Girişimimizi Amerika’ya taşıyoruz

Berrak Kutsoy
Berrak Kutsoy

Pabbler, 2018’de hayata geçti. E-ticaret sitelerinin yurt dışına göndermek istediği ürünlerin teslimatını gezginlerin valizlerindeki boşlukları kiralayarak gerçekleştiren bir lojistik platformu olan Pabbler, Amerika pazarına da açılacak.

Berrak KUTSOY [email protected]

Pabbler, e-ticaret sitelerinin yurt dışına göndermek ya da iade almak istedikleri ürünlerin teslimatını gezginlerin valizlerindeki boşlukları kiralayarak gerçekleştiren bir lojistik platformu. Pabbler ile e-ticaret siteleri kısa teslimat sürelerinde ürünlerini teslim edebiliyor, gezginler de beraberlerinde götürdükleri ürünler üzerinden para kazanabiliyor. İş hayatına profesyonel olarak atılan Ceren Süngü Kalpaklıoğlu’nun Gay Kawasaki’ye sorduğu bir soru ile ilk kıvılcımları yanan iş fikri, 2018 yılında hayata geçti. Türk Telekom PİLOT ve İTÜ Çekirdek’in mentorlarının da desteğiyle gelişen Pabbler, şimdi global olma yolculuğu yapıyor. Kalpaklıoğlu ile iş hayatına atıldığı ilk günden girişimciliğe giden yolculuğunu ve Pabbler’i nasıl hayata geçirdiğini konuştuk:

Ceren Süngü Kalpaklıoğlu
Ceren Süngü Kalpaklıoğlu

HAYALLERİN PEŞİNDE
“Bilkent Üniversitesi ve Hacettepe’de aynı anda okudum. Staj yaptığım yer İstanbul’da bir pozisyon önerince buradaki maceram başladı. Doluca Şarapları’nda ürün eğitimleri vererek profesyonel iş hayatına atıldım. 12 yıllık iş tecrübemin 5 yılı Arkas Holding gibi kurumsal bir şirkette uluslararası pazarlama müdürlüğü pozisyonuna kadar götürdü beni ve lojistik sektörüyle tanışmış oldum. Beni heyecanlandıran iş geliştirme tarafı olmaya başlamıştı. Bu sırada LVMH Moet Hennessy şirketi, Türkiye’de ofis açtı, orada iş geliştirme müdürü olarak çalışmaya başladım. Bir süre, iş fikrimi ararken Eczacıbaşı Intema Yaşam’da danışmanlık yapma fırsatım oldu. Proje tamamlanır tamamlanmaz da hayallerimin peşinden gitmeye karar verdim.

FİKRİN HİKAYESİ
2018 Ocak ayında San Francisco’da 500 Startups Kadın Girişimci sunumlarına seçilince bu fırsatı iyi değerlendirip yarışmak üzere Amerika’ya gittim. Sunuma uluslararası girişimcilerden sadece 20 kadın seçilmiştik. Jüriden bir yatırımcı, girişimci olarak beni desteklemek istediğini söyledi ve bana Nasdaq Entrepreneur Center’da gerçekleşecek olan Guy Kawasaki sunumuna özel bir davetiye verdi. Organizasyona erkenden gidip önlerden yer tuttum ve sunum sonunda da kendimi sahneye attım. ‘Girişimcilikte dünyanın vizyonunun ne olduğunu ve milyar dolarlık şirket fikri bulmanın temellerini sordum.’ Bana bu soruyu 1990’larda sorsaydım donanım, 2000’lerde sorsaydım sosyal medya, şimdi ise ‘yıkıcı inovasyon’ cevabını vereceğini söyledi. ‘Disruptive Innovation’ kavramı ile Uber, Airbnb gibi paylaşım ekonomisine dayanan girişimleri kastettiğini fark edince bu alanda düşünmeye başladım. Aynı yılın mart ayında Founder Institute’e başladım. Burada hiç fikri olmayan kişileri bile 3,5 ay içerisinde şirket ve bir girişim sahibi yapacak eğitimler veriliyor. Ben de süreç içinde bir matris çalıştım ve Pabbler fikri ortaya çıktı.

İSMİN FELSEFESİ
Testler bittikten sonra ekip arkadaşlarımızla hızla ürünümüzü çıkarmaya odaklandık. Temmuz 2018’de ilk müşterimizi edindik ve henüz 4 aylık bir girişimken para kazanmaya başladık. Her şey o kadar hızlı büyüyordu ki… Projemizi şirketleşmeye götürürken bir isim bulmak ve bir marka yaratmak en büyük hayalimizdi. Seyahat edenlerin valizlerindeki boşlukları kiralayarak onlara para kazandırırken, e-ticaret sitelerinin yurt dışı gönderilerini makul bütçelere, hızlı sevk etmelerini ve iade almalarını sağlayan platformumuzun adı Pabbler oldu. Pabbler’ı, Hansel ve Grethel’in evlerinin yolunu bulmak için yola bıraktıkları çakıl taşlarından (pebble stone) esinlenerek koyduk. Yani Pabbler’lar getirdikleri her ürün ile insanların hayatlarında iz bırakıyor. Biz şu an MVP aşamasındayız. Dolayısıyla bu aşamada birçok deneyim elde etmek istiyoruz. Tüketici testlerimize devam ediyor ve sürekli gelişimi hedefliyoruz.

Bize kimlerin destek olduğuna gelince… Öncelikle Türk Telekom Pilot, İTÜ Çekirdek’i sayabilirim. Sadece Türkiye’de değil, Kanada’dan Japonya’ya, Amerika’dan Hindistan’a birçok mentorla görüşüyoruz. Pabbler’ın global bir şirket olması yolunda London Business School’dan ODTÜ’ye birçok kıymetli akademisyenin de emeğine teşekkür ediyoruz. Bu yolda beni en çok ailem destekliyor.

NEREDE ZORLANDIM?
Öncelikle şirketimizi kuracağımız ülke seçimi bizim için çok kritikti. Yüzde yüz Türk mühendislerinin yazılımını yaptığı bir Türk şirketi olmayı, istihdamı artırmayı ve ihracata destek vermeyi çok istiyorduk ve bunu başlatmak üzere attığımız adımlar için mutluyuz. Avrupa Birliği ve Amerika’daki müşterilerimize hizmet verirken ödeme sistemlerindeki kanuni engellere çözüm bulurken kıymetli banka müdürlerimiz, uluslararası ödeme platformu CEO’ları ile düzenli görüşmeler yaparak ilerledik. Hukuki konularda hem Türkiye’de hem Amerika’da konusunun uzmanı bürolarla çalışıyoruz. Mentorlar dışarıdan bakarak çok güzel yorumlarda bulunuyor, ancak girişimci tüm yorumlar arasından projesinin özünü bilerek kendisine yarayacak olanları seçip almalı. Mentorun dediği her şeyi yapmaya çalışmak da pek doğru bir şey değil.”

FİKRİN ATEŞLEYİCİSİ
TEKNOLOJİK GELİŞİM
Bize göre teknolojinin gelişimiyle insanlar ellerindeki olanakları daha verimli kullanabiliyor. Özellikle millenial’ların yakın zamanda ortaya çıkan ev ve araba paylaşımı uygulamalarına gösterdiği ilgi iş fikrimizin en büyük ateşleyicisi oldu.

GLOBAL GEZGİNLER Teslimatları yaparken global gezginlerin valizlerindeki boşlukları kiralayarak tek bir seyahatte Pabbler’lara birden fazla ürün üzerinden 100-400 dolar arası para kazandırmayı hedefliyoruz. Her yaştan gezgini destekleyecek şekilde bir sistem geliştirmeye çalıştık. Kendi cep harçlığını çıkarmak için uygulamayı indiren genç gezginlerden seyahat tutkunu olan, ailesiyle gezen orta ve üst yaş insanlara, herkes pabbler.com’dan yararlanabilir.

“‘BAŞARDIM’ DEDİĞİM AN”
“ÇÖZDÜĞÜMÜZ PROBLEM”
Türkiye’deki kıymetli AR-GE şirketlerinden bir tanesi Amerika’da bir şirkete ürün üretmeye başlayalı bir iki ay olmuştu; ancak hem Çin’den ithal ettiği hammaddeleri alamıyor hem kendi ürettiği ürünleri gönderirken büyük zorluk yaşıyordu. Bu şirketin ürünlerinin hem ithalat hem ihracatı sırasında ciddi bir zaman ve arbitraj yaratarak şirketin uluslararası pazara açılmasında rol aldığımızda önemli bir problem çözdüğümüzü anladım.

“CİDDİ TALEPLE KARŞILAŞTIK” ‘Tamam işte başarıyorum galiba’ cümlesi ise Uber’in yatırımcılarından olan Jason Calacanis’in San Francisco’da düzenlediği yarışmada ilk 20’ye girdiğimizde seyircilerden bazılarının yanımıza gelip ürünlerini bizimle göndermek istediklerinde geçti aklımızdan. Çin’den Amerika’ya, Kanada’dan Hindistan’a çok ciddi bir taleple karşılaştık. Şimdi ülkemizden doğan girişimimizi Amerika’ya taşıyoruz.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.