“Lüskteki potansiyeli gördük”


Caroline Koç ve Banu Yentür, girişimcilik ruhlarının peşinden giderek Haremlique ve Selamlique isimli iki marka yarattı. Bu iki markayla sınırların ötesine geçen bir hikaye yazan girişimciler, bugün bulundukları noktadan memnun. Ancak gitmek istedikleri daha çok yol var. Haremlique ve Selamlique Kurucu Ortağı Caroline Koç, Haremlique’in yurt içinde ve yurt dışında daha fazla evde bulunmasını sağlamayı hedeflediklerini söylüyor.

Caroline Koç ve Banu Yentür, genlerinden gelen girişimcilik ruhunu, tutkuları olan tekstil ve tasarımla birleştirerek Haremlique’i yarattı.

Ardından Selamlique doğdu. Bugün Haremlique ve Selamlique, dünya çapında işler haline geldi. Haremlique’in yurt içinde 4, yurt dışında da 3 mağazası var. Selamlique’ın ise yurt içinde 6, yurt dışında da 6 mağazası yer alıyor. Ayrıca marka 20’den fazla ülkeye ihracat yapıyor. Harrods gibi pek çok uluslararası mağaza zincirinde de Selamlique ürünleri satılıyor.

Haremlique ve Selamlique’ın kurucu ortağı Banu Yentür, en önemli hedeflerinin yarattıkları markaların dünya markası olmayı başarması olduğunu söylüyor. Haremlique ve Selamlique’ın kurucu ortağı Caroline Koç ise Haremlique’in daha fazla evde bulunmasını sağlamayı hedeflediklerini belirtiyor. “Selamlique’ın kapsüllü Türk kahvesi makinesiyle birlikte Türk kahvesini yurt dışında yaygınlaştırma çalışmalarına devam ediyoruz” diyor.
Türkiye’den çıkan dünya çapında bir girişimcilik hikayesinin sahibi iki kurucu ortak, sorularımızı şöyle yanıtladı:

Girişimciliğe nasıl başladınız? Ailenizin etkisi oldu mu?
Caroline Koç: 1786’da İzmir’e yerleşen, 1800’lerden bu yana da tekstilci olan bir aileden geliyorum. Çocukluğumdan bu yana tekstil işiyle haşır neşir büyüdüm. Pamuk, iplik, yün, dokuma gibi tekstile dokunan her şeye çok ilgiliydim. İşletme okudum. Sonrasında uzun yıllar Edwards’ın yöneticiliğini yaptım. Edwards, iş hayatındaki ilkokulum oldu. Bir ev tekstili markası yaratma fikri hiçbir zaman bana uzak değildi. Tabii genlerden gelen bir tarafı da vardır belki de ama girişimciliğe başlamamda en önemli etken işime olan tutkumu yepyeni bir sayfaya taşıyabileceğim ve dünyaya açılabileceğimiz bir marka yaratma heyecanıydı.

Banu Hanım, tekstil tasarımı alanında deneyim sahibisiniz. Bu işe girmeye nasıl karar verdiniz?
Banu Yentür: Çocukluğumda ilk elime aldığımda yumuşacık, çekince uzayan pamuk, o zamanlar benim için bir oyundu. Ancak bu uzunluğun bir kalite göstergesi olduğunu anladığımda, tekstil benim için bir merak konusu oldu. Bunun üzerine resme ve renklere olan ilgim birleşince tasarım okumaya karar verdim. Haremlique ile çocukluk hayallerimi gerçekleştirdiğimi düşünüyorum.

Haremlique ve Selamlique nasıl doğdu? Nasıl ortak oldunuz?
Yentür: 10 yıl önce İzmir’deyken bir gün Caroline beni aradı. Ev tekstili üzerine katma değerli bir marka yaratmak istediğini söyledi. Bu planını da birlikte hayata geçirmeyi teklif etti.

Koç: İşin başında lüks kategoride dünya çapında bilinen Türkiye markaları yaratmak amacıyla yola çıktık.
Banu,tasarım konusunda iddialı ve tutkulu biridir; dolayısıyla onunla birlikte bu yola çıkmak işin önemli temeli oldu. Bu işe başlarken yurt dışında çok sayıda Türk markası vardı. Ancak lüks kategorisinde Türkiye’den dünyaya açılan bir markadan söz edilmiyordu. Buradaki potansiyeli gördük, sadece ev tekstili ve aksesuarlarında değil kahve kokusunu dünyaya taşıyabileceğimiz iki marka yaratmaya karar verdik. Markalarımız bu topraklarda kurulsun ve buradan dünyaya açılsın istedik. Bir fırsatın peşinden gittik. Başlangıcı tekstille yaptık ki bu Banu’nun da benim de genlerimizin buluşma noktasıydı.

Birbirinizi nasıl tamamlıyorsunuz?
Koç: Her şeyden önce işine tutkuyla bağlı iki arkadaşız. Bir iş modeli kurguladık. Bu süreç bize heyecanın ve inancın, insanın girişimci tarafını perçinleyen iki önemli duygu olduğunu öğretti. Eğer doğru işi, doğru insanlarla yapmıyorsanız ilerleyeceğiniz yolun çok uzun olmayacağı evrensel bir gerçek. Hedeflerimizi birlikte koyduk, birlikte büyüttük.

Dinlemeyi ve hızlı karar almayı seviyorum. İş hayatında ileriye bakmayı severim. Hatanın olabileceğine inanırım ama tekrarını sevmem. Açık konuşmayı tercih ederim. Herkesi olduğu gibi kabul edip mesafemi de buna göre ayarlarım. Bir işi yaparken de nasıl bir etki ve fayda yarattığımıza, ortaya çıkan anlama bakarım.

Yentür: Aynı pencereden bakıp farklı özelliklerimizin olması, katkıda bulunduğumuz markalarımızın ortaya çıkmasındaki önemli dengelerden biri. Tasarım deneyimimden dolayı, Türkiye’nin sahip olduğu katma değeri yüksek olan ürünleri ortaya çıkarmayı gerçekten çok istiyordum. İkimiz de keyif alarak üreten kadınlarız. Öyle ki Haremlique’te tekstille uğraşırken birden Selamlique ile Türk kahvecisi olduk. Haremlique İstanbul’u, ev tekstili markası olarak Aralık 2007’de kurduk. Bu yıl 10’uncu yılımızı kutlayacağız. Haremlique, çok özel, sadece bizim için üretilen bez üzerine yaptığımız tasarımları simgeliyor.

Ortak iş yapmanın zorlukları ve hayatı kolaylaştıran yanları neler?
Koç: Sanırım ortak bir amaçla, hedefle hatta hayalle yola çıktığımızdan ortak iş yapmanın zorluğunu pek yaşamadık. Haremlique ve Selamlique’ı patron şirketi gibi hiç kurgulamadık. Profesyonel bir ekibimiz var.

Yentür: Caroline’le ruh olarak çok aynı olmamıza rağmen eğitimlerimiz ve eğilimlerimiz açısından farklı görev paylaşımlarımız var. Bunu da aynı düşüncede olup farklı pencerelerden bakma özelliği gibi düşünürsek, bu özelliklerimiz iş hayatında bizi çok olumlu etkiliyor. Çok büyük rakamlarla yatırım yaparak çıkmadık bu yola. İki markamıza ve ürünlerimizin ‘Made in Turkey’ olmasına tutkunuz.

Bir tekstil markasından Türk kahvesine geçişin hikayesini paylaşır mısınız?
Koç: Türk kahvesi, son 10 yılda 5 kat büyüyen bir sektöre dönüştü. Türkiye’de yerleşik bir kahve kültürü var ama dünyada da büyük bir potansiyeli olduğuna inanıyoruz. Biraz potansiyel ve fayda buluşması.

Yurt dışında hangi ülkelerde nerelerde hangi markalarla varsınız?
Koç: Haremlique’in yurt içinde 4 mağazası var. Yurt dışında Kuveyt, Suudi Arabistan ve bir ay içinde açılacak Miami ile 3 mağazaya ulaşacağız. Ayrıca Bloomingdale’s gibi pek çok uluslararası mağazalar zincirinde de Haremlique ürünleri yer alıyor.

Selamlique’ın ise yurt içinde 6 mağazası var. Eylül başına kadar 2 mağazamız daha açılacak. Yurt dışında ise Birleşik Arap Emirlikleri, Kıbrıs, Katar ve Suudi Arabistan olmak üzere 6 mağazamız bulunuyor. Ayrıca 20’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Harrods gibi pek çok uluslararası mağaza zincirinde Selamlique ürünleri satılıyor. Selamlique’ta ilk yurt dışı durağımız 2010 yılında Harrods olmuştu. Mağazalarımızda işler çok iyi gidiyor.

Kahve pazarı bu süreçte oldukça büyüdü. Size nasıl yansıdı?
Yentür: Selamlique’ın sektöre girmesiyle Türk kahvesi daha çok konuşulur hale geldi. Selamlique ile birlikte kahve pazarı tamamıyla değişti ve gelişti. 2009’dan bu yana Türk kahvesi pazarı, yaklaşık 3 kat büyüdü. Dünyanın ilk kafeinsiz Türk kahvesini çıkardık.

Koç: 2016 yılında Arçelik’le birlikte hayata geçirdiğimiz kapsüllü Türk kahvesi makinesiyle hem kendi girişimcilik hikayemizde hem markamızın hayatında hem de Türk kahvesi sektöründe bir kilometre taşına ulaştık. Kapsüllü Türk kahvesi makinesi sektöründe bir ilk oldu. Ar-Ge’si yaklaşık 2 yıl sürdü ve Arçelik bu makine için 21 patent aldı. Riskli miydi bu aşama? Bence riskli değildi ama çok heyecanlıydı.

Yentür: Bu süreçte gelen e-postalar, talepler, yorumlar ve aldığımız uluslararası If Gold Tasarım Ödülü bizi daha çok cesaretlendirdi.

TÜRK KAHVESİNİN PERFORMANSI NASIL?
Koç: “Türk kahvesi, son 10 yılda 5 kat büyüyen bir sektöre dönüştü.”

Caroline Koç

Caroline Koç

“SOSYAL GİRİŞİMCİLER İLGİMİ ÇEKİYOR”
YENİ GİRİŞİMLER İçinde bir anlam bulacağım, etkisi olacağına inandığım yeni konularda tabii ki yeni girişimlerim olabilir. Sosyal girişimciler daha fazla ilgimi çekiyor.

FİKİR ALIŞVERİŞİ Start up’ları desteklemek hepimizin görevi. Potansiyel vadeden girişimcilerle tecrübe ve network paylaşımında bulunmayı çok önemsiyorum. Onların heyecanını dinlemek, karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak beni çok besliyor.

NELERLE İLGİLENİYORLAR? Start up’larla iş birlikleri, birbirine müşteri olma, ortak ürün ya da hizmet geliştirme, yatırım yapma veya satın alma gibi değişik şekillerde olabilir. Start up’larla ortak değer yaratabileceğimiz her türlü iş birliğine açığız. Özellikle Haremlique tarafında işimize teknoloji katabilecek iş birliği imkanları ilgimizi çeker.

“GİDELECEK YOL VAR” Bir sonraki aşamada, sosyal etkisi olabilecek bir girişimi hayata geçirebilirim ya da girişimcileri çeşitli şekillerde daha fazla destekleyebilirim.

Banu Yentür

Banu Yentür

“İNANDIĞIMIZ PROJELERİN İÇİNDE YER ALMAK İSTİYORUZ”
HEDEFLER Markalarımızın dünyada iyi bir konumda olduğunu görmeyi ve her zaman keşiflere devam edebilmeyi çok istiyorum. Kültürümüze özgü değerleri yansıtan Haremlique ve Selamlique ürünlerini dünyaya taşımanın önemli bir misyon olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde çok büyük bir know how var. Bu nedenle de Türkiye’nin kendi özelliklerini daha çok öne çıkarması gerektiğine inanıyorum. Girişimciler ‘Made in Turkey’ kavramına önem vermeli.

PROJELER Uluslararası marka olma yolunda yürüyüp Selamlique ile 12 ülkede 6 mağaza ve 20’nin üzerinde satış noktasıyla büyümeye devam etmek maddi-manevi ciddi emek istiyor. İstanbul Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde Selamlique’ın ilk kez yiyecek servisi de yaptığı ‘Selamlique Cafe’ büyük ilgi görüyor. Türkiye’nin dünyaya açılacak yeni kapısı, 3. havalimanına çok inanıyoruz ve mutlaka inandığımız projelerin içinde yer almak istiyoruz.

 

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.