Hedefimiz kaliteli büyüme

23 ülkede, aylık 1,7 milyon kullanıcıya hizmet veren Glovo, Türkiye’de büyümesini sürdürmek istiyor. Glovo Türkiye CEO’su Austin Kim, “Online yemek siparişi rekabetçi bir sektör, burada kullanıcısına en iyi hizmeti sunan ve en başarılı deneyimi yaratanlar kazanacak” diyor.

Teslimat uygulamaları açısından Türkiye, çok ciddi bir potansiyel barındırıyor. Türkiye’de online yemek siparişi sektörü, şu an 666 milyon dolara ulaştı ve her yıl ortalama yüzde 20 büyüyor. İngiltere’de bu pazar, 4 milyar dolar, Almanya’da da 2 milyar dolar büyüklüğe ulaştı. Genç nüfus oranı ve hızla artan dijitalleşme gibi faktörler düşünüldüğünde Türkiye’nin bu sektördeki potansiyeli yüksek. İşte bu alanda faaliyet gösteren girişimlerden biri de Glovo… Girişimin kurucusu Oscar Pierre, 2012’de Georgia Institute of Technology üniversitesinden mezun olduktan sonra Fransa’da Boeing uçak şirketinde aerodinamik mühendisi olarak çalışmaya başlıyor. Süreç içerisinde asıl istediğinin bu olmadığını fark ederek kendi start up’ını açmak için işten ayrılıyor. 2015’te ortağı Sacha Michaud’la İspanya’da, 160 milyon dolar yatırımla Glovo’yu hayata geçirdi.

23 ÜLKEDE FAALİYETTE
Dört yıl gibi kısa bir sürede 340 milyon dolar yatırım alan Glovo, şu anda 23 ülkede, aylık 1,7 milyon aktif kullanıcıya hizmet veriyor. Bu ülkelerden biri de Türkiye… Şu an İstanbul, İzmir ve Ankara olmak üzere 3 şehirde hizmet veren girişimin, 200 binin üzerinde kullanıcısı, bin 500’den fazla iş ortağı ve 2 bine yakın kuryesi bunuyor.

Glovo Türkiye CEO’su Austin Kim, “Buradaki en önemli hedefimiz kaliteli büyüme. Glovo’ya gösterilen talep günden güne artıyor, ancak büyürken teslimat sürelerimizin şu anki hızını koruması, sunduğumuz içeriklerin, destek hattımızın ve kuryelerimizin kalitesinin devamlılığı gibi konulara önem veriyoruz.” diyor.

“ZAMAN KAZANDIRIYORUZ”
Kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını sürekli analiz ederek uzun bekleme sürelerini ortadan kaldırmayı ve şehri kullanıcıların ayağına getirmeyi vaat ettiklerini anlatan Kim, sözlerine şöyle devam ediyor:

“İş ortaklarımızın Glovo aracılığıyla hiçbir ek yatırıma gerek olmadan dijitalleşmesini ve yeni bir kanala sahip olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Glovo’da kuryelerimiz en önemli değerlerimizden biri, onlar bizim kullanıcılara karşı yüzümüz. Şu an bu sektörde en çok kazandıran platformuz, çünkü teknolojimiz sayesinde zamanı etkili kullanmalarını sağlıyoruz. Kuryeler için her sipariş ek gelir demek. Biz de hem kuryelerimizin restorana ulaştığı an ile yemeğin hazırlandığı anı birbirine denk getirerek vakit kaybetmemelerini sağlıyoruz hem verimliliği ve kazançlarını artırıyoruz.”

“BAŞARILI DENEYİM YARATIYORUZ”
FARKI Sadece mobilde değil, birçok alanda başarının sırrı, ihtiyacı anlamak, buna uygun kaliteli hizmeti sunabilmek ve ihtiyaca göre gerekli olduğu şekilde değişebilmek, gelişebilmek. Bunu yaparken Glovo olarak farkımız, sadece kullanıcılarımıza odaklanmıyoruz. Çünkü kullanıcıya sunduğumuz deneyim, aslında bizim iş ortaklarımız ve platformumuzda bulunan kuryelerimizle ilişkimizin bir sonucu.

İYİ HİZMET İş ortaklarımız ve kuryelerimizle ne kadar yakın çalışırsak dağıttığımız siparişlerin kalitesi o kadar artar. Sonuçta mutlu iş ortakları ve mutlu kuryeler, bizim için mutlu kullanıcılar demek. Online yemek siparişi rekabetçi bir sektör. Burada kullanıcısına en iyi hizmeti sunan ve en başarılı deneyimi yaratanlar kazanacak. Glovo olarak bunu çok iyi biliyoruz ve her gün bir öncekinden daha iyi olmak için çalışıyoruz.

“GENÇLERE OKUMAYI SEVDİRİYORUZ”
Infinity Stories, 2019 yılında gençlere okuma ve yazma alışkanlığı kazandırmak amacıyla kuruldu. İsmail Nural ve Mert Özçelenk’in hayata geçirdiği girişim, kısa sürede 670 üyeye ve 4,2 bin indirilme rakamına ulaştı. Henüz yatırım almadıklarını söyleyen kurucu ortak İsmail Nural, “Uygulamamızı daha hızlı geliştirmek ve tanıtabilmek için uygun şartlar oluşursa yatırım almayı planlıyoruz” diyor. Nural, 5 yıllık vizyonlarını şöyle açıklıyor:

“Infinity Stories, sadece tüketime odaklanan mobil dünyada kolektif üretim kavramını yeniden inşa etmeyi vaat ediyor. 5 yıllık planlarımız arasında uygulama bilinirliğini ve kullanıcı sayısını artırmak, kullanıcıların kendi özel odalarını açıp kendi hikayelerini geliştirebilmelerini sağlamak, reklam ve gelir modellerini oturtmak, yetenekli yazarları/üreticileri keşfetmek ve onları bu yolda desteklemek, yayın evleriyle anlaşıp Infinity Stories yazarlarının kitaplarının basılmasını sağlamak, sesli versiyonla görme engelli bireylere ulaşabilmek var.”

FİLM, DİZİ VE KİTAPLAR TEK PLATFORMDA
KURULUŞ RAF
, okunanlar ve izlenenler üzerinden kişisel tercih ve zevkleri ortaya koyan bir mobil uygulama. Girişim fikrinin bir sosyal deney sonucu ortaya çıktığını söyleyen kurucu Mert Günay, şöyle konuşuyor: “İnsanların sürekli cevabını aradığı ‘Hangi filmi izlesem, ne okusam, hangi diziye başlasam gibi soruların cevaplarını, RAF ile oluşturduğumuz kültürel sosyalleşme platformunda kolayca bulmalarını sağlıyoruz.

HEDEF Uzun vadede hedefimiz, insanlara kitap, film veya diziler hakkında konuşurken ‘RAF’a baktın mı?’ dedirtebilmek. Şu an Google Play ve App Store’da uygulamamız bulunuyor. Bir iki ay gibi kısa bir süre içinde 5 bin kullanıcıya ulaştık. Halen kullanıcı geri bildirimlerini dikkate alarak stratejimize endeksli bir şekilde uygulama geliştirmelerimize ve büyümemize devam ediyoruz.”

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.