General Magic ve düşündürdükleri


General Magic, büyük bir başarısızlığın ardından pek çok büyük başarının nasıl ortaya çıktığını gözler önüne seren, yaşanmış bir hayat hikayesi ve son dönemde izlediğim sektörümüzle alakalı en güzel filmlerden biri…

Yaptığım işlerin bir parçası olarak sık sık farklı ülkeleri ziyaret ediyor ve farklı etkinliklere katılma fırsatı buluyorum. Bu da bana dünyanın farklı yerlerinden bağlantılar edinme, bambaşka fikirleri görme ve değişik kültürler tanıma imkanı veriyor. Tabii bir de seyahat sırasında edinilen deneyimler var. Dünyanın en büyüğü olarak New York’ta gerçekleşen Perakende Teknolojileri Etkinliği’ne (NRF) de bu nedenle son 3 yıldır düzenli olarak katılıyorum. Bu tarz etkinlikler, konuşmalar, sunumlar hep başarılı işler ve iş fikirleri üzerinedir.

Etkinliğin dönüş yolunda izleme fırsatı bulduğum General Magic ise bana başarısızlık üzerine yaklaşık 5-6 saat boyunca düşünme fırsatı verdi ve ülkemizin girişimcilik ekosisteminin önemli eksiklerinden bir diğerinin de biriktirilmiş başarısızlıkların azlığı olduğuna karar verdim.

Öncelikle filme ismini de veren General Magic şirketi Silikon Vadisi’nde kurulan ve 1980’lerde başlayan kişisel bilgisayar ve kişisel akıllı cihazlar (telefon, tablet, vb) devriminde rol alan önemli şirketlerden biri. Şirketi biliyordum ama hikayesini bu kadar detaylı dinlememiştim. Şirket şu an yaşamıyor. Bunun da birçok sebebi var. Filmde bunlar oldukça detaylı işlenmiş.

Filmin verdiği tek bir mesaj var: “Başarısızlık bir son değildir, başarısızlık bir başlangıçtır.” Bu mesaj aslında bizim girişimcilik kültürümüzle oldukça ters. Geleneksel Türk toplumunda parlak fikirleri ve geniş vizyonları olan gençler, biraz da zamanın ruhuna uygun şekilde fikirlerini şirketlere dönüştürdüğünde ortaya hiç tahmin etmedikleri birçok sorun çıkabiliyor.

Çıkan sorunlarla baş edip aynı anda hem şirket içi süreçleri hem iş fikirlerini ilerletmeyi sürdürebilenler başarılı olurken bunu yapamayanlar ise başarısız olabiliyor. Konuda aslında tam bu noktada başlıyor. Bir iş fikriyle ortaya çıkıp buna ailesi ve çevresinin birikimini de yatırarak hayata geçirmeye çalışan girişimciler, başarısız oldukları zaman hem toplumsal hem psikolojik baskılar nedeniyle tekrar denemeyi bırakıyor ve aslında edindikleri birçok deneyim ve “denemiş ama başarısız olmuş yanlış yol” bilgileriyle girişimciliğe küserek hayat akışına devam edebiliyorlar. Bunda hem kültürel hem finansal faktörler etkili oluyor. Dolayısıyla sektör ilk denemede başarılı olanlar üzerine dar bir alana doğru itiliyor.

Silikon Vadisi başta olmak üzere dünyadaki diğer örnekler, ilk denemede hedefe ulaşamamış girişimcileri kazanmaya devam ettikleri ve tekrar deneme ortamı sağladıkları için her seferinde daha da güçlenerek büyüyor. Bu konularda daha kapalı olan toplumlarda başarı ve başarısızlık dengesine oturtulan denemeler birçok yeniliğin önünü kapatıyor.

Bu duruma deneyimli girişimci azlığı diyorum. Başarılı girişimciler kadar başarısızlığı tatmış ve tekrar deneme arzusunda olan deneyimli girişimcilere ihtiyacımız var.

General Magic bu konuya da ışık tutan, büyük bir başarısızlığın ardından onlarca büyük başarının nasıl çıktığını gözler önüne seren yaşanmış bir hayat hikayesi ve son dönemde izlediğim sektörümüzle alakalı en güzel filmlerden biri.

Eğer bir girişimci veya girişimci adayıysanız şiddetle izlemenizi tavsiye ederim.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.