İnternete inanarak, odaklanarak başardık


Sedef Seçkin Büyük

Sedef Seçkin Büyük

“Ortaklarıma, yazılım satarak para kazanmak yerine yazılımlarımızı kullanarak para kazanabileceğimiz bir iş modelimiz olmalı diyordum.”

Erdem Yurdanur, Türkiye’de bilişim sektörünün ilk “seri” girişimcilerinden biri. “Seri” diyorum, çünkü keskin zekası, sürekli yeni teknolojilerin ve yeni şirketler kurmanın peşinde dolanmaktan başka bir hayat bilmiyor. Girişimcilik öyküsü de bunun ip uçlarıyla dolu…

1990’da Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra 5 yıl Arçelik’te çalıştı. Ardından oradaki 5 çalışma arkadaşıyla birlikte ayrıldı ve 1995’te Coretech’i kurdu. Coretech’in 2011’deki satışından sonra bu 6’lının kimi şimdi emekliliğin tadını çıkarıyor kimi melek yatırımcı olarak yoluna devam ediyor.

Erdem Yurdanur ise “seri” tanımına uygun olarak girişimciliğine devam etme kararı aldı. Coretech’in satışından hemen sonra kurduğu Maçkolik ile yeni bir dönemi başlattı. Bu girişimde Yurdanur’u öne çıkaran ise 1999 gibi erken bir tarihte sadece içerikle uğraşan bir internet şirketini kurması ve onu Türkiye’de şimdiye kadar gerçekleşmiş en yüksek değerle satma başarısını gösterebilmiş olması… Yurdanur’un kurucu ortakları arasında olduğu mackolik. com, sahadan.com ve beygir.com gibi siteleri barındıran Maçkolik İnternet Hizmetleri’nin yüzde 51 hissesinin, spor içeriği ve pazarlaması alanında çalışan İngiltere merkezli Perform Group’a 2012 yılı ortasında 40,8 milyon TL’ye satılması büyük ses getirdi. Bu büyüklükte bir satış, Türk internet sektöründe bir milat oldu. Şu anda Maçkolik İnternet Hizmetleri’nin yüzde 2 hissesi satışa aracılık yapan Odin adlı bir şirkete, hisselerin yüzde 28,3’ü Erdem Yurdanur’a, yüzde 18,7’si Tarkan Onar’a ait… Bilişim dünyasının bu muhteşem ikilisi ise 2015 sonuna dek Perform Grup ile birlikte şirketin ve elbette hisselerinin kıymetine kıymet katmak için çalışacak.

Erdem Yurdanur

Erdem Yurdanur

Yurdanur, işlerini artık büyük ölçüde İngiltere’den yönetiyor. Çok sevdiği, “Dürüst, zeki, kibar biridir” diye öve öve bitiremediği ortağı ve yakın dostu Tarkan Onar ise Türkiye’deki operasyonun yönetimine destek vermeyi sürdürüyor. Yaptıkları anlaşmaya göre iki ortağın ellerinde tuttuğu yüzde 47 hissenin satışı 2015 sonunda gerçekleşecek. Hisselerin o günkü değeri 2014 ve 2015 yılı FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr) değerinin sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 75 ağırlık verilerek 10 çarpanıyla çarpılmasıyla bulunacak. Şirketin maksimum değeri 60,4 milyon İngiliz Sterlini’ni geçemeyecek. Sözün özü; Türkiye’de internet işindeki en büyük satışa hem yazılım mühendisi hem girişimci olarak imza atan Yurdanur’un bu deneyimleri çok kıymetli. Yurdanur ile girişimlerinin ilk yıllarında yaşadığı zorlukları konuştuk…

CORETECH İLK 6 AY İŞ ALAMADI
1995 yılında Arçelik’ten aynı departmanda çalışan 6 mühendis ayrıldık. Amacımız, daha çok para kazanmak değil, birinci işi yazılım geliştirme olan bir şirket kurmak ve daha özgür olmaktı. Hepimiz çok iyi mühendislerdik, ancak ilk 6 ay hiç iş alamadık.

Sonra Tefal için bir yazılım yazdık. Referans olsun diye arka arkaya birkaç büyük projeyi çok uygun fiyatla yaptık. Unilever bünyesindeki Algida için yaptığımız satış ve dağıtım yazılımı çok başarılı bulundu ve onu 20’den fazla ülkeye giderek uyguladık. Ardından Coretech büyük şirketlere ihtiyaçlarına özel yazılımlar üreterek çok büyüdü. Ekibimiz 80 kişiye çıktı. Ancak ben iş modelimizin sürdürülebilir olmadığını düşünmeye başladım. Adam başı 5 bin dolar civarında maliyetimiz vardı ve bu ayda 400 bin dolar gider anlamına geliyordu. Birkaç ay iş alamazsak iflas edebilirdik. Hiç iş alamadığımız bir dönem yaşamadık, sürekli olarak iş almayı başardık, ancak bu baskıyı da hep üzerimizde hissettik.

Ben ortaklarıma hep “Yazılım satarak para kazanmak yerine yazdığımız yazılımları kullanarak para kazanabileceğimiz bir iş modelimiz olmalı” diyordum.

İNTERNET DÜNYASINA GİRİŞ
Bizim şirketin eğitim sorumlusuydum ve test elemanı olarak işe aldığımız Tarkan Onar, Hacettepe Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü mezunuydu. Ona “Tarkan gel pilot küçük bir yazılım yazalım, böylece daha çabuk database işini öğrenirsin. Sen hangi konulardan anlarsın” diye sordum. O da “Ben atlardan anlarım” dedi. 1997’de birlikte at yarışı sevenlere yönelik bir yazılım yaptık. Esprili olsun diye “Beygir yazılımı” adını taktık. Hangi at kaç yaşında, kaç yarışa girmiş, hangi yarışı kaç dakika da koşmuş gibi bilgileri de veri tabanına girdik.

1999’da internet hız kazanınca Coretech içinde 6 kişilik bir internet ekibi kurduk. Onlar, bizim beygir yazılımını internet teknolojileriyle yeniden yazdılar ve beygir.com sitesini açtık. Gördüğümüz ilgiye biz bile şaşırdık. Bu ilgi üzerine internete daha çok inandım ve ortaklarımla konuşarak sadece bu alana odaklandım. O yıllarda Türkiye’de at yarışları bahisleri 1 milyar TL cirosu olan bir işti. Şu anda sanıyorum 2’ye katlanmıştır.

mackolikİDDAA İLE GELEN ATAK
2004’te Türkiye’de futbol alanında bahis oynanmasına devlet izin verdi ve “İddaa” şirketi kuruldu. Bu şirkete bahis oynatma lisansı verildi. Bu, önemli bir dönüm noktası oldu. Sadece spor içeriği sağlayan bir şirket olduk, hiçbir zaman bahis oynatmadık. Bahis oynatma lisansı almayı istedik ancak alamadık. İddaa kurulduğunda hemen bizim kapımızı çaldılar. Onlar için birkaç hafta içinde “iddaa. com” sitesini yarattık. Hemen ardından Turkcell kapımızı çaldı ve futbol maçlarının sonuçlarını SMS ve WAP sitesiyle müşterilerine göndermek istediğini söyledi. İddaa.com sayesinde mackolik.com’un trafiği arttı ve hatta beygir. com biraz geri planda kaldı. İnternet işlerine yaptığımız yatırımları 2005’te kat be kat çıkardık ve para kazanmaya başladık. Ancak, 2004’e dek 5 yıl boyunca kabaca bir hesapla 5 kişinin yaşam maliyeti yıllık 300 bin dolar olsa, 5 yılda 1,5 milyon dolarlık yatırım yaptık ve hiç para kazanmadık. Bahis işi Türkiye’de birkaç yıl daha geç başlasa dayanamayabilirdik. Diğer ortaklarımız işi bırakma kararı alabilirdi. Ama sanırım biz Tarkan ile sürünerek de olsa, el ele devam ederdik.

GLOBAL
DÜŞÜNMEMEK HATAYDI
Bizim şirketimizi satın alan Perform Group, ikisi de 38 yaşında olan çok akıllı ve başarılı iki genç girişimcinin güçlerini birleştirmesiyle doğmuş bir şirket. Onlar da büyürken önce bir fondan yatırım almış, ardından halka açılarak hisse satmışlar.

Aslına bakarsanız, Perform Group bizden daha sonra kurulmuş, daha genç bir şirket ama büyük düşünmenin, global bir kültürde yetişmiş olmanın avantajını iyi kullanıyorlar. Biz hiç global düşünmedik, bu eksikliğimiz aslında. Global düşünebilseydik belki biz onları satın alabilirdik.

ZOR YILLAR BAŞLIYOR
Açıkçası 1999 ile 2002 arasında, yani ilk 3 yıl boyunca çok zorlandık. Çünkü, kimse internet sitesi, banner, internet reklamı kavramlarını bilmiyordu. Büyük reklamverenlere kendimizi anlatamıyorduk ve ben artık ümitsizliğe kapılmıştım. Hatta reklam alma işini tamamen bir kenara bırakıp, kendi işimize yani spor içeriği geliştirme işine odaklanmıştık. 2002’de Coretech’in 5 ortağı ve Tarkan Onar ile birlikte internet işlerimizi bir çatı altında toplayan Kokteyl adında bir şirket kurduk.

Futbolla ilgili içeriğin daha çok ilgi toplayacağını düşündük ve aynı yıl mackolik.com sitesini devreye aldık. Bu site de büyük ilgi gördü. Buna rağmen 2004’e kadar neredeyse hiç para kazanamadık. İnternet girişimlerimizi Coretech’deki ortaklarımızın desteğiyle yaşattık. Üstelik dışarıdan bakıldığında at yarışı, futbol gibi konular imajı düşük işler gibi görülüyordu. Eşlerimiz, arkadaşlarımız ve ortaklarımızdan bazıları “Bu işleri bırakın, olmayacak” diyordu.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.