Kötü yatırım


Ana işinizi sürdürmek ve farklı bir alana girmemek, bazen doğru bir seçenek olabiliyor. Bluetooth kulaklıkları ve kablosuz hoparlörleriyle bilinen Jawbone’un, fitness takip bandı alanına girmesi tüm işleri bir anda değiştirdi.

Gözde YENİOVA
gyeniova@ekonomist.com.tr

Fikirleri gerçeğe dönüştürmek zordur, teknolojik cihazların üretim süreci bunu daha da zorlaştırabilir. Bu süreçte toplumun istediklerini tahmin etmek ve mevcut pazarın bir kısmını yakalamak, rekabetin olduğu ortamda neredeyse olanaksız görünebilir.

Bu durum Jawbone için de böyle oldu. San Francisco merkezli şirket, aslen ses teknolojisi konusunda uzmanlaşmış olan AliphCom olarak 1999 yılında kuruldu.

Daha sonra, bluetooth kulaklıkları ve Jambox hoparlör hattıyla ün kazandı. Jawbone, kablosuz teknoloji üreticisi olarak pazara girdi ve CEO Hosain Rahmanın yönetiminde bluetooth kulaklıklar ve kablosuz hoparlörler sattı.

SORUNLAR BAŞLIYOR

Pazarda başarılı olan şirketin dönüm noktası, bu dönemde yeni ürünü olan UP3 fitness tracker bandının piyasaya sürülmesi vesilesiyle oldu. Şirket, Silikon Vadisi’ndeki en büyük risk sermayesi şirketlerinden 3 milyar dolarlık değerlemeyle para topladı. 450 çalışanı vardı.

Ancak her şey iyiye giderken bazı sorunlar baş gösterdi. Şirketin yükselişiyle birlikte hakkında nakit paraya ulaşma sorunu olduğu ve zamanında kaliteli bir ürün göndermek için mücadele ettiği haberleri çıktı. Şirketin UP3e yaptığı yatırımın kötü bir tercih olduğu söylenmeye başladı.

Cihazlarda arızalar meydana geldi ve ürünün yenilenmesiyle ilgili çeşitli sorunlar baş gösterdi. Bunun sonucunda kullanıcılar, cihaz sınırlamalarıyla ve yüksek fiyatlarla karşılaştı. Ayrıca daha sonra benzer ürünleri daha düşük bir fiyata sunan Fitbit ve Apple Watch sahneye çıktı ve Jawbone sert bir rekabetle karşı karşıya kaldı. Satış sonrası servis hizmetlerindeki aksamaları da zamanında gideremeyen şirket müşterilerini kızdırdı ve dü şüşe geçti.

İKİNCİ ŞANS

Web sitesinden açıklanan ek raporlar, Jawbone’un sağlık bilgilerini ölçmek için giyilebilir cihazlara geçmek istediğini ancak cihazların düzgün çalışmasını sağlayamadığını belirtiyor. Muhtemelen şirketin nihai düşüşüne katkıda bulunan bir faktör olmasa da hem çalışanlarını hem ticari sırlarını çalmakla suçlayarak Fitbit’e karşı açılan dava da işi karmaşıklaştırdı.

Şirketin tasfiyesine ilişkin raporlamada, CEO Hosain Rahman, sağlıkla ilgili ürünler ve hizmetler sağlamak ve mevcut Jawbone cihazları için Jawbone Sağlık Merkezi (Jawbone Health) üzerinde çalışmaya başladığını açıklıyor.

İkinci bir şansı yakalayan Hosain Rahman, Jawbone Health şirketi için geçen yıl 65 milyon dolar sermaye toplamayı başardı. Kişilerin sürekli sağlık verilerinin alındığı sistemde, veriler yapay zekayla birleştiriliyor ve kişiselleştirilmiş bir abonelik hizmetiyle sunuluyor. Bakalım bu girişim, ikinci şansı değerlendirebilecek mi?

“NETFLIX’İ NEDEN GERİ ÇEVİRDİM?’

Timothy Draper, önde gelen risk sermayesi şirketleri Draper Associates ve DFJ’nin kurucu ortağı ve aynı zamanda dünya çapında 30’dan fazla şehirde ofisleri bulunan erken aşama girişim sermayesi fonlarından oluşan uluslararası bir ağ olan DFJ Global Network’ü kurdu. Milyarder yatırımcı Tim Draper, geleceğini başarılı teknoloji start up’larına erken dönemde yatırımcı olmak üzerine kuruyor.

ŞİRKET ALIMI

Şirketinin yatırımları arasında Coinbase, Robinhood, TwitchTV, Skype, Tesla, Baidu, Focus Media, YeePay, Hotmail, SolarCity, Athenahealth, Box, SpaceX, Cruise Automation, Carta, Planet, PTC, Ledger yer alıyor.

Viral pazarlama fikirlerin ve düşüncelerin virüs gibi yayılması düşüncesinin popülerleşmesi ile başladı.

Viral pazarlamanın ilk kullanımını da Tim Draper yaptı. 1996/1997 yıllarında, Hotmail’in viral reklam tekniğini kullanıp başarılı olmasını sağladı.

KRİTİK HATA

Twitter ve Skype’a erken yatırım yapan efsanevi yatırımcı Draper, Netflix’i ise geri çevirmiş. Netflix’i neden geri çevirdiğini ve ondan neler öğrendiğini pişmanlık duyarak açıklıyor. Tim Draper, ilk başta Netflix CEO’su ve kurucu ortağı Reed Hastings’in gelişmekte olan streaming teknolojisi yerine neden e-mail ile DVD gönderimi üzerine odaklandığını anlamadığını söylüyor.

Hasting’in bu soruya, “Kullanıcılar henüz buna hazır değil” yanıtını vermesi üzerine Draper, “Neden bunu beklemiyorum?” dediğini ve bunun çok büyük bir hata olduğunu itiraf ediyor. Draper, “İşe yaramayan şirketlere yatırım yapmaktansa başlangıç aşamasında bazı start up’lara yatırım yapmadığım için çok pişmanım” diyor.

HATALI AKSİYONLAR ALDIK’

‘Tek tuşla su’ hizmeti veren BiSU’yu kurmadan önce kurumsal bir çalışma hayatı olan BiSU Kurucu Ortağı Ergin Üner, o dönemin şartları, pazar koşulları ve fırsatlarının BiSU modeli için çok uygun olduğunu söylüyor. BiSU’yu 2015’te ortağı aynı zamanda çocukluk arkadaşı Ozan Alptekin ile kurarken onlar da birçok start up gibi zorluklar yaşamış.

EKİP RUHU

İlk girişimi olan BiSU ile ilgili Ergin Üner, şunları söylüyor: “Bu girişimimizde her şeyi kusursuz yaptığımız ve yönettiğimizi söyleyemem. Yanlış kararlar verdik. Hatalı aksiyonlar aldık. Kaliteli, birbirini besleyen ve iyi bir ekibimiz olduğu için bu hatalardan dersler çıkarıp çok olumlu iş çıktılarına çevirebiliyoruz.

BiSU’yu özel kılan özelliklerden biri ekip ruhudur. Türkiye’deki tüm girişimlerin yaşadıklarına benzer sorunlar ve zorluklarla uğraştık. Sermayenin bu tip organizasyonlara geçişi hala çok yavaş olduğu için start up’lar rekabet edebilmek için gerçekten çok fazla efor sarf etmek durumunda.’’

MARKET OPERASYONU

Şu an Türkiye’nin en büyük su marketi olan BiSU, kısa süre önce de kullanıcıların market ihtiyaçlarını karşıladığı hizmeti Bi’market’in operasyonlarını başlattı. Ayda 10 milyon litreden fazla su siparişine aracılık eden BiSU, 5 binden fazla bayi, 10 binden fazla dağıtıcıyla çalışıyor.

 

Tweet: Nearbuy Kurucusu ve CEO’su Ankur Warikoo: “Dünya size beklentilerini dayatacak. Bu nedenle başarı ve başarısızlıklarımızı tanımlamamız önemli. Bunu başkası için değil kendimiz için yapmalıyız.”
Kritik veri: İlk girişimini yapanların başarı oranı %18 , ikinci girişimini yapanların başarı oranı %20
Kaynak: FounderandFounders

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.