Podcast’e ilgi artacak


Nil Dumansızoğlu

“Dijital yayıncılığın yükselen trendi podcast pazarı hızlı büyümesini sürdürüyor. Bu ilginin önümüzdeki yıllarda daha da artacağını söyleyen Podfresh kurucuları Uraz Kaspar ve İlkan Akgül, “Podcast mecrasında deneyim dinleyicinin elinde. Bu bulunması zor bir ilişki türü ve çok kıymetli” diyor.

Nil DUMANSIZOĞLU
ndumansizoglu@capital.com.tr

COVID-19’la başlayan süreçte podcast sektörü, dinleyicilerin de ev dışına çıkamadığı bir dönemde gerek yayıncı gerek dinleyici anlamında artış gösterdi.

Podcast’e olan ilgi, her ne kadar Türkiye’de yeni yeni karşılık bulsa da Voxnest’in gerçekleştirdiği The State of the Podcast Universe 2020 Mid-Year Podcast Industry raporunda, Türkiye, “Fastest Growing Countries by Podcast Listening” kategorisi altında yer alan 5 ülke arasında birinci sıraya oturdu.

Dünya genelinde de Amerika haricindeki ülkelerde benzer bir artış grafiği var. Amerika pazarında, şu an 2,2 milyar dolarlık bir reklam pastasından söz ediliyor.

Özellikle Spotify’ın bu yıl gerçekleştirdiği üst üste alımlar, Joe Rogan, Michelle Obama gibi ünlü transferleri ve yeni ünlü podcast’leri, Spotify’ın karşısında SiriusXM’in Stitcher’i satın almasıyla oldukça hızlı geçen bir yıl oluyor.

Bunların dışında pek çok podcast şirketine yapılan yatırım haberleri de dikkat çekiyor. Türkiye’de önümüzdeki yıllarda bu alana olan ilginin sadece yayıncı ve dinleyici açısından değil, reklam veren açısından da artacağını söyleyen Podfresh kurucuları Uraz Kaspar ve İlkan Akgül, hem girişimlerinin hikayesini hem podcast sektörünün potansiyelini anlattı:

“YATIRIM TEKLİFİ GELİYOR”

“Türkiye’nin ilk ve en geniş podcast yayın ağı olan Medyapod’un içinde yaşadığımız tecrübeler bizler için çok kıymetliydi. Aynı süreçte Aykut Ibrişim Medyapod’u, biz de Podiolab’i (Aykut’un kurduğu ve halen Podfresh altında yayın hayatına devam eden aylık 40 bin tekil ziyaretçisi olan podcast kaynak sitesi) ilgiyle takip ediyorduk.

En sonunda üçümüz, Zemin İstanbul’da aynı etkinlikte sahnede bir araya geldik ve çok da iyi anlaştık. Daha sonra Podiolab ve Medyapod ortaklığında bir mail bülteni düzenleme kararı aldık.

Doğru karar almışız, çünkü beklenen bir şeymiş; Türkiye’nin ilk podcast bülteni oldu.

Çok sayıda abone kazandık ve güzel geri dönüş aldık. Buradaki başarıyı görünce bunu bir iş modeline dönüştürmek adına Podfresh’i kurduk ve kuruluşumuzu duyurmamızdan sonra 1 hafta bile geçmeden 3 ciddi yatırım teklifi aldık.

Markalar ve yayıncılar tarafında gördüğümüz bu yoğun ilgi ve iletişimi geliştirerek sürdürmeye devam ediyoruz.

“İLKLERİ GERÇEKLEŞTİRDİK”

Türkiye’nin ilk podcast dergisi Podiomag, Türkiye’nin ilk podcast bülteni, Podcast Summit, Podcast Akademi gibi kısa sürede podcast sektörü açısından birçok ilke imza attık.

Bir yandan Türkiye’nin en büyük üniversite podcast ağlarının danışmanlıkları, Can Çocuk Yayınları gibi Türkiye’nin önde gelen markalarının da iş birliğiyle üretilen podcast yayınları ve podcast ağ kurulumlarını tamamladık.

Yakın dönemde Podfresh’in hem Türkiye hem Amerika pazarında yetenek ve yayıncı arayışları artarak devam edecek. Şu anda tam zamanlı çalışan 6 kişilik bir ekibe sahibiz.

PodioMag tarafında yaklaşık 4 bin okura ulaşıyoruz. Pazar akşamları aynı anda 5 farklı sosyal medya hesabımızdan canlı yayınladığımız Podfresh Round Table isimli bir şovumuz bulunuyor.

En önemli özelliklerimizden biri, Türkiye’de düzenli podcast eğitimi veren tek ekip olmamız. Son 1 yılda yaklaşık 75 eğitim düzenledik ve eğitimlerimize 2 bin 500 civarında katılım gerçekleşti.”

“ÖZEL BİR İLİŞKİ KURULUYOR”

AKTİF TÜKETİM
Podcast mecrasının en önemli özelliği, dinleyiciyle yayıncı arasına giren hiçbir dikkat dağıtıcı etkenin olmaması. Bu nedenle podcast dinleyen kitlenin yaklaşık yüzde 70’inin, yayınlarda dinlediği reklamlar sonrası o ürünleri almaya açık olduğunu söyleyebiliriz.

Ayrıca dinleyici, YouTube, televizyon ve radyo dinleyicisi/izleyicisinin aksine pasif değil. Bu mecralarda genellikle önünüze gelen, size sunulan bir içeriği rastgele tüketiyorsunuz. YouTube biraz farklı olsa da bir süre sonra akışa göre içerik tüketimine geçiyorsunuz.

ÖZGÜR İRADE
Oysa podcast mecrasında deneyim tamamen dinleyicinin elinde. Dinleyici, dinlemek istediği konuyu bizzat araştırıyor, bu konuyla ilgili bir podcast yayını buluyor, beğenirse abone oluyor ve yayıncıyla bir ilişki kuruyor.

Bu, hem yayıncı hem reklam veren adına bulunması zor bir ilişki türü ve çok kıymetli. Podcast yayınlarının, zaman mekandan bağımsız olması, internet olmasa dahi kaydedip erişilebilmesi, sansürden uzak, bağımsız içeriğe sahip olması, katma değer sağlıyor.

RESTORANLARA DİJİTAL MENÜ ÇÖZÜMÜ
Henüz yeni mezun iki genç Lütfü Akın ve İsa Can Baş’ın kurduğu The Alakart, bir dijital menü girişimi. Aslında iş fikrinin pandemiden önce hayata geçmesini, ancak sürecin fikir aşamasındaki girişimin hayata geçmesini hızlandırdığını söyleyen Akın, şöyle konuşuyor:

ÇEVRE DOSTU
“The Alakart dijital menü hizmeti, çevre dostu bir uygulama. Bizim öncelikli hedefimiz kağıt israfını azaltmak. Bu süreç, aslında bize bambaşka bir hijyen alışkanlığı kazandırdı.

Bu bakımdan sadece pandemi döneminde değil, daha sonraki süreçte de kafe ve restoranlarda herkesin temas ettiği menüler yerine dijital çözümlerin öne çıkacağını düşünüyoruz.

Hedefimiz, Türkiye’de mümkün olduğunca fazla işletmeyle iş birliği yaparak dijital menüyü yaygınlaştırmak ve kurumsal bir marka haline gelmek. Uzun vadede yüzde 100 yerli olan The Alakart markasını yurt dışı pazarlara taşımayı istiyoruz.

MALİYET AVANTAJI
Anlaştığımız işletmelerin masalarına işletmeye özel tasarlanmış QR kodlar yerleştiriyoruz. Bu sayede müşterilere daha hijyenik bir sipariş deneyimi sunuyoruz. Aynı zamanda bu uygulamayı kullanan işletmeler, fiziki menü maliyetini ortadan kaldırıyor.

Ücretsiz olarak menü içeriğinde kolayca ürün ekleme, ürün çıkarma, fiyat güncelleme, ürün görseli güncelleme imkanıyla işletmelere kolaylık sağlarken aynı zamanda fiziki menülere temas etmek istemeyen müşterileri de memnun ediyoruz.”

MOBİL GİRİŞİMLERİN YATIRIM ORANI YÜZDE 44,7
Startups.watch verilerine göre 2020’nin ilk yarısında 59 girişime 49 milyon 40 bin 500 dolarlık yatırım yapıldı. Bunların 14’ünü oluşturan sadece mobil odaklı girişimlerin aldığı yatırım ise 21 milyon 899 bin dolar oldu.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.