“CEO olmam isteniyordu, girişimci oldum”


BERRAK KUTSOY - berrak.kutsoy@flypgs.com.tr

BERRAK KUTSOY – [email protected]
flypgs.com.tr

“Ailem ve çevrem ikiye bölünmüştü. Büyük çoğunluk, önemli bir şirketin başına geçmemi öneriyordu. Diğerleriyse emekli olmamı söylüyordu.Kendi işimi kurarak herkesi yanıltmayı başardım.”

Mehmet Buldurgan, uzun yıllarını profesyonel hayatta geçirdi. Üniversiteyi bitirince başladığı iş hayatında çeşitli kademelerde çalıştıktan sonra Temsa Genel Müdürlüğü görevini üstlendi. 33’üncü yılın sonunda ise önemli bir karar aldı ve işinden ayrıldı. Herkes onun yeniden önemli bir şirkette görev almasını düşünüyordu. Ailesi ve arkadaşlarından bu yönde öneriler geliyordu. Bazıları da “Artık emekli ol” diye onu yönlendirmeye çalışıyordu. Ancak o, içinden gelen sesi dinledi ve hiç aklında yokken girişimci olmaya karar verdi. Adana’da kurduğu Şirket Ortağım adlı şirketle yola çıktı. Önce KOBİ’lere şirket ortaklığı konusunda aracılık etmeye odaklandı. Ardından da melek yatırımcı ağı işi geldi. Şimdi ikisini de birbirinden sinerji yaratacak şekilde yönetiyor. Mehmet Buldurgan, profesyonel hayattan girişimciliğe giden öyküsünü, Start Up ile paylaştı:

İŞ HAYATINA NASIL ATILDIM?
33 yıl profesyonel hayattan sonra 2 yıl önce 58 yaşında girişimci oldum. Girişimcilik için hiçbir zaman geç olmadığını düşünenlerden biriyim. Boğaziçi İşletme Bölümü mezunuyum. 27 yaşında Çukurova Elektrik’te ticaret müdürü olarak iş hayatına başladım. 1984 yılında Temsa’ya katılarak 1993 yılına kadar mali işler müdürlüğü, direktörlük, genel müdür yardımcılığı gibi birçok pozisyonda çalıştım.

1993–1999 yılları arasında çeşitli firmalarda (Berdan Tekstil-Altınyıldız) yönetici olarak görev aldıktan sonra Ocak 2000 itibariyle Temsa’ya genel müdür olarak katıldım. 10 yılı aşkın süreyle görev yaptıktan sonra Ekim 2010 yılında CEO olarak görev yaptığım Temsa’dan ayrıldım. Çalışırken de her zaman kurumsal girişimci (intrapreneur) olarak çalıştığım için artık kendi işimi yapmanın zamanı geldi diye düşündüm.

Fikir nasıl gelişti?
Şirketlerimiz maalesef kurulurken ortaklık yapma kültüründen uzak olarak kuruluyor. Bırakın dışarıdan ortak almayı bu özellik, kardeşlerin ortak olduğu işlerde bile sorun olarak ortaya çıkıyor. Büyük ve kurumsallaşmış şirketler yapısı gereği şirket satın alma ve birleşmelerinde çok fazla zorluk yaşamıyor. Ancak KOBİ’lerin, büyük firmalara özenip biz niye yapamıyoruz dediğini de biliyoruz. Ve bu ortaklıkların büyümelerinde ne kadar önemli bir rol aldığının farkında olduğumdan Şirket Ortağım adlı şirketimi kurdum. Ortaklığın ve sinerjinin özellikle ölçek ekonomisi açısından ne kadar fazla katkı sağladığı zaman içerisinde daha fazla görülmeye başladı.

MEHMET BULDURGAN

MEHMET BULDURGAN

NEREDE FARK YARATTIM?
KOBİ şirket evlilikleri fikri ortaya çıktıktan sonra gelen taleplere bireysel olarak çözüm üretmenin mümkün olmadığını gördüm. Çözüm olarak KOBİ’leri bir portal üzerinden “çöpçatanlık” yaparak evlendirmeye karar verdim.

Tabii iş bununla bitmiyordu. KOBİ’ler bu kültürden uzak olduğu kadar işlerin nasıl yürüyeceğini ve bu konulardaki hazırlıkları bilmediklerinden web sitemize konusunda uzman danışmanları da katarak 3 ayaklı alıcı satıcı ve danışmandan oluşan bir sistem geliştirdik.

KOBİ’ler, sadece şirket evlilikleri değil, hukuki danışmanlık, halkla ilişkiler danışmanlığı, yönetim danışmanlığı gibi birçok konuda da sistemimizdeki danışmanlardan yardım alabiliyor.

KİMDEN YARDIM ALDIM?
Aslında birçok kişiden akıl almakla beraber maalesef her girişimcinin yaptığı gibi kuruluş aşamasında hiçbirini dinlemedim. Örneğin, duygusal tarafım ağır bastı ve dostlarım “Yapma” dedi, ama şirketi Adana’da kurdum. Maalesef dostlarım haklı çıktı ve geçen yıl itibariyle şirketi İstanbul’a taşıdım. Başka bir dostum, “Sakın limited şirket kurma” dedi, maalesef limited şirket kurdum. İkinci kez arkadaş tavsiyesini dinlemedim ve yine hata yaptım. 2013 yılında şirketimi anonim şirkete çevirdim.

ÖNERİLERİ DİNLEMEDİM
Gerçekleri söylemek gerekirse, ailem ve çevrem ikiye bölünmüştü. Büyük bir çoğunluk, yine önemli bir şirketin başına geçmem gerektiğini öneriyordu. Diğer grupta yer alanlarsa emekli olmam yönünde önerilerde bulunuyordu. Kendi işimi kurarak herkesi yanıltmayı başardım.

En önemli özelliğim, sorumluluk duygumun yüksek olmasıdır. Burada da müşterilerin, az sayıda da olsa şirket çalışanlarının başarılı olmam için sorumluluk duygumu artırırken “Ya başarısız olursam” endişemi yok etmiş oldular. Çok istememe rağmen “teflon adam” olmayı başaramıyorum. Bir işe soyunduğum zaman onun verdiği sorumluluk sırtıma yapışıyor.

İŞİM NASIL ŞEKİLLENDİ?
Aslında çok enteresan bir şekilde tam kuruluş işlemlerini bitirdiğim anda yeni mevzuat kapsamında “Melek Yatırımcılık Tebliği–Bireysel Katılım Sermayesi Yönetmeliği” 15 Şubat 2013’te yayınlanarak benim için büyük bir motivasyon kaynağı oldu.

KOBİ-şirket evliliği portaliyle melek yatırımcılığı ağının başarılı bir sinerji ve stratejik uygunluk yaratacağını görerek bir yatay entegrasyon gerçekleştirdim ve yeni bir iş kulvarı açmış oldum. Şu anda iki şapkalı bir girişimciyim. Web sitesi üzerinden KOBİ’lerle şirketleri bir araya getirirken, artık aynı çatının altında girişimcilerle melek yatırımcıları da bir araya getirmeye başladık. Şemsiye marka “Şirket Ortağım” oldu, altında iki kulvar oluştu.

İLK BÜYÜK İŞİMİ NE ZAMAN YAPTIM?
Aslında bizim dünyamızda ilk büyük iş diye bir kavram pek yok. Burada rakamlar oldukça küçük. Örneğin, melek yatırımcı dünyasında vergi teşviğinden yararlanarak lisanslı melek yatırımcılar, 20 bin ile 1 milyon TL arasında yatırım yapılabiliyor. Yani küçük girişimciler için büyük sayılabilecek yatırımlarla uğraşıyoruz. Şu anda bitirmek üzere olduğumuz iki yatırım var. Bunlardan biri olan sosyal medya ile entegre cihazlar üreten “Visionteractive” adlı yatırım. Buna 375 bin TL yatırım yapacağız. Hukuk otomasyon sistemi olan “T-HOS” için ise 300 bin TL yatırım planlıyoruz. Bununla birlikte 30 Ocak’ta düzenlemiş olduğumuz girişimci-yatırımcı buluşmasında sunumlarını yapan girişimlerden 4’üyle yatırım yapılması yönünde olumlu görüşmelerimiz devam ediyor. Uygulamada gördüğümüz güzel bir noktayı paylaşmak istiyorum. Bir yatırımda 7, diğerinde ise 9 yatırımcıyla beraber yatırım yapıldı.

“BAŞARDIM” DEDİĞİM ZAMAN
En büyük başarı çarkın döndüğünü görmek. Her iki kulvarda da girişimcilerin, yatırımcıların ve KOBİ’lerin memnuniyetini görmek idealimdi. Şimdi o noktaya geldiğimizi düşünüyorum.

Yeni şirketler geleneksel KOBİ kuruluş felsefesinden farklı olarak kuruluyor. Kurucusu batarsa batsın anlayışı yerine daha ilk günden sadece parasını değil, bilgi birikimini ve tecrübesini koyan melek yatırımcılarla girişimini büyütmeye başlıyor.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.