Cem Baytok: 20 milyon dolarla başlayacağız

Sosyal etki ve fayda yaratan girişimlere odaklanan idacapital, yılda en az 5-7 yatırım gerçekleştirmeyi hedefliyor. 2020 sonunda 65 milyon dolarlık bir fon büyüklüğüne ulaşmayı planladıklarını söyleyen idacapital Yönetici Ortağı Cem Baytok, “Bu rakamın büyük bölümünü Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve diğer taraftan gelişmekte olan pazarlarda büyümek istiyoruz” diyor.

AYŞEGÜL SAKARYA [email protected]

Sosyal etki ve fayda yaratan çalışmaların finansmanında kullanılan etki yatırımı (impact investment), günümüzün yükselen yatırım modelleri arasında yer alıyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre 2020’ye kadar etki yatırımlarının 500 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Etki yatırımı çevreye ve topluma pozitif etkisi olan, aynı zamanda finansal bir getiri de beklenen yatırımları kapsıyor. Bu alana yatırım yapan ilk fonlardan biri idacapital oldu. 19 ayrı fonla 40’ın üzerinde ülkede operasyonu bulunan Capria Ventures’la global iş birliği yapan idacapital, 2020 sonuna kadar 65 milyon dolarlık bir fon büyüklüğüne ulaşmayı hedefliyor. Yılda en az 6-7 yatırım yapmayı planladıklarını söyleyen idacapital Yönetici Ortağı Cem Baytok, “Bu yatırımlarımız başlangıçta en az 500 bin dolar boyutunda olacak. Şirketlerin büyümesine göre 2-2,5 milyon dolara kadar çıkacağız. Dolayısıyla Türkiye için görece büyük yatırımlar yapan bir fon olacağız” diyor.

idacapital Yönetici Ortağı Cem Baytok ile gündemlerini ve yeni dönem hedeflerini konuştuk:

Cem Baytok
Cem Baytok

Öncelikle idacapital’den bahseder misiniz? Odağınızda hangi konular var?
idacapital kendini aslında CEE (Merkez ve Doğu Avrupa), MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) ve Orta Asya Bölgesi’nde impact (etki yatırımı) yatırım yapan bir fon olarak tanımlıyor. Bu birkaç yıldan beri gelişen bir sürecin sonunda ulaştığımız bir tanım. Bizim misyonumuz bu coğrafyanın en önde gelen etki yatırımcısı olmak. Etki, 500 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşan bir yatırım alanı aslında. Dünyada buraya büyük bir sermaye akışı var. Yatırım yaparken sadece para kazanmayı hedeflemiyoruz. Girişimlerin sosyal etki ve fayda yaratmasını istiyoruz. Bunlar sağlık, eğitim, tarım, gıda, enerji verimliliği, dijital kapsayıcılık gibi alanlar olabilir. En temelinde yeni iş alanları yaratma hedefi var. Biz venture capital (girişim sermayesi) fonuyuz. Bu yatırım stratejisi içinde erken aşama ve inovasyon yatırımları yaptığımız için teknik olarak girişim sermayesi oluyoruz. Ama bu yatırımların tamamında kalkınma, sosyal ve çevresel boyutta faydalı işlere odaklandığımız için de etki yatırımcısıyız. Bildiğim kadarıyla Türkiye’de bu şekilde yatırım yapan bir tek biz varız.

Bu alana odaklanma kararı nasıl ortaya çıktı?
Kurucu ortağım Anıl’la 12 yıldan beri birlikte çalışıyoruz. Daha önce yönetici olarak birkaç ayrı private equity (girişim sermayesi) fonunun içinde yer aldık. Toplamda 18 yatırım yaptık. Yatırımcılara dolar bazında 3,1 katlık kazanım sağladık. Yani 90 milyon dolara yakın yatırım boyutunu üç katlık bir getiriyle yatırımcılarımıza kazandırdık. 2013 sonunda idacapital’i kurduk. Odağımız da Türkiye’de inovasyon, erken aşama yatırımlar ve venture capital segmentiydi. 2014’te TÜBİTAK 1514 programını kazananlar arasındaydık. O dönemden beri de aktif olarak pazardayız. Yakın zamanda ise fonlara fon olan bir yatırım fonu olan Capria Ventures’la tanıştık. 19 ayrı fonla 40’ın üzerinde ülkede operasyonu bulunan Capria Ventures’ın global iş birliği içinde etki yatırımlarında daha büyük bir pazar yaratma hedefi vardı. Türkiye bu anlamda çok iyi bir noktada yer alıyordu ve 2016’da Capria ile imza attık.

Hedefinizde sadece Türkiye mi var?
Türkiye’de yapılan yatırımların burada sınırlı kalmasını hedeflemiyoruz. Buradaki işler Afrika, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’ya doğru büyüyebilir. Bazı gerçekleri görmek lazım. Biz İsrail veya İsveç değiliz. Algı, yetkinlik ve ilişki bazında bir girişimcinin Amerika’da başarılı olmasının önünde daha fazla zorluk var. Biz disiplinli ve sofistike yatırım yapan bir yatırımcı olarak Amerika’da büyüme sevdasına yatırım yaparsak yönettiğimiz paraya haksızlık yapacağımızı fark ettik. Bu noktada gelişmekte olan ülkelere odaklandık.

Nasıl bir sisteminiz var?
Capria bizim yeni kuracağımız etki fona ilk yatırımcı oldu. Adını idacapital İnovasyon Fonu koyduk. Geçen yıl TÜBİTAK’a başvurduk. Maksimum sayıda üniversite ile çalışmak istedik. Üniversite ve teknoparklara girmeyi hedefliyoruz. Bu süreçte üniversitelerin fonlara yatırımcı olması imkanı ortaya çıktı. İyi bir tanıtım yürüttük ve Özyeğin, Koç, Erciyes, Arel, Yıldız Teknik ve İstanbul Üniversitesi’nin aralarında olduğu 11 üniversite bize yatırımcı oldu. Etki tarafının güçlü olması için Elazığ, Kayseri ve Bolu’dan üniversiteler seçtik. Misyonumuz kalkınma odaklı olduğu için tarım, eğitim sağlık gibi alanlara işler yapması bizim için önemli.

Ne kadar yatırım aldınız?
Birinci kapanışımız 20 milyon dolarla başlayacak. 11 üniversite bunun önemli bir bileşeni. Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan haber bekliyoruz. Fonumuz Capria, ilk aşamada 11 üniversite ve bakanlıktan oluşacak. Bu birkaç ayda 25-30 milyon dolar bandına çıkabilir. Hedef, 2020 sonunda 65 milyon dolara çıkmak. Bu rakamın büyük bölümünü Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve diğer taraftan gelişmekte olan pazarlarda büyümek istiyoruz.

Fon resmi olarak ne zaman kurulacak?
Bakanlıktan gelecek yatırım belli olduğu anda fonu kurabiliyoruz. Onun şöyle bir etkisi olacak bir taraftan global yatırımcımızın gücü, diğer taraftan 11 üniversite bize büyük katkı sağlayacak.

Bugüne kadar hiç yatırımınız var mı?
Fon kurulmadan Capria ve kendi finansman imkanlarımızla yaptığımız iki yatırım var. Birisi enerji verimliliği sağlayan Reengen’s Energy diye bir şirket. İTÜ Teknopark çıkışlı. Şu anda 60’a yakın kurumsal müşterisi var. Türk Ekonomi Bankası, Aygaz, Flo gibi şirketler müşterileri arasında yer alıyor. Binalardaki enerji tüketimini data olarak alıp bunu analiz edip toplam enerji tüketimini azaltacak politikalar geliştiriyorlar. Faturayı yüzde 8-30 arasında aşağı çekebiliyorlar. 2017 sonunda yatırım yaptık. Şu anda yeni bir yatırım turu var. Finansal tarafta iyi bir iş, enerji verimliliğinde önemli bir şirket. İkinci yatırımımız ise MentalUP. Türk Telekom’un da yatırım yaptığı MentalUp, 0-12 yaş arasındaki çocukların kritik düşünme yeteneklerini geliştiren bir destek yazılımı. İçinde 60’ın üzerinde oyun var. 3 milyon indirilmiş durumda. Türkiye’de 100 binin üzerinde öğrenci kullanıyor. İngiltere’de şirketlerini kurdular. Latin Amerika ve Kuzey Afrika’ya açılarak büyüyor. Ocak ayında yaptığımız yatırımın ardından geçen yıla göre üç kat büyüyecekler.

Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgilerinde azalma var mı?
Girişim sermayesi segmentine bakarsak azalma yok, çünkü ilgi de yoktu. Sıfırdan yaratmaya çalışıyoruz. Risk göstergesi bir engel ama bizim etki tarafında çektiğimiz yatırımcı Nijerya’ya da Hindistan’a da yatırım yapıyor. Zaten Londra’ya yatırım yapan yatırımcıyı Türkiye’ye çekemeyiz. Perspektifinde bu coğrafyayı önemseyen yatırımcılar var, onları bulduk. Bu iş hep zordu. Bu zorluk içinde belli bir reçeteyi bulanlar başarılı oluyor. Biz de o reçeteyi etki yatırımı alanını seçerek bulduk.

2019 için kendinize ne tür hedefler koydunuz?
Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan yazıyı aldıktan sonra maksimum 90 gün içinde fonu kuruyoruz. O tarihten sonraki 12 ay içerisinde de yılda en az 6-7 yatırım yapıyoruz. Bu yatırımlarımız başlangıçta en az 500 bin dolar boyutunda olacak. Şirketlerin büyümesine göre 2-2,5 milyon dolara kadar çıkacağız. Dolayısıyla Türkiye için görece büyük yatırımlar yapan bir fon olacağız.

Peki bu yatırımları yapacağınız girişimcilerde aradığınız kriterler neler?
Yatırımı yapılabilir bir işin bize göre 15 kriteri var. O kriterlere bakınca Türkiye’nin olgunluk seviyesi çok düşük. Onu geliştirmek için bu şirketlerin çıktıkları ortamlara know how aktararak destek oluyoruz. Bu noktada üniversiteler çok önemli. Venture Based Camp diye kuluçka merkezi hızlandırıcı programımız var. Yani yatırım öncesinde şirketlerin kapasitesini artırmak için çalışıyoruz. Belli bir müfredat ve eğitim içeriği var. Üniversite sayısını 20’ye kadar çıkaracağız. Türkiye ile sınırlı kalmayacağız. Yurt dışında da Katar, Dubai ve Doğu Avrupa gibi ülkelerden üniversiteleri de sürece katmak istiyoruz.

BEŞ YILLIK HEDEFİNİZ NEDİR?
“Hedefimiz 2020 sonunda fon büyüklüğü olarak 65 milyon dolara çıkmak.”

“KİMYAMIZ UYUŞMALI”
İNSANA KATKI
Çok az işe hayır diyoruz. Onların da bizim ilgilendiğimiz alanlara uymaması gerekiyor. Mesela bir oyun programının insana hiçbir katkısı yoksa hayır diyoruz. Hepsine yapıcı bir geri dönüş yapmaya çalışıyoruz.

“YIKICI OLMALI” Yatırım kriterimizden biri de yıkıcı bir iş modeli olması. Coğrafya ve pazar olarak yaklaşık 4 milyar dolarlık bir pazara odaklanmalı. Nüfus 350 milyon olacak. İşi böyle tasarlamaya başlayınca gelişiyor. Ben vizyon soruyorum. Burada tökezlediyse tekrar çalışmasını istiyoruz.

“TÜRKİYE’DE SATIŞ YAPMALI” Türkiye’de satış yapmasını bekliyoruz. Burada satamıyorsan başka yerde satamazsın. Satabildiğini gösterip ilk kontratını getirmesini istiyoruz. Birkaç ay boyunca gelişmelerle ilgili bilgilendirmesini istiyoruz. Erken aşama yatırımcıyız sadece finansal yatırımcı değiliz. Yol boyunca girişimciyle birlikte yürüyoruz. Orada kimyamızın uyuşması gerekiyor.

“NE KADARLIK YATIRIM RAKAMI BELİRLEDİNİZ?”
“Başlangıçta en az 500 bin dolar olacak. Büyümeye göre 2-2,5 milyon dolara kadar çıkacağız.”

“HİBELERDEN FAYDALANMALI”
“STRATEJİLER DEĞİŞTİ”
Türkiye’nin 2008’deki koşulları bu pazar olgunluğunda olsa başka bir strateji konuşurduk. Türkiye, Doğu Avrupa ve Avrupalı yatırımcılardan ciddi şekilde para bulurdu. 2005 olsaydı Amerika’dan para gelirdi. Şimdi paranın kaynağı için yeni pazarlar tanımlayacağız. Paranın aktığı, değerlemelerin şiştiği pazarlarda girişimci çalışmıyor. Bu noktada Türkiye’yi yeterli görüyorlardı. Şimdi çok çalışmak lazım. Daha çok kafa yormak ve okumak lazım.

“CİDDİ KAYNAK VAR” Türk girişimcisi kaynaklardan yeterince yararlanmıyor. TÜBİTAK’ta, Avrupa Birliği’nde ciddi kaynaklar var. 1 milyon dolar benden alıyorsa, 1 milyon dolar hibe alacak. Rekabet için bu gerekli. Girişimciler form doldurmaya üşeniyor. İyi bir start up, başvurması çok zor demeyip gerekiyorsa bir kaynak ayırıp bu hibelerden faydalanmalı.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.