Girişimcinin Erdem Abisi: Para benim için ikinci planda

Girişimcilik ekosistemindeki herkes Erdem Yurdanur’u tanır. 25 yıldır ekosistemde olan Yurdanur, Mackolik, Kokteyl, Masomo gibi girişimlerin yaratıcılarından biri. Yazılım şirketi Kokteyl çatısı altında girişim kurmaya devam eden Yurdanur, yatırımcı kimliğiyle de ekosistemin en önemli isimleri arasında. Girişimcilerin “Erdem Abisi” olan Yurdanur, “Türkiye’de, yatırım arayan girişimcilerin en büyük derdi yatırımcıların onlara tepeden bakması. Öyle biri olmamaya çalışıyorum. Para benim için ikinci planda” diyor.

Nil DUMANSIZOĞLU ndumansizoglu@capital.com.tr
Söyleşi / Erdem YURDANUR

Mackolik’in kurucusu Erdem Yurdanur, başarılarla dolu girişimcilik hikayelerinin yanı sıra yatırımcı şapkasıyla da start up ekosisteminin en önemli isimlerinden biri. Mackolik’in satışından sonra İngiltere’ye yerleşen Yurdanur, işlerinin önemli bir bölümünü Londra’dan yönetiyor. Girişimcilere en büyük katkıyı da tecrübelerini paylaşarak yapıyor. “Ben onların Erdem Abisiyim” diyor ve şöyle konuşuyor: “Bana yatırım için gelenlerin çoğu network’ümü paylaşmamı istiyor. ‘Para verme’ diyen bile oluyor. Benim asıl sermayem bu. Onlara leke getirecek hiçbir şeye izin vermemeye çalışıyorum. Para ikinci planda.” Bugüne kadar yaklaşık 50 girişime, 4 milyon dolarlık yatırım yapan Yurdanur ile girişimcilere yol gösterecek bir söyleşi gerçekleştirdik.

Girişimciliğe nasıl karar verdiniz?
1990 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Arçelik’te işe başladım ve 5 yıl çalıştım. Sonra 8 arkadaş istifa ederek Türkiye’nin ilk özel yazılım şirketi olan Coretech’i kurduk. Yazılım sektörünün çok büyüyeceğine emindik.

Öncelikle Unilever, P&G gibi büyük şirketlere özel yazılımlar üretmeye başladık. 4-5 yıl sonra yazılım satmak yerine, bu yazılımı kullanmamız gerektiğini düşünmeye başladım. Böylece Kokteyl kuruldu. Coretech B2B işler yaparken Kokteyl sadece B2C işlere odaklandı.

İlk başta tamamen şirket içinde program nasıl yazılır diye kendimizi eğitmek için Beygir.com’u açtık. 2002’de de Mackolik’i açtık. 2004’e kadar çok ilerlemedi ancak 2004’te Türkiye’ye İddaa gelince popülerleşti. Sonra Sahadan.com kuruldu. Çok başarılı hale geldi ve exit ettik. Hisselerimizin önce 2012 yılında yüzde 51’ini, sonra 2016 yılında kalanını İngiliz Perform Group’a sattık.

Profesyonel hayat girişimciliğinizi nasıl etkiledi?
Bence profesyonel başlamam, ne yapmam gerektiği kadar neler yapmamam gerektiğini de öğretti. Örneğin giriş çıkış saatlerinde kurumsal şirketlere göre daha esnek olmam gerektiğini, yetenekleri elde tutmayı ve maaş zamları konusunda şeffaf olmayı, kurumsal hayatta yaşadığım bazı olumsuz durumlar sayesinde öğrendim.

En son Masomo adlı oyun girişiminiz de exit etti. Bu satış hakkında bilgi verir misiniz?
2013 yılında İngiltere’ye taşındım. Satıştan sonra Perform’un CEO’su Oliver’le arkadaş olduk ve birlikte Masomo adında bir oyun şirketi kurduk. O sırada benim Türkiye’den arkadaşlarım Kafa Topu adında bir oyun yapmışlardı. Onu, Masomo altında tüm dünyaya yayabileceğimizi söyledim. Kafa Topu’nu, yani İngilizce adıyla Head Ball’u 2016 Avrupa Şampiyonası’nda tüm dünyada açtık ve oyun çok başarılı oldu. Sonra Head Ball 2’yi yazmaya başladık, 18 ay sonra bitti ve 2018’deki dünya kupasında da açtık. Dünyada 50 milyondan fazla indirildi. Bu yılın ocak ayında da İngiltere’nin önde gelen oyun şirketlerinden Miniclip’e sattık. Masomo’yu 3 yıl daha yönetmeye devam edeceğiz ve bu süreçte Kafa Topu 2’yi daha da geliştirmenin yanında yeni oyunlar çıkaracağız.

Şimdi Kokteyl’de neler yapıyorsunuz?
Kokteyl, benim ana şirketim. Sadece kendi hayalleri peşinde koşan bir şirket, dışarıya iş yapmıyoruz. Örneğin Admost diye bir ürünümüz var. Mobil uygulamalardaki ve oyunlardaki reklamları optimize eden bir uygulama. Şu anda en çok uğraştığımız iş bu. 25 kişiden oluşan ekibimizin büyük çoğunluğu bu işle ilgileniyor.

Erdem YURDANUR
Erdem YURDANUR

Kokteyl’i satmayı da düşünüyor musunuz?
Hayır, Kokteyl’i satmayız. Buradan çıkan ürünleri şirketleştirip satabiliriz. Koktey’li bir çeşit kuluçka merkezi olarak düşünebilirsiniz.

Bugüne kadar kaç girişime yatırım yaptınız?
Sanırım 20’ye yakın girişimim vardır. Qumpara’ya önce kişisel yatırım yaptım. Sonra Kokteyl’e ortak olmalarını önerdim. Şu anda bütün yazılımlarını yapıyoruz, yeni versiyona geçilecek ve dünyaya açacağız. İngiltere’de yatırım yaptığım Deplike, elektronik gitar kullananlar için bir driver. Yine İngiltere’de yaptığım yatırımlardan Aura, çok inandığım, sevdiğim, para kazanmanın ikinci planda olduğu bir girişim. Müzelere gittiğinizde size kulaklık verirler, dinlersiniz. Onun artık modasının geçtiğini düşünüyoruz. Aura, insanların kişisel müze rehberi olacak. Şu an sadece Londra için çalışıyor, ileride başka dillerde de olacak.

Sinemayla oyunu birleştiren Recontact, şimdi Londra’da bir oyun yapacak. Orada küçük bir hissem var, daha çok mentorluk yapıyorum. Kaft ise benim ilk yatırımlarımdan biri. İki bilgisayar mühendisi ve bir grafiker tarafından kuruldu. Mühendislerden biri, benim okurken burs verdiğim öğrencilerden…

Bugüne kadar toplam ne kadarlık yatırım yaptınız?
5 yılda 4 milyon dolar olmuştur. Toplamda 50 girişime yatırım yapmışımdır ama başarısız olup kapananlar da var.

Bugün odağınızda hangi alanlar var?
Global olabilecek girişimlere yatırım yapıyorum. Mobille ilgili her şey ilgimi çekiyor. Bana göre 3-5 yılda en önemli alanlardan biri veri analizi olacak. Çünkü şu anda mağazalar, restoranlar, internet siteleri, hepsi veri topluyor. Bunları analiz edebilecek, şirketlerin işine yarayacak sonuçlar ortaya koyacak girişimler popüler olacak. Ben bu alanda bir yatırım yapıyorum. Amerika’da kurma aşamasındayız, kesinleşmediği için ayrıntı veremiyorum. Bir de yapay zeka konusu var. Bence 10 yıl sonra gerçek anlamda insanın düşünmesine yardım edecek konular öne çıkacak.

Girişimcilerde aradığınız kriterler nedir?
Girişimcinin kendisi benim için çok önemli, zaten çok büyük paralar yatırmıyorum. Batarsa batsın diye bakıyorum. Eğer girişimciyi sevmişsem, girişimi beğenmemiş olsam da önemsemiyorum. Böyle yatırımlarım var. Onu batıracağını biliyorum ama o adamı kazanmak istiyorum. Çünkü o işi yapmazsa rahat edemeyecek. Tamam diyorum yapsın ve batırsın. Çünkü nasılsa biz sonra onunla başka bir şey yaparız. Potansiyeli olan girişimciyi kazanmak istiyorum. Ben onların Erdem Abisiyim. “Bey” denilmesinden hoşlanmıyorum.

Londra’da nasıl bir ekosistem var? Sizin orada olmanız yatırım yaptığınız girişimcilere nasıl katkı sağlıyor?
İngiltere’de farklı insanlarla tanışabilmem, bana çok değer kattı. Bana yatırım için gelenlerin çoğu tecrübemi, network’ümü paylaşmamı istiyor. ‘Para verme’ diyen bile oluyor. Benim asıl sermayem bu. Onlara leke getirecek hiçbir şeye izin vermemeye çalışıyorum. Para ikinci planda.

İngiltere’de devletin bazı teşvikleri var. Yatırımcılara, koydukları paranın yüzde 30’unu vergiden düşme şansı tanınıyor. 3 yıl girişiminiz durur ve exit ederseniz o şirketi sattığınız paradan vergi ödemiyorsunuz. O yüzden bu yatırımcıyı cezbediyor, yatırım bulmak daha kolay hale geliyor.

Ayrıca birçok şirketin merkezi Londra’da. Örneğin ben evimden çıkıp 20 dakika sonra Facebook’un merkezinde bir toplantıda olabiliyorum, network kurmamı sağlıyor.

“GLOBAL DÜŞÜNMEMEK HATAYDI”
EN ÖNEMLİ DERS
Maçkolik’te dünyaya açılmayı hiç düşünmediğimiz için hata yaptığımı düşünüyorum. Şimdiki gözlüğümle baktığımda hataydı ama bugün yapmamak çok büyük bir hata. Hatta bunu yapsak belki biz Perform’u satın alırdık, çünkü onlar 2006’da kuruldu. Bizden daha sonra kurulmalarına rağmen global düşünebildikleri için bizi satın aldılar.

YATIRIM KRİTERİ Bu nedenle yatırım yaptığım girişimlerin globale açılma potansiyelinin olup olmadığına bakıyorum. Türkiye çok iyi tanıdığımız bir pazar. O yüzden burada bütün hataları, olabilecek sorunları çözüp yurt dışına sorunsuz gidebilmeye çalışıyoruz. Benim İngiltere’de çevremin olması da katkı sağlıyor.

“DÜNYA BÜYÜK” Türkiye, dünya nüfusunun yüzde 1’i, dışarıda yüzde 99 var. Örneğin ben Uşaklıyım, Uşak’ta iş yapmakla İstanbul arasında iş yapmak arasında nasıl bir fark varsa bana göre İstanbul, Londra’nın yanında Uşak gibi… Türkiye’den milyar dolarlık proje neden çıkmıyor, çünkü işlerin çoğu buraya hitap ediyor. Londra ve New York’ta bir şey başardığınızda bütün dünyaya yayılması çok daha kolay.

“SADECE PARAYA ODAKLANMAYIN”
“EMPATİ SAĞLIYOR”
Ben de bir girişimci olarak yatırım yaptığım girişimcilerle empati yapabiliyorum; bence empati çok önemli bir kavram. Girişimcilerin en büyük derdi yatırımcıların onlara tepeden bakması oluyor. “Para verdi bizi satın aldı” diye düşünüyorlar. Öyle biri olmamaya çalışıyorum.

ÇALIŞANIN ÖNEMİ Şimdi masanın bu tarafındayım ama o günleri biz de yaşadık. Özellikle maaşları ödeme konusu çok stresliydi. Girişimcilere, çalışanlara bütün haklarını vermelerini söylüyorum. Belki kısa vadede para kaybediyor gibi görünebilir ama uzun vadede size kazandırır.

HANGİ GİRİŞİMLERLE İLGİLENİYORSUNUZ?
“Global olabilecek girişimlere yatırım yapıyorum. Mobille ilgili her şey ilgimi çekiyor.”

“GİRİŞİMCİLİK KARAKTER MESELESİ”
BAŞARISIZLIK
Silikon Vadisi’nde girişimlerin yüzde 10’u yatırım alıyor, onların da yüzde 10’u başarılı oluyor. Yani girişimlerin yüzde 1’i başarılı oluyor. Bence girişimcilik, macera demek değil. Girişimcilik biraz da karakter meselesi. Çocuklara hep önce bir yerlerde çalışmalarını tavsiye ediyorum. Başta para batırıp öğreneceğinize hem para alın hem öğrenin.

TECRÜBE Girişimcilik; hayal kurmak, o hayali gerçekleştirip sonucunu görmek, başkalarının o hayali görüp görmediğini anlamak demek. Biz bu kumarı oynamaya devam edeceğiz. Batan her yatırım bana bir şey öğretiyor, belki 50 bin dolar para batıyorum ama öyle bir şey öğretiyor ki ileride yapacağım 500 bin dolarlık başka bir işi kurtarıyor. Tecrübe satın aldım diye bakıyorum.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.