”10 Bin Kobi’ye ulaşacağız”

Bugüne kadar bireysel ve kurumsal pek çok yatırımcıdan destek alan Kolay İK, 2 milyon değerlemeye ulaştı. Girişimin, 2017 yılında bir yatırım daha alma planı var. Bu yatırımla yurt dışına açılmak istediklerini belirten Kolay İK Kurucu Ortağı ve Teknoloji Direktörü Efecan Erdur, “Yeni yatırımı, işimizi ölçeklendirebileceğimizi kanıtlamak için kullanacağız” diyor. Erdur, yıl sonuna kadar da 10 bin KOBİ’ye ulaşmak istediklerini söylüyor.

KOBİ’lere insan kaynakları yönetim sürecinde yenilikçi çözümler sunan Kolay İK, son dönemde yatırımcıların inandığı yükselen bir girişim olarak dikkat çekiyor. Kurulduğu 2014 yılından bu yana başarılı bir büyüme ivmesi yakalayan girişim, her ay hem ciroda hem kayıtlı üye sayısında yüzde 30 büyüyor. Bugün sisteme kayıtlı şirket sayısı 3 bin 500’e ulaşmış durumda. 2015 ve 2016’da Galata İş Melekleri’nden 2 tur yatırım alan girişimin, ilk turda 2 milyon TL olan değerlemesi, 2’nci turda 3,5 kat büyüdü ve 2 milyon dolar oldu. Webrazzi Ödülleri 2016’da “Yılın En İyi SaaS Girişimi” oylamasında 2’nci sırada yer alan Kolay İK fikrinin sahibi ise Efecan Erdur… Çalıştığı şirkette, izin sürecinde yaşadığı bir problem, onun Kolay İK’yı kurmasına ilham kaynağı oldu. Kısa sürede işinden istifa edip Çağlar Yalı ve Gizem Sevinç’le birlikte girişimini hayata geçirdi.

Kolay İK’nın 2017 bitmeden son çeyreğinde bir yatırım alma planı daha var. Bu kez seri A yatırımı almak istediklerini ve görüşmelerde yatırımcılara sunacakları en önemli planın yurt dışı hedefleri olduğunu belirten Kolay İK Teknoloji Direktörü Efecan Erdur, “İlk yatırımımız girişimimizi, ikincisi işimizi büyütebileceğimizi kanıtlamak içindi. Bu kez yatırımı, işimizi ölçeklendirebileceğimizi kanıtlamak için kullanacağız” diyor. Efecan Erdur ile Kolay İK’nın hikayesini, hedeflerini ve insan kaynakları alanındaki fırsatları konuştuk:

“YENİ BİR YATIRIM PLANIMIZ VAR”

“SERİ A YATIRIMI İSTİYORUZ”
Belli bir noktadan sonra kârlılığa ulaşacağı için SaaS iş modeli, yatırımla ilerlemesi gereken bir model. 2017 bitmeden son çeyreğinde bir yatırım planımız daha var. Melek yatırım aşamasını bu yılın sonuna doğru geçmek, seri A yatırımı almak istiyoruz. Kurumsal melekler ya da VC’ler işin işine girecek. GBA’nın da bu konuda desteği olacaktır. Bazı yerlerle görüşüyoruz. Zaten bu süreç şahsi iletişimle başlayan, sonra ciddileşen ve en son da dokümantasyona dökülen bir süreç. Ekosistemde de tanıştığımız, aktif olarak bize amacını gösteren, ilgilenen VC’ler var.

HEDEF BU KEZ ÖLÇEKLENDİRME İlk yatırımımız girişimimizi, ikincisi işimizi büyütebileceğimizi kanıtlamak içindi. Bu kez yatırımı, işimizi ölçeklendirebileceğimizi kanıtlamak için kullanacağız. Ayrıca planladığımız yatırımı almaya gittiğimiz zaman sunacağımız en büyük planlardan biri yurt dışı olacak. Türkiye’de büyümemizi sürdürürken yurt dışında da faaliyet göstermeye başlamak istiyoruz. Aklımızda birkaç pazar var. İnsan kaynakları lokal bir alan olduğu için bir kerede İngilizcesini yapıp İngilizce konuşan ülkelere satamazsınız. O yüzden 3 bölge belirledik. Bunların birinden başlayacağız. Almanya, Rusya veya İran-Dubai olabilir.

”EN BÜYÜK PROBLEM NEYDİ? Bulut yazılımların çok bilinmemesi en büyük problemimizdi.”

Kolay İK’nın hikayesi nasıl başladı?
Kolay İK fikri, benim çalıştığım şirkette yaşadığım bir problem sonrasında kafamda oluştu. Startup Kitchen’da çalışırken bir tatil planım vardı, ama kaç gün iznim kaldığını bilmiyordum. Haliyle insan kaynaklarına gittim, onlar da bilmiyordu. Bu problemi görünce şirketteki ilgili kişiye bu işleri kolaylaştıracak bir yazılım yapılabileceğini söyledim. Startup Kitchen aslında start up üreten bir şirketti, ancak daha çok B2C işlerle ilgileniyordu. Benim fikrim B2B bir iş modeliydi. İçimde zaten hep bir start up kurma arzusu vardı. Böyle bir fikir bulunca da istifa edip çalışmalarıma başladım. 4-5 ayımı globalde ve Türkiye’de geliştirilen işleri inceleyerek ve kod maratonuyla geçirdim.

Nasıl örneklerle karşılaştınız? Etkilendiğiniz girişimler oldu mu?
2013 sonlarında, Türkiye’de bulutta yazılım satmaya çalışan şirket yoktu. Bulut konusunda, uzun yıllardır lisans satan şirketlerin bir korku pazarlaması vardı. Dünyada örnek aldığımız 2 start up vardı. Biri bizden 6 ay önce kurulan Zenefits’ti. Bu başlı başına bir yazılım değil ama insan kaynakları süreçlerine dahil olan bir iş modeli. Maaş, bordro, sigorta gibi ek olarak sunduğu İK yazılımı kısımlarını ücretsiz veriyordu. Bunun dışında Bamboo HR, People HR gibi şirketler de vardı. Ancak insan kaynakları lokal bir alan. Her ülkenin iş kanunları, kavramları farklı oluyor. Başka bir ülkedeki yazılımı Türkçeye çevirip aynen uygulayamazsınız. Örneğin biz, 1 yıllık hazırlık döneminde farklı fiyat politikaları denedik, Amerika’da çalışan modellerdeki gibi 6 ay hiç ücret talep etmedik ama işe yaramadı.

Ortaklarınızı nasıl buldunuz?
Biz ortağım Çağlar Yalı ile Startup Live İstanbul etkinliğinde tanıştık. Çağlar, daha önce PayPal Türkiye, Visa gibi şirketlerde çalışmıştı. Kurumsal tarafı bilen biriyle ortak olarak o taraftaki açığımı kapattım. 3’üncü ortağımız Gizem Sevinç de Yemeksepeti’nden ekibimize katıldı. Yazılım geliştirme konusunda bize çok büyük katkıları oldu. Biz 3 ortak işlerimizden istifa ettik ve 17 aylık dönemde maaşsız çalıştık. Tamamen kendi birikimlerimizle işe başladık. Bu dönemde ilk yatırımımızdan daha fazla para harcamıştık. Şimdiki adı KWORKS olan Koç Kuluçka Merkezi’nde olduğumuz için ofise para vermedik. İlk yatırımı aldığımızda da biraz rahatladık.

Girişimi hayata geçirme sürecinde hangi aşamalardan geçtiniz? En çok zorlandığınız konular ne oldu?
İlk sürümümüzü Temmuz 2014’te yayımladık. Bu, biraz daha ürünü deneme ve pazarda KOBİ’lerin ihtiyaçlarını anlayabilme süreciydi. Bulut yazılımların çok bilinmemesi en büyük problemimizdi. Ücretsiz verdiğinizde neden ücretsiz diye şüpheyle bakıyorlardı, ücretli olunca da ucuz ya da pahalı diye tepki alıyorduk. Bunun dışında yaşanan en büyük problem, oturmuş bir KOBİ prototipinin olmamasıydı. Her bölgenin ayrı bir KOBİ yapısı var. Biz de farklı farklı KOBİ’leri inceleyerek bir vaka çalışması oluşturmaya çalıştık. KOBİ’lere de bunları tek tek anlattık. 14 ayımız böyle geçti. O süreçte KOBİ’lere gidip stajyer gibi çalıştığımız, excel’deki verileri tek tek Kolay İK’ya kendimiz aktardığımız günler oldu. Bu dönemde 90-100 civarı şirkete ulaştık.

”İLK YATIRIMI NASIL DEĞERLENDİRDİNİZ?
İlk yatırımla şirketleşme sürecimizi tamamladık. Tahminen yüzde 70’ini personele harcadık.”

Girişim için büyüme sürecinde en kritik aşamalar ne oldu?
İş modelini tam olarak oturtmamız, bizim en kritik aşamamız oldu. 300 kayıtlı şirkete ulaştık. Yatırımlar ise büyümedeki en kritik iki aşama oldu. Şu an 3 bin 500 kayıtlı üyemiz var. Kısa sürede çok iyi bir büyüme kaydettik. Bunda hem yatırımın hem yatırımcılarımızın etkisi var.

Hangi aşamalarda, ne kadarlık yatırımlar aldınız?
Yatırımlarımızı GBA yaptı. 200 bin TL’lik ilk yatırımımızı 2015 yılında, 452 bin dolarlık ikinci yatırımımızı da 2016’da aldık. Melih Ödemiş (Yemeksepeti Kurucusu), Fırat İşbecer (Pozitron Kurucusu), Varol Civil (TEB Yönetim Kurulu Üyesi), Cem Topçuoğlu (TBWA İstanbul CEO’su) ve Ahmet Faralyalı (Mediterra Yatırım Yönetici Ortağı), Rolf Schrömgens (Trivago Kurucusu), YT Venture Partners, EGİAD Melekleri oluşumundan Aydın Buğra İlter (ITA Legal & Advisory Ortağı), Ali Barçın (Barcin.com Genel Müdürü), Williamsburg Capital LLC, 500 İstanbul ve KWorks Girişimcilik Araştırma Merkezi, Kolay İK’nın yatırımcıları arasında yer alıyor.

Bu yatırımları hangi alanlarda değerlendirdiniz?
İlk yatırımla şirketleşme sürecimizi tamamladık. Tahminen yüzde 70 kadarını personele harcadık. Ekibimiz 3 maaşsız kişiden, 6 çalışana çıktı. İlk yatırımı kendimizi ispatlamak için kullandık. 2’nci yatırımı da bu işin gerçekten büyütülebileceğini göstermek için kullanacağız. Bu yatırımı, ilkinden farklı olarak pazarlama süreçlerinde de kullanacağız.

Kuruluştan bugüne kullanıcı sayısı, ciro gibi rakamlarınız nasıl değişti? Şu an kayıtlı kaç kullanıcınız var? Şirketin bugün geldiği büyüklük nedir?
İlk yatırımı alalım dediğimiz noktada 1 satışımız vardı. İlk müşterimiz yönetici kadrosu start up’lara destek veren Zivella Mobilya oldu. Hatta belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra kendileriyle reklam filmi çektik. Bizim için çok önemliler. Şu anda Kolay İK’da kayıtlı 3 bin 500’den fazla şirketin 60 binin üzerinde çalışanı bulunuyor. Her ay 800 şirket sistemimize kaydoluyor. Kuruluşumuzdan bu yana her ay yüzde 30 büyüyoruz. Bu durum kayıt oranı gibi ciro için de geçerli. 2015 yılında aldığımız ilk tur yatırımla 2 milyon TL olan değerlememiz, 2016’da gerçekleşen 2’nci turda 3,5 kat büyüdü ve 2 milyon dolar değerlemeye ulaştı.

“İK’DA DİJİTALLEŞME YAVAŞ”
TEKNOLOJİYE UYUM Artık sektörü ne olursa olsun her şirketin teknolojiyi kullanması, dijitalleşmesi gerekiyor. Maalesef şirketlerdeki bu dönüşümde İK, en yavaş dijitalleşen departmanlardan biri. Bunun nedeni de regülasyonlara tâbi olması. İlk önce bu regülasyonların teknolojiye uyumlu hale getirilmesi, daha sonra bu yasaları takip eden inovatif çözümlerin genç girişimciler tarafından uygulanması gerekiyor.

RAKİPLER GELMELİ İK çok farklı küçük alanlara sahip. Bence dikey olarak birini belirleyip oradaki problemi çok iyi çözmek lazım. Biz izin sürecinden başladık ve onu KOBİ’ler için en iyi şekilde çözdük. Şimdi üzerine yeni şeyler katabilmenin peşindeyiz. Bu alana yeni rakiplerin gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Ne kadar iyi bir şirket olursak olalım, tüm KOBİ’lere erişmemiz imkansız. Yeni çözümler oldukça KOBİ’ler dijitalleşmeye daha çok yaklaşacaktır.

DİJİTALLEŞME HIZLANIR Eski yazılımların KOBİ’lerin işlerini yavaşlattığı gerçeği var. Kullanıcıların biraz daha sürece hakim olabilmesi için bu senaryoya onları ikna etmemiz gerekiyor. Şirketlerin yeni kurulan bir girişime karşı korkuları olabiliyor. Bu, daha çok start up’ın buraya girmesiyle daha da hızlı kırılacak. Hayalim, İK’nın dikey konularında yeni start up’ların ortaya çıkması ve bunların birbiriyle entegre olması.

Kolay İK’nın işleyişinden bahseder misiniz? Şirketlerin hayatını nasıl kolaylaştırıyorsunuz?
Temelde 10-250 arasında çalışanı olan, kurumsallaşma planına sahip ama kurumsallaşma yolunda daha zamanı olan şirketleri hedefliyoruz. Kullanıcılarımızın çok büyük kısmı, şu an 100 ve daha az çalışanı olan işletmeler. İstisnasız her işletmenin çalışanlarıyla ilgili bilgileri tutması gerekiyor. Şirketler bu yasal sorumluluğu yerine getirirken ölçekleri doğrultusunda bazı problemlerle karşılaşıyor. Şu an için KOBİ’lerin çok büyük bir kısmı, bütün çalışan bilgilerini ya kağıtta ya excel dosyalarında tutuyor. Excel’de tutulduğu zaman bu yönetilemez hale geliyor. Çalışan başına, özlük bilgisindeki eksikler için 1.350 TL ceza ödemeniz gerekiyor. Hata payları da artıyor. Ayrıca bilgisayarınıza bir virüs girdiğinde bütün bu verileri kaybetme riskiniz var. Kolay İK olarak temel hedefimiz, bu datanın güvenliği. Kolay İK’da insan kaynakları yöneticisinin bir hesabı oluyor. Hiçbir ödeme yapmadan siteme kaydolup 15 günlük ücretsiz deneme süreci başlatılıyor. Her çalışanın da Kolay İK’da bir hesabı oluyor. Kolay İK’da excel’de atıl kalan veriler raporlanabilir hale geliyor.

Kolay İK’nın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Bu işin gideceği nokta ne olur? Önünüzde nasıl fırsatlar var?
Şu an Türkiye’de 3 milyondan fazla KOBİ var, bunların da 350 bin tanesi 10-250 çalışanlı şirketler. Bu 350 binin yüzde 95’i excel ya da kağıt kullanıyor. Tabii istediğimiz bu 350 binin hepsine ulaşmak. Ancak daha gerçekçi bir hedef olarak yıl sonuna kadar 10 bin KOBİ’ye ulaşmayı planlıyoruz. Kolay İK’yı bilmeyen şirket kalmasın istiyoruz.

“BİR HAYAL SUNDUK VE BUNU İSPATLADIK”
POTANSİYELİNİ KANITLADI Yatırımcı karşısına çıktığımızda, hayalimizde planladığımız platformu onlara aktardık ve ikna ettik. Girişimciler, fikirlerini denemek için ilk etapta finansman korkusunu atlatmalı. Girişimi kurar kurmaz yatırımcıya gitmenin bir anlamı yok. Yatırımcıya tüm süreçlere hakim olduğunuzu ve nasıl ilerleyeceğinizi göstermelisiniz.

ETKİNLİKLER ÖNEMLİ Bize yatırımcılarla tanışma konusunda etkinliklerin çok büyük katkısı oldu. Burada Koç Kuluçka’nın koordinatörü Burak Yaman’la tanıştık ve orada ofisimiz oldu. Ayaküstü sohbet edip kahve içtiğimiz Melih Ödemiş, 1 yıl sonra yatırımcımız oldu. Bence girişimcilerin ekosistem içindeki her etkinliğe gitmesi gerekiyor.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.