“Akıllı şehir girişimlerine destek veriyoruz”


Proline, 2003 yılında kurulan, geçirdiği dönüşümle Türkiye’de üretip Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya pazarlarına açılan, Ar- Ge ve entegrasyon kabiliyetine sahip bir Türk teknoloji şirketi.
2011’de Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı bir Ar-Ge merkezi olduktan sonra vizyonumuzu güvenli ve akıllı şehirler üzerine odaklanan bir şirket olarak belirledik. İnovasyon ve Ar-Ge’nin önemine çok inanan bir şirketiz. Çok iyi biliyoruz ki günümüzde, 1-2 yıl inovasyon trendini kaçırırsanız piyasadaki değeriniz düşüyor.

Hakan Metin Akgün/Proline Girişim Platformu Müdürü

Ayrıca akıllı şehirlerin, ulaşım, güvenlik, eğitim, altyapı, teknoloji, bina, devlet, sağlık, enerji olmak üzere 9 dikeyi var ve Proline’ın tek başına bu alanların hepsine girmesi çok zor. İşte tam bu bilinçle start up ekosistemini desteklemeye karar verdik ve ilk kez 2014 yılında Ar-Ge merkezimizi start up’lara açtık. Daha sonra bu oyunda daha fazla rol almamız gerektiğini düşündük ve Kasım 2016’da Proline Ventures’ı kurduk.

Proline Ventures ile sadece akıllı şehirler üzerine kurulmuş start up’lara, oluşturduğumuz StartMix metoduyla destek veriyoruz. Tüm kaynaklarımızı girişimlerimize tesis ediyoruz. 50 bin TL’ye kadar bir tohum yatırım yapıyoruz, ancak Ar-Ge, pazarlama, hukuk, patent gibi konularda verdiğimiz desteklerle bir start up’a sağladığımız katma değer 1,5-3 milyon TL’ye kadar ulaşıyor.

ODAKLANDIĞIMIZ KONU
Bizim odaklandığımız konu, arkasında mühendislik gücü ve Ar-Ge olan start up’lar. Pazaryeri, e-ticaret ve aplikasyona yatırım yapıyoruz. Bu nedenle kısa vadede exit etme stratejisiyle değil, orta ve uzun vadede yüksek inovasyon gücüne sahip ürünlerle söz sahibi olmak istiyoruz. Bir start up için 3 ayı tanışma olmak üzere 21 aylık sürecimiz oluyor. 18 ayda ürünün pazara girmesi, satılması, ikinci versiyonun hazırlanmaya başlanması, pazara verilen ürünün müşteri tarafından ilgi görmesi, mümkünse bir nakit akışına doğru dönüşüm başlaması gibi konularda ilerleme gördüğümüz takdirde o girişimi desteklemeye devam ediyor, hatta yeni bir yatırım turuyla daha iyi ivmelenmesini sağlıyoruz.

Bugüne kadar akıllı şehir alanının dikeylerinde faaliyet gösteren 3 start up’a yatırım yaptık. Şu anda bir drone girişimiyle görüşmelerimiz son aşamalarda, 4’üncü yatırımın da yolda olduğunu söyleyebilirim. Akıllı ulaşım alanında faaliyet gösteren bir başka start up’la daha görüşüyoruz. Türkiye’de çok yatırım yapılmasına rağmen başarı hikayelerimizin sayısı limitli. Bizim amacımız, başarı hikayeleri yaratmak. Bu nedenle portföyümüzü çok genişletmek gibi bir vizyonumuz yok. Önemli olan akıllı şehirler alanında çalışan doğru start up’ı bulabilmemiz. Bu yıl için portföyümüzde en fazla 6 şirket olacak diyebilirim.

YATIRIM YAPILAN 3 GİRİŞİM
NEXTHORIZONS NextHorizons, güvenlik ve savunma sanayisinde kullanılmak üzere robotik araçlar tasarlıyor. Özellikle mayın tespiti ve bomba imha alanlarında kullanılabiliyor. Türkiye’den çıkan bir robotik şirket olmasını istiyoruz, bu çok büyük başarı olur.

CONNECT-ION Otonom araçlar üzerine çalışan bir start up. Dünyada 1 milyar otonom olmayan araç var. Bunlar, bazı sensörlerin entegre edilmesiyle yarı-otonom hale getirilebilirse çok büyük pazar söz konusu. Ekip, bu araçları otonom hale getirmek için çalışıyor.

BRACEHEALTH Sağlık alanında giyilebilir teknolojiler üzerine çalışan girişim, Parkinson hastaları için yeni bir ürün kurguladı. Üzerinde çalıştıkları bileklik, hastanın el titreme şiddetini ölçerek doktoruna bilgi veriyor. İkinci fazda da el titremesini birkaç saat engelleyecek bir teknoloji üzerine de çalışıyorlar.


“İHTİYAÇ DEĞİL BİR ARZU MARKASI OLACAĞIZ”

Neşe Türkseven- Gonca Pekerkan/ARTNEGO KURUCULARI
Biz iki kız kardeşiz. Birimiz (Neşe) kurumsal hayatta bankacı olarak diğerimiz ise (Gonca) uzun yıllar turizm sektöründe çalıştık. Çocukluğumuz, büyükannemizin dikiş odalarında, annemizin dikiş kutularında, renkli kumaşların, makaraların, makasların, patron kağıtlarının, singer dikiş makinelerinin arasında, dantel ile ince ince örülmüş örtülerimizin, örgü hırkalarımızın, renkli dağcı kazaklarımızın, rengarenk bir aile el sanatlarının dünyasında iç içe geçti.

Tek bir memur maaşıyla geçinen ailemize, belki bir maddi destek sağlamak düşüncesiyle başlayıp halimiz vaktimiz iyice yerine geldiğinde, büyükannem ve annem için artık bir tutku haline gelmiş olan dikiş, kendi dantel motiflerini kurmak, elbise, çanta, ev örtülerini yaratmak, sonunda ArtNego’ya, kendi ticari ve tasarım şirketimizi kurmaya kadar uzandı. Çocukluğumuzdan ArtNego’nun kurulumuna kadar keyif, merak ve özel bir uğraş niteliğinde çalışmalarımıza devam ettik.

Ortaya çıkan ürünler çevremiz tarafından öyle beğenildi ki önce hediyelere, daha sonra küçük siparişlere dönüştü. Bu ilerleyiş mütevazı, kendi çevresi içinde, dar alanda bir süre devam etti. Fakat tasarımlar, bu dar alana artık sığmıyor, daha gösterişli, farklı hale dönüşmek, bambaşka yerlere ulaşmak istiyordu. Bu şahane tasarımlar, kurumsal kitlelere hitap edebilecek, hem kişiye hem müşteriye özel hem de kurumsala yeterli gelebilecek düzeyde ürünlerin rahatlıkla ortaya çıkabileceği bir iş olabilirdi, o halde birlikte denemeye değerdi. Böylelikle abla-kardeş ArtNego’nun kurulmasına karar verdik.

“CİZRELİ’NİN DİKKATİNİ ÇEKMEYİ BAŞARDIK”
ArtNego kurumsal, ticari kimliğini ele aldıktan sonra Big-Chef’in sahibi Gamze Cizreli’nin dikkatini çekmeyi başardık ve böylece ilk kez kurumsal tasarımlar hayata geçirmiş olduk. Big Chef’s ile açılan kapı, beraberinde birçok kurumsal şirketi ve otel zincirlerini getirdi.

İki yılı aşkın bir süredir, özellikle kurumsal alanda markalaşmaya çalışan, tasarımlarını oteller ve restoran zincirlerine göre tasarlayarak müşteri ve tüketicisine ulaşmaya gayret eden markamız, lojistiğini, PR çalışmalarını, imalatını geliştirmeye devam ediyor. İhtiyaç değil, bir arzu markası olmaya namzet tasarımlar kabına sığmamaya devam edecek.

Çağdaş pazarlama alanının bugün henüz değişmeyen kuralı olan “Sürdürülebilirlik, müşteriye dokunmak, kişiye özel” kriterleri ile pazarlama alanındaki “tutundurma” çalışmaları ArtNego’nun hedefleri arasında… Diğer yandan ülkemizin, Anadolu’nun, kültürümüzün, geleneklerimizin, tarihimizin, rengarenk dokumalarımızdan esintileri, kim bilir belki bir gün dünya pazarına tanıtmak mümkün olur.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.