Her yıl 1 ülkeye açılacağız


Vergi yazılımlarının global oyuncusu Sovos, geçen yıl Foriba’yı satın aldı. Satın almanın ardından Foriba’nın iştiraki Figopara, yoluna ayrı bir şirket olarak devam etmeye karar verdi.

ÖZLEM BAY YILMAZ
obay@ekonomist.com.tr

Bu yıl 1 milyon dolarlık bir yatırım almayı başaran girişim, yakın zamanda da 5,5 milyon dolarlık bir yatırım turuna çıkacak. Figopara Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Koray Bahar, önümüzdeki 5 yıl hızlı büyüyerek globale açılacaklarını söylüyor.

Figopara, 2016 yılında finansal teknoloji şirketlerinden Foriba’nın çatısı altında kuruldu. Amerika menşeli vergi yazılımları ve raporlama çözümleri şirketi Sovos’un, geçtiğimiz yıl Foriba’yı satın almasının ardından Figopara, ayrı bir şirket olarak yoluna devam kararı aldı. Şirketlerin ihtiyacı olan işletme sermayesini karşılayan bir tedarikçi finansmanı platformu olan Figopara, halihazırda Türkiye’nin önde gelen 6 bankasıyla çalışıyor.

Revo Capital, Dünya Bankası ve Endeavor Catalyst, girişimin yatırımcıları arasında yer alıyor. Geçtiğimiz mayıs ayında mevcut yatırımcıların yanı sıra yeni yatırımcıların da katıldığı bir turda toplamda 1 milyon dolar yatırım alan Figopara, bu kaynağı da KOBİ’lere sağlanacak finansmana aracılık etmek üzere yeni teknolojiler geliştirmek için kullanmayı planlıyor.

Figopara Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Koray Bahar ile girişimcilik hikayesini ve Figopara’nın yeni yolculuğunu konuştuk:

İlk girişiminiz Foriba başarılı bir exit yaptı. Foriba’nın öyküsünü anlatır mısınız?

Hem Türkiye’de hem Avrupa’da 8 ülkede regülasyon teknolojileri, elektronik fatura ve defter gibi şirketlerin yerel mevzuatına uyum sağlaması için teknoloji üreten yerli bir yazılım şirketiydik. Exit öncesi Foriba’da yaklaşık 220 çalışana ve 100 milyon liraya yakın ciroya ulaşmıştık.

Foriba toplamda kaç tur ve ne kadarlık yatırım almıştı?

Foriba, 2014 yılında ilk kez Revo Capital’den 4 milyon dolar yatırım almıştı. 2018’de de IFC’nin yönettiği bir turda Dünya Bankası, Revo Capital ve Endeavor Catalyst’ten 6 milyon dolarlık bir yatırım aldı. Toplamda yatırım tutarı 10 milyon dolara ulaştı. Ikinci turdan sonra bir rakibimiz olan Isis Bilişim’i satın aldık.

Satın almanın sonrasında da Türkiye’de organik ve hızlı büyüdük. Avrupa’ya açılma sürecini 2018’de başlatmış olduk. Çok iyi ilerlediğimiz için 2018’in sonuna doğru, “Bir yatırım turu daha yapalım” dedik. Avrupa’da belki bir şirket daha alırız amacıyla yola çıktık. Tekrar yatırımcılarla görüşmeye başladık. O dönemde Sovos’la tanıştık. 2018 Aralık ayının sonunda Sovos’la genel şartlarla ilgili anlaştık. 2019 Mayıs’ın sonunda imzalar atıldı. Satış işlemi Ağustos 2019’un başı itibarıyla tamamlanmış oldu.

Sovos hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Sovos, bir Amerikan şirketi; fakat yüzde 100’ü bir Ingiliz fon şirketine ait. Hg Capital bir özel sermaye fonu olduğu için daha çok şirketlerini hem organik hem inorganik büyüterek aslında değerlemesini daha yüksek bir yere taşımak istiyordu. Çok aktif satın alma yapıyorlar. Biz satın aldıkları 9’uncu şirkettik. Bizden sonra 3-4 şirket daha satın aldılar. Çok başarılı bir stratejiyle şirketlerini büyütüyorlar.

Tam bir exit mi oldu?

Bu, yüzde 100 bir satış işlemiydi. Yani Sovos, Foriba’nın tüm hisselerini satın aldı ve biz de exit yaptık.

Satıştan sonra şirkette görev aldınız mı?

Satış sonrası 6 ay kadar Türkiye’deki görevime devam ettim. Hem Türkiye’den sorumlu genel müdür olarak görevimi yaptım hem Sovos’un Asya Pasifik’teki genişleme stratejisini yönettim. Geçirdiğim 6 aylık dönem benim için bir executive MBA gibiydi. Hem kendimi geliştirmek hem böyle büyük bir organizasyona katkı sağlamak adına çok keyifli bir dönemdi.

Fakat bu girişimcilik bir virüs gibi beyaz yakalı olarak sadece 6 ay kalabildim. Ocak sonu itibarıyla Sovos’taki görevimden ayrılıp daha önce Foriba’nın bir iştiraki olarak kurduğumuz Figopara’nın başına geçtim. Şimdi Figopara’yı büyütmeye çalışıyoruz.

Foriba’yı exit etmenizi sağlayan etkenler nelerdi?

Son dönemde birkaç kritik adım attık. Bu sayede Türkiye’de organik ve inorganik büyümeyi çok iyi yakaladık. 2017 yılındaki ciromuz yaklaşık 27 milyon TL idi. 2018’de 65 milyon TL’ye çıkardık. Satıştan sonraki yıl ise yaklaşık 100 milyon TL’lik ciroya sahip bir yazılım şirketi haline geldik. Ciromuzun yüzde 15-20’si yurt dışından gelir olmuştu. Bu önemli bir etken. Özellikle Türkiye’de satın almalarla organik yapıda hızlı büyüyebilmek ve bunun üstüne global ölçekte başarılı bir şirket yönetimi gerçekleştirmek de önemli bir faktördü.

Sovos için bu satın almanın önemi neydi?

Sovos bizi niye aldı diye baktığımızda birkaç önemli faktör var. Birincisi, Türkiye’deki insan kaynağı. Türkiye’de insan kaynağı gerçekten çok kaliteli. Göreceli olarak Türkiye’de Avrupa ve ABD’ye göre daha düşük maliyetle çalışıyoruz. Öte yandan ekibimiz global projeler konusunda tecrübeli. Satış öncesinde yaklaşık 15-16 bin müşterimiz vardı. Bunların bini, Türkiye’deki çok büyük ölçekli kurumsal şirketler.

Unilever, Shell, BP gibi 400’ün üzerinde çok büyük müşterimiz vardı. Bu müşteri bazı da Sovos’un satın alma kararında etkili oldu. Türkiye’de gelir anlamında pazar lideri olmamız, Avrupa’daki güçlü konumumuz, global birçok müşterinin sistemine entegre olmamız ve bu çözümleri birden çok ülkeye sunmamız Sovos için anlamlı bir satın alma oldu. Şirketin geliri, kârlılığı, tekrar eden gelirleri Sovos’un mevcut yapısına çok uyumluydu.

Foriba’da satış sonrası nasıl değişiklikler yaşandı?

Biz satış sonrası Türkiye olarak Avrupa’daki ekiple birlikte çalışmaya başladık. Sovos’un EMEA Bölgesi’ne dahil olduk. Organizasyonda büyük bir değişiklik olmadı. Satış, finans ve teknik ekiplerimiz global ekiplerle entegre bir halde çalışıyor. Türkiye’deki bazı yetkililerimiz global roller aldı. Ekipler daha global bir organizasyonun içinde kariyerlerinde ilerleme şansı yakalamış oldu. Benim dışımda yönetim kadrosu değişmedi.

Peki Figopara nasıl bir ihtiyaçtan doğdu, nasıl bir hikayesi var?

Figopara’yı 2016 yılında Foriba’nın bir iştiraki olarak kurduk. Birçok kurumsal şirketin en mahrem bilgisi olan fatura, defter gibi bilgilerini işliyoruz. Finans ve IT ekipleriyle çok yakın çalışıyoruz. Müşteri odaklı bir kültürümüz var. Müşterilerimize, “Sizin için neler yapabiliriz? Fatura sürecinden sonra neyi dijitalleştirmeye ihtiyacınız var?

Bizim elimizdeki fatura bilgileriyle size nasıl katma değer katabiliriz” diye sorduk. Birçok farklı dikeye baktık. En sonunda da tedarik zincirindeki finansman konusunun müşteri kitlemize uygun olduğunu gördük. Figopara’yı Foriba’nın bir iştiraki olarak kurduk ve 2018 yılında ilk işlemlerimizi gerçekleştirmeye başladık.

Figopara’nın işlem hacmi yıllar içinde nasıl değişti? ilk yıl 120 milyon TL’lik fatura vadesini beklemeden Figopara üzerinden iskonto edildi. Daha sonra 2019 yılında bu rakam yıllık olarak 300 milyon TL’ye çıktı. Bu yılın ilk 6 ayında 400 milyondan fazla fatura vadesini beklemeden Figopara üzerinden KOBi’ler tarafından tahsil edildi. Bu yılı 1 milyar TL’lik işlem hacmiyle tamamlamayı hedefliyoruz. Yani KOBİ’ler bu yıl Figopara üzerinden 1 milyar TL’lik bir kaynağı kullanmış olacaklar.

Bugün kimlere hizmet veriyorsunuz?

Şu anda Sabancı Grubu şirketleri, Hepsiburada, BMC, Akçalı Boya gibi büyük şirketler Figopara’yı kullanıyor. 750’den fazla KOBi halihazırda Figopara üzerinden bu müşterilerine kesmiş oldukları faturaları tahsil edebiliyor. KOBi’lerin nakit akışı derdini çözüyoruz. Büyük alıcıların da işletme sermayesini daha sağlıklı yönetmesine destek olan bir çözüm ürettik.

Figopara’da yurt dışı hedefleriniz neler?

Figopara’da Foriba’da olduğu kadar yurt dışına açılmak için geç kalmak istemiyoruz. Bu yüzden 2021 yılında Figopara’yı en az bir ülkede devreye almayı planlıyoruz. Hemen hemen her yıl bir ülkede Figopara’yı açmış olacağız. Gideceğimiz ülke için ön şartımız o ülkede elektronik faturanın zorunlu olması.
Yurt dışı açılımı için hangi ülkeleri düşünüyorsunuz? İtalya’da başlamayı planlıyoruz. Çünkü İtalya’da halihazırda yerel e-fatura servis sağlayıcıları ve bankaları iyi tanıyoruz. İtalya’da da Türkiye gibi e-fatura zorunlu olan bir regülasyon.

Gündeminizde yeni ürünler var mı?

Ağustos ayında ‘Figoskor’ adında yeni bir ürün devreye alıyoruz. Şirketlere, e-fatura kullanan KOBİ’lere artık faturasına onay vermesini beklemeden nakde ihtiyaç duydukları her anda finansman sağlayacak yeni bir model devreye aldık. Bu çok yenilikçi bir teknoloji.

Figoskor ile beraber eylül ayı itibarıyla aylık yaklaşık 25 milyon liralık ek bir KOBİ finansmanı sağlayacağız. Önümüzdeki yıl ise aylık 200-250 milyon liralık bir işlem hacmine ulaşmasını bekliyoruz. KOBİ’lerin tamamen nakit akışını iyileştirebilecekleri bir kaynak olacak.

Figopara bugüne kadar kimlerden yatırım aldı?

Figopara, Foriba’nın altında bir iştirakti. Geçen yıl temmuz ayında şirketi ayırdık. Foriba’dan ayırdıktan sonra Dünya Bankası, Revo Capital, ben ve diğer ortaklarımız toplamda 1 milyon dolarlık bir yatırım yaptık. Planımız ağustos ayı içerisinde 5 milyon dolarlık bir yatırım turu yapmak. Buradan gelecek olan 5 milyon dolarlık kaynağın tamamını Figoskor ile beraber KOBİ’lerin daha kolay bir şekilde kaynağa ulaşması için kullanacağız.

Bu yeni turda da bize yatırım yapacak olan iki farklı banka ve 3-4 büyük aile ofisi (corporate venture capital) olacak. Yine aynı şekilde Dünya Bankası, Revo, ben ve diğer yatırımcılarımız bu turda yatırım yaparak toplam 5,5 milyon dolarlık yatırımı tamamlamış olacağız.

Figopara için exit planınız nedir?

Figopara’da exit’i konuşmak için erken ama diğer taraftan içeride yatırımcı olduğu için sürekli bu soru gündemimizde. Şu an yolun çok başındayız. Bunun yanında yurt dışındaki büyüme, Figoskor’un altyapısının oturması, daha fazla kaynağın KOBİ’lere indirilmesiyle tabii ki gelecekte bir exit mutlaka gündemde olacak. Ancak önümüzdeki 5 yıl hızlı büyüyerek globale açılacağız. Hem Türkiye’de hem dünyada farklı KOBİ ihtiyaçlarını çözeceğimiz bir yapıda Figopara’yı büyütmek istiyoruz.

Sizce fintek alanında Türkiye’den unicornlar çıkar mı?

Bence artık çıkmasının vakti geldi. Önümüzdeki dönemlerde bunu görebiliriz. Ben kişisel anlamda Türkiye’de unicorn diyebileceğim birkaç şirket biliyorum. Ancak tabii ki yatırım alamayan ve exit işlemi olmayanlara unicorn diyemiyoruz. Bence önümüzdeki dönem yenilikçi işler daha fazla öne çıktıkça fintek unicorn’unun da Türkiye’den çıkması içten bile değil.

“PANDEMİDEN OLUMLU ETKİLENDİK”
“İŞLEM HACMİ ARTTI”
Pandemi dönemi işlem hacmimizi artırdı. Çünkü KOBİ’lerin çok daha fazla nakde ihtiyaç duyduğu bir dönemdi. Yılın başında ayda 25-30 milyon TL’lik aylık hacimdeyken bir anda aylık 80-85 milyon TL işlem hacimlerine geldik. Böyle de gidiyor.

“HEDEF 200 MİLYON TL”
Şirketler e-faturasını, e-defterini kullanarak yeni bir finansman kaynağına hızlı alıştı ve bundan sonra da kullanmaya devam edecekler. Bankaya gidip haftalarca bir sürü evrak verip kredi almaktansa tek tuşla bir dakikada finansmana kavuşuyor olmak çok ciddi bir alışkanlık yaptı. Amaç bunu yıl sonunda işlem hacmini 200 milyon liraya çıkarmak.

“1-2 MİLYON DOLARLIK YATIRIM YAPACAĞIZ”
“6 GİRİŞİME YATIRIM YAPTIM”
Bugüne girişime yatırım yaptım. Son dönemde fintek alanında yaptığım 1-2 yatırım var. Birini yakında duyuracağız.

Onun dışında Robomotion’a yatırım yaptık. İş süreçlerini otomatize eden bir girişim. Yatırım yapalı 1,5-2 ay oldu; satış fırsatları yaklaşık 10 kat arttı. Biz Türkiye’de hangi kurumsal şirketin bu çözüme ihtiyacı olduğunu biliyoruz.

“HIZLI BÜYÜYORLAR”
Yatırım yaptığım diğer bir şirket Ekmob. Ekmob biraz saha ekiplerinin mobil ortamda lokasyon takibini yapabildiği, satış yöneticilerinin ekiplerinin nerede olduğunu, hangi aktiviteyi gerçekleştirdiğini takip edebildiği, yönetebildiği modern bir CRM çözümü. Onlar da çok hızlı büyüyor, çok iyi gidiyorlar. Onun dışında ‘Monday Hero’ diye iki
kadın girişimcinin kurduğu bir platform şirketine, GBA üzerinden ise iki Türk girişimcinin ABD’de kurduğu Firefly şirketine yatırım yaptım.

“İLGİ ALANIMDAKİLER”
Genelde B2B işlere, biraz fintek, biraz kurumların yazılım olarak ihtiyacı olabileceği işlere bakıyorum. Yaptığım yatırımlar 350400 bin doları buldu. Bunlar kişisel yatırımlarım. Bir o kadar da fonlar üzerinden yatırım yaptım. ‘Angel Effect’ diye bir şirket de kurduk, yaklaşık 20 ortaklı.

Şirketlerin hem erken aşama hem ikinci tur yatırımlarına Angel Effect üzerinden yatırım yapıyoruz. Angel Effect’te de şu anda 6 yatırımımız oldu. Orada amacımız iki yıl içinde 1-2 milyon dolarlık bir yatırım yapmak ve oradaki portföyü büyütmek.

“EXIT’LER ARTACAK”
KARTOPU ETKİSİ
Türkiye’de son dönem hem yatırım hem exitler için keyifli gitti. Geçen yıl bizim, Paraşüt ve iyzico’nun arka arkaya exit etmesi, ondan önce Gram Games’in exit’i, bu yıl ise Peak Games’in bir unicorn olarak çıkıyor olması Türkiye’nin global mecralarda daha fazla duyulmasına katkı sağlıyor. Bunun bir kartopu etkisi var.

İKİNCİ ŞANS
Türkiye’de exit eden girişimci sayısı ne kadar artarsa ekosisteme yeni kaynak yaratılmış oluyor. Türkiye’nin ikinci şansı ise şu anda kurulu fonlar. Türkiye’deki start up’lara önümüzdeki 5-6 yıl boyunca yatırım yapmak üzere kurulu fonlar var. Hiç bu kadar fazla Türkiye’ye bloke edilmiş fon olmamıştı. Bu da çok değerli.

YATIRIMCI İLGİSİ
Türkiye’den başarılı işler çıktıkça yabancı yatırımcıların da ilgisi çok arttı. Son olarak Insider 32 milyon dolarlık, Martı 25 milyon dolarlık yatırım aldı. Bence önümüzdeki 4-5 yıl Türkiye’nin daha çok şahlanacağı, girişim ekosistemine ilginin artacağı, daha fazla exit duyacağımız bir dönem olacak.

 

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.