COVID-19’un kazananları

“Dünyada yatırımlara baktığımızda bir süre yüksek miktarlarda yatırım çıkmayabilir. Diğer taraftan geleceğin unicorn’u olarak çıkan girişimler de olacak. İlk etapta hayatta kalanlar ve ardından hızla yeni döneme uyum sağlayanlar kazananlar olacak.”

1- Yılın ilk çeyreği sancılı geçiyor. Start up ekosistemi bu süreçten nasıl etkilendi?

COVID-19, her sektörü olduğu gibi girişimcilik alanını ve yatırımları da olumsuz etkiledi. Doğası gereği belirsizliği yüksek olan, yatırım anlamında riskli bulunan girişimcilik bu süreçten etkilenen alanların başında geliyor. Dünyada VC ve melek yatırımlara baktığımızda bir süre yüksek miktarlarda yatırım çıkmayabilir.

Global VC’ler, yeni yatırım yerine, mevcut yatırımlarının devamlılığına, yönetimine ve nakit akışlarının yönetimine yoğunlaşacak, çünkü geleceğini öngöremediğimiz bir ekonomik krizin ortasındayız.

Seqouia Capital, bu sürecin başında, gidişatı çok iyi gördü ve dönemi, “siyah kuğu”nun göründüğü bir dönem olarak lanse etti. Rehber niteliğinde bir makale yayınladı.

Makale, 2008 krizine benzer bir ekonomik kriz yaşanabileceğini söylese de bu dönemin daha kötü olabileceğinin de altını çizdi. Nakitte durmanın, nakdi kaybetmemenin altını çiziyor; harcamaları kısabilmek adına, zaman-üretim-iş gücü dinamiklerini göz önünde bulundurarak çalışan sayısının azaltılabileceğini söylüyor.

Bunun dışında işe bağlı olarak pazarlama harcamalarında kısıtlama ve ayrıca en önemlisi iş anlamında pivottan bahsediliyor. Makale hayatta kalanları, türün en akıllıları olanlar değil, en çabuk uyum sağlayanlardır diyen Darwin’in evrim teorisini örnek gösteriyor. Şu dönem yapılabilecek en doğru hamle, zamana adapte olmak ve duruma göre manevra yapabilmek.

Diğer taraftan bu dönemden geleceğin unicorn’u olarak çıkan girişimler de olacak. Tıpkı daha önce Uber ve Airbnb’nin 2008 krizinden doğuşu gibi…

Teknolojiyi bireye ve topluma fayda sağlayacak modeller yaratmak için kullanabilirsek bu durum, ekonomik ve sosyal olarak etki yaratır.

Bunu başarabilecek girişimler, doğal seçilimle ayakta kalacak ve yatırım da alacaktır. Nitekim bu dönemde yatırım alan girişimler de var. Özetle hem girişimci hem yatırımcı tarafında ilk etapta hayatta kalanlar ve ardından hızla yeni döneme uyum sağlayanlar, COVID-19’un kazananları olacak.

2- Start up ekosistemini korumak için alınan önlemler oldu mu? Devletten beklenti nedir?

Yıllar önce Bili Gates, pandemiden bahsettiğinde çoğu insana bilim kurgu filmi gibi gelmişti. Devletlere de… Ekonomideki genel istihdamı koruyacak en belirgin destekler, ABD ve Avrupa ülkelerinden geldi. Bu destekler genelde küçük işletmeler ve yüksek rakamlarla istihdam sağlayan şirketler içindi.

Elbette girişimler de sonunda bir KOBİ gibi istihdam sağlıyor. Dolayısıyla KOBİ ve tüm şirketlere sağlanan döner sermaye olarak kullanılabilecek cazip kredi, vergi, istihdam ve SGK destekleri girişimler için de geçerli. Tüm girişimler teşvikleri en üst seviyede kullanmalı.

Benim gördüğün en güzel gelişme, Türkiye’de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Ar-Ge merkezi konusunda sağladığı esneklikti. Normalde her çalışanın kart basması gereken fiziksel sistemden evde çalışmaya çok hızlı geçtiler. Bu uygulamanın devam etmesi önemli bir konu. Birçok şirket yaşadığı deneyimin sonunda uzaktan çalışmayı devam ettirmeyi seçebilir.

3- Bu dönemde hangi girişimlere yatırımlar durmadı? Türkiye’den örnekler var mı?

Ekosistemin önemli veri sağlayıcılarından Crunchbase’in raporuna göre 2020’nin ilk çeyreğinde toplam yatırımda ciddi olmasa da genel bir düşüş var (Burada COVID-19’un marttan itibaren etki ettiğini göz önünde bulundurmak gerekiyor). Özellikle ikinci çeyrekte yavaşlama bekliyorum. Genel düşüş, erken aşama girişimler için yüksek olabilir.

Diğer taraftan yüksek teknoloji üreten, uzaktan sağlık, uzaktan eğitim, iletişim ve evde eğlence/meditasyon girişimlerine yatırımların sürdüğünü gördük.

Bunların en dikkat çekicileri, ekiplerin uzaktan çalışmasını kolaylaştıran ABD merkezli Lucidchart’ın 52 milyon dolarlık turu, şirketlere bulut tabanlı uzaktan süreç takibi sağlayan Confluent’ın 250 milyon dolarlık turu, yapay zeka tabanlı dijital kimlik çözümleri sunan ForgeRock’ın 90 milyon dolarlık turu, şirket içi ve müşterilerin bilgilere ihtiyacı oldukları anda ulaşmalarını sağlayan Guru’nun 30 milyon dolarlık turu, X*

Fransa merkezli dijital sağlık sigortası sağlayıcısı Alan’ın 50 milyon Euro’luk turu ve Ingiltere merkezli çocukların uykuya dalmasını kolaylaştıran Moshi uygulamasının 12 milyon dolarlık turu oldu

Türkiye’de GBA olarak, ABD merkezli Firefly’a ve İngiltere merkezli Deepzen’e yeni yatırımlar yaptık. Portföyümüzdeki Otsimo’ya ve Tutumluanne’ye tekrar destek olduk. Ayrıca Vispera’nın Inventram tarafından desteklenmesi de bizi memnun etti.

4- Sizce bundan sonra hangi alanlarda girişimlere ihtiyaç artacak?

Her kriz fırsatlar da yaratır bakış açısı bugün büyük önem arz ediyor. Kriz elbette bazı sektörleri daha çok etkiledi. Turizm, yeme içme, eğlence, havayolu, otomobil ve gayrimenkul krizden etkilenenlerin başında geliyor. Bu süreçten iyi bir ivmeyle çıkabilecek sektörler de yok değil.

Healthtech, insurtech, fintek, uzaktan çalışmayı kolaylaştıran bulut tabanlı çözümler, ev aktivitelerini kolaylaştıran uygulamalar ve eğitim, kârlı çıkabilecek sektörler. Örnekler üzerinden gitmek gerekirse uygulamalar üzerinden yoga, pilates, mindfulness, online hizmeti sunan girişimlerin sayı ve kullanıcı sayısı arttı.

Dijital bankacılık hizmetleri ve fintekler için müşteri alışkanlıklarının değişmesinden dolayı önemli fırsatlar var. Hijyen endişesi nedeniyle nakitle olan ilişkimiz tamamen değişmiş olabilir. Ayrıca yine hijyen endişeleri ve sosyal mesafeyi korumak adına banka şubelerine eskisi kadar rağbet olacağını düşünmüyorum.

Bu sektörler yakaladıkları ivmeyi sürdürmekte ve kazandıkları müşterileri korumada etkin olabilirse kısa ve uzun vadede başarılı olabilir.

5- Bu salgından melek yatırımcı olarak kendinize çıkardığınız dersler neler oldu?

Çıkarılabilecek bir dersten öte tarihte daha önce örneğine rastlanmamış bu kriz bize neler getirecek, biz nasıl manevra yapabiliriz, rotamızı nereye çevirebiliriz, yeni fırsat varsa bunları erkenden nasıl görüp aksiyon alırız bunlara bakmak gerekiyor.

Melek yatırımcılar da VC’ler gibi mevcut yatırımlarına destek verecektir. Ayrıca nakitte kalacak yatırımcıların sayısı artacaktır. Bu dönemin en önemli öğretisi, girişimcilerin cepteki parayla daha uzun yaşaması, operasyonlarını hızlı bir şekilde daraltıp genişletebileceklerini ve her ne dönemde olursa olsun ceplerinde en az 6 aylık paralarının olması gerekliliklerini benimsetmeleri olacak. Bu dönemi sağlıkla atlatabilirsek direnç yani bağışıklık kazanmış olacağız.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.