İpek Ersavaş: Start Up’lardan besleniyoruz


İpek Ersavaş

İpek Ersavaş

P&G, pazarlamaya daha yenilikçi bakan start up’larla daha yakın çalışarak yeniliği yakalama peşinde. P&G Türkiye ve Kafkasya Pazarlama Direktörü İpek Ersavaş, yenilikçi bakış açılarını beslemek, kurum içi inovasyonu canlı tutmak için start up’larla çalıştıklarını anlatıyor. “Radarımızda pazarlama, yapay zeka, pazar araştırması ve market içi çözümlerle ilgili yenilikçi çözümler bulan start up’lar yer alıyor” diyor.

AYÇE TARCAN AKSAKAL
aaksakal@capital.com.tr

P&G, 180 yaşında, 4 sanayi devrimini başarıyla deviren bir şirket. İkinci bir asrı daha devirmeye hazırlanıyor. Bu kadar uzun süre ayakta kalmasının, her yıl milyarlarca insanın yaşamına markalarıyla dokunabilmesinin arkasında tüketiciyi dinlemesi, inovatif ve yenilikçi çözümler sunması yatıyor. P&G Türkiye ve Kafkasya Pazarlama Direktörü İpek Ersavaş, hızlı tüketim sektöründe sürdürülebilir başarının temelinde ürünlerini ve kendilerini inovasyona göre yenilemelerinin bulunduğunu belirtiyor.

İnovasyon ve yeni döneme adapte olmak için start up’lardan yararlandıklarını söyleyen Ersavaş, “İnovatif bakış açımızı besleyebilmek için artık daha fazla start up’la bir araya geliyoruz” diyor. Ersavaş, yenilikçilik açısından start up’lar nasıl fikirler getirebilir diye baktıklarını anlatıyor. 16 yıldır P&G’de çalışan, son 9 aydır da pazarlamanın başında olan P&G Türkiye ve Kafkasya Pazarlama Direktörü İpek Ersavaş ile start up’larla yürüttükleri projeleri ve girişimcilik dünyasına bakışlarını konuştuk:

P&G, pek çok kategoride pazar lideri olan çok güçlü ve köklü bir şirket. Start up’larla proje yapma fikri nasıl doğdu?
Pazarlama stratejimizi daha yenilikçi yapmaya çalışıyoruz ve kitlesel birebir dediğimiz pazarlama stratejisine doğru ilerliyoruz. Bunu da daha dışa açılarak yapmaya çalışıyoruz. Pazarlamaya daha yenilikçi bakan start up’lar ve yeni oluşumlar bize nasıl yeni fikirler getirebilir diye bakıyoruz.

Start up’larla çalışmak ne tür faydalar sağlıyor?
Start up’larla daha fazla bir araya gelmemizin en büyük nedeni, inovatif bakış açımızı besleyebilmek. Bu nedenle farklı alanlarda onlarla iş birliği yapmaya başladık. Start up’ları ve girişimciliği desteklemeyi 3 açıdan çok kıymetli görüyoruz. Birincisi, yenilikçi fikirlerle yan yana olarak inovatif genimizi bu sayede her zaman taze tutabiliyoruz. İkincisi, çalışanlarının çok büyük bir kısmı Y kuşağından olan bir şirket olarak yenilikçi düşünceye sahip gençleri, şirket içi girişimciliği geliştirmek için desteklemek, onlara ilham vermek, motive etmek ve kurum içi girişimcilik kültürünü inovasyon çerçevesinde yaratıp canlı tutmak. Son olarak da topluma ve ekonomiye katkıda bulunmak.

Start up’larla ne sıklıkla bir araya geliyorsunuz?
Sürekli iletişim halindeyiz. External Focus gibi farklı programlarımız var. Bu sayede farklı start up’ları tanıyor ve onları yeri geldiğinde farklı projelerde değerlendirebiliyoruz. Sadece pazarlama alanında değil tedarik zinciri, pazar araştırması gibi farklı alanlarda da çalışmalar yapıyoruz. Ayrıca Global Girişimcilik Kongresi gibi bu alanla ilgili birçok platformda varız. Yaklaşık bir yıl önce Türkiye’de girişimcilerin dünyasına adım atmak üzere Endeavor Türkiye’nin yönetim kuruluna girme kararı aldık. Geçtiğimiz yıl da Boğaziçi Üniversitesi Mezunu İş İnsanları Derneği tarafından hayata geçirilen Sosyal Girişimcilik Programı’na (SOGİP) destek vermeye başladık. Bu programla gençlerin sosyal girişim alanındaki fikirlerinin nasıl iş modeline dökülebileceğini göstermeye çalışıyoruz.

Girişimcilikle ilgili başka neler yapıyorsunuz?
Kadınlara Özel Girişimcilik programımız ile kadın girişimcilerin sayısını ve Türk ekonomisine yönelik olumlu etkilerini artırmayı amaçladık. WeConnect International ile yaptığımız iş birliğiyle 20 lisanslı kadın işletmeci için 8 haftalık güçlü bir eğitim dizisi geliştirdik. Bize göre hayata geçirdiğimiz tüm bu programlar, girişimciliğin toplumsal fayda anlamında nasıl desteklenebileceği yönünde güzel örnekler oldu.

Start up’lardan öğrenmek, yakın iletişim kurmak için onlara ne kadar vakit ayırıyorsunuz?
Start up’lar bizim mesaimizin bir kısmında değil, süreçlerimizin farklı noktalarında ve bazı pazarlama çalışmalarımızın hayata geçiş felsefesinde var. Buna en iyi örnek de Banabak oldu. Banabak sadece start up’larla birlikte tasarlanmadı. Projeyi hayata geçiren çalışanlarımız da bir start up mantığıyla markayı değerlendirdi. Aynı bir girişimci gibi hayal ettiklerini Banabak’a taşıdılar. Bu fikirlerin hayata geçmesi için de start up’larla iş birliği yaptılar. Bunun için Banabak’a, P&G Türkiye’nin ilk start up’ı diyoruz.

Start up’lara ne gibi destekler sağlıyorsunuz?
En önemli desteğimiz, bilgi paylaşımı. Ekosistemi destekleyebilmek için Endeavor Türkiye’nin yönetim kuruluna girdik. Bunun dışında WeConnect ve SoGIP gibi iş birlikleriyle farklı alanlarda toplumsal fayda yaratmaya çalışıyoruz.

Hangi alanlarda çalışmalar yapıyorsunuz?
Tüketici araştırmalarından mobil uygulamalara kadar start up’larla pek çok alanda çalışmalar yürütüyoruz. Buna en iyi örnek Banabak Gençlik Hareketimiz için özel olarak tasarladığımız mobil uygulama oldu. Bu sayede dijital çağın gençleriyle daha sıkı bir iletişim içinde olmayı başardığımızı söyleyebilirim. Uygulamamızı gençlerin dünyasını yakalayabilmek için StartersHub Girişimcilik Merkezi’nde tasarladık. Teknoloji dünyasının yakından bildiği bir isim olan Ersin Pamuksüzer ile çalıştık.

Girişimcilik merkezinde geliştirdiğiniz mobil uygulama nasıl çalışıyor?
Uygulama sahip olduğu fiş okuma teknolojisi ve oyunlaştırma modeliyle gençlere aldıkları her P&G ürününden puan kazandırıyor. Böylece indirim ve farklı ödüller kazanma gibi avantajlar sağlıyor.

Bugüne kadar kaç kişi tarafından kullanıldı?
Banabak uygulamasını şimdiye kadar toplam 750 binden fazla kişi indirdi. Uygulamamızı indirenlerin 30 bini ödül kazanma imkanı yakaladı. Uygulamamız üzerinden 1.305 bin fiş okutuldu. Uygulamayı indiren gençlerin yüzde 40’ı da son 1 ayda aktif olarak kullanıyor. Bu oran sektör ortalamasının oldukça üzerinde. Bu yıl sonunda 1 milyon indirme rakamına ulaşmayı hedefliyoruz. Üç yıl içinde hedefimiz uygulamayı 3 milyon gence taşımak.

Bu uygulama size nasıl avantajlar sağlıyor?
Özellikle Y kuşağının tüketim alışkanlıkları, alışveriş tercihleri ve hatta belki şaşıracaksınız ama hayata bakışları ile ilgili bilgiler sağlıyoruz. Bu sayede Y kuşağının sosyal sorumluluk bilincinin ne kadar yüksek olduğunu gördük. Uygulamamız üzerinden çok farklı fırsatlar sunmamıza rağmen gençlerimizin çoğu kazandıkları puanlarla TEMA ortaklığıyla ağaç bağışı yaptı. TEGV ile burs katkı bağışı sağladılar. Biz de bu sayede beklentimizi aşarak ilk 7 ayda 7 bin fidan ve 500’den fazla burs bağışında bulunduk. Böylece bir Banabak ormanımız oluştu.

İpek Ersavaş

İpek Ersavaş

Banabak dışında hangi start up’larla çalışıyorsunuz?
Farklı uygulamalarımızda da sık sık girişimcilerle bir araya geliyoruz. Dışarıdan uzman konuşmacıları ağırladığımız ve bizim de dışarıdaki şirketlere ve etkinliklere gittiğimiz güçlü bir External Focus programımız var. Ayrıca start up’ları ağırladığımız ve onlarla karşılıklı deneyimlerimizi paylaşıp birbirimizden öğrendiğimiz start up günlerimiz bulunuyor. Bu çerçevede ofisimizde Twentify, Segmentify, Blesh, Anlatsın, Stajım gibi start up’ları ağırladık. Kurum içinde de fikir havuzumuz ve hackathonlarımız mevcut.

Pazarlama alanında yakın çalıştığınız start up’lar var mı?
Yaş ortalaması olarak genç bir şirket olduğumuz kadar bizim gibi genç düşünen şirketlerle de iş birliği yapmayı önemsiyoruz. Onların arasında start up’lar da olabiliyor. İş ortaklarımız arasında herhangi bir kayırma olmaması için isim zikredemiyorum ancak bizi heyecanlandıran yeni start up’lara kapılarımızı açıyoruz.

Birlikte çalışacağınız start up’ları nasıl seçiyorsunuz?
Buna en iyi örnek geçtiğimiz yıl kasım ayında İstanbul ile birlikte Paris, Madrid, Tel Aviv, Moskova, Cenevre, Bükreş, Varşova, NewCastle ve Frankfurt’ta aynı anda düzenlediğimiz P&G Avrupa IT Hackathon yarışması oldu. P&G hızlı tüketim ürünleri şirketlerinden biri. Ancak düzenlediği hackathon ile ses ve görüntü tanıma teknolojisi alanında yaratıcı fikirlere ev sahipliği yaptı. İstanbul ayağı P&G Türkiye kampüsünde gerçekleşen P&G Avrupa IT Hackathon’a katılımcılar Amazon’un Alexa sanal asistanını kullanarak müşteri iletişim deneyimini ileriye taşıyacak yaratıcı fikirler üzerinde çalıştı. Endeavor Türkiye’nin de desteklediği etkinlikte 5 takım yarıştı.

Takımlar neye göre değerlendirildi?
Önerilen fikirler, prototiplerin çalışabilirliği, sunulan yenilik, P&G’nin iş alanıyla uyumluluk ve yapılan sunumların profesyonelliğine göre değerlendirildi. Hackathon sonunda birinci olan takım Facebook, Instagram ve Twitter gibi sosyal mecralara yönelik görüntü tanıma projesi sunan ekip oldu.

Hackathon’da kazanan takımlara ödül verdiniz mi?
Kazanan takımlara fikirlerini girişime dönüştürebilmeleri için Endeavor Türkiye tarafından mentor toplantısı ve workshop imkanı sağladık. Bu gençler girişimci olma yolunda çok önemli bir adım attı. P&G için de çok önemli bir değer sundular. Bu gibi etkinlikler P&G’nin start up’larla nasıl daha çok bir araya geldiğinin önemli bir göstergesi.

Hızlı tüketim alanına yönelik start up’ları olan girişimcilere açık mısınız?
P&G olarak inovatif ürünlerimizi kendimiz geliştirebilmeyi önemsiyoruz. Bunu farklı alanlarda destekleyebilecek start up’larla bir araya gelebilmeyi önemli görüyoruz.

Start up’larla ilgili gelecek hedefiniz nedir?
Yenilikçi bakış açımızı beslemek, kurum içi inovasyonu canlı tutmak ve toplumda değer yaratmak amacıyla start up ekosistemiyle iç içe olmayı sürdüreceğiz.

“START UP MANTIĞIYLA ÇALIŞIYORUZ”
YÜZDE 90’I Y KUŞAĞI P&G’de çalışanlarımızın yüzde 90’ı, Y kuşağından ve bunların büyük bir kısmını yeni mezunlardan sağlıyoruz. Bu genç arkadaşlarımızın bir start up gibi çalışarak en yenilikçi fikirlerini P&G’ye taşıyabilecekleri özgür bir ortam sunuyoruz.

“RUHUMUZDA VAR” Hatta çalışanlarımızın kendilerini bu konuda daha çok geliştirebilmeleri için “External Focus Team” gibi çalışmalara dahil olmalarını sağlıyoruz. Dolayısıyla start up’lar bizim sadece mesaimizin bir kısmında değil, iş yapış biçimimizin ruhunda var.

“GLOBALDE ÖRNEK GÖSTERİLDİ”
PROJE NASIL DOĞDU? Banabak, P&G’de yaratmak istediğimiz şirket içi girişimcilik kültüründen beslenen ve büyüyen bir proje oldu. Bu yıl Banabak ile bu anlamda yeni bir adım attık ve gençlerle daha sıkı bir iletişim içinde olmak için Banabak’ın mobil uygulamasını tasarladık.

“FARKLILAŞIYORUZ” Halihazırda sunulan sadakat uygulamalarının çok büyük bir kısmı üst segment tüketicilere, özellikle de beyaz yakalılara sesleniyor. Banabak’ta hedefimiz 30 yaş altı gençler. Bu anlamda Banabak diğer sadakat programlarından ayrışıyor ve gençlere istedikleri ve ihtiyaç duydukları kampanyaları sunuyor.

TÜRKİYE’YE ÖZEL Türkiye’ye özel başlattığımız Banabak projesi o kadar başarılı oldu ki P&G globalin ilgisini çekti. Şu anda Almanya, Rusya, Romanya gibi ülkeler de kendi Banabak projelerini hayata geçirmek için çalışıyor.

RADARDA KİMLER VAR?
YENİ HACKATHON Start up’lar için düzenleyeceğimiz yeni hackathon eylül-ekim gibi olacak. Banabak uygulamasına yapay zeka algoritmasını koymak istediğimiz için ana tema yapay zekayla ilgili olacak.

HANGİ ALANLAR? Farklı alanlarda faaliyet gösteren start up’larla sürekli iletişim halindeyiz. Radarımızda pazarlama, yapay zeka, pazar araştırması ve market içi çözümlerle ilgili yenilikçi çözümler bulan start up’lar yer alıyor.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.