğitimindeki gelişimini takip edeceği bir uygulama olabilir. Böyle bir çözümü üç bilgisayar mühendisi biraraya gelerek bulamaz ya da bir öğretmen bulamaz. Bu işin içine bir sosyolog sokmak zorundasınız, çünkü işin içinde aile var, belki kârlılık tarafını çözecek profesyonellere ihtiyaç var. Bu disiplinler arası düşünme şekliyle ilerlersek o zaman çözümler daha hızlı ve etkili oluyor.

Zorlu Holding olarak ilk meseleye dair çözümler ortaya konduktan sonra İmece platformundan çekilecek misiniz?
Zorlu: Hayır. Biz buradan çıkmak istemiyoruz. Yapmak istediğimiz bizim gibi farklı şirketlerin buraya meseleleriyle destek olması. Ne kadar fazla şirket buraya gelip sahiplenirse, o kadar fazla gönüllü insan, kaynakları kullanmak için buraya gelecek. Burada ne kadar fazla insan olursa ekosistem o kadar genişleyecek. Yaratılan bilgi ve çözümler o kadar artacak. Ne kadar fazla çözüm ve bilgi artarsa buradan çıkacak etkiler çok daha büyük olacak.

Hedefleriniz neler? Kaç girişim çıksın istiyorsunuz? Önümüzdeki 5 yıla ilişkin projeksiyonunuz nedir?
Zorlu: Çok büyük projelerimiz var. Türkiye odaklı değil küresel odaklı hayallerimiz var. Buradaki benzer problemleri yaşayan ülkelere de çözüm sunmak istiyoruz.

EMRE ZORLU ZORLU HOLDİNG YÖNETİM KURULU ÜYESİ

“EĞİTİM PROBLEMLİ BİR ALAN”

ÜÇ ALAN
Holding olarak sosyal sorumlulukta bir etki yaratacağımızı düşündüğümüz üç alan var. Bunlarda bir tanesi eğitim. Türkiye’de eğitim problemli bir alan. Kaliteli eğitimin daha fazla insana dokunmasını sağlayacak bir etki yaratmak istiyoruz.

İLK MESELE
Bu nedenle eğitimde teknoloji bizim birinci meselemiz. İkinci meselemiz, şirketlerde kadın erkek eşitliği. Türkiye’de kadının iş hayatında olma oranı maalesef düşük. Bunlar aynı zamanda ülkenin ilerlemesini hızlandıracak iki konu. Bunların dışında üçüncü konu, engelsiz bir hayat yaratmak. Engelli vatadaşların toplum içinde daha etkin olmasını sağlayacak çözümler yaratmak istiyoruz.

ENGELSİZ HAYAT
Türkiye’de sadece 3 milyona yakın görme engelli var. Engelli nüfusunun toplam nüfusun yüzde 10’una yakın olduğu söyleniyor. Bu insanları doğru şekilde kanalize edebilirsek bırakın ülkeye yük olmayı tam tersi bu ülkeye değer katacak önemli bir potansiyeli ortaya çıkarabiliriz.

KEREM ALPER ATÖLYE KURUCU ORTAĞI

“BİZ DE BİR SOSYAL GİRİŞİMİZ”

DİSİPLİNLERARASI İNOVASYON
Atölye, 2014 başında kuruldu. Bizim konumuz, disiplinlerarası inovasyon. İmece’de yapılmamış bir şeyi yapıyoruz. Mesela İmece’nin üniversitelerde elçileri var. Boğaziçi Üniversitesi’nde, Koç Üniversitesi’nde, Bilgi Üniversitesi’nde ve oradaki kulüplerde İmece’yi anlatıyoruz. İmece şu an bazı üniversitelerde müfredata da giriyor.

“YOLUN BAŞINDAYIZ”
“Girişimci olacaksan bu bakış açısıyla ol. Okuldaki projelerini bu bakış açısıyla yap” diyerek bir nevi yeni nesil bir eğitim platformu kuruyoruz. Bu çıktı odaklı bir eğitim. Eğitimin amacı girişimler çıkarmak. Biz de aslında bir sosyal girişimiz. Zorlu Holding de bir etki yatırımcısı. İmece de düşecek, yaralanacak, debelenecek, kalkıp yürümeye devam edecek. Daha yolun çok başındayız.

KEREM OKUMUŞ S360 KURUCU ORTAĞI

“HEDEF TÜRKİYE’DEN B CORP ŞİRKETİ ÇIKARMAK”

GÜÇLÜ KASLARIMIZ
S360’ı 2013 yılında kurduk. Bizim güçlü kaslarımız, sosyal etki ölçümlemesi ve toplumsal fayda yaratan şirket modelini bu araya entegre edebilmek. Kendimiz de toplumsal fayda yaratan bir şirketiyiz. Aynı zamanda Türkiye’de toplumsal fayda yaratan B Corp’un ofisi olarak faaliyet gösteriyoruz. Uluslararası kalkınma kuruluşlarında yıllar boyunca çalıştım.

İNOVATİF SORUN ÇÖZME
En son Dünya Bankası’nda görev aldım. Burası çok inovatif sorun çözme platformu. İnsanlar, kaynağı aldıktan sonra o sorunu hayatının bir parçası haline getiriyor, girişim şirketi haline geliyor. Tutkulu insanları bir idealin peşinde koşturmak ve desteklemek bizim için en önemlisi. Bir de eğer B Corp şirketleri çıkarabilirsek doğrudan yatırımcıların radarına girmeyi başaracağız. B Corp şirketi olarak çıkmak bir girişime en azından 1-2 yıllık mesafe kat ettiriyor. Çünkü doğrudan Amerikaya gittiklerinde B Corp olarak yarattıkları değer ortada olduğu için finansman modelleri de iyiyse yatırım alma imkanları oluyor.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.