Avrupa’da on şehirde büyüyeceğiz


Sina Afra, 30’un üzerinde şirkete yatırım yaptı, bugüne kadar 20 şirket kurdu. Ancak sadece Markafoni ve Evtiko’da CEO’luk koltuğuna oturdu. Bugünlerde zamanının yüzde 95’ini Evtiko’ya ayırıyor. Bu şirketle yeni bir başarı hikayesi yazmaya hazırlanan Afra, ikinci el ev alım satımını yapan şirketine 8,3 milyon dolar yatırım çekti. Afra’nın önümüzdeki dönemde hedefi Evtiko’yu Avrupa’da büyütmek.

AYŞEGÜL SAKARYA asakarya@ekonomist.com.tr

Türkiye’de girişimcilik ekosistemi denilince hem girişimci hem melek yatırımcı yönüyle ilk akla gelen isimlerden biri Sina Afra… Bugüne kadar onlarca girişime imza attı. Markafoni’yi sattıktan sonra melek yatırımcılık yönüyle öne çıkan Afra, yeni girişimi Evtiko ile gayrimenkul işine girdi. Evtiko, evini satmak ama alıcı beklemek istemeyenlerin işini kolaylaştırmayı hedefleyen bir girişim. Evini satmak isteyenlere 48 saat içinde teklif veriyor, teklif satıcı tarafından kabul edildiğinde ise evi üç gün içinde satın alıyor.

2017 Eylül ayında faaliyetlerine başlayan Evtiko, ilk yatırım turunda toplam 8,3 milyon dolar yatırım çekti. Bu yıl İspanya ile yurt dışına açılan şirket, önümüzdeki dönemde Avrupa’da büyümeyi hedefliyor. Sina Afra, gelecek 2,5 yılda Avrupa’da 10 şehirde olmayı ve yılda 3 bin konut alıp satmayı planladıklarını söylüyor. Evtiko Kurucusu Sina Afra ile hem yeni girişimini hem girişimcilik ekosistemindeki değişimi konuştuk:

Evtiko faaliyete geçeli neredeyse bir yıl oldu. Nasıl gidiyor?
Şirketin kuruluşu 2016, operasyon anlamında faal olmamız ise 2017’yi buldu. Günde 100 ev, ayda 3 bin ev geliyor. Sadece ikinci el konutlarla ilgileniyoruz. İstanbul’da ayda 10 bin ikinci el konut el değiştiriyor. Bunun yüzde 30’u bize geliyor. Biz biraz seçiciyiz. Belirli kriterlerimiz var. Evin 1 milyon TL altı olması ve İstanbul’da olması gerekiyor. Konut olması ve tapunun çok miraslı olmaması gerekiyor. Her gün teklif veriyoruz. En geç 48 saat içinde geri dönüyoruz. Çok kabaca anlatmak gerekirse evin fiyatı 100 lira ise tüm masraflar içinde biz 92 lira teklif ediyoruz.

Size acil satışlar mı geliyor?
Bizde acil satış yok. Bize gelen insanlar aktif çalışanlar. Bu nedenle kısa sürede rahat bir şekilde işlerini halletmek istiyorlar.

2018 yılında kaç satış yaptınız?
Bu yıl ilk üç ayda 50 ev sattık. Bu daha yüksek olabilir ama Türkiye ekonomisini göz önünde bulundurmak lazım. Faizlerin yüksekliği alıcının hayatını zorlaştırıyor. Bizim evlerin fiyatı ortalama 450 bin TL. 450-500 bin TL’lik kredi aldığınızda 60-70 bin TL faiz ödemeniz gerekiyor. Bu nedenle bizim içinde olduğumuz 1 milyon TL altı ev segmentinin satışlarında belirgin bir durgunluk var.

Siz nasıl bir farklılık yaratıyorsunuz?
Hem satıcı hem alıcı için farklılıklar yaratmaya çalıştık. Evi satın alırken önce görmeden değerlendiriyoruz. Sonra ekibimizden biri görüp değerlendiriyor. Bir haftada parayı veriyoruz. Normalde İstanbul’da satış süreleri 140 gün. Satarken doğal olarak herhangi bir satıcı gibi oluyoruz. Burada farklılaşmak için 12 ay garanti vermeye karar verdik. Beğenmezse evi geri alıyoruz. Ayrıca evlerin hepsi boyalı, badanalı ve temiz oluyor. Masrafsız girme şansı veriyoruz. Tapu belediye tasdikli oluyor. Buradan bir sorun çıkmıyor. Bir de resmi hareket ediyoruz. Türkiye’de belediye rayiç bedelini değiştirmiyoruz. Doğru rakam neyse tapuyla paylaşıyoruz ve harcını ödüyoruz.

Rayiç bedeller piyasayı nasıl etkiliyor?
Mesela İspanya’da değişik modeller görüyoruz. 2008’de İspanya büyük bir kriz geçirdi. Herkes mülkünü satmak istiyordu ama piyasalar tıkanmıştı. Orada da rayiç bedelleri sorununu çözmek için bir uygulama başlatmışlardı. Bizim gibi alım satım yapan şirketlere yüzde 75 indirim getiriliyordu. Birden bire herkes belediye rayiç bedellerini doğru yapmaya başladı. Çünkü yüzde 4 olarak alınan rayiç bedeli, yüzde 1’e indirildi. Böylece her şey kayda girdi. Herkes indirilmiş rakamı ödedi. İnsanlar buna alışınca rayiç bedelleri olması gereken rakama gelecek. Bizde de piyasayı rahatlatmak için böyle bir uygulama yapılabilir.

Yıl sonu hedefiniz nedir?
Türkiye için hedefim, 150-350 ev arasında bir rakama ulaşmak. Ekonomi, çevremizdeki olaylar gibi değişik konular gündeme gelebiliyor, bunların hepsi hedefleri etkiliyor. Çok esnek bir rakam konuşuyorum, çünkü ikinci üç ay nasıl olacak kestiremiyorum.

Kısa bir süre önce yurt dışına açıldınız. Yurt dışında gelmek istediğiniz nokta neresi?
Şubatta Madrid’de operasyona başladık. Orası çok daha değişik bir pazar. İlk haftada ev aldık. Sekiz haftayı geride bıraktık, dört ev aldık, birini sattık. İstanbul’da ortalama 100 günde satıyoruz. Orada 30-40 günde satıyoruz. İstanbul’da ilk evi alana kadar bir ay, satana kadar iki ay geçti. Diğer tarafta haftalarla ölçüyoruz. Şimdi Milano’ya girdik. Bir CEO işe aldık. Şu an entegrasyon süreci sürüyor. Önümüzdeki 2,5 yılda Avrupa’da 10 şehirde olmak istiyoruz. Yılda 3 bin konut alıp satma hedefimiz var.

Yurt dışındaki piyasa nasıl? İstanbul’dan farklı mı?
Orada insanlar servis için belli bir bedel ödemeye hazır. Türkiye’de fiyat pazarlığı yapılıyor. Yurt dışında insanlar, “Bana iki ay kazandırıyor, hayatımı kolaylaştırıyor” diye düşünerek para ödemeyi kabul ediyor. Ayrıca oradaki ekonomik koşullar farklı. Bizde arz talebin iki katı. Orada talep arzdan daha yüksek. Bizim oradaki zorluğumuz ev almak. Burada istesek 100 ev alabiliriz ama satmak daha zor. Bir de tabii kur farkı, faizler gibi makroekonomik olaylar ve jeopolitik gelişmeler açısından coğrafya çok daha rahat.

Kâr oranları farklı mı?
Çok net bir rakam vermek mümkün değil ama bir hesap yapabiliriz. Örneğin İspanya’da ilk ev satımında 17 bin Euro kâr elde ettik. Türkiye’de ise aynı sistemde 30- 40 bin TL çok iyi bir para. Ayrıca Türkiye’de 3,5 ayda kazandığınızı Avrupa’da 4 haftada kazanıyorsunuz.

2018’de melek yatırımcı olarak planlarınız neler?
30’un üzerinde yatırımım var ve bunların 15-20 tanesi aktif olarak devam ediyor. Bu nedenle böyle illa yatırım yapayım modunda değilim. Geçen yıl bana proje olarak 930 e-posta geldi. Bunların yüzde 10’u ile görüştüm. Flank diye bir e-spor uygulamasına yatırım yaptım. Flank’ın girişimcisine güveniyorum. Böyle olsa hep yaparım. Bu alanda bir hedefim yok. Bazen bazı konular heyecanlandırıyor. Türkiye’de olmayan özel e-ticaret kurguları var, onlara bakıyorum. Çok spesifik teknoloji odaklı projelerle ilgileniyorum.

Yeni bir girişim planınız var mı?
Evtiko zamanımın yüzde 95’ini alıyor. 20 şirket kurdum sadece Markafoni ve Evtiko’da kurucu ve CEO oldum. İkinci bir girişim için zamanım yok.

“8,3 MİLYON DOLAR YATIRIM ALDIK”
“İLK TURU TAMAMLADIK” İlk tur yatırımları tamamladık. Başlangıçtaki 4,3 milyon dolarlık yatırımın üstüne, bu sefer 4 milyon dolar daha eklendi ve böylece Evtiko’nun bugüne kadar aldığı yatırım miktarı 8,3 milyon dolara yükseldi.

“GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR” Evtiko’da en büyük yatırımcı benim. Rocket Internet gibi fonların yanı sıra 3-4 melek yatırımcı var. Avrupa’da görüşmelerimiz sürüyor. Bu aralar hayatım telefon başında bu tarz işleri organize etmekle geçiyor.

“YATIRIMCI SAYISI AZ”
“BEYAZ YAKA YATIRIM YAPMIYOR” 2011’de bir girişimci olarak yatırım bulmak kolaydı. Çünkü yabancı yatırımcı geliyordu. Türkiye’de beyaz yakalı insanlar yatırım yaparken girişim sermayesi fonları kuruluyordu. Bugün üçü de yok. Bugün beyaz yaka da kitlesel anlamda yatırım yapmıyor. Yabancı yatırımcı gelmiyor gibi… 5-10 tane girişim sermayesi fonu var.

“RİSK YÜKSEK” Girişimcilik ekosisteminin şirket kurma ve şirket satma yani çıkış tarafı var. Yemek Sepeti 580, Gittigidiyor 217, Markafoni 200, Pozitron 100 milyon dolara satıldı. Dördüncüye geldiğimizde 100 milyondayız. Berlin’e gidin orada her ay satılan şirketlerin ortalama değeri 400 milyon Euro. Tel Aviv’deki start up’ların aylık 1,1 milyar dolarlık satışı yapılıyor. Bizim 15 yılda yaptığımız dört şirket satışının toplamını her ay gerçekleştiriyorlar.

“GİRİŞİMCİLERDE SORUN YOK” Türkiye’de risk yüksek, iç pazarda alıcı yok, yurt dışındaki büyük yatırımcılar da buraya az geldiği için doğal olarak buradaki fiyatlar düşük. Bence Türkiye’deki ekosistemin yatırımcı tarafı gelişmeli. Girişimcilerde sorun yok. Girişimci olmak isteyen çok insan var. Bunun büyük bölümü bahsettiğim nedenlerden dolayı yatırım bulamıyor.

“ANDROID YAZILIMCISI YETİŞTİRECEĞİZ”
“150 BİN BAŞVURU BEKLİYORUZ”
Girişimcilik Vakfı’nın dördüncü yılı. Girişimcilik kültürünü geliştirmek için ‘Fellow’ olarak adlandırdığımız bir programımız var. Bu kapsamda öğrencilere eğitim ve burs veriyoruz, yurt dışına gönderiyoruz. Her yıl 100 öğrenci seçiyoruz. Geçen yıl 95 bin öğrenci başvurdu. Burada önemli olan öğrencinin girişimciliğe yatkın olması, projeye bakmıyoruz.

“YENİ BİR PROGRAM BAŞLATIYORUZ”
Amacımız, girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak. Bu yıl ben 150 bin başvuru bekliyorum. Geçen yıl 3 milyon TL’lik bütçemiz vardı. 2017’de Android Akademi’yi başlattık. Bu yıl farklılaştıracağız. Önce online sonra normal eğitim vermek istiyoruz. Gelecek yıl da 780 tane android programcı yetiştirmeyi hedefliyoruz. 780 kişinin 500-600’üne burs vermeyi planlıyoruz.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.