Walmart’ı ikna eden girişimci

Cem Kent, Defne ve Muhtar Kent Eğitim Vakfı Yönetim kurulu üyeleriyle birlikte.


Cem Kent

Cem Kent

Cem Kent, babası Muhtar Kent’in aksine girişimciliği seçti. ABD’de arkadaşlarıyla fintech şirketi Even’ı kurdu. ABD’de birçok insanın finansal zorluk çektiğini fark eden girişimci, Even ile çalışanların maaşına ihtiyaç duyduğunda ve önceden ulaşmasını sağlıyor. Kent’in bugün en büyük müşterisi Walmart. Hedefinde ise Walmart gibi 4-5 büyük prestijli markayı portföyüne katmak var.

AYÇE TARCAN AKSAKAL aaksakal@capital.com.tr

Cem Kent,The Coca-Cola Company Yönetim Kurulu Başkanı Muhtar Kent’in oğlu. Babasının aksine büyük bir kurumsal şirkette çalışmak yerine girişimciliği seçen Kent, 3,5 yıl önce ABD’de arkadaşlarıyla fintech sektöründe faaliyet gösteren Even’ı kurdu. Müşterileri arasında 1,4 milyon çalışanı olan perakende devi Walmart da bulunan Kent, ABD’li çalışanlara işverenleriyle anlaşıp gelecek maaşlarını önceden alabilme imkanı sunuyor. Kent, “İşverenler çalışanlarının hafta arasında ne kadar çalıştığını ve maaşlarının ne olduğunu bize gönderiyor. Biz de buna göre çalışanların maaş çeklerini daha erken alabilmelerini sağlıyoruz” diyor.

Bu işte kendisini en çok motive edenin, sosyal bir probleme karşı iş çözümü yaratmak olduğunu belirten Kent’in hayali büyük. “Amacımız bu yıl Walmart gibi 4-5 büyük ve prestijli markanın çalışanlarına ürünümüzü sunmak. Büyük restoranlarla turizm zincirleri hedeflerimiz arasında yer alıyor” diye konuşuyor. Even Kurucu Ortağı ve Melek Yatırımcı Cem Kent ile ABD’de fintech sektöründe kurduğu girişimini, yatırım yaptığı start up’ları ve hayallerini konuştuk:

Hangi alanda eğitim aldınız?
Liseyi Türkiye’de IICS’de (İstanbul International Community School) okudum. Daha sonra New York’ta Columbia Üniversitesi’nde ekonomi ve tarih eğitimi aldım.

Girişimciliğe yönelmeniz nasıl oldu?
Üniversitedeyken yazları staj yapıyordum. O dönem amacım, her yıl farklı bir işte çalışıp farklı bir deneyim kazanmaktı. Ne yapmak istediğimi bilmiyordum. Bir yıl Washington DC’de think-thank kuruluşunda çalıştım. Oldukça küçük bir takımdı. Bu deneyim benim için önemliydi, böylece küçük bir takımda çalışmayı sevdiğimi öğrendim.

Neden küçük takım?
Çok çabuk organizasyona katkıda bulunmak banada büyük katkı yaptı. Daha sonra da bir yatırım bankasında çalıştım. Yatırım bankası teknoloji şirketlerine yatırım yapıyordu. Böylece teknoloji ve girişimcilik dünyasına girmeye başladım. Yatırım bankasında 10 hafta çalıştıktan sonra teknoloji dünyasına adım atmak istediğime karar verdim ve profesyonel hayatım böyle başladı.

Mezun olduktan sonra ne yaptınız?
Pazarlama teknolojisi alanında çok hızlı büyüyen küçük bir teknoloji şirketinde çalışmaya başladım. Tamamen farklı bir daldı. Bu şirkette 3,5 yıl satış, pazarlama, finans, operasyon alanlarında çok fazla deneyim kazandım.

İlk start up’ınız Even nasıl doğdu?
Pazarlama teknolojisi şirketinde öğrenebileceğim her şeyi öğrendiğimi düşünüyordum ve hayatımda yeni bir başlangıç yapmak istiyordum. Bu nedenle işimden ayrıldım. Bu şirkette çalışan bir arkadaşım da benim gibi ayrıldı ve ikimiz kendi girişimimizi kurmak üzere 2014’ün yaz aylarında araştırma yapmaya başladık.

Finans dalında bir iş yapmak istediğimiz açıktı. Ancak bu alanda gerçek bir sorun bulmak ve bunun için bir çözüm üretmek istiyorduk. Öte yandan Amerika’da insanların finansmanda zorluk çektiğini biliyorduk. İlk 3-4 ay tüketici finansmanını ve finans endüstrisini araştırmakla geçti.

Neleri araştırdınız?
Amerikalıların hangi finans ürünlerini kullandığını araştırdık. Ulaştığımız sonuç, bize ABD’de birçok insanın finansal zorluk çektiğini ve buna karşı çok da fazla ürün olmadığını gösterdi. En önemlisi 400 dolarlık acil bir masraf çıktığında Amerikalıların bunu kolay bir şekilde karşılayamayacağını tespit ettik. Hikayemiz böyle başladı ve ABD’de saat başı çalışanlara nasıl bir finansal ürün tasarlayabiliriz diye araştırmaya başladık. Beni en çok motive eden sosyal bir probleme karşı iş çözümü yaratmak oldu. Even da 3,5 yıl önce böyle doğdu.

Ne kadarlık bir sermaye ile yola çıktınız?
İlk yatırım 3 milyon dolardı. Bir yıl sonra toplam 9 milyon dolarlık iki yatırım aldık.

Bugün hangi noktadasınız?
4 kişiyle başladık. 3,5 yıl sonra 25 kişi olduk. Yatırımcılardan 12 milyon dolar yatırım bulduk. Walmart gibi büyük bir müşterimiz var. Onların çalışanlarına kendi geliştirdiğimiz finansal ürünümüzü yan hak olarak sağlıyoruz.

Geliştirdiğiniz ürün nasıl çalışıyor?
Yaptığımız iş fintech sektörü olarak geçiyor. Tüketici finansman ürünlerini sunuyoruz. İnsanlar banka hesaplarını aplikasyonumuza bağlıyor ve aplikasyonumuz kişilere otomatik bir bütçe yaratıyor. Sunduğumuz ikinci hizmetimiz ise çalışanlara, gelecek maaşlarını önceden alabilme imkanı sağlıyor. İşverenler çalışanlarının hafta arasında ne kadar çalıştığını ve maaşlarının ne olduğunu bize gönderiyor. Biz de buna göre çalışanların maaş çeklerini daha erken alabilmelerini sağlıyoruz.

Kurduğunuz işte dönüm noktası ne oldu?
En önemlisi ilk büyük müşterimiz olan Walmart’ı kazanmamızdı. İkna süreci çok uzun sürdü.

Aplikasyonunuza ilgi nasıl?
Walmart gibi şirketler bizim geliştirdiğimiz ürünü çalışanlarına yan haklar programlarının kapsamında isteğe bağlı sunuyor. Baktığınızda çalışanlara sunulan yan hakların kullanım oranı yüzde 1-2’yi geçmez. Bizim aplikasyonu kullananların oranı bunun 4-5 misli üstünde. Ayrıca Amerika’da böyle bir hizmet ilk kez hayata geçti.

Şu anda kaç kişi sizin geliştirdiğiniz finansal ürünleri kullanıyor?
Amerika’nın en büyük işvereni Walmart toplam 1,4 milyon çalışanına bizim ürünümüzü sundu. Kullanıcı sayımız hızla artıyor.

Hedefiniz nedir?
Amacımız, bu yıl Walmart gibi 4-5 büyük ve prestijli markanın çalışanlarına ürünümüzü sunmak. Büyük restoranlar ile turizm zincirleri hedeflerimiz arasında yer alıyor.

ABD dışına açılmayı planlıyor musunuz?
Amerika pazarı çok büyük. En az 5-6 yıl Amerika pazarına odaklanmak istiyoruz.

Even dışında başka girişimleriniz var mı?
Şu an ABD piyasasında melek yatırımcılık yapıyorum. Start up’lara yatırım yapmayı farklı insanlarla tanışmayı seviyorum.

Hangi sektörler radarınızda?
Sektöre bakmıyorum. Yatırım kararını verirken hep girişimciye ve kurucuya dikkat ediyorum.

Girişimcilerde nelere dikkat ediyorsunuz?
Kurucunun vizyonuna inanıyorsam, kendisi sorunu ve bunun çözümünü iyi anlatıyorsa yatırım kararı verebiliyorum. Önemli olan fikir değil, takımın probleme nasıl baktığı ve nasıl çözmek istediği.

Ben de tüketicinin sorununun ne olduğuna ve girişimcinin bu sorunu nasıl çözeceğine bakıyorum. Burada ciddi sorun var mı? Bu soruna start up nasıl bir hizmet yaratıyor? Bu iki sorunun yanıtı benim için çok önemli.

Cem Kent, Defne ve Muhtar Kent Eğitim Vakfı Yönetim kurulu üyeleriyle birlikte.

Cem Kent, Defne ve Muhtar Kent Eğitim Vakfı Yönetim kurulu üyeleriyle birlikte.

Bugüne kadar yatırım yaptığınız start up’lar arasında kimler var?
Medya, internet ve finans alanlarındaki start up’lar var.

Türkiye’deki start up’lardan takip ettikleriniz, yatırım yapmak istedikleriniz var mı?
Son 3,5 yıl kendi girişimimi kurmakla geçtiği için Türkiye’deki start up’lara çok fazla vakit harcayıp istediğim kadar ilgi gösteremedim, ancak bunu değiştirmek istiyorum.

Yeni mezunlara ne önerirsiniz? Küçük mü yoksa büyük bir şirkette mi çalışma hayatına başlasınlar?
Herkesin tersine ben daha büyük şirket yerine küçük bir şirkette çalışma hayatına başladım. Bunun bana daha çok tecrübe kazandırdığını düşünüyorum. Daha sonra da girişimciliğe yönelmeye karar verdim. Ancak birkaç yıl daha bir büyük şirkette çalışıp belli bir dalda deneyim ve tecrübe kazanmak da iyi olabilir.

En büyük hayaliniz nedir?
Küçük bir start up’tan çok büyük kurumsal bir şirket yaratmak istiyorum.

EVEN İLE NE KADARLIK BİR YATIRIM ALDINIZ?
“Toplam 9 milyon dolarlık iki yatırım aldık.”

EVEN’I KULLANAN KİŞİ SAYISI NEDİR?
“Amerika’nın en büyük işvereni Walmart toplam 1,4 milyon çalışanına bizim ürünümüzü sundu.”

“HELİKOPTER YATIRIMCI OLMAYIN”
“KURUMSAL HAYAT STABİL” Herkesin profesyonel hayatı çok değişik olabiliyor. Kurumsal hayat yerine girişimciliği seçmemin tek bir nedeni yok. Önümde birtakım seçenekler vardı, bunları takip edip bu noktaya geldim.

“KESİN KURAL YOK” Pazarlama şirketinden kendi şirketimi kurmak için ayrıldım. Ancak o dönem de daha büyük bir şirkete girip tecrübe kazanmayı düşündüm. Belki bundan sonra yine kurumsal bir şirkette çalışırım. “İlla girişimci olacaksın, hayatın böyle geçecek” diye bir kural yok.

“BORSA YATIRIMI GİBİ DEĞİL” Start up’lara yatırım yapmak çok enteresan. Normal bir yatırım gibi değil. Bunlara borsada işlem gören bir şirket gibi bakmamak lazım. Yatırım yaptığınız start up’ın üzerinde helikopter gibi çok fazla uçmamak gerekiyor. Ancak sizden fikir istendiğinde ulaşılabilir olun.

“BABAM GİRİŞİMCİ OLMAMI DESTEKLEDİ”
“HATA YAPMAKTAN KORKMA” Babamın start up dünyasına ilgisi ve yatırımı yok. Ancak girişimci olmamı destekledi. Üniversitedeyken hep “Girişimciliği öğrenmen iyi ve enteresan oluyor” diye konuşurdu. Hala “Hata yapmaktan korkma” tavsiyesini sık sık hatırlatır. “İnsan hata yapmıyorsa kendisini zorlamıyordur” der.

GENÇ GİRİŞİMCİLERLE BULUŞMA Ben de zaman zaman bir start up’a yatırım yapacaksam kendisine danışıyorum. Start up’larla ilgili konuları dinlemeyi, genç girişimcilerle vakit geçirmeyi seviyor. Ayrıca işimle ilgili sorunum olduğunda da babama danışıyorum.

EN ÖNEMLİ NASİHAT Babamın en önemli nasihati “Asla tüketiciyi unutma” oluyor. Ayrıca hep müşterinizi dinleyin, onların sorunlarını nasıl çözebileceğinizi düşünün diye nasihatte bulunuyor.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.