Açılın gençler geliyor!


Fatoş Karahasan

Fatoş Karahasan

Mutlu bir ülke yaratmanın yolu girişimcilikten geçiyor. Bu yazımda öykülerini anlattığım genç girişimciler değerli rol modeller. Dilerim, bu öyküler yaşıtlarına ilham kaynağı olur.

Fatoş KARAHASAN fkarahasan@gmail.com

Pandeminin etkisiyle hem dünya hem Türkiye büyük bir hızla değişirken gençlerin omuzlarına binen yük giderek ağırlaşıyor. Ülkemizde 15-24 yaş aralığında yaklaşık 12 milyon genç var.

Sia Insight’ın yürüttüğü Çatışmadan Konformizme 2018 Türkiye Gençlik Araştırması’ndan yola çıkarak yazdığım “Açılın Gençler Geliyor” adlı kitabımda, mutlu bir gelecek için gençlerimizi girişimciliğe yönlendirmemizin ne kadar önemli olduğunu rakamlarla ortaya koymuştum.

Araştırmamız, Türkiye’deki gençlerin, dünyadaki akranlarından farklı olarak, takım çalışmasına değil bireysel başarıya önem verdiğini gösteriyordu.

DAHA PASİF KULLANIYORLAR

Verilere göre, gençlerimiz teknolojiyi dünyadaki gençlere göre daha pasif bir şekilde kullanıyor. Başka bir deyişle teknolojiyi üretmekten çok içerik izlemek ve haberleşmek için kullanıyorlar.

Ülkemizdeki gençlerin girişimcilik eğilimleri dünyadaki gençlere göre daha düşük, çok sesliliğe kapalılar, hoşgörü, birlikte yaşama ve sivil toplum gibi unsurlara mesafeliler.

Tüm bu sorunlara çözüm getirmenin ve mutlu bir ülke yaratmanın yolu girişimcilikten geçiyor. Bu yazımda öykülerini anlattığım genç girişimciler değerli rol modeller. Dilerim, bu öyküler yaşıtlarına ilham kaynağı olur.

İKLİME TEKNOLOJİK ÇÖZÜM: FAZLA GIDA

Bir sosyal girişim olan Fazla Gıda, 2015’te Olcay Silahlı ve Arda Eren tarafından kuruldu.

Fazla Gıda, birlikte çalıştığı iş ortaklarının atık kaynaklı karbon salımını minimum yüzde 50 azaltmak için teknolojik çözümler üretiyor.

Fazla Gıda çalışmalarıyla Birleşmiş Milletler’in 2030 Amaçları çerçevesinde dünya çapında desteklenmek üzere 9 etki odaklı girişimden biri olarak seçilmeyi başardı. Ayrıca Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından organize edilen 2017 Cenevre Sosyal Fayda Zirvesi’nde Türkiye’den tek temsilci olarak yer aldı.

ENGELSİZ ÇEVİRİ

Engelsiz Çeviri, 2016 yılında Eskişehir’de doğan bir sosyal girişim. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Matematik-Bilgisayar Bölümü Öğretim Üyeleri Dr. Ahmet Faruk Aslan ve Dr. Özer Çelik TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci (BIGG) desteğiyle yola çıktı.

Girişim, KOSGEB Endüstriyel Uygulama Desteği, Avrupa Birliği desteği olan Horizon 2020 Faz 1 Desteği aldı. Şirket Ortağım melek yatırımcı ağından Eylül 2019 tarihinde 3,5 milyon liralık yatırım çekmeyi başardı.

Engelsiz Çeviri ekibi, ayrıca, Garanti BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı’ndan mezun olarak, İspanya’ya gitmeye hak kazandı.

ÖDÜLLÜ GİRİŞİM: YEŞİL SCIENCE

2015’te Dr. Yusuf Yeşil tarafından kurulan Yeşil Science, tıp, sanat ve teknolojiyi birleştirmeyi hedefliyor. Dr. Yeşil, İstanbul Tıp Fakültesi mezunu. Harvard ve Stanford Medicine’da staj yaptı.

Bugüne kadar 1 milyonun üzerinde kişiye ulaşan, 20’den fazla ödüle layık görülen Yeşil Science, yapay zeka (AI) ve artırılmış gerçeklik (AR) teknolojilerini kullanarak sağlığa erişimi kolaylaştıracak dijital mobil uygulamalar geliştiriyor. AI teknolojisiyle insanların sağlık durumlarını analiz etmelerini ve izlemelerini sağlıyor.

ÇEVRECİ OTTAN STÜDYO

Ottan Stüdyo, 2017 yılında Ayşe Yılmaz tarafından sürdürülebilirlik ve tasarım üzerine yaratıcı çalışmalar yapmak için kuruldu. Ottan, biyo-materyal araştırmalara odaklanarak insanlığın ve çevrenin iyiliği için tasarım yapıp üreten bir sosyal girişim.

Ottan Studio’nun kurucusu Ayşe Yılmaz, “79 yıl sonra ormanlarımızda tek bir ağaç kalmayacağının farkında mıyız? Ottan ekibi olarak biz farkındayız ve bunun önüne geçmek için meyve kabukları, tarihi geçmiş baklagiller ve ağaç yaprakları gibi gıda ve bahçe atıklarını yeniden dönüştürerek mimari, aydınlatma ve mobilya gibi çeşitli sektörlere hitap eden ürünler geliştirdik” diyor.

ANİM’İN DİJİTALLEŞME YOLCULUĞU

Anim, kurucusu Mina Dilber Temo’nun deyimiyle “kökünü kalite ve kültürel sorumluluktan alan, odağında ev tekstili olan bir yaşam markası”.

2019 yılında kurulan şirket, genç, dinamik ve yenilikçi bir ekiple, ev tekstilinin kodlarını ve değerini yeniden yapılandırmayı, bu yapılandırma sürecinde de dijitale yatırım yapmayı hedefliyor.

Anim markasının yaratıcısı Mina Dilber Temo, çok kanallı büyümeyi hedefliyor. Temo, Start Up’a djital yatırımlarını ve gelecek planlarını anlattı:

“ÜÇ HEDEFİMİZ VAR”

“2019 Haziran ayında yola çıktık. Her ay yüzde 30 büyüme oranıyla 3 milyon TL üzerinde ciro yaptık. Hem marka hem otel, ev ve tekne tekstili yaptığımız Anim Projects’le büyümeyi hedeflerken önümüzdeki yıl ciromuzu en az 2 katına çıkarmak için çalışıyoruz.

Üç hedefimiz var: Sermaye yapımızı güçlendirerek emin adımlarla büyümek, büyürken gelişmek, gelişirken katma değer sağlamak. Tüm bunları odağımıza ‘dijitali’ ve ‘deneyime dayalı perakendeyi’ alarak yapmak ve dünyadaki Anim topluluğunu genişletmek ve geliştirmek istiyoruz.

Eşim Sinan Temo, tüm girişimlerimdeki en büyük destekçim. Hedefimiz ‘iyi yaşam’ üzerine ilham veren bir marka olabilmek. Türkiye dışında Avrupa ve Amerika’da 10 farklı e-ticaret sitesi ve perakende satış noktasında bulunuyoruz.

Hedef kitlemiz doğrultusunda bu satış noktalarını da artırmak istiyoruz. Orta Doğu ve Latin Amerika, önümüzdeki dönemde hedeflediğimiz diğer pazarlar arasında.

“DEĞİŞİMİN PARÇASI OLMAK HEYECANLI”

Tarihsel olarak ev tekstili ürünlerinin satışının neredeyse yüzde 90 oranında perakende kapsamında olduğunu biliyoruz.

Bu kapsamda genç bir marka olarak, dijitale yaptığımız yatırımlar bizim için öncelikli, ayrıca alışkanlıkların şüphesiz değiştiği bir dönemde değişimin ve gelişimin parçası olmak da bizim için çok heyecan verici.

Ana satış kanalımız internet sitemiz, www.animliving. com. Amacımız online operasyonlarımızı büyütmek. Bunun yanı sıra perakende alanında daha özel ve deneyim odaklı proj’eler de geliştirmeyi planlıyoruz.

“İYİ BİR HİKAYE ANLATICISI OLMALI”

Doğru adımları doğru şekilde atarak, dünya markası olmak tabii ki ana hedefimiz. Bunun için de markanın her değerinin aynı dili konuştuğu bir düzen oluşturmaya çalışıyoruz. Hedefimiz bir ev tekstili markası yaratmanın çok ötesinde. İyi bir marka aynı zamanda iyi bir hikaye anlatıcısı olmalı.

Pandemi döneminde açtığımız internet sitemiz, kısa sürede uluslararası platformların, dijital yaratıcıların ve müşterilerin dikkatini çekti. Son 6 ayda e-ticaret hareketlerinin yüzde 60’ı Türkiye’den, yüzde 40’ı ise Amerika ve İngiltere başta olmak üzere yurt dışından.

“ATIKLARIMIZI DEĞERLENDİRİYORUZ”

Anim’in ev tekstili alanında yaratıcılık ve inovasyon ekosistemine katkıda bulunmasını arzuluyoruz. Sürdürülebilirlik tarafında üretim sürecinde yüzde 40 oranında fire verilen kumaşlarımızı ve üretim atıklarımızı mutlaka değerlendiriyoruz.

En ufak kumaş parçasını bile atmıyoruz. Pandemi döneminde yüzde 100 doğal dokulu pamuklu atık kumaşlarımızdan maske yapıp ihtiyaç sahibi kurumlara bağışladık. Yaz döneminde yine üretimden kalan artık kumaşlarımızı paketleme konusunda kullandık.

Ev tekstilinin önemi ve sürdürülebilirliği fikir olarak bizim ilk günden beri sonuna kadar inandığımız ve sahip çıktığımız bir konuyken, pandemi süreci ve şu an içinden geçtiğimiz süreç sanırım bunun önemini ve sürdürülebilirliğini de ayrıca kanıtladı.”

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.