Melek basketçi Start Up bakıyor


Sinan Güler, efsanevi basketbolcu Necati Güler’in oğlu. O da babası gibi kariyerini basketbolda yaptı. Ancak Güler, yeni dünyanın gerçeklerini de öğrenmiş bir sporcu. 2011’de başladığı melek yatırımcılık serüveninde yeni bir sayfa açan Güler, Türkiye merkezli ilk spor hızlandırıcı programı olan SGSA’yı başlattı. Ocak- mart aylarında başvuruları kabul eden SGSA ile Güler, “Spor eksenli ürün ya da hizmeti olan start up’ları uluslararası potansiyel partner, mentor ve yatırımcılarla buluşturmayı hedefliyoruz” diyor.

ELÇİN CİRİK  ecirik@capital.com.tr

Profesyonel basketbol oyuncusu Sinan Güler, spor dünyasındaki tecrübesini melek yatırımcı şapkasıyla birleştiriyor. 2011 yılında Lastik Pabuç’a yaptığı yatırımla ekosisteme giren Güler, bu yıl Sinan Güler Sport Acceleration (SGSA) adında Türkiye merkezli ilk spor hızlandırıcı programını başlatıyor.

“SGSA, spor ve girişimcilik ekosistemlerinin gelişimini desteklemek için spor eksenli ürün ya da hizmeti olan start up’lara özel bir hızlandırıcı program” diyen Güler, burada hedeflerini şöyle özetliyor:

“Bu girişimcileri uluslararası potansiyel partner, mentor ve yatırımcılarla buluşturmayı hedefliyoruz. Sporla bağlantılı girişimlerin hızlı bir eğitim programından geçerek yeni yatırımcılarla ve yeni müşterilerle buluşmasını istiyoruz.”

2011 yılında sosyal girişim olarak Güler Legacy’yi kuran Sinan Güler, önümüzdeki 3 yıl içinde kendisinin de vakit ayırabileceği ve değer katabileceği spor girişimlerine yatırım yapmayı planlıyor. A Milli Takımı formasını yıllarca giyen ve kariyerine girişim ekosisteminde devam etmek isteyen Güler ile spor girişimciliğini ve ekosistemdeki hedeflerini konuştuk:

Bugüne kadar kaç girişime yatırım yaptınız?
20 girişime yatırım yaptım; bunların 5’i şu an aktif durumda değil. Melek yatırımcılığa 2011 yılında Lastik Pabuç yatırımıyla başladım. Aynı dönemde kendi girişimim Güler Legacy’yi de kurdum.

2013 yılında ilk yatırımımı yaptığım Lastik Pabuç’la Galata Business Angels’ta (GBA) yatırım turuna çıktık. GBA üyelerinden Alemşah Öztürk, beni de girişimcilerle sunuma çıkmaya ikna etti. Sahnede karşımda gördüğüm o kadar yatırımcıdan sonra melek yatırımcılık üzerine daha çok düşünmeye başladığımı hatırlıyorum. Girişimcilik, gerçekten zor. Finansal desteğin yanında aynı motivasyonla çalışmayı sürdürmek için manevi destek almak da önemli. O günden sonra ‘Ben de farklı girişimlerle insanlarla böyle iletişim kurabilir miyim, nasıl ve nerelerde melek yatırımcı olabilirim’ konularını düşünmeye başladım. Bu dönemde özellikle İngiltere ve Amerika’da girişimcilik ekosistemine dair çıkan yazıları ve paylaşımları okudukça, kendime bir resim çizdim. İlk olarak BIC Angels ağına üye oldum. Bu ağın dışında da denk geldiğim, bana ulaşan girişimler ya da benim kullanıcı olarak tanıştığım girişimlere de yatırımlarım oldu.

Son dönemde yatırım yaptığım girişimler içinde öne çıkanları Bionluk, Temizlik Yolda, Connected2.me ve Meditopia olarak sıralayabiliriz. Son iki yıl içinde yatırım yaptığım girişimlerle daha fazla diyalog halindeyim. Yeni içerikler üretmek, beraber değer yaratmak üzerine sürekli konuşuyoruz.

Yatırım yaparken özellikle spor alanıyla bağlantılı işleri mi seçiyorsunuz?
Bugüne kadar yaptığım girişimlerde sporla ilgisi olmayanlar da var. Sonuçta ben melek yatırımcılığı finansal bir araç olarak görüyorum ve yıllık gelirimin bir kısmını bu alana ayırıyorum. Benim için yatırım kararı alırken kimlerle birlikte yatırım yaptığım önemli. Türkiye’de yatırım yaparken kiminle birlikte hareket ettiğiniz önem kazanıyor.

Ama artık bir girişime yatırım yapıyorsam, zamanımı da ayırmak istiyorum. İlk yatırım yaptığım günlerde fikrim böyle değildi. ‘Parayı veririm, girişimci işi büyütür’ diye düşünüyordum. Ama bugün hem sporcu kimliğim hem girişim ekosistemine merakım nedeniyle daha içinde olabileceğim işlere yatırım yapmayı planlıyorum.

Önümüzdeki 3 yıl sadece spor girişimleriyle ilişki kurmak istiyorum. İçini dışını merak ettiğim, öğrenmeye çalıştığım spor endüstrisine neler katabilirim, mevcut eksikleri yatırım yaptığım girişimlerle nasıl kapatabilirim onu görmek istiyorum.

Bir de girişime kendimden başka yeni yatırımcı getirebiliyor muyum, bu konuya da önem veriyorum. Çevremdeki yatırımcıları da girişimlere yatırım için teşvik ediyorum.

Girişimcilik ekosistemine giderek daha çok dahil oluyorsunuz…
Evet, başlattığımız ilk Türkiye kökenli spor hızlandırıcı programı (SGSA) da bunun en net örneği. Beni bu alana yönlendiren spor kariyerim ve gelecek beklentilerim. Artık spor dünyasında hem gelir hem yaratacağım etki olarak çok yükseleceğim bir ortam görmüyorum. Kişisel hedeflerimden biri, Güler Legacy ile spor hayatım bittikten sonra kendime uzun bir girişimci kariyeri çizmek. Umudum bu… Bu kariyerde de değer yaratacağım, beni heyecanlandıran işler yapmak istiyorum. Girişimcilik ekosistemi içinde attığım adımların Güler Legacy ile birbirini destekleyen işler olması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle önümüzdeki dönemde melek yatırımcı olarak da spor girişimlerine önem veriyorum. Gerçek şu ki finansal olarak melek yatırımcı olduğum miktar zamanla küçülecek. Bu nedenle spor girişimlerine farklı yatırımcıları çekebilmem lazım. Tek başıma yatırım yapmaya kalkarsam işe yaramaz, okyanusta bir damla olur.

SGSA’da neler yapılacak? Nasıl bir programdan bahsediyoruz?
SGSA, spor ve girişimcilik ekosistemlerinin gelişimini desteklemek için spor eksenli ürün ya da hizmeti olan start up’lara özel bir hızlandırıcı program. Bu girişimcileri uluslararası potansiyel partner, mentor ve yatırımcılarla buluşturmayı hedefliyoruz. Sporla bağlantılı girişimlerin hızlı bir eğitim programından geçerek yeni yatırımcılarla ve yeni müşterilerle buluşmasını istiyoruz.

Geçtiğimiz yıl MEF Üniversitesi ve 1907 Derneği’nin ortaklığıyla yapılan HYPE Sports Innovation lider yatırımcılarından biriydim. Orada farklı bir tecrübeyle karşılaştım. Türkiye’de spor girişimlerinin neden yavaş kaldığını görmeye başladım. Yarattığımız SGSA ile ocak-mart ayları içinde başvuruları alıyoruz. Kurulmuş şirketi ve çalışan prototipi olan spor alanıyla ilgili girişimlerden başvuru bekliyoruz. Bu süreçte danışma kurulu, seçim komitesi ve aktif çalışan ekibi büyütme sürecindeyiz.

Mayıs- haziran aylarında hem online hem offline hızlandırılmış bir eğitim programımız ve mentorluk dönemi olacak. Eğitim programıyla en yalın haliyle girişimcilerin kendilerini, iş planlarını bir sayfa üzerinde en net ve iyi halde nasıl anlatacaklarını göstermek istiyoruz. Kendilerine gelebilecek tüm soruları cevaplayabilecekleri bir anlatım tarzı bulmaları için çalışacağız. Ardından haziran ayında yatırımcıların, spor dünyasındaki paydaşların bir araya geldiği demo day sonrası ilk mezunlarımızı vereceğiz.

2020’de iki tur hızlandırıcı program planlıyoruz. Yıl bitmeden yeniden başvuruları alacağız. İleriki dönemlerde spor alanı içinde de odağımızı daraltmak istiyoruz. Sürecin nasıl gelişeceğini beraber göreceğiz.

Türkiye’de spor bağlantılı kaç girişim var?
Türkiye’deki spor girişim sayısını tam olarak bilmiyoruz. Bana SGSA’dan önce ayda 1-2 spor girişimi farklı kanallardan ulaşıyordu. Şimdi başvurulardan bu sayıyı göreceğiz. Bu süreçte başvurularını kabul edemediğimiz girişimlere dönerek nedenlerini de açıklayacağız. Amacım, bir noktada Türkiye’deki her spor girişimiyle diyaloğa girip nasıl değer koyabileceğimi görmek. Tüm bu süreç içine sadece Türkiye’den değil, yurt dışından da değerli insanları ve girişimcileri, yatırımcıları katmaya çalışıyoruz. SGSA’ya katılan her girişimin mezuniyet sonrası yatırım almasını da temenni ediyoruz.

Yurt dışında spor girişimcilik ekosistemi nasıl işliyor?
Avrupa ve ABD’de güçlü bir spor girişimciliği var. Spor girişimlerinin yüzde 30’u İngiltere’den çıkıyor. Türkiye’nin payı bugün yüzde 1 gibi… Burada başarılı girişimler de var. Örneğin bir sporcunun kariyeri sonrası kurduğu The Players’ Tribune bugüne kadar 58 milyon dolar yatırım almayı başardı.

Ayrıca yurt dışında bu alanda çok fazla hızlandırıcı program var. Hype, Lead bunlardan…

Ben daha çok sporcuların neler yaptığına bakıyorum. Şu an 50 kadar sporcu aktif olarak kendi finansal değerlerini büyütmek adına spor girişimlerine büyük yatırımlar yapıyor. Tabii farklı ülkelerde vergilendirme şartları ve kazanılan gelir önemli rol oynuyor.

SGSA için dünyadaki spor hızlandırma programlarıyla da iletişim kurma yolundayız. Berlin’deki Lead programıyla ortak bir şeyler yapabilir miyiz diye konuşuyoruz. ABD ve Avrupa’da spor teknolojisini takip eden sitelerle de ilişki içindeyiz. NBA Oyuncuları Birliği de yakın geçmişte teknoloji ve girişim dünyasına odaklı bir hızlandırıcı programı, başlatacağını açıkladı. Onlarla da bağlantıya geçeceğiz.

Sinan Güler

Sinan Güler

“SPORDAKİ ÇÖZÜMLERİ GÖREMİYORLAR”
HİKAYEYE İNANMAK Her girişimde problem çıkabilecek farklı noktalar oluyor. Girişimci kendini anlatırken hata yapabiliyor. Örneğin 2019’da onayladığım bir yatırımla 7-8 yıl önce de bir araya gelmiştik. Girişimcinin bu süre içinde kendini anlatma tarzı çok değişmişti. Benim için finansal rakamlar, hikayenin arkasında kalıyor. Girişimcinin enerjisi, işine tutkusu, anlatımı, nasıl ve ne kadar değer yarattığı daha önemli.

EKSİKLİKLER Çoğu girişim, spor dünyasında çözülebilecekleri sorunları göremiyor. Mühendis gözlüklerini çıkardıkları anda spor dünyasında çözülmesi gereken milyonlarca sorun bulabiliyorlar. Örneğin Inovatink’e yatırım yaptığımda girişim, giyilebilir teknolojilerle genç sporcuların eğitimlerini takip etme üzerine çalışıyordu. Bugün ise hava kirliliğini ölçen ve denetlemeye çalışan bir teknoloji şirketine dönüştü. Girişimlerle her 3-6 ayda bir işin yönünü, spor tarafındaki yaklaşımlarını konuşmak faydalı oluyor.

FIRSATLAR Son dönemde sosyal medyanın gittiği yönle spor izleyenlerin etkileşimi de farklılaşıyor. Bugün spor izleyicileri sadece tek ekrana bakmıyor; bahis siteleri, canlı maç yorumları ya da farklı sosyal medya mecralarını aynı anda takip ediyorlar. Burada çok büyük fırsatlar var. Aynı şekilde e-spor dünyası, spor endüstrisini hızla geçecek gibi duruyor. Bu fırsatlar üzerine çalışmak gerekiyor.

HEDEFİNİZ NEDİR?
“Sporla bağlantılı girişimlerin hızlı bir eğitim programından geçerek yeni yatırımcılarla ve yeni müşterilerle buluşmasını istiyoruz.”

“EN FARKLI KAYBETTİĞİM MAÇ”
“KEŞKE DEMEM” Bir sporcu olarak hiç keşke dediğim bir ortam içinde olmadım. Bir pozisyonda hata yapılır ama maç devam eder. Lastik Pabuç, benim en farklı kaybettiğim maçtır; çünkü hiçbir şey bilmeden ve finansal olarak yaptığım en büyük yatırımdı. Ardından motivasyonum ‘O kaybımı nasıl kapatırım’ oldu. Bu süreç, finansal olarak sürekli kendimi eğitmemi sağladı. Bugün melek yatırımcılığa gelirimin belli kısmını ayırıyorum, kumar oynamıyorum. Çünkü riskli bir dünya olduğunu artık biliyorum. Bu ders çok değerli.

BÜYÜTEÇ TUTMAK Kişisel kariyerimde uzun vadede, sosyal girişim olarak kurduğum Güler Legacy’de Türkiye’deki her şehirden en az 1 sporcunun kamplarımıza katılmasını istiyorum. Kamplarımıza ücretsiz ya da ücretini bizim ya da destekçilerimizin karşıladığı 400’e yakın sporcu katıldı. Bin kişiye dokunduk. SGSA ile de Türkiye’de spor ekonomisine katkı sağlayacak girişimler yaratmak, dünyada bu alanda aldığımız payı yüzde 1’den 2’ye çıkaracak ortamı yaratmak istiyorum. Hedefim, Türkiye’deki spor girişimlerine büyüteç tutmak ve ekosistemin onları tanıyacağı bir ortam sağlamak.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.