Salgın online eğitimi büyütecek


Pandemi sürecinde e-öğrenme uygulamalarına ilgi arttı. 2019’da 200 milyar dolatın üzerine çıkan küresel e-öğrenme pazar büyüklüğünün, 2025’te 350 milyar dolarlık beklentiyi aşacağı öngörülüyor.

Fatoş KARAHASAN
fkarahasan@gmail.com

Korona virüs salgını dijitalleşme sürecini hızlandırırken tüketici alışkanlıklarını da önemli ölçüde değiştiriyor. Pandemi sürecinde e-öğrenme uygulamalarına yönelim artarken 2019 yılında 200 milyar doların üzerine çıkan küresel e-öğrenme pazar büyüklüğünün 2025 yılında 350 milyar dolarlık beklentiyi aşacağı öngörülüyor.

İngilizce eğitim uygulaması Cambly’nin Türkiye Ülke Müdürü Emre Şimdi, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söylüyor: “Korona virüs sadece ebeveynlerin ve çocukların değil, yetişkinlerin de çalışma şeklini ve alışkanlıklarını değiştirdi.

Bu süreçte evden çalışmaya geçen bireylerin, kendine yatırım yapmak, vaktini verimli şekilde değerlendirmek isteyen kişilerin tercihi yine e-eğitimler oldu. Pandemi sürecinde Türkiyede Cambly kullanımında artış oranı yüzde 21 olurken, salgın sürecinde yeni kullanıcılardan gelen organik trafiğimiz yüzde 25 arttı.”

PAZARIN HACMİ

Emre Şimdi, yapılan araştırmaların korona virüs salgınının neden olduğu e-öğrenme pazarının yükselişinin kalıcı olacağını gösterdiğini söylüyor.

2015 yılında yaklaşık 110 milyar dolar olan küresel e-öğrenme pazarının 2019 yılında 200 milyar doları aştığını anlatan Şimdi, “Pandemi öncesinde yapılan araştırmalara göre 2025 yılında pazar büyüklüğünün 350 milyar dolara ulaşması bekleniyordu.

Fakat pandemi dijitalleşme sürecini daha da hızlandırdı. Bu nedenle 2025’te pazar büyüklüğünün beklentileri aşmasını bekliyoruz” diyor.

Türkiye’de de yapılan araştırmalara göre e-öğrenme pazar büyüklüğünün 2013-2018 arasında çift haneli büyüdüğüne dikkat çeken Emre Şimdi, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Türkiye’de pazar büyüklüğünün 2023 sonunda 200 milyon dolara ulaşması bekleniyor.

Bunun en önemli nedenleri arasında online eğitimin kişiselleştirilebilir olması, kullanıcılara zaman kazandırması, global bilgi paylaşımını desteklemesi ve sürekli kendini güncellemesi gibi önemli noktaları gösterebiliriz.”

HEDEFTE NE VAR?

Türkiye, Dünya İngilizce Yeterlilik Endeksi’nde 100 ülke arasında 79’uncu sırada yer alıyor. Bugün Cambly’nin dünya genelinde 10 milyonu aşkın kullanıcısı ve 25 binin üzerinde eğitmeniyle online eğitim pazarında yenilikçi, genç ve kullanıcıların en sevdiği ve tercih ettiği şirketlerden biri konumunda bulunduğunu dile getiren Emre Şimdi, online İngilizce eğitim pazarında Türkiye’de hizmet veren en büyük şirketlerden biri olduklarını hatırlatıyor.

Ülkemizdeki İngilizce yeterliliğini artırmayı ve bu şekilde global bilgi birikiminden yararlanılmasını daha çok üretim ve ihracat yapılmasını, refah seviyesinin artmasını amaçladıklarını dile getiren Şimdi, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Tüm bu hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye’nin endekste daha üst sıralara yerleşmesine katkıda bulunmak için programlarımızı sıklıkla güncellemeye devam ediyoruz. Başlangıç seviyesinden orta ve ileri seviyeye uygun hazırladığımız ders programlarıyla üyelerimizin planlı ve düzenli bir şekilde İngilizcelerini geliştirmelerini, kariyerlerine ve hayatlarına katma değer katmayı amaçlıyoruz.”

TAKAS UYGULAMALARINA İLGİ ARTIYOR

Eski çağlarda yaygın olan takas sistemi teknolojinin gelişmesiyle birlikte modern bir eğilim olarak yeniden hayatımıza girdi. COVID-19 salgınıyla tüm dünyada “sürdürülebilirlik” kavramının önemi bir kez daha ortaya çıkarken bu bilinç artışının da tetiklemesiyle takas uygulamaları son aylarda oldukça popüler hale geldi.

2. el eşyaların değerinde ve hızlı el değiştirmesini sağlayan kişiler arası nakitsiz alışveriş platformu Barty’nin kurucusu Semih Kılıçgedik, bu süreçte kullanım oranlarının 2,5 kat arttığını söylüyor.

“ÇOKLU KATEGORİYE GEÇİYORUZ”

Barty’nin, geliştirdiği makine öğrenme temelli algoritma ve uygulama içi sanal kur “Barty puan” ile sisteme yüklenen ürünlerin görece değerlemesini anlık yaptığını ve kullanıcılar arası çapraz takas imkânı sunduğunu belirten Kılıçgedik, “Bu sayede, 2. el eşya satışlarındaki değer belirleme, marj kaybı ve uzun süren alıcı bulma sorunlarına çözüm getiriyoruz.

Kasım 2019’da iOS, Ocak 2020’de Android uygulamalarıyla ilk olarak kitap kategorisiyle başlamıştık. Ancak pandemi süreci bize bu alana olan ilgiyi ve potansiyeli daha net gösterdi. Ağustos ayından itibaren çoklu kategoriye geçiyoruz” diyor.

DÖNGÜSEL EKONOMİ

Barty’yi ilk günden beri dönüşüm ekonomisinin bir unsuru olarak tasarladıklarını ifade eden Kılıçgedik, sözlerine şöyle devam ediyor: “Döngüsel ekonomide ürünlerin yeniden kullanımını destekleyen C2C 2. el eşya pazarında küresel nakitsiz alışveriş platformu olma vizyonuyla çıktığımız yolda dönüşüm ekonomisinin en önemli unsurunun ürünleri yeniden kullanmak ve kullanım ömürlerini uzatmak olduğuna inanıyoruz.

İnsanlara atıl duran ürünlerini ekonomiye kazandıracak, bilinçli tüketimi destekleyerek çevreye zararı azaltmayı amaçlayan kullanıcı dostu bir uygulama sunmak istiyoruz.”

BARTY NASIL ÇALIŞIR?

Barty’nin çalışma sistemine gelince… Kullanıcı kullanmadığı eşyayı Barty’ye yüklüyor. Değerini belirlerken platform eşyanın Barty puanını öneriyor. Kullanıcı ister önerilen değeri ister kendi değerini belirtiyor. Yüklenen eşya Barty pazarında sergileniyor. Diğer kullanıcılar eşyaya teklif gönderiyor. Eşyayı veren kişi teklifini kabul ettiği kişiye anlaşmalı kargoyla eşyasını gönderiyor.

YENİ SORUNLARA YARATICI ÇÖZÜMLER
TAKAS UYGULAMALARINA İLGİ ARTIYOR
Zorlu Holding, ATÖLYE ve sürdürülebilirlik ajansı s360’ın kurucu ortaklığında hayata geçirilen sosyal inovasyon platformu imece, açık sosyal inovasyon laboratuvarı imeceLAB ile başlattığı yeni mesele sürecini tamamladı.
Zorlu Holding ana partnerliğinde, imeceLAB ve Yenibirlider Derneği’nin yürütmesiyle başlayan ‘Sağlıklı Bireyler ve Topluluklar’ temalı mesele sürecine, Türkiye’nin 20 farklı şehrinden 115 öğrenciden oluşan 30 takım katıldı.

Türkiye genelinde liseli ve üniversiteli gençlerle birlikte, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın odağa alındığı mesele sürecinde, COVID-19 sonrası çok daha acil ve önemli hale gelen ‘Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam’ (Health and Wellbeing) gündeme alındı.

EN BEĞENİLEN ÜÇ TAKIM
Ara elemeler sonucunda sürece devam eden 6 finalist takım, 28 Haziran Pazar günü ZOOM platformu üzerinden online olarak gerçekleştirilen Kapanış Buluşması’nda yaptıkları sunumlarla projelerini paylaştı.

PeerCO, SCRUBS ve Vefa1872 mesele sürecinde en çok beğenilen üç takım oldu. Bu takımlar süreç boyunca 20 saatten fazla eğitim almanın yanı sıra en fazla mentor görüşmesi yapan takımlardı.

KULUÇKA VE MENTORLUK DESTEĞI
Seçilen bu takımlar 2 ay boyunca kuluçka sürecine dahil olarak eğitim ve mentorluk desteği alacak ve liderlerin kreatif potansiyellerini keşfederek sorun çözme yeteneklerini geliştirebilecekleri bir online okul olan İDEOU’dan “From Ideas to Action”, “Storytelling for Influence”, “Insights for Innovation” eğitimlerini alacaklar.

Seçilen bu üç takımın dışındaki diğer 3 takım da mentorlardan ve imeceLAB’ten projeleri için destek almaya devam edecek. Ayrıca her takım üyesi, doğal yaşamı koruma vakfı olan WWF’in sürdürülebilir tekstil ürünlerinden hediye çekiyle ödüllendirildi.

 

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.