Fethi Kamışlı: Dünya markası çıkaracağız

Esas Holding bünyesinde girişimcilik ekosistemini desteklemek için kurulan Esas Ventures, 200 milyon TL’lik yatırım fonuyla start up avına çıktı. Sabancı Ailesi’nin veliahtlarından Fethi Sabancı Kamışlı’nın öncülüğünde hayata geçirilen girişim sermayesi fonuyla Türkiye’deki girişimler ile global yatırımcılar arasında köprü olmak amaçlanıyor. Kamışlı, “5 yılda Türkiye’den bir dünya markası çıkarmak istiyoruz” diyor.

NİL DUMANSIZOĞLU ndumansizoglu@capital.com.tr

Türkiye’de girişimcilik ekosistemin gelişmesi için özel sektörün elini taşın altına koyması gerekiyor. Ben, bütün aile şirketlerinin bir girişim sermayesi fonu olması gerektiğine inanıyorum. Bugün değilse yarın herkes bunu yapacak.” Fethi Sabancı Kamışlı, işte bu vizyonla Esas Holding bünyesinde Esas Ventures’ı hayata geçirdi. 200 milyon TL’lik bir fonla yola çıkan Esas Ventures ile bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında 10 girişime ve 5 global yatırım sermayesi fonuna yatırım yapıldı. Bu fonu 5 yılda tamamlayacaklarını anlatan Kamışlı, odak alanlarının yapay zeka, sağlık teknolojileri ve e-spor olduğunu söylüyor. 5 yıllık vizyonlarını ise şu sözlerle aktarıyor: “5 yıl sonunda yatırımlarımızdan birkaç tanesinin çıkış yapmasını planlıyoruz. Türkiye’den de bir dünya markası çıkarmak istiyoruz.” Fethi Sabancı Kamışlı ile Esas Ventures’ın yol haritasını ve girişimcilik ekosistemini konuştuk:

Esas Ventures nasıl bir amaçla hayata geçirildi?
Yatırımcılık hikayem, daha öncesinde başladı. Londra’da aile işinden bağımsız olarak bir gayrimenkul sektöründe çalışıyordum. O süreçte girişimcilik ekosistemiyle ilgilenmeye başladım ve öğrenme amacıyla birkaç start up’a yatırım yaptım. Esas Ventures’ı 2018 yılının başında kurduk. Onun öncesinde girişimciler, holding tarafına başvurular yapıyordu; ancak onları destekleyecek bir yapı yoktu. Aile bireyleri, bireysel yatırımlarla girişimcileri destekliyordu. Bunun daha profesyonel olması gerektiğini düşündüm ve aile ofisinde böyle bir yatırım ağı kurma fikrini ortaya attım. Ama bunun daha profesyonel olması gerekiyordu. Ben de o zaman öğrenme amaçlı birkaç yatırım yapmıştım. Sonra aile ofisinde böyle bir yatırım ağımız yok diye bir fikir ortaya attım. Çünkü bütün aile ofislerinin bir girişim sermayesi fonu olması gerektiğine inanıyorum. Bugün değilse yarın herkes bunu yapacak.

“Herkes bir girişim sermayesi fonu kuracak” dediniz. Bunun öncülerinden mi oldunuz?
Türkiye’de böyle aile şirketleri fonları var ama daha profesyonel olması lazım. Biz de bir yıl önce kurulmuş olmamıza rağmen profesyonel bir yapı oluşması için uğraşıyoruz, çünkü ancak o şekilde başarılı olunabilir. Örneğin karar mekanizmasına, aile bireyleri dışında bu işte tecrübeli insanları kattık. Türkiye’de genellikle yeni bir iş ortaya çıkıp başarılı olduktan sonra sayılar artmaya başlıyor. Bu sistemler arttıkça diğer şirketlerin de isteği artacaktır. Biz öncü mü olduk bilemiyorum, umarım öyle olmuştur.

Bu fonu kurmak için nasıl bir hazırlık yaptınız?
Tabii bir anda olmuyor. Ben fikri ortaya attıktan sonra bir yıl boyunca iş planı hazırladım. 4-5 kez Silikon Vadisi’ne giderek araştırmalar yaptım. Her ay Avrupa ziyaretlerinde bulundum ve oradaki girişim sermayesi fonlarıyla görüştüm. Doğru ve yanlış işleri inceledim, karşılaştırmalar yaptım. Daha sonra bütün bu deneyimleri harmanlayarak kendi aile kültürümüze uygun bir yapı oluşturduk. Önceki şahsi yatırımları da Esas Ventures bünyesi altına aldık. 200 milyon TL’lik bir fonla yola çıktık. Bu fonu 5 yıl içinde kullanacağız.

Şu an bu fonun yönetimi kimde? Profesyonel olma yolunda kimlerle çalışıyorsunuz?
Fonun başında ben varım. 4 kişilik bir takımla çalışıyoruz. Bu çekirdek ekip dışında bir yatırım komitemiz bulunuyor. O komitede de ben, dayım Ali Sabancı ve kuzenim Can Köseoğlu yer alıyor. Danışma kurulumuzda Burak Aydın da bulunuyor. Yatırım kararını komite ve danışma kuruluyla birlikte veriyoruz. Bir yatırım başarısının da başarısızlığının da tek bir kişinin üzerine kalmasını istemiyoruz. Yurt dışından da danışmanlar alma planımız var. Karar mekanizmasında, bize değişik bakış açıları sunabilecek kişiler olsun istiyoruz.

Esas Ventures’ın vizyonu nedir?
Amacımız, Türkiye ile diğer ekosistemler arasında köprü olmak. Farklı ekosistemlerde girişimlerin başarı hikayelerine ortak olmak çok önemli, çünkü o zaman da o kişilere Türkiye’deki fırsatları anlatma fırsatı yakalıyoruz.

Şu ana kadar kaç girişime yatırım yaptınız?
10 girişime yatırım yaptık. Bunların dışında 5 de yatırım yaptığımız girişim sermayesi fonu var. Portföyümüzdeki yurt içi ve yurt dışı girişimlerin oranı da yarı yarıya diyebiliriz.

Yatırım yaptığınız girişimlerden örnekler verebilir misiniz?
Türkiye’de yatırım yaptığımız girişimlerden biri yapay zeka üzerine çalışan Tarentum. Burak Aydın’ın yatırımcı ortak olduğu bu girişimin çok sağlam bir yatırımcı grubu var. Yatırımın büyük bir bölümü, 400 bin dolarla bizden geldi. Ayrıca Tarentum’un diğer ortaklarından Oğuz Silahtar’ın Silikon Vadisi’nden Türkiye’ye tersine beyin göçü yapması çok önemli bir konu. Diğer ortak Utku Azman da yapay zeka alanında çok tecrübeli bir isim. Amerika’da Alto Pharmacy’nin biz yatırım yaptığımızda yaklaşık 60 milyon dolara yakın yıllık cirosu vardı. 6-7 ayda bu rakamı 100 milyon doların üzerine çıkardı. Afrika’daki yatırımımız mPharma ise bir ilaç dağıtım işi. O da ilk yatırım yaptığımızda 2 milyon dolar gibi bir ciro yaparken 1 yıl içinde 6 milyon dolara ulaştı. Şu anda ayda 250 bin kadar hastaya ulaşıyor. Pfizer, Bayer gibi dünya ilaç devleriyle çalışıyor. E-sporla yeni ilgilenmeye başladık. Bu alanı öğrenebilmek için Almanya’da, dünyanın e-spor konusunda en iyi girişim sermayesi fonlarından birine yatırım yaptık.

En büyük fonlamayı hangi şirkete yaptınız?
Bu, şirketin büyümesine ve seviyesine bağlı. Şirketin değeri yükseldikçe daha fazla para toplanıyor. O bağlamda bakarsak başta benim bireysel yatırımım olan, sonrasında Esas Ventures çatısına aldığımız Frantier Car Grup var. Ben o şirkete ilk Seri A turunda yatırım yapmıştım. 2 yılda değeri 400 milyon dolar oldu.

Türkiye’deki ekosistemi dünyadakilerle karşılaştırır mısınız?
Ekosistemin gelişmesi için özel sektörün elini taşın altına koyması gerekiyor. Bence fonun büyüklüğünden bağımsız olarak bütün aile şirketlerinin mutlaka girişim sermayesi fonu kurması gerekiyor. Bunun dışında büyük bankaların fintek alanında yatırım yapacak girişim sermayesi fonu kurması lazım. Girişimci tarafından baktığımızda ise yurt dışındaki girişimlerin daha disiplinli çalıştığını söyleyebilirim. Yurt dışında şirketlerin peşinden koştuğumuz halde onlardan bir doküman istediğimiz zaman 12 saat içinde gönderiyorlar, çünkü bunları ellerinde hazır tutuyorlar. Bizim girişimcilerimizin de globalde başarılı olmak için o rekabete hazır olmaları gerekiyor. Disiplin en önemli fark ve rekabette büyük avantaj sağlıyor.

KİMLERE YATIRIM YAPIYOR?
“İŞ PLANINA BAKIYORUZ”
Yatırım yaparken öncelikle ekibe bakıyoruz. En az iki kuruculu ekipler daha çok ilgimizi çekiyor. Çünkü bu iş, bir insanın şovu değil, ekipte takım ruhunun olması çok önemli. Baktığımız diğer önemli şeylerden biri de girişimin hazırlıklı olup olmadığı. Biz, girişimcilerle görüştükten sonra onlardan girişimin nereye gideceğini gösteren bir çalışma istiyoruz. Bunu bize göndermesi bir hafta sürüyorsa ilerlemek istemiyoruz.

“REFERANS OLUYORUZ” Çünkü biz, girişimcilerin globale açılmasına yardımcı olmak istiyoruz. Global hedefi olan girişimcilerin, bu istediğimiz iş planlarını zaten tutması gerekiyor. Onları yurt dışındaki yatırımcılarla, fonlarla tanıştırırken referans olacağız, eğer bize bir şey veremezlerse bunu yapamayız.

YURT DIŞI KRİTERLERİ Yurt dışındaki girişimlerde de aynı kriterlere bakıyoruz ama daha sıkı davranıyoruz. Türkiye’de en az 6 aylık satış dönemi geçirmiş, daha erken aşama girişimlere bakabiliyoruz. Ancak yurt dışında girişimin mutlaka Seri A turunda olması ve dünyadaki en iyi 10 girişim sermayesi fonunun birinden yatırım almış olması gerekiyor.

“HER YIL DAHA ÇOK GİRİŞİM İNCELİYORUZ”
ODAK ALANLAR
İlgilendiğimiz 3 temel alan var: Yapay zeka, sağlık teknolojileri ve e-spor. Şu anda en çok sağlık sektöründe yatırımımız var. Hedefimiz, portföyümüzün yüzde 80’inin bu 3 odak alandan oluşması, geriye kalan yüzde 20’lik kısım başka alanlarda olabilir.

2019 HEDEFİ Geçen yıl 1.000 girişimci dosyası inceledik. Bu sayıyı bu yıl bin 500’e çıkarmakla birlikte her yıl bu sayının daha da artmasını istiyorum. Çünkü ne kadar çok girişim incelerseniz o kadar tecrübeye sahip oluyorsunuz. Bunun dışında, yöneldiğimiz alanlarda girişimcilere destek olmaya devam edeceğiz.

5 YILLIK VİZYON Yatırım yaptığımız girişimlerde sürekli bir gelişme gözlemliyoruz. 5 şirketimiz şu anda sermayelerini artırdı. 5 yıl sonunda bu şirketlerden birkaçının çıkış yapmasını planlıyoruz. Türkiye’den de bir dünya markası çıkarmak istiyoruz.

“AİLEM YOL GÖSTERİCİ OLDU”
EN ÇOK NEREDE ZORLANDI?
Bu işin en zor kısmı aileyi ikna etmek. O da zaten bir yılımı aldı. Onun dışında işin doğası gereği birçok zorluk karşınıza çıkıyor ama sevdiğiniz bir iş olunca çok çalışarak üstesinden gelebiliyorsunuz.

“UYUŞMAZLIK YAŞAMADIK” Çok açık fikirli bir aileye sahibim. Bugüne kadar bir uyuşmazlık yaşamadık. Çok desteklediler ve yol gösterici oldular. Onlar olmasaydı kendi başıma bu işi bu kadar profesyonel yürütemeyebilirdim.

EN ÖNEMLİ DENEYİM Geçen bir yılda, aileyle çalışmanın güzelliklerini ve zorluklarını öğrendim. Çok destek oldular ama bu, ayrıca büyük bir sorumluluk. Aileniz de olsa o paranın sorumluluğunu alıyorsunuz. Ne kadar profesyonel olursanız olun duygular da araya giriyor.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.