İlk destek


Evreka, 2016 yılında Avrupa Birliği Incense Hızlandırma Programı’na kabul edildi ve program sayesinde global bir şirket olmayı başardı. Onun gibi pek çok girişim, ilk adımlarını hızlandırma programlarında attı. Bugün dünyada 579 hızlandırıcı program, erken aşama girişimlerine destek veriyor. Türkiye’de de hızla gelişen bir ekosistem var. Yaklaşık 40 hızlandırma programından bazılarının bütçesi, 10 milyon TL’ye kadar çıkıyor.

Nil Dumansızoğlu
ndumansizoglu@capital.com.tr

Dropbox, Reddit, Scribd, Airbnb… Bugün dünya çapında başarı hikayesi yazmış bu start up’ların ortak noktası, yola hızlandırıcı programlarla çıkmış olmaları. Dünyada pek çok program, erken aşama girişimleri destekleyerek büyümelerine ön ayak oluyor. Hızlandırıcı programlarla ilgili en kapsamlı araştırmalardan biri olan Global Accelerator Report 2016’ya göre dünyada 579 hızlandırıcı program 207 milyon dolarlık yatırım yaptı. En fazla yatırım yapan ülke, 107 milyon dolarla Amerika oldu. Dünyanın en büyük hızlandırma programlarından biri olan Y Combinator, 2005 yılından bu yana 1.900 girişim başlattı. Portföyündeki şirketlerin toplam değerlemesi, bugün 100 milyar dolara ulaşmış durumda. Bir diğer hızlandırma programı AngelPad ise 130’un üzerinde girişime 880 milyon dolar fonla destek oldu.

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızlandırıcıların ekosistemde önemli bir yeri var. Bizim ulaştığımız 30 hızlandırma programından bugüne kadar 1.239 girişim mezun oldu. Önceliği üniversite ve kamu kurumları oluştursa da son yıllarda bankacılıktan yazılıma, ilaçtan beyaz eşyaya kadar pek çok sektörden şirket, hızlandırma programlarıyla start up ekosistemine adım atmış durumda.

ÜNİVERSİTELERİN PAYI BÜYÜK
Start Up Dergisi’nin araştırması ve Startups. watch’un kayıtlarına göre Türkiye’de toplamda 40’a yakın hızlandırma programı bulunuyor. Ulaşabildiğimiz 30 programdan bugüne kadar 1.239 girişim mezun oldu. Bu programların büyük çoğunluğu üniversiteler ve kamu kurumları tarafından yürütüyor. Melek yatırım şirketlerinin de bünyesinde hızlandırma programları yer alıyor. Türkiye’de bu programların geçmişi 2005 yılına kadar uzansa da asıl atılımın son iki yılda yapıldığı dikkat çekiyor.

ODTÜ, İTÜ, Yıldız Teknik, Bilkent, Ege, Sabancı, Koç ve Özyeğin üniversitelerinin bünyesinde bulunan teknoparklar, hızlandırma programlarının başını çekiyor. Bunlardan en eskisi olan ODTÜ Teknokent’in Yeni Fikirler Yeni İşler adlı programından bugüne kadar mezun olan 200 girişime, 10 milyon TL bütçe ayrıldı. İTÜ’nün Magnet ve Innogate olmak üzere iki hızlandırma programı var. Bu iki programdan mezun olan 155 girişime ise 550 bin TL yatırım yapıldı. Bilkent Cyberpark’ın da Doping ve CAP olmak üzere iki programı yer alıyor. Bugüne kadar iki programdan toplam 40 girişimci mezun olurken bu girişimlere yapılan yatırım 2 milyon 100 bin TL’ye ulaştı.

Devlet kurumları ve STK’lar da ağırlıklı olarak iş birlikleriyle hızlandırma programları düzenleniyor. Örneğin TEPAV, ReDis Innovation ve Viveka’nın 2016 yılında başlattığı BIO Start Up programından mezun olan girişim sayısı 44. İstanbul Kalkınma Ajansı ile YASAD’ın programı Gemim ise programa bugüne kadar 1,1 milyon TL bütçe ayırdı. İSO’nun 500 bin TL bütçe ayırdığı KOZA programı, İTO’nun 2 milyon TL destek verdiği Hızlandırma Kampı da kamunun start up’lara olan ilgisini gösteriyor.

GLOBAL TECRÜBE KAZANDIRIYORLAR
Yatırım ağları ya da girişimcilik programları da bünyelerinde kurdukları hızlandırma ve kuluçka programlarıyla erken aşama girişimlere dokunuyor. Bunların arasında yabancı menşeli ağlar da var. Örneğin Growth Circuit International’ın 2017 yılında başlattığı hızlandırma programından 20 kişi mezun oldu. Programda, yıllık 500 bin TL’den fazla kaynak, start up’ların Amerika’daki programlara katılımı, mentorlara erişimi, konaklama; 1 milyon TL ise erken aşama yatırım için ayrıldı. StartersHub’ın Startupbootcamp Scale San Francisco 3S Landing Pad ve StartersHub XO olmak üzere iki hızlandırma programı bulunuyor. StartersHub Global Yöneticisi Çiğdem Toraman, “3S Landing Pad, dünyanın dört bir yanında iş yapan başarılı girişimleri 6 ay boyunca Silikon Vadisi’nde ağırlayarak global pazarlara açılmalarını sağlamak amacıyla kuruldu” diyor. StartersHub XO Program Direktörü İnci Çömlekçioğlu ise IoT, büyük veri ve fintek alanlarına odaklandıklarını ifade ediyor. Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya’nın girişimcileri desteklemek amacıyla kurduğu Hamdi Ulukaya Girişimi (HUG) ise Girişimci Adayı ve Startup Destek Programı olmak üzere iki farklı destek programından oluşuyor. Hamdi Ulukaya, bu programları içeren HUG’a, 5 yıl için toplam 5 milyon dolar ayırdığını belirtiyor.

ÖZEL SEKTÖRÜN İLGİSİ
Geleceğe yatırım yapan kurumsal şirketler, start up’ların öneminin farkında. Özellikle son 2-3 yıldır Türkiye’de özel sektörün de girişimcilik pastasından pay almak için çaba gösterdiği göze çarpıyor. Örneğin start up’lara en önemli desteği veren kurumlardan olan Türk Telekom’un Pilot programı, 2013 yılından beri devam ediyor. SAP, 2015 yılında başlattığı “Hızlan Fark Yarat” programıyla bugüne kadar 10 girişim mezun etti. KSS projeleri için ayrılan yıllık global bütçenin tamamını, bu projede kullandı. Bayer ise globalde var olan Grants4App programını ilk kez 2018’de Türkiye’de uygulamaya başladı. Program için 6 girişim seçen Bayer, her bir girişime 50 bin TL hibe veriyor. Girişimlere destek veren en büyük sektör ise bankacılık. Hemen hemen her bankanın özellikle fintekleri desteklemek amacıyla yürüttüğü çalışmalar var. Bu hızlandırma programlarından biri, TEB’in TİM iş birliğiyle yürüttüğü Level Up’ı. Bugüne kadar 112 mezun veren program, bankacılık sektöründeki en kapsamlı hızlandırıcılardan biri. Kuveyt Türk’ün Lonca adlı programından ise bugüne kadar 10 girişim mezun oldu. Lonca’nın, her yıl üç başvuru dönemiyle en az 30 girişimi desteklemesi hedefleniyor.

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, GarantiPartners Girişim Hızlandırma programında, şimdiye kadar toplam 39 girişimin yer aldığını, şu an ise 15 girişimin çalışmalarına devam ettiğini söylüyor. “Portföyümüzde, fintek, sosyal girişimler, dijital yayıncılık ve içerik, online pazaryeri gibi farklı sektörden girişimler bulunuyor” diyor.

Cemal Onaran

Cemal Onaran

EN ÖNEMLİ KATKI
Yatırım ağlarının ve şirketlerin verdiği önem de hızlandırma programlarının ekosistemde önemli bir role sahip olduğunu gösteriyor. Özellikle gelişmekte olan kültürlerde, girişimcilik tabana yayılmış bir kavram olmadığı için hızlandırıcılar, girişimcilerin ilk durağı oluyor. StartersHub Genel Müdürü Arda Aşkın, girişimcilere sağladıkları katkıyı şöyle anlatıyor: “Sahada teste hazır ürünü olan girişimlerin mentorluk ve ihtiyaç duyulan tohum yatırıma ulaşmalarını sağlıyoruz. Hukuk ve muhasebe gibi konularda bile hızlı çözüm üretme konusunda sağlanan faydalar çok önemli. İlk şirketini kuran girişimcilerin yüzde 90’ı zaten başarısız oluyor. Buraya gelen girişimler de ürün ve pazar arasındaki uyumu yakalayamaz, takım içi motivasyonu devam ettiremezse sonuç alamıyor.”

Cyberpark yetkilileri ise “Hızlandırıcı konsepti, ismi gereği start up’ların yüzleştikleri zorlukları aşmasına yardımcı olurken bir yandan da onlara gerekli vizyonu kazandırarak hedeflerine daha hızlı bir şekilde ulaştırabilmek için kurgulanan bir model” diyor ve ekliyor: “Artık genel eğitim programları yerine girişimcilerin özelinde hazırlanmış programlar daha etkin sonuçlar ortaya çıkarıyor. Hızlandırıcıların girişimci özelinde ihtiyaçlara göre kurgulanması programın kalitesini kesinlikle artırıyor.”

NASIL VERİM ALINIR?
Hızlandırıcıların hedefine göre katkının değiştiğini söyleyen Core Strateji Kurucusu İhsan Elgin, “dikeyleşmenin” önemine dikkat çekiyor. Elgin, tavsiyelerini şöyle paylaşıyor: “Girişimcinin en iyi verimi alabilmesi için proje üretmeye çalıştığı alanda dikeyleşme gösteren ve o alanda bilgili mentoru ve networkü olan kuluçka merkezlerini tercih etmesi lazım. Bunun dışında, hızlandırıcılardan en iyi verimi almak için mentorların geri bildirimlerini dinlemek, eğitimlerde öğrenilen metodolojileri kendi girişimlerinde uygulamaya çalışmak çok önemli.” İhsan Elgin, Türkiye ve Amerika’daki hızlandırma modellerini ise şöyle karşılaştırıyor: “Amerika gibi girişimcilik ekosisteminin oldukça iyi seviyede olduğu ülkelerde, kamu ve üniversitelerin yanında özel kurumların yönettiği ciddi miktarda hızlandırma programı da var. Öte yandan Türkiye’deki hızlandırma programları daha çok kamu ve üniversitelerin yönettiği hızlandırma programları. Özel sektördeki dikey hızlandırma programlarının artması ve gelişmesi kritik önem taşıyor. Ayrıca Türkiye’deki hızlandırma programlarındaki yatırımcılar girişimcilerle yakın çalışmıyor. Bu da girişimin gelişme sürecinde zorluklar yaratıyor. Diğer bir konu ise ülkemizde ne yazık ki yeterli miktarda nitelikli mentor yok ve olanlar da sadece kendi bildiklerinin doğrudan uygulanmasını istiyor. Girişimi tam anlayarak girişimciye balık tutmayı öğretme felsefesini takip etmiyorlar.”

NASIL KATKI SAĞLADI?
EVREKA 2016 yılında Avrupa Birliği Incense Hızlandırma Programı’na kabul edildi. Bu program, şirketin ilk dönüm noktası oldu. İsviçre, Dubai, Almanya ve Hindistan pazarına açıldı. Bir ay içinde Abu Dhabi, Fransa, Rusya, İsrail ve ABD’de de hizmet sunacak.

V-COUNT Demirhan Büyüközcü ve Kaan Kayabalı tarafından Yeni Fikirler Yeni İşler’de jüri özel ödülünü kazandı ve şirketleşti. Revo Capital’den 1,4 milyon dolar yatırım alan girişim, en son Logo Ventures’tan da 500 bin dolar yatırım aldı. POLTIO GarantiPartners Girişim Hızlandırma Programı’ndan sonra cirosunu yüzde 119 artırdı ve 1 milyon TL’lik yatırım aldı. Bu yatırımla global bir açılım yaparak New York’ta Poltio Inc’i kurdu ve ilk yabancı müşterisiyle de çalışmaya başladı.

OTSİMO Otizmli çocuklar için eğitici bir oyun platformu olan girişim, HUG programına katıldıktan sonra ABD ve Kanada’da toplamda 22 bin kullanıcıya ulaştı. Kullanıcıların yüzde 30’u ise Amerika ve Kanada’dan geliyor.

OPTİYOL Bu yıl Start Up100 listesine girmeyi başaran girişim, Türk Telekom Pilot hızlandırma programı ve 3S Landing Pad San Francisco programı kapsamında maddi destekler alarak büyümesine önemli bir katkı sağladı.

FITMONDAYBOX 2017’de ayında HUG’a seçilerek New York’ta girişimcilik eğitimine katıldı. Bu sayede iş modelini geliştirdi. Türkiye’de Sakarya Üniversitesi Girişimcilik Atölyesi’nde hızlandırma programına onay aldı ve iş fikrini şirket haline getirdi.

MELİKŞAH UTKU
ALBARAKA TÜRK GENEL MÜDÜRÜ
“PROGRAMI GLOBALE TAŞIYACAĞIZ”
ODAK Albaraka Garaj, bir katılım bankası bünyesinde kurulan dünyadaki ilk start up hızlandırma merkezi özelliği taşıyor. Fintek dikeyi bizim için her zaman ayrı bir öneme sahip olacak. Girişimlerin yatırım fırsatlarına ulaşmasını kolaylaştırmak için bankamız girişim sermayesi fonu ve melek yatırım ağı oluşturma çalışmalarına başladı.

HEDEF Albaraka Garaj’ı yurt dışına açarak küresel piyasaya yelken açacağız. MENA Bölgesi başta olmak üzere uluslararası alanda bilinen, dünya çapında girişimlere cazip gelen etkin bir hızlandırma merkezi olmak istiyoruz. Bu yıl içerinde Garaj Bahreyn ofisinin kurulması için çalışıyoruz.

Serhat Çiçekoğlu

Serhat Çiçekoğlu

SERHAT ÇİÇEKOĞLU
SENTE FOUNDRY KURUCUSU
“VERİM EKOSİSTEME KATKIYLA ALINIYOR” FAYDA YARATIYOR
Sente Foundry, Chicago merkezli, 2012’den beri Türkiye dahil 8 ülkede faaliyet gösteriyor. Yeni modelimiz Sente.link, hızlandırmanın ötesinde, girişimciler, kurumlar, yatırımcılar ve sosyal yönetim birimlerini bir araya getirip toplumsal ve ekonomik fayda yaratan bir program. Programa seçilen girişimlerin ilk beşine, yaklaşık 75 bin dolar yatırım yapıyoruz.

GİRİŞİMİN ETKİSİ Hızlandırıcılardan verim alınması, programın odağında olan ekonomik ekosisteme gerçek anlamda katkı yapılmasıyla oluyor. Bu katkı objektif olarak gözlemlendiğinde yaptığınız programın etkisini de net olarak görüyorsunuz. Çünkü bu tür veriler size, girişimin başarılı olduğunu, ekonomik değer yarattığını ve kalıcı hale gelmek için iyi temeller attığını gösteriyor

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.