Tek amaç: Hayatta kalmak

Pandemi sürecinde yapılması gereken, odağı nakit yönetimine çevirmekti. Odak değişiminin yapılamaması en sık rastladığım hata.

Emre KURTTEPELİ
startup@doganburda.com

Bu dönemde tek amaç, hayatta kalmak olmalı. Girişimler, stratejik hiçbir şeyden vazgeçmemeli ve bunun dışındaki her şeyden vazgeçmeyi becerebilmeli.

1- Son dönemde yatırım açısından hareketli bir dönem yaşanıyor. Bu ortamı nasıl değerlendiriyorsunuz? Yatırım alan girişimlerin ortak özellikleri var mı?

Son aylarda Türk girişimcilerinin yatırım haberlerini daha fazla duymaya başladık. Öne çıkan haberlere baktığımızda, Insider’ın 32 milyon dolarlık ve Meditopia’nın 15 milyon dolarlık yatırım turları en dikkat çekenler oldu. Bu iki girişim de pandemi sürecinde daha fazla müşteri buldu ve yatırımcı tarafında ilgi uyandırdı.

Insider, e-ticaretin hızlandığı bir dönemde şirketlere online satışlarını artırma imkanı tanırken Meditopia da eve kapanmış bireylerin mental ve rahatlama ihtiyaçlarını bir uygulamayla sağlamış oldu. iki girişimin de ortak noktası, rekabetin olmadığı pazarlarda uluslararası büyümede uzmanlaşmak olduğu için yabancı yatırımcıların dikkatini kolaylıkla çekebilmeleri. Ayrıca tohum aşamasında ve erken aşamada birçok girişimci yatırım şansı buldu.

Bu yatırımları değerlendirdiğimizde, VC ve melek yatırımların doğasını tekrar hatırlamış oluyoruz. Yatırımların hepsi uzun süreli ve en az 5-6 yıllık bir hedefle tamamlanan yatırımlar. Dolayısıyla pandemi sürecine hepsini bağlamak hatalı olur. Yine de bu dönemde girişiminin doğasını pandemi sonrası yeni dünyaya uyarlayan girişimler, yatırımcıya daha kolay ulaştı.

2- Oyun dünyasından Gram Games ve Peak Games’in başarısı beraberinde başka oyun şirketlerine ilgiyi artırır mı? Bu noktada Türkiye’de oyun alanında yine büyük başarı hikayelerine tanık olur muyuz?

3-4 yıldır Türk oyun sektörünün önünün çok açık olduğuna inancımı sık sık dile getirdim. Nitekim hem Mynet çatısı altında hem şahsi yatırımlarımda son yıllarda oyuna çok ağırlık verdim. Bunun en önemli nedeni, mobil oyunlarla sektör boyutunun katlanarak büyümesi. 2020’de global oyun sektörü 165 milyar dolar boyuta ulaştı.

ikinci önemli sebep, mobil oyunlarla oyun üretim sürecinin kısalmış olması ve haliyle ön yatırımın azalması…

Bu da fonlamanın kısıtlı olduğu Türkiye’ye bire bir uyan bir model. Üçüncü olarak Türkiye’nin oyuna ilgili büyük genç nüfusu ve bunun sonucunda oluşan kalifiye insan kaynağı. Bu sebeplerden Türkiye’nin oyun üssü olma ihtimali çok yüksek.

3-Türkiye start up ekosisteminin, büyük exit’lerden sonra en büyük kazanımı ne oldu? Örneğin Peak Games exit’inin etkilerini kısa ve orta vadede nasıl göreceğiz?

Exit’lere dünya genelinde bakınca, ekosistemlere önemli etkileri olduğunu görüyoruz. ABD’de PayPal, Estonya’da Skype ve Orta Doğu’da Careem kurucu ekiplerinin şirket exit’leri sonrasında, kendi ekosistemlerine çok önemli etkileri oldu. Her şeyden önce exit sayesinde cebinde parası olan bir grup ortaya çıkıyor.

Kurucular başta olmak üzere yatırımcılar ve çalışanlar exit’ten kazandıkları parayı tekrar ekosisteme yatırmayı tercih ediyor. Yeni işler ve yeni girişimler bir exit’ten dolaylı olarak faydalanıyor. Buna dalga etkisi veya “ripple effect” deniyor.

Dalga etkisini kısa, orta ve uzun vade olarak ayırmak gerekirse kısa vadede başarı hikayelerini duyan daha fazla kişi girişimci olmak istiyor. Bu rol modeller, girişim ekosistemimiz için çok önemli. Diğer yandan başarı haberlerini duyan yerli ve yabancı yatırımcılar da exit haberinin geldiği pazarda fırsatları kovalamaya başlıyor. Daha fazla VC ve melek yatırımcı görmeye başlıyoruz. Sonuç olarak kısa vadede daha fazla girişimimiz ve daha fazla yatırım yapmaya hazır yatırımcımız oluyor.

Orta ve uzun vadeye baktığımızda, önceki girişimlerinden exit etmiş başarılı girişimciler yeni girişimler kuruyor ve kurucularının geçmiş başarılarından dolayı yüksek fonlamayla dikkat çeken büyük girişimler sahneye çıkıyor; Linkedin, Tesla ve SpaceX (PayPal’den çıkanlar) en bilenenleri… Bu da ekosistemin bir anda hızlı büyümesini sağlıyor. Sonuç olarak bahsettiğim dalga etkisini Türk girişimcilik ekosistemimizde de yaşayacağız.

4- Herkesin amacı girişimini yurt dışına taşımak. Bunun için girişimciler nasıl hareket etmeli? Operasyonu tamamen yurt dışına taşımak mı yoksa buradaki mevcudiyeti koruyup yurt dışında belli noktalara odaklanmak mı daha iyi bir strateji olur?

Eğer girişimin kurulduğu pazar Türkiye’deki gibi orta boyuttaysa girişimci para kazanacağını bilmenin rahatlığıyla lokalde kalıyor Ancak uzun vadede küresel bir oyuncu, pazarı bir anda yurt dışından gelerek domine edebiliyor. Türkiye, bir pazar olmakla birlikte bir unicorn olmak için yeterli değil.

Haliyle ciddi bir boyuta ulaşmak için girişim globalleşmek durumunda. İletişimde olduğum girişimlere, ilk günden yurt dışını hedeflemelerini tavsiye ediyorum. Ben Türkiye’nin avantajlı olduğu noktaların kullanıldığı, eksiklerinin ise yurt dışı ekiplerden giderilebileceği bir modelin globalleşme için en iyi model olduğuna inanıyorum.

Türkiye’de çok yetenekli teknik kadrolarımız var; bunu kaldıraç olarak kullanarak yurt dışında satışa odaklanmak iyi bir strateji.  Teknolojik girişimlerde, teknoloji ve operasyon ekiplerinin Türkiye’de kalması maliyet açısından büyük avantaj. Hatta bu avantaj küresel rekabette, girişimlerimizi fiyatlama tarafında öne geçirebilir. İşe bağlı olarak değişmekle beraber Türkiye’de bulunan girişimlere tavsiyem, en maliyetli kalem olan teknoloji ekibinin büyük bölümünün Türkiye’de kalması.

5- Pandemi döneminde start up girişimcilerinin yaptığı hangi hatalar dikkatinizi çekiyor? Onlara tavsiyeleriniz nedir?

Girişimler, doğası gereği daima büyüme odaklı. Pandemi sürecinde yapılması gereken bu odağı nakit yönetimine çevirmekti. Bu odak değişiminin yapılamaması en sık rastladığım hata. Pandemi döneminde tek amaç hayatta kalmak olmalı. Bunu unutmamalı ve buna göre davranmalıyız. Çünkü bu dönemi atlatabilen girişimler eskisinden daha güçlü hale gelecek.

İkinci olarak böyle dönemler fırsatları da beraberinde getirir. Örneğin Galata Business Angels portfolyosunda yer alan Alotech, bu dönemde önemli bir atılım yaparak birçok şirketin çağrı merkezi elemanlarının evlerinden çalışmasına imkan verdi. Mutlubiev, yeni bir hizmeti ürün gamına ekleyerek ev ve ofis dezenfektasyon işinde önemli bir noktaya geldi. Tutumluanne,

Dekopasaj ve Denebunu, gelir modellerindeki alternatifleri kullanarak pandemi sürecinde başarı sağladı. Ayrıca birçok girişimin kaynaklarını optimize ettikten sonra kendi içine kapanarak ürünlerini geliştirdiklerine de şahit olduk. Girişimcilere tavsiyem yaratıcılıklarını daha fazla kullanarak “Pandemide neleri farklı yaparlarsa bu dönemden kârlı çıkarlar” sorusuna odaklanmaları olur.

6- Herkes espordan bahsediyor. Siz bu alanı nasıl değerlendiriyorsunuz? Konuşulduğu kadar önemli bir potansiyel var mı?

Espor, pandemi öncesinde daha çok Y kuşağının ilgisini çekiyordu. Esporun ne kadar önemli olduğunu ve sadece belli bir kitleyle sınırlı kalmayacağını pandemi döneminde çok net gördük. ilk olarak sporla ilgili bütün büyük turnuva ve ligler ertelendi veya iptal edildi. Bunların arasında, Şampiyonlar Ligi, Olimpiyatlar,

2020 Avrupa Futbol Şampiyonası, Final Four, Rolland Garros ve Wimbledon gibi izleyicileri milyonları bulanlar var.

Örneğin tenisteki önemli turnuvalardan Madrid Mutua Open 2020, sanal ortamda oynandı.15 milyon kişiye erişti ve belki de en enteresan sürpriz teniste eski dünya bir numarası olan ancak sakatlıktan bir türlü dönemeyen Andy Murray’nin tek erkeklerde şampiyon olmasıydı. Bu şampiyonlukla 300 bin Euro’luk bir gelir elde ederken paranın çoğunu gelirden yoksun tenisçilere bağışladı.

Benzer bir olay, elektrikli yarış arabalarının yarıştığı Formula-ede gerçekleşti. Hem de bu kez profesyonel yarışçılar, profesyonel oyuncularla yarıştı.

Sonuç olarak hem sporcuların hem izleyicilerin hem de yayıncıların her şey normale dönünceye kadar bu hibrit yapıya ihtiyacı vardı. Pandemi, esporun herkesle tanışması için muazzam bir fırsat oldu ve bundan sonra da daha fazla izleyicisi olacağına şüphe yok.

7- Start up girişimcileri bu dönem risklerini azaltmak için nasıl bir yol haritası izlemeli? Nakit yönetiminde nelere dikkat etmeliler?

Bu dönemde girişim, iş modeli için stratejik önem taşıyan (core competency) hiçbir şeyden vazgeçmemeli ve bunun dışındaki her şeyden vazgeçmeyi becerebilmeli.

Genelde oluşan refleks her şeyi eşit derecede kısmak. Bu büyük bir hata, pandemi sonrası normalleşmeyle girişimin stratejik önem taşıyan her kasına eskisinden daha fazla ihtiyacı olacak. Bu dengeyi korumak çok önemli.

 

 

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.