”Hayallerimi Kovalıyorum”


Fethi Kamışlı, Esas Holding’in veliahtlarından… Aile şirketinde çalışmak yerine hayallerinin peşinden gitmeyi tercih etti. Londra’da iyi bir noktaya gelen Karhoo girişimini hayata geçirdi. Kısa sürede Karhoo’yu Londra’nın önde gelen uygulamalarından biri haline getiren Kamışlı, bu girişimini ve yeni projelerini Türkiye’ye de taşıyacak. Genç girişimcinin, yeni girişimler için arayışı da sürüyor.

Türkiye’nin önde gelen gruplarından Esas Holding’in veliahtlarından Fethi Kamışlı, hazır bir sistemde çalışmak yerine hayallerinin peşinden gitmeyi tercih etti. Bundan birkaç yıl önce Londra’da gayrimenkul yönetim şirketinde çalışırken kendi işini kurmaya karar veren Kamışlı, Londra merkezli Karhoo projesini hayata geçirdi. Esas Holding’in kurucularından olan Emine Sabancı Kamışlı ve Erhan Kamışlı’nın oğlu olan Fethi Kamışlı, taksi kıyaslama uygulaması olan Karhoo’yu Londra’nın önde gelen uygulamalarından biri haline getirmeyi başardı. Bu girişimini ve yeni projelerini Türkiye’ye taşımayı planlayan Fethi Kamışlı ile yeni dönem hedeflerini konuştuk:

Eğitiminizden bahseder misiniz? Sonrasında nasıl bir kariyer haritası çizdiniz?
İstanbul’daki Saint Benoit Fransız Lisesi’ni tamamladıktan sonra Amerika’daki TUFTS Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun oldum. Daha sonra Londra’da finans alanında sertifika programını tamamladım. Üniversiteden sonra açıkçası ne yapmak istediğimden emin değildim. Esas Holding olarak bir kuralımız var, aile fertleri eğitimi tamamladıktan sonra en az 2 yıl aile şirketi dışında çalışıp tecrübe kazanmadan Esas Holding’e geri dönemez. Bu çalışma sürecinin de değişik tecrübeler edinmek amacıyla yurt dışında olmasına özen gösteriyoruz. Bunun üzerine benim tercihim Londra oldu. Bu kural kariyer haritamı çizmemde etken oldu.

“YENİLİKTEN KORKMAYIN!”

Bir dizi start up’a yatırım yapan Fethi Kamışlı, bu zamana kadar edindiği deneyimlerle kendi işini kurmayı hayal eden veya kurabilen girişimcilere tavsiyelerde bulunuyor. Henüz yolun çok başında olduğunu ve şu ana kadar ciddi bir zorluk yaşamadığını söyleyen Fethi Kamışlı’nın, kendisi gibi yolun başındakilere tavsiyesi şöyle: “Yeni bir yapı kurmaktan, yeni bir sisteme geçmekten korkmayın. Ben onu yapamam, bunu nasıl yapacağım, şu nasıl olacak gibi bahane üretmemek gerekiyor. Kendimden örnek verecek olursam, liseyi Fransız okulunda okudum. Üniversitede dömenimde Amerika’da yaşadım. Üniversiteyi bitirince yine yeni bir sisteme geçip Londra’ya taşındım. Bunlara Türkiye’yi de eklerseniz dört farklı sistem ve dört farklı kültür… Yeni bir iş kurmayı da buna benzetiyorum. Halihazırda bir düzen varken yeni bir düzene geçmek istiyorsunuz. İlk başta alışmak zor oluyor ama bence kendi yaptığın iş modelinin büyüdüğünü görmekten daha motive edici bir şey yok.”

Londra’da yaşıyorsunuz ve işinizi orada kurmayı tercih ettiniz. Girişimci olma kararını nasıl aldınız?
Londra’ya ilk geldiğimde Blackstone’dan iş teklifi almıştım, ancak daha çok sorumluluk alabileceğim bir yapıyı tercih ederek F&C Reit adında 7 milyar sterlinlik varlık yönetimi yapan bir gayrimenkul şirketinde çalışmaya başladım. Buradan sonra yine gayrimenkul alanında ACapital adında bir ofise geçtim. Bir yandan da kendi gayrimenkul portföyümü oluşturmaya karar verdim. Buraya kadar aklımda start up/teknoloji alanına adım atmak yoktu. Ancak bir gün annemden telefon geldi ve “Esas’a bir start up projesi geldi ve bunun merkezi Londra’da. Sen de bizim ekiple beraber gidip görüş istersen” dedi. İsmi Karhoo olan bu proje çok enteresan geldi. Böylece ilk adımı atmış oldum.

HANGİ ALAN İLGİNİZİ ÇEKİYOR?
Fintech en çok ilgimi çeken alanlardan biri. Bana göre önümüzdeki 10 yıl içerisinde fintech alanı çok önemli olacak.

“YENİ BİR GİRİŞİMİM VAR”

ÖNEMLİ PROBLEM Çok yeni bir girişimim var. Bence çok enteresan ve dünya üzerindeki herkesin önemli bir problemini çözecek nitelikte. Ossia adında bir teknoloji şirketine yatırım yaptım. Wireless olarak telefonları şarj edecek bir sistem üzerinde çalışıyorlar. Pazardaki masa üstüne telefonu koyup şarj eden cihazlardan değil, Wi-Fi üzerinden telefonlarınızı şarj edecek bir teknoloji. Yani telefon cebinizdeyken ya da çekmecedeyken şarj olabilecek. Daha erken bir dönemde ancak şimdiden diğer yatırımlarımda olduğu gibi Türkiye haklarını almış bulunuyorum.

ERKENDİ, VAZGEÇTİM Fintech çok ilgimi çeken alanlardan biri. Ama henüz bu alanda bir yatırımım olmadı. Londra’da Tandem Bank adında dijital bir bankayla görüşmem oldu, ancak daha erken bir dönem olduğu gerekçesiyle vazgeçtim. Bana göre önümüzdeki 10 yıl içerisinde fintech alanı çok önemli olacak.

Karhoo’nun iş modeli nedir?
Lisanslı taksi şirketlerini tek bir platformda toplayıp fiyat, yakınlık, ne tip araç gibi kıyaslamalar yapıp kullanıcıya seçenek imkanı sunuyor. Şu anda Londra’da 35 bine yakın bir filoya sahibiz ve Uber’de bu sayı 20 bin civarında. Yani Londra’nın en büyük taksi şirketiyiz ve 220 bin kullanıcımız var. Amerika’dan Asya’ya her yerde hayata geçirilmek üzere olan bir proje. Yatırımı kişisel yapmak durumunda oldum, çünkü Esas Holding olarak bu tip fırsatlar yatırım kriterlerimize aykırıydı. Durum böyle olunca kardeşim Kerem’le beraber Karhoo’ya ortak olmaya karar verdik. Sağ olsun annem ve babam destek oldu.

Girişiminiz için yola çıkarken ilk hedefiniz neydi?
İlk etapta Karhoo yatırımının gayrimenkul işlerimin yanında, çok vakit almayacak ek bir iş olacağını düşünmüştüm. Ancak içine girmeye başladığım vakit çok ilgimi çekmeye başladı. Açıkçası Esas Holding bazında bu alanda var olmamamız benim için daha cezbedici bir etkendi. Bu yüzden ilk amaç, ilgimi çeken, farklı bir vizyon katabileceğim yeni bir şeyler denemekti. Sonrasında iyi bir yatırım noktasına geldi.

Nasıl bir sermayeyle yola çıktınız?
Ailenizden bir destek geldi mi?
Finansal açıdan nasıl ilerlediniz?
Ailemin desteği tabii ki önemli. “Bana bir sermaye verseniz ben iş kuracağım” gibi bir konuşma aramızda hiç geçmedi. Proje bazlı başladım. Yani bir fırsat geldiğinde araştırmamı yaptıktan sonra detaylarıyla aileme anlatıp sunarım. Beraber oturup iyi veya kötü yanlarını değerlendiririz. Bunun sonucunda bir karar veririz. Kendimi bu yönden çok şanslı hissediyorum. Tabii ki onların onayını almak için rapor hazırlayıp sunum yapmam gerekti. Bizde iş anlayışı olabildiğince profesyoneldir, duygusal olmamaya özen gösterilir.

İlk hedefinize ne zaman ulaşacağınızı planlamıştınız? Şimdi en önemli hedefiniz nedir?
İlk hedefim, aile şirketimiz dışında kendimin yapabileceği yeni bir alana yönelmekti. Kafamda hep değişik bir şeyler yapmalıyım, farklı bir vizyon katabilmeliyim diye düşündüm. Yani ilk hedefim kendime bir yol haritası çizmekti. En büyük hedefime gelirsek tabii ki yatırım yaptığım işin önemli yerlere gelmesi, yani dünya genelinde etkili olması… Bu hedefe ulaşmak içinde ekiple sürekli iletişim halindeyim, sessiz bir yatırımcı değilim.

NEDEN KARHOO?
Amerika’dan Asya’ya her yerde hayata geçirilmek üzere olan bir proje. Fikir ve konsept çok ilgimi çekti.

Şu anda nasıl bir varlığı yönetiyorsunuz? Kaç kişilik bir ekiple çalışıyorsunuz?
Londra’da yaşıyorum. Burada şahsi yatırımlarımız var. Londra’ya taşınıp stajımı tamamladıktan sonra bu yatırımları, profesyonel şekilde yönetilen bir portföy haline getirip değişik stratejiler ve iş planları ekleyerek büyüttüm. Bunun dışında yaptığım teknoloji/start up yatırımlarında ara sıra Esas Aile Ofisi’den destek alıyorum. Onun dışında her şeye kendim koşuyorum. Tabii her ne kadar kendi işimi yapıyor olsam da Esas Holding’de hissedarım ve bunun da sorumlulukları var.

İşinizi Türkiye’ye de taşımayı planlıyor musunuz?
Tabii, Türkiye’de bu alana hem yatırım yapmak isteyen çok insan var hem yeni start up fikri çok. Fakat ne yazık ki pazar çok kısıtlı. Bu yüzden fikir tutsa da yatırımın devamı gelmeyince o iş batıyor. Durum böyleyken neden o zaman Türkiye’ye taşınmayı planlıyorsunuz diyeceksiniz. Türkiye’nin artık teknoloji alanında gelişmeye başladığını görebiliyorum ama halen işin çok başında. Bu iş çok kişisel bazda yapılıyor, dostlar, arkadaşlar aracılığıyla yürütülüyor. Başarılı start up’lar görmemiz için bu işin biraz profesyonelleşmesi lazım. Çok sınırlı sayıda kurumsal yatırım fonu var. Hal böyle olunca çoğu fikir ileri aşamaya gidemiyor. Bu problemi çözmeye yönelik şu anda üzerinde çalıştığım bir projem de var, ancak konuşmak için çok erken.

“EN BEĞENDİĞİM GİRİŞİMCİ ANNEM”

STEVE JOBS FAVORİM Global olarak düşünürsek bu sektörde olan bir sürü insan gibi ben de Steve Jobs’u beğeniyorum. Bilindiği üzere Iphone dediğimiz alet, daha önce var olan teknolojileri bir araya toplayıp bir cihaz içine konmuş. Yani dendiği gibi bu yeni bir icat değil de var olan şeyleri daha efektif bir şekilde kullanmanın yolunu bulmuş.

3 KİŞİ 10 BİN KİŞİ OLDU Türkiye bazlı düşünürsek de annem Emine Sabancı Kamışlı derim. Birçok insan bilmez ama 2000 yılında annem Esas Holding’i ilk kurduğunda kiralık çok ufak bir ofiste üç kişi başladı. Düşünsenize Sabancı Holding bünyesindeki Aksigorta’yı yönetiyorsunuz ve hayallerinizin peşinden gitmek için kendi işinizi kuruyorsunuz, daha sonra o üç kişi yaklaşık 10 bin kişi oluyor.

Peki son dönemde Türkiye’de start up dünyasında ortaya çıkan girişimleri takip ediyor musunuz?
Türkiye’de birçok start up’la görüştüm, şu ana kadar bunlardan bir tanesinin iş modeli ilgimi çekti: Abonesepeti.com. Şu anda aktif kullanılıyor ve önemli bir kullanıcı sayısı var. Hepimiz bir sürü yere abone oluyoruz ve tabii ki en uygun fiyatlı olan aboneliği seçmek istiyoruz. Abonesepeti. com bunu kıyaslamayı sağlıyor.

Esas Holding’de bir göreviniz var mı?
Holdingde hissedarım ve her ay İstanbul’a gelir aile ofisi toplantılarına katılırım. Resmi olarak bir sorumluluğum yok, ancak ister istemez bazı görevleriniz oluyor. Mesela bizim Londra’da Esas olarak çok ciddi gayrimenkul yatırımlarımız var. Buradaki projeleri mutlaka takip ediyorum ve içinde bulunuyorum.

Genelde büyük grupların veliahtları yurt dışında belli iş deneyimleri kazandıktan sonra aile şirketine dönüyor sizin böyle bir planınız var mı?
Öncelikle böyle bir beklentinin olmadığını söylemeliyim. Esas, Türkiye’nin en düzenli ve kurumsal aile ofislerinden biri. Hiçbirimizin “Hadi okul bitsin de Esas’a geçeyim” gibi bir düşüncesi olmamalı. Hatta bu konuyla alakalı dayım Ali Sabancı ile aramızda geçen enteresan bir diyalog olmuştu. Üniversite bitmek üzereyken okulu bitirince ne yapmak istediğimi sorduğunda hiçbir fikrim yoktu. Daha sonra “İstiyorsan gel Pegasus’ta çalış, senin CV’ne sahip bir insan nereden başlarsa oradan başlarsın” dedi. Aklıma ilk gelen, sadece aile şirketimiz diye ilgi duymadığım bir işte çalışmak istiyor muyum, yoksa ilgi duyduğum bir alana mı yönelmek istiyorum sorusuydu. Bu konuşma gerçek hayata başlamak üzere olduğumu bana gösteren ilk uyarılardan biriydi.

Neden aile şirketinde çalışmak yerine girişimci olmayı tercih ettiniz?
Şu anda 25 yaşındayım. Bana göre bir insanın hayallerini kovalaması gerektiği, en enerjik olduğu dönem. Ben de şu anda bunu yapıyorum. Tabii aile şirketine asla dönmem veya yarın dönerim gibi bir önermem veya beklentim de yok. Sonuçta şu anda yeni bir alana yönelme kararı aldım ve o yönde ilerliyorum.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.