Fikrim var yatırım arıyorum

Yatırım almayı sık yapılan 4 hata üzerinden incelemenin açıklayıcı olacağını düşündüm. Bunlar: Minimum olarak uygulanabilir bir ürün çıkarmadan yatırımcıya gitmek, ihtiyacından az ya da fazla para istemek, doğru yatırımcıya gitmemek ve yatırımcıya net bir teklifle gitmemek.

AYŞE İNAL [email protected]

Bu yazımda, girişimciliğin yatırım bulma serüveni hakkında fikirlerimi paylaşacağım. Bir girişim kurulduğu zaman akla hemen yatırım almak geliyor. Birçok girişimcinin yatırım almadan iş kuramayacağı yönünde bir bakış açısı oluyor. Ben de yatırım almayı sık yapılan 4 hata üzerinden incelemenin açıklayıcı olacağını düşündüm. Bunlar: Minimum olarak uygulanabilir bir ürün (MVP) çıkarmadan yatırımcıya gitmek, ihtiyacından az ya da fazla para istemek, doğru yatırımcıya gitmemek ve yatırımcıya net bir teklifle gitmemek.

ÖNCE ÜRÜN SONRA PARA
Fikri ve hayali olan bir sürü insan var, sizi o insanlardan ayıran nedir? Ürününüz hangi platformda olursa olsun, ürün çıkarmadan yatırımcıya gitmemeniz daha iyi olabilir, yani daha fikir aşamasındayken yatırımcıya giderseniz yatırımcıyı ikna etmeniz zor olabilir. Çünkü daha ürün çıkarmadan, yatırımcının size güvenmesi için bir şey sağlamamış oluyorsunuz. Ancak ürünü çıkartıp kendinizi kanıtladıktan sonra yatırımcıyla bir güven ilişkisi kurabilirsiniz. Ayrıca daha ürününüz çıkmadan yatırımcı neye yatırım yapacağını da bilmiyor; yatırımcıya gitmeden önce şu soruların aşağı yukarı cevaplanabiliyor olması iyi olacaktır:

  • Bu ürünün gerçekten alıcısı var mı? Pazarın bu ürüne ihtiyacı var mı?
  • Aklınızdaki problemle, pazarın problemi aynı mı?
  • Getirdiğiniz çözüm gerçekten etkili mi? Ürün, pazar uyumu sağlanıyor mu?

Ne istediğinizi ve nereye gideceğinizi iyi planlamalısınız. Bu planlar yolunda gitmese de gerekli hesaplamaları yaptıktan sonra yatırımcı aramaya çıkmak hem sizi başarısız olacak yatırımcı denemelerinden kurtarır hem uzun vadede çıkabilecek problemleri azaltır.

İHTİYACIN OLANI İSTE
Girişimcilerin en sık yaptığı hatalardan biri, ihtiyaçtan fazla para isteme. Bu cümlede sanki bir hata varmış gibi hissediliyor değil mi? Fazla paranın nasıl bir problemi olabilir, herhalde az para demek istediğimi düşünüyor olabilirsiniz. Ancak fazla para istemek de girişimler için az para istemek kadar yıkıcı olabilir. Bunu iki temel başlık altında açıklayabiliriz: Öncelikle şirketin değeri bu iki yatırım bulma turu arasında artacaktır. Bu yüzden bugünden ihtiyacınız olmayan bir para istemek bir anlamda boşuna şirket hisselerini satmak demek. Örneğin, bugün şirketinizin değeri 1 milyon dolar diyelim. Sizin sadece 50 bin dolara ihtiyacınız var, yani hisselerinizin yüzde beşini satmanız yeterli. Ama siz yine de yüzde 10’unu satıyorsunuz ve bir sonraki tura kadar şirketinizin değeri üç katına çıkıyor. Bu demektir ki ekstradan sattığınız o yüzde beşlik hissenin değeri de üç katına çıkıyor, yani bu sizin için yaklaşık 100 bin dolarlık kayıp demek.

İkinci ve daha nadir olarak akla gelen nokta ise çok para sahibi olmak girişimcinin yaratıcılığını kırabiliyor. Girişimciliğin önemli bir bölümü problem çözme, kriz yönetimi ve uyum sağlamaktan geliyor. Yaşanılan sorunlara esnek ve yaratıcı çözümler getiremeyen bir girişimci, yol almakta çok zorlanıyor. Fazla para olması ve tüm problemleri parayla çözme refleksi girişimcileri rehavete sürükleyebilir; uzun vadede para olmayan durumlarda girişimcinin doğru hamleler alamamasına yol açabilir. Yani tüm problemleri parayla çözmenin yarardan çok zararı olabilir, girişimcinin akıllıca hamleler almasını engeller, yaratıcılığını bozar.

YARI YOLDA KALIRSINIZ
İhtiyaçtan az para istemenin de getirdiği daha açık problemler var tabii ki. Yeterince paranız olmazsa yarı yolda kalırsınız, ikinci tura hazır olmadan arada tekrar para toplamanız gerekebilir. Bu durumda hızlıca yatırımcı bulamayabilirsiniz veya normalde daha fazla hisse vermek zorunda kalabilirsiniz.

Yani yapılması gereken şey, ihtiyacınız kadar para istemek, ne eksik ne fazla. Başka bir problem de girişimcilerin kendi ihtiyaçlarını bilememesi. Girişimlerin yatırım toplama turuna başlamadan önce parayı neden istediklerini ve ne kadar isteyeceklerini açıkça bilmeleri gerekiyor. Bunu önceden planlamaları ve hesaplamaları şart. Yatırım ararken, her zaman gitmek istediğiniz B noktasını düşünmeniz gerekiyor. Şu anda bulunduğunuz A noktasından B noktasına kadar ne kadar harcama yapacaksınız, neler planladınız, amacınız nedir, ne kadar büyüyeceksiniz; bunların hepsinin cevabının elinizde olması önemli. Süreç içinde planladıklarınız olmayabilir, işler yolunda gitmeyebilir ya da hesaplarınızdan çok daha fazla büyüme gösterebilirsiniz. Bunlar problem değil. Ama önemli olan elinizde net bir planınızın olması.

DOĞRU YATIRIMCIYI SEÇ
Hangi yatırımcıdan para isteyeceğinize karar vermeden önce, yatırımcıya neden ihtiyacınız olduğunu bilmeniz lazım. Melek yatırımcıdan mı, özel bir fondan mı ya da kurumsal bir yatırımcıdan mı para almak sizin işinize en çok katkı sağlayacak? Çünkü yatırımcı masaya sadece para getirmiyor; yatırımcının network’ü ve mentorluğu da en az parası kadar değerli. O yüzden, melek yatırımcıların sizin geçtiğiniz ve geçeceğiniz yollardan geçmiş insanlar olduğunu göz ardı etmeyin. Örneğin, bir pazaryeri modeli yaratıyorsanız bunu yaratmış birinden yatırım almanız çok faydalı olur; eğer ürününüz B2B bir ürünse, çok marka ve müşteriyi tanıyan ve bu konuda deneyimi olan bir melek yatırımcı sizin için daha yararlı olur.

Eğer her şeye hakim olduğunuzu düşünüyorsanız ve yatırımcıyı sadece para için arıyorsanız bu durumda parası olan herhangi bir kaynaktan yatırım alabilirsiniz. Ancak girişimcilik ekosistemine çok hakim olmayan biriyle çalışmanın risklerini göze almanız gerekir. Kendi sektörleriyle sizin sektörünüz arasındaki farkları kabul etmek onlar için zorlayıcı olabilir. Teknoloji alanında yapılması gereken bazı harcamalar, mesela modeli anlamak için yapılan testler bu alana hakim olmayanlara anlamsız gelebilir. Bu meseleleri anlayan bir yatırımcı, şirket içinde huzur getirir. Başka bir alternatif de ekosistemi anlamayan ama aynı zamanda şirket içi kararlara da karışmayan biridir.

NE VADETTİĞİNİ BELİRLE
HİSSE ORANI
Karar vermeniz gereken dördüncü önemli nokta da yatırımcılarınıza ne kadar hisse vereceğiniz. Eğer fazla hisse verirseniz, süreç içinde dağılabilirsiniz ya da şirketinizin gereksiz yere önden fazla hissesini satmış olursunuz. Bir sonraki tura kadar motivasyonunuz düşebilir. Girişimler için motivasyonun azalması kadar ölümcül bir şey düşünemiyorum.

MOTİVASYONUN AZALMASI Tam tersi az hisse verdiğiniz durumlarda ise yatırımcı sizin için network’ünüzü kullanmak istemeyebilir ya da size vereceği mentorluğu o kadar da ciddiye almayabilir veya zaman ayırmakta zorlanabilir. Fazla hisse ve az hisse verilen durumların önemli noktalardan biri de bir sonraki yatırım turunda şirkete yatırım yapacak potansiyel yatırımcıların da motivasyonunun ve ilgisinin azalması. Bu nedenlerle aslında yatırımcıya doğru hisse oranını vermek tahmin edildiğinden çok daha kritik önem taşır ve şirketin doğru büyümesine veya kapanmasına neden olur.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.